Hukuk İncelemeleri
Genel Hukuk Teorisi ve Marksizm
Pasukanis, kitabının 2. baskısına yazdığı önsözde “Marksist hukuk genel kuramı eleştirisi[nin] henüz başlangıç aşamasında“ olduğunu söylüyordu. Almanca baskıya önsözde de, kitabını “burjuva hukuk biliminin metafizik, biçimsel-mantıksal veya en iyi ihtimalle tarihsel-evrimci yöntemine karşı, maddeci-devrimci bir diyalektik yöntem geliştirme görevinin yerine getirilmesi yolunda alçakgönüllü bir girişim” olarak tanımlıyordu. Ne yazık ki, bu alçakgönüllü girişim, Sovyet Devrimi’nin aldığı yönelim nedeniyle hem siyasal hem de hukuksal bakımdan kadük kalmış ve bugün dahi Marksist hukuk genel kuramı eleştirisi henüz başlangıç aşamasını aşamamıştır.
Türkiye'nin Anayasa Gündemi
Bu ortak yapıt, de jure ve de facto ayrımı çerçevesinde yayılan bilgi kirliliği eşliğinde, siyasal rejimler üzerine toplumda yaratılmak istenen algı operasyonu karşısında uzmanların, “anayasa kamuoyu”nu doğru ve gerçek bilgiye yönlendirme çabası...
Türkiye'de Azınlıklar
Kavramlar, Teori, Lozan, İç Mevzuat, İçtihat, Uygulama
Azınlıklar konusu, her yerde “hassas” bir konudur. Türkiye’de, daha da hassas!
Ötekilerin Hakları
Yabancılar, Yerliler, Vatandaşlar
Vatandaşlık, belirli bir toprağa bağlılığı ya da bu toprak üzerinde kan bağıyla varolmayı gerektirecek şekilde tarif edilir. Oysa üzerinde yaşanılan topraklara yabancı, göçmen ve mülteci olarak gelenler; vatansızlar, vatandaşlıktan çıkarılanlar vardır. İnsanların vatandaşlıklarını belirli sınırlarla tarif eden, bu sınırların gerektirdiği şartları, bu şartlara bağlı hukuku tayin eden "merciler" mevcuttur.
Sözde Terörist
Bir Demokrasi Polisiyesi
Çoğulcu demokrasiyi, örgütlü toplumu, özgür bireyi ve eleştirel aklı hedef alan “devlet terörü” eliyle, yasal hakları kullanmak bile terör suçu sayılıyor. Sonuç ortada: ÖYM’lerde yargılanan sekiz bini tutuklu yetmiş bin sanıkla Türkiye, 12 Eylül mahkemelerinin rekorunu bile geride bıraktı.
Barış İçin Akademisyenler
Olağanüstü Zamanlarda Akademiyi Savunmak
“Barış İçin Akademisyenler” girişimi adına, “Kürt sorununda barışçı çözüm” talebiyle yayımlanan “Bu suça ortak olmayacağız” başlıklı bildiri, Türkiye tarihinde akademi üzerindeki belki en kapsamlı baskı uygulamasına vesile oldu.
Türkiye'nin Anayasa İmtihanı
Cumhurbaşkanlığı - Başkanlık Tartışması
Üretken anayasa hukukçusu Murat Sevinç, anayasa değişikliği teklifinin etraflı bir analizini yapıyor. Başkanlık, yarı başkanlık ve parlamenter sistem modellerinin hiçbirine uymayan bu “Cumhurbaşkanlığı sistemi”nin kendi içindeki analiziyle yetinmiyor. Bu modeli, içinden çıkıp geldiği anayasa tartışmaları ve Türkiye sağının “millî iradeci” arayışı içinde konumlandırıyor.
Hukuk Devleti
Kökenleri ve Küreselleşme Çağındaki İşlevi
Hukuk Devleti: Kökenleri ve Küreselleşme Çağındaki İşlevi hukukun maddi içeriğinin, onu üreten ve uygulayanlardan bağımsız olarak düşünülemeyeceğini vurgulayan kapsamlı bir tartışma sunuyor.
"Devlet Aklı" Kıskacında Hukuk Devleti
“Devlet Aklı” Kıskacında Hukuk Devleti, sosyal bilimlerde yeniden önem kazanmaya başlayan kamu hukukçuluğu alanında kapsamlı ve ufuk açıcı bir örnek.
Türkiye'de Hukuku Yeniden Düşünmek
Haluk İnanıcı’nın alanındaki önde gelen, uzman isimlerin katkılarıyla hazırladığı bu derleme yazarların kendi alanlarındaki envanteri, demokratik hukuk devleti, hukukun genel ilkeleri perspektifinden değerlendirme niteliği taşıyor
"Biz de İnsanız Yavrum Ya!"
Nefret Suçları: Vakalar, Tanıklıklar
Kimliklerine veya insani bir özelliklerine karşı nefret duyulan, bu nefretle seferber olan grupların ayrımcılığına hatta saldırısına maruz kalan insanların hikâyeleri, azapları, bu nefretle baş etme mücadeleleri... Esra Açıkgöz ve Hakan Alp’in çalışması, bunun tipik ve acı örneklerini anlatıyor.
Türk Yargısı ve Adaleti Üzerine Yazılar
Baskın Oran’ın 1990’lı yılların ortasından itibaren yazdığı yazıları bir araya getiren bu derleme, Türk Yargısı ve Adaleti’nin içler acısı halini tüm yönleriyle ortaya koyuyor. Birey’i Devlet’in kulu sayan zihniyeti, dönemin “farklı” kimliklerini (gayrimüslim, solcu, LGBT, İslamcı, kadın, Kürt…) inkâr eden zihniyeti masaya yatırırken, bir yanda “adalet”in fazlasıyla es geçildiği diğer yanda adaletsizliğin diz boyu olduğu bir anlayışın analizini yapıyor
Kafesteki Türkiye
Hıristiyanlar Neden Öldürüldü ?
Dava dosyalarını titizlikle inceleyen Sibel Hürtaş, Malatya cinayetlerinin arkasında olan biteni ilmek ilmek örerek beş gencin buzdağının sadece görünen yüzü olduğunu ortaya koyuyor, gayrimüslim karşıtı kampanyanın cinayetlere ve Malatya katliamına doğru nasıl yol aldığını masaya yatırıyor.
"Bu öğrencilere bu işi mi öğrettiler?"
Öğrenci Muhalefeti ve Baskılar
Araştırmacı gazeteciler Gökçer Tahincioğlu ve Kemal Göktaş’ın incelemesi, 11 yıllık AKP iktidarı döneminde öğrenci hareketine dönük baskı rejiminin bir bilançosunu çıkarıyor. Bütün yönetim kademelerinin kıyıcı hoşgörüsüzlüğünden, polisin daimi “orantısız güç” uygulamasına, yargının “terörist” ve “düşman” muamelesi yapan rutinine kadar…
Avrupa'da İnsan Hakları
Günümüzde insan hakları, hiçbir zaman olmadığı kadar kabul görüyor ve özellikle Avrupa’nın siyasi retoriğinde şiddetle destekleniyor; ancak somut gerçeklikte, Avrupa da dahil, her yerde ihlal ediliyor. Üzerinde mutabakata varılmış olan standartların istikrarlı bir biçimde uygulanmamasının yanında, yürütmede de aksaklıklar yaşanıyor. Cezaevlerinin aşırı kalabalık olduğu Avrupa ülkelerinin birçoğunda hukukun üstünlüğü ilkesi çiğneniyor ve ekonomik krizlerden en olumsuz etkilenenler, en kırılgan kesimler oluyor.
Biz ve Onlar
Hayvanlarla Bağımızı Anlamak
İnsanlar neden hayatlarını hayvanlarla paylaşma ihtiyacı duyarlar? Diğer insanlarla kuramadıkları bağı ikame etmek, insanlarda bulamadıkları duygusal tatmini onlarda bulmak için mi? Sınıfsal statülerini ve zenginliklerini sergilemek için mi? Bakımlarına muhtaç olan bir canlıya “efendilik” taslayarak iktidar ve tahakküm heveslerini tatmin etmek için mi? Yoksa onlarla birlikte yaşamak, altında başka bir saikin aranmasına hacet olmayan, kendine özgü ve benzersiz bir ilişki deneyimi yaşattığı için mi?
Parçalanmış Adalet
Türkiye’de Özel Ceza Yargısı
Parçalanmış Adalet, Devlet Güvenlik Mahkemeleri’nin devamı gibi kurulan ve işleyen “özel yetkili ağır ceza-özel soruşturma” modelini ele alıyor, bu soruşturma ve yargılama yönteminin “adil yargılama” açısından oluşturduğu tehdidin çeşitli boyutlarına dikkat çekmeyi amaçlıyor.
Ulus-Devlet ve Küreselleşme Kıskacında
Demokrasi ve Hukuk Krizi
Küreselleşme, ulus-üstü bir bütünleşme süreci: Üniter devlet bir yandan ulus-altı düzeyde bölgeselleşirken diğer yandan ulus-üstü düzeyde bütünleşmeye doğru gidiyor. Devletler ve toplumlar arasındaki ilişkiler hızla gelişiyor, bağlantılar karmaşık hale geliyor. Böylece bölgeselleşme ve küreselleşme ilişkisi, üniter devletin biçim değiştirmesine yol açıyor.
Hayvan Haklarına Giriş
Çocuğunuz mu Köpeğiniz mi?
Önde gelen hayvan hakları kuramcılarından biri olan Gary L. Francione, “radikal” fikirleri ile diğer kuramcılardan ayrılıyor. Bu kitapta, hayvanları koruma kanunlarında temel alınacak kadar yaygınlaşan “insanca muamele” ilkesinin pratikte hiçbir hükmünün olmadığını savunuyor.
İfade Özgürlüğü
İlkeler ve Türkiye
Demokrasinin ve de bireysel özgürlüklerin vazgeçilmez unsuru olan düşündüklerini açıklama ve yayma hürriyetini, yani ifade özgürlüğünü, bir “turnusol kâğıdı” olarak değerlendirmek mümkün: Bir ülkede demokrasinin, kişi hak ve özgürlüklerinin ne kadar önemsendiği, en net bir şekilde, bu özgürlüklerle kurduğu ilişkilerde tezahür eder.
Kafesler Boşalsın
Hayvan Haklarıyla Yüzleşmek
“Aç müşteriler kafeslere doldurulmuş kedi ve köpekleri inceliyorlar, aralarında hayvanlar hakkında yorumlar yapıyor; sonra da kararlarını veriyorlar. Nihayet bir adam, metal bir maşayla uzun tüylü bir kediyi kafesinden hızla çekip alıyor ve apar topar mutfağa sokuyor. (…)
İnsancıl Hukuk Sözlüğü / Ciltli
1999 yılında Nobel Barış Ödülü’nü alan “Sınır Tanımayan Doktorlar Örgütü” tarafından tasarlanan ve örgütün hukuk sorumlusu Dr. Françoise Boucher-Saulnier tarafından hazırlanan bu kitap bir uzmanlık çalışması olarak nitelendirilemez.
İnsancıl Hukuk Sözlüğü
1999 yılında Nobel Barış Ödülü’nü alan “Sınır Tanımayan Doktorlar Örgütü” tarafından tasarlanan ve örgütün hukuk sorumlusu Dr. Françoise Boucher-Saulnier tarafından hazırlanan bu kitap bir uzmanlık çalışması olarak nitelendirilemez.
Avrupa Birliği Hukuku'nda Birey
Avrupa Birliği baş döndürücü bir hızla gelişimini sürdürüyor. 1950´li yıllarda 6 ülkeyle yola koyulan `topluluk`, bugün 15 üyeli `birlik` çatısı altında varlığını devam ettiriyor. Önümüzdeki yıllarda birliğe girecek yeni ülkelerle hem üye devlet sayısında bir artma olacak, hem de birlik daha çeşitli ve farklı bir kompozisyona sahip olacak.