Tarih
Romantik Sürgünler
Rus entelijansiyasının 1840’larda Avrupa’ya sürgün edilen kuşağı, Rus siyasal düşüncesinde romantizmden Marksizme uzanan sürecin taşlarını döşemişti. E. H. Carr, Romantik Sürgünler’de bu tarihsel dönüşümü ele alıyor. 40’lar kuşağının en göze çarpan figürü Aleksandr Herzen etrafındaki tartışmalar, çatışmalar, tanışıklıklar ve kopuşlarla yaşanan, romanlara taş çıkarır maceraları başarılı bir tarih anlatısına çeviriyor.
Alman Belgelerinde
Alman-Türk Silah Arkadaşlığı ve Ermeniler
Serdar Dinçer, Alman Belgelerinde Alman-Türk Silah Arkadaşlığı ve Ermeniler’de bugüne kadar az bilinen ya da hiç bilinmeyen tarihi gerçeklere ışık tutuyor. Alman militarizminin Osmanlı’yı Birinci Dünya Savaşı’na nasıl sürüklediğini, Ermeni tehciri ve soykırımındaki büyük rolünü, emperyal planlarını; Osmanlı’nın bunlara yaklaşımını ve çapsız politikalarını Alman belgeleri üzerinden çarpıcı şekilde ortaya koyuyor.
Avrupa ve Batı Miti
Bir Tarihin İnşası
Sıradan bir coğrafi kavram olan Batı, zamanla tüm dünya görüşlerini etkileyen bir güce nasıl dönüştü? Yunan ve Roma dönemlerinden itibaren tek bir bütün halinde yaşanmış gibi gösterilen Avrupa tarihi aslında kaç farklı koldan ilerledi?
Komintern’in Alacakaranlığı
1930-1935
Komünist Enternasyonal (Komintern) 1919 ile 1943 arasında faaliyet yürütmüş komünist dayanışma ağının en geniş katılımlı cephesini teşkil eder. Birinci Enternasyonal’in olumlu mirasına sahip çıkarken, Birinci Dünya Savaşı sırasında kendi hükümetlerinin yanında saf tutan sosyal demokrat partilerin İkinci Enternasyonali’nden de kendisini ayırmıştır.
Cinayetin Tarihi
Ortaçağ’dan Günümüze Avrupa’da Bireysel Şiddet
Kılıçlar, sopalar, düellolar, namus ve aşk cinayetleri… Erkek erkeğe kavgalar, aile içi katliamlar ve soygun amaçlı öldürmeler… Suç ve şiddetin kategorileştirilmesi, soruşturulması, yıllar boyunca akıllarda kalması, konuşulması… Kadınlar, erkekler ve seri katiller… Ortaçağ’da insanlar, cinayeti şerefli bir savunma ya da intikam eylemi olarak görüyorlardı.
Haçlı Seferi’ne Son Çağrı
Yeniçağ Avrupası’nda Osmanlı İmgesi
6.ve 17. yüzyıllarda Hıristiyan Avrupa’yla Müslüman Osmanlı arasında gerçekten bir uygarlıklar çatışması yaşandı mı? Géraud Poumarède’in ele aldığı konu, hiçbir zaman gündemden düşmeyen soruları ve sorunları içeriyor.
Devlet'in Yahudileri ve "Öteki" Yahudi
Rıfat N. Bali’nin, Türkiye Yahudilerinin yakın dönem tarihine ilişkin ayrıntılı araştırmaları, aynı zamanda Cumhuriyet döneminin sosyal ve siyasal yapısına ışık tutuyor. Elinizdeki kitapta, bu tarihten değişik kesitler yer almakta. Bunlardan siyasal açıdan en dikkate değer olanı, Cumhuriyet’in ilk döneminden beş Yahudi seçkininin biyografisidir.
Cumhuriyet Yıllarında Türkiye Yahudileri
Aliya: Bir Toplu Göçün Öyküsü (1946-1949)
Rıfat N. Bali’nin yazdığı Cumhuriyet Yıllarında Türkiye Yahudileri dizisinin ilk cildi, 1923-1945 dönemindeki sistematik Türkleştirme siyaseti ve Türklerle Yahudiler arasındaki gerilimli ilişki üzerineydi. Elinizdeki kitap, 1946-1949 dönemini kapsıyor ve esas olarak Türkiyeli Yahudilerin 1948’de kurulan İsrail’e göçlerini, yani Aliya’yı anlatıyor.
Küçük Türkiye Tarihi
Orta Asya'nın bozkırlarında başlayıp üç kıtaya, “Cihan İmparatorluğu”ndan “Hasta Adam”a, genç Cumhuriyet'in atılımcılığından demokrasiyi askıya alan darbelere uzanan bir serüven... Türklerin ve Türkiye'nin tarihini hamasetten uzak, tamamıyla tarihsel ve sosyolojik bir gerçekçilik içinde değerlendiren Klaus Kreiser ve Christoph K. Neumann, uzun yılların ve kapsamlı bir çalışmanın ürünü olan bu kitapta, Orta Asya’da kurulan ilk Türk devletlerinden Selçuklulara, Osmanlı İmparatorluğu'ndan modern Türkiye’ye kadar Anadolu'da ve dünyanın çeşitli yerlerinde Türk tarihinin izlerini sürüyorlar.
Eski Yunan Tarihi
Günümüz Batı uygarlığını anlayabilmenin yolu, öncelikle eski Yunan tarihini ve uygarlığını bilmekten geçer. Fakat şu da bir gerçektir ki, eski yunan uygarlığının filizlenmeye başladığı yer Batı Anadolu, özellikle lonia’dır. Kent-devlet-lerinin ortaya çıkışı, sikkenin icadı, ilk doğa filozoflarının yurdu ve biilmsel düşüncenin temeli lonia’dadır. Bu kitapta, eski Yunan tarihi kronolojik bir düzen içinde ana çizgileriyle ele alınıyor.
Modern Yunanistan Tarihi
Yunan tarihinin uluslararası alandaki önemli uzmanlarından Richard Clogg, Yunanistan’ın yaşadıklarını,1770’lerden bugüne, bağımsızlık savaşlarından iç savaşlara, darbe dönemlerinden demokrasi arayışlarına çok yönlü ve çok “dönem”li olarak değerlendirirken, tarih’le coğrafyanın çeliştiği özgün bir “vaka”nın da analizini yapıyor: Avrupa’da ama Avrupa’dan ayrı; Avrupalı ama “Avrupalılar”dan çok farklı.
Philipine Helene de Sassenage'ın Âşığı
Osmanlı Şehzadesi Cem Sultan
Dauphine Tarihi
Cem Sultan, gerek kişiliği gerekse aktörü olduğu olaylar itibariyle döneminin ilginç bir şahsiyeti olarak Doğu'nun ve Batı'nın tarihyazımında yerini almıştır. Zeki, entelektüel, sevilen bir kişilik olan Cem, babası II. Mehmed'in ölümünün ardından ağabeyi II. Bayezid'e karşı giriştiği taht mücadelesini kaybedince Batı'ya sığınmıştı.
İstanbul'un Yok Olmuş İki Cemaati
Doğu Ritli Katolik Rumlar ve Bulgarlar
Çok etnili, çok dinli, çok kültürlü bir bölgenin, bu zenginliklerden fazlasıyla nasibini almış kültür başkentidir İstanbul... Bu tarihî ve kültürel zenginliğin ana harcını da imparatorluklar döneminin çok dinli yapısı oluşturur. İşte bu çeşitlilik içinde artık unutulmaya yüz tutmuş iki cemaatin kitabı elinizdeki. Şimdilerde yüzde doksandokuzu Müslüman olmakla övünen bu toprakların Katolik Rum ve Katolik Bulgar cemaatlerinin öyküsü...
Bilimlerin Geçmişinden Tarih Üretmek
Kostas Gavroğlu'nun Bilimlerin Geçmişinden Tarih Üretmek kitabı bildiğim kadarıyla, bilim tarihi yazımı üzerine sadece Türkiye'de değil, dünyada yayımlanan ilk kitap olma özelliğini taşıyor. Bilimin tarihini anlatan çok geniş bir uluslararası literatür var. Ama "bilim tarihi yazıcılığı nasıl bir uğraştır, ne tür soruları yanıtlamaya çalışır, bağımsız ve saygın bir disiplin olarak nasıl ve ne zaman ortaya çıkmıştır, bu disiplinin günümüzdeki durumu nedir?" gibi soruları yanıtlamaya çalışan bir kitap ilk kez yayımlanıyor.
Türk Milliyetçiliği, Gayrimüslimler ve Ekonomik Dönüşüm
Ulus devletlerin kendi egemenlik tarifleri ve milliyetçilik projeleri ısrarlı bir millî "safiyeti" gerektirmiştir. Sadece gündelik hayat üzerinde biçilen bir safiyet arayışı değildir bu. Milliyetçiliğin bir ufuk olarak benimsendiği, toplumsal yaşamda ise "diğer"leri açısından kolay atlatılamayan toplumsal travmaya sebep olan bir süreçtir. Bütün milliyetçilikler gibi Türk milliyetçiliği de bundan azade değildir.
Kıbrıs'ın Sosyo-Ekonomik Tarihi 1726-1750
Bazen coğrafyanın insanlara, toplumlara dayattığı kaderler vardır. Akdeniz’in ortasında her türlü üs olabilme imkânına sahip Kıbrıs’ın kaderini de böyle düşünmek gerekir. Osmanlı İmparatorluğu’nun güneyini emniyete almak ve deniz ticaretine bir şekilde dahil olmak için zaptettiği, egemenliğini uzun süre devam ettirdiği ada üzerinde kendi kurumsal yapısını tesis etmemesi düşünülemezdi.
Camondolar
Bir Hanedanın Çöküşü
Camondolar, Osmanlı Yahudi cemaatinin en kalabalık kısmını oluşturan Sefaradlar’dan, yani İspanyol Yahudileri’nden. Abraham Salomon Camondo, İstanbul maliyecilerinin sarraflıktan modern bankacılığa geçmelerine önayak olmuş, Yahudi cemaatiyle Bâbıâli arasındaki ilşkilerde de önemli bir rol oynamış, Galata’nın 19. yüzyıl boyunca modern bir finans merkezine dönüşmesine öncülük etmiştir.
Türk Devrimi ve İstikbali
Türkiye’nin toplumsal ve siyasal değişim tarihinde ihmal edilmeyecek önemde bir olaydır 1908 Devrimi. Bu devrim, ilk aylarında, Osmanlı İmparatorluğu’nun çoketnili yapısıyla yaşamaya devam edebileceği ümidini de yaratmıştı. Elinizdeki kitap, sonradan boşa çıkan bu ümidin o sıralar nasıl güçlü bir ihtimal olarak algılanabildiğine tanıklık ediyor.
Majestelerinin Konsolosları
İngiliz Belgeleriyle Osmanlı İmparatorluğu'ndaki İngiliz Konsolosları (1580-1900)
Uygur Kocabaşoğlu, Majestelerinin Konsolosları’nda 16. yüzyıldan başlayarak Osmanlı İmparatorluğu’nda yerleşikleşen İngiliz konsolosluk faaliyetinin tarihini anlatıyor. Levant’ta etkinleşmeye başlayan İngiliz ticaretinin sadece bu alanla sınırlı kalmayıp 19. yüzyılda nasıl yeniden şekillendiğini; siyasi, iktisadi ve kültürel denetim mekanizmalarının Osmanlı’daki İngiliz kordiplomatik manevralarında nasıl kullanıldığını araştırıyor.
Yeniçağ İtalya'sında Müslüman Köleler
Avrupalı araştırmacılar, -yakın zamana kadar- Batı uygarlığının hiçbir olumsuz özelliği bulunmadığı iddiasını tekrarlamanın alışkanlığı ile, “talancı, soyguncu korsanların Akdeniz’de, yalnızca Cezayir, Tunus, Trablus ve Fas’tan çıktığını” ileri sürüyorlardı. Bu tezi çürütecek -‘özkaynaklarımıza’ dayanan sınırlı araştırmalar dışında- çok fazla sayıda ve yeterli yerli bilimsel çalışma da yok maalesef.
Kentten İmparatorluğa
Anadolu'nun Eski Yerleşim Yerleri
Türkiye´nin o mavi göğü, güzelim denizleri, ışığı ve toprağı, çeşit çeşit ağaçlar, meyvalar, çiçekler, insanlar, uygarlıklar yetiştirmiştir. Efsaneleri insanı doğruluğa, mertliğe ve konukseverliğe davet eder. Türkiye her yönüyle baştan başa bir efsanedir. Bugün `Türkiye` dediğimiz bu topraklar üzerinde yaşayan insanların tarihi binlerce yıl geriye gider.
Mağaradan Kente
Yüz binlerce yıl Anadolu’nun mağaralarında barınan atalarımız, bundan 10 bin yıl önce kurmaya başladıkları ilk köy, kasaba, kentlerle ve her biri diğerinden farklı yerleşimlerle kendilerinden sonra kurulanları etkilemişler, “yerleşik kültür”ün ilk taşıyıcısı olmuşlardır.
Volga Tatarları
Yüzyılları Aşan Milli Kimlik
Azade-Ayşe Rorlich yıllarını Sovyetler Birliği’nde yaşayan Volga Tatarlarıyla, Türk ve Müslüman halklarının tarihini incelemeye vermiş, dünyanın sayılı tarihçilerinden biri. Merkezi Oxford’da bulunan Orta Asya Araştırmaları Derneği Başkanı Dr. S. Enders Wimbush, Rorlich’i ve kitabını şu sözlerle anlatıyor: “Profesör Rorlich’in araştırma malzemesine hâkimiyeti olağanüstü. Öyle görünüyor ki, hangi dilde olursa olsun hiçbir kaynak gözünden kaçmamış.
Sultan'ın Orgu
Sultan’ın Orgu İngiltere’nin en ünlü org ustası Thomas Dallam’ın ilginç, ilginç olduğu kadar da hazin öyküsü; tabii onunla birlikte imal ettiği orgun da... Yeni kapitülasyonlar peşindeki Kraliçe I. Elizabeth’in Sultan III. Murat’a hediye etmek amacıyla yaptırdığı 5 metre boyundaki muhteşem orgun yapımı Dallam Usta’nın aylarını almış, orgu Osmanlı topraklarına getirmek ve padişaha sunmak için aylar süren uzun ve maceralı bir gemi yolculuğuna katlanmak zorunda kalmıştı.