Ekonomi
Bir Temel Hak Olarak
Vatandaşlık Gelirine Doğru
“Çalışmayana ekmek yok”... sorgusuz sualsiz kabul edilecek bir gündelik hikmet gibi geliyor kulağa. Kapitalist sistemin zihinlerde “doğallaştırdığı” bir kabul... Oysa biliyoruz ki, çalışacak iş bulabilmek, tercihe bağlı değil; dolayısıyla çalışmamanın “tembellik” ya da “asalaklıkla” hiç ilgisi olmayan nedenleri var. Ayrıca, çalışamayacak durumda olanların da varlığı malûm.
Geçmişten Geleceğe Türkiye Ekonomisi
Türkiye ekonomisini, 2008-2009 küresel krizinin etkileri ve sonuçları çerçevesinde inceleyen yazılar, elinizdeki derlemenin odağını oluşturuyor. Bu bağlamda sanayileşme ve sanayisizleşme sorunlarına, özel bir önemle eğiliniyor. İmalat sanayi, ticaret ve finans sektörüyle ilgili gelişmeler, yine bu bağlamda ve makroekonomik analiz açısından ele alınıyor. Gelir dağılımı ve yoksulluğun -yolsuzlukla da ilişkisi içinde!- “gerçek” bir muhasebesini yapan incelemeler, bu tabloyu bütünlüyor.
Osmanlı-Türkiye İktisadî Tarihi 1500-1914
Osmanlı-Türkiye İktisadî Tarihi 1500-1914’te Şevket Pamuk, bu tarihin aslî unsurları olan insanları taraf oldukları iktisadî ilişkiler içine yerleştirerek imparatorluğun iktisadî tarihini öne çıkarıyor. Sıradan insanların varoluş koşullarını, direnişlerini, devletle başetme pratiklerini izliyor. Osmanlı toplumsal düzenini, toprak rejimini, belirli bir toplumsal kültürün iktisadî yapıları nasıl algılayıp, kendi gündelik hayatı içinde nasıl konumlandırdığını inceliyor. Geniş bir coğrafyaya yayılan imparatorluğun dört yüz yıllık bir zaman dilimi içerisindeki hareketli toplumsal hayatını akıcı bir dille anlatıyor.
Toplum ve Bilim (Sayı: 149)
Modernleşme, Sekülerleşme, Finansallaşma
Toplum ve Bilim'in 149. sayısının dosya konusu: Modernleşme, Sekülerleşme, Finansallaşma
Kurumsal İktisat
Bernard Chavance bu kitapta kurumsal iktisat kuramlarının tarihini ve ana hatlarını anlaşılır bir biçimde resmediyor. Disiplinlerarası bir yaklaşımın gerekliliğine vurgu yapan, birbirine karşıt duruşları içinde barındırsa da ortak temalar etrafında birleşen bu kuramlar ailesinin hedefi, kurumların rolünü, özellikle de değişimini göz önüne almak ve buradan hareketle iktisadi hayatı tarih, sosyoloji ve siyaset gibi farklı alanlara açılan bir pencereden yorumlamak.
Kayırma Ekonomisi
AKP Döneminde Kamu İhaleleri
Esra Çeviker Gürakar’ın çalışması, kayırmacılığın, AKP iktidarı döneminde kazandığı yapısal niteliği analiz ediyor. Hep “söylenti” ve “söylenme” konusu olan hayatî bir mesele hakkında, somut ve berrak bir analiz.
Üçüncü Sanayi Devrimi
Yanal Güç, Enerjiyi, Ekonomiyi ve Dünyayı Nasıl Dönüştürüyor
Üçüncü Sanayi Devrimi gerçeğinin bilindik ekonomi teorisini epey değiştireceğini, kapitalizmi adeta baştan tanımlayacağını öngören Rifkin daha yeşil bir geleceğin imkânlarını ortaya koyuyor.
Teknolojik İş(lev)sizlik
Kitle Üretiminden Yaratıcı Tasarıma
Nasıl oluyor da insanlığın en büyük başarısı aynı zamanda en büyük belası haline geliyor? Bu sözdeki kasıt elinizdeki kitabın da ana konusu. En büyük başarı, üretken emek süreci içinde en arzu edilmeyecek ve insanları ezen işlerin otomasyon teknolojileri ile gerçekleştirilmesi. En büyük bela ise özgürleştirici olması gereken bu teknolojik olanakların neden olduğu işsizlik.
Ücretli Çalışmanın Tarihçesi
Sosyal Sorunun Dönüşümü
Robert Castel, Ücretli Çalışmanın Tarihçesi’nde sosyal sorunun ortaya çıkışını ve dönüşümünü incelerken toplumsal işbölümü içinde işgal edilen yer ile bireyi güvence altına alan sosyal koruma sistemlerine katılım arasında güçlü bir bağlantı görüyor. Günümüzün prekaryalaşmış ücretli çalışanlarının durumu ile geçmiş çağların toprağından kopmuş, sefalete mahkûm edilmiş milyonlarca emekçisinin durumu arasında yapısal süreklilikler saptayan Castel, parçalanan ücretliler toplumu ve güvencesizleşmenin yükselişi karşısında kaybedilenleri geri kazanmanın yollarını arıyor.
Metaların Kerameti
İktisadiyatın kilit ve “sihirli” kavramı metanın, tarihsel ve çok boyutlu bir analizini yapıyor bu kitap. İlk insan toplumlarında metanın yerine dair tarihin ve antropolojinin bulgularından, klasik felsefede –Aristoteles’te– metanın “kerametine”…
Ülke Deneyimleri Işığında
Küresel Kriz ve Yeni Ekonomik Düzen
Ülke Deneyimleri Işığında Küresel Kriz ve Yeni Ekonomik Düzen, krizin bütün boyutlarıyla anlaşılmasını amaçlıyor. Kriz öncesi dönemi, krizin etkilerini, alınan ve alınamayan önlemleri, kriz sonrası senaryoları inceliyor. Değişen güç dengelerine ışık tutuyor. Aralarında Türkiye’nin de yer aldığı “yükselen piyasalar”a ilişkin ayrıntılı ülke araştırmalarına yer veriyor.
Edebiyattaki İktisat
Edebiyattaki İktisat kitabı, edebiyat ve iktisat alanları arasındaki ilişkinin çeşitli yansımalarını, bu defa edebiyat eleştirmenlerinin değil iktisatçıların gözüyle inceleyen makalelerden oluşuyor.
Emek
Kaybolma Yolunda Bir Değer mi?
Çalışma, hem söylemde hem gerçeklikte, ulus için ürün zenginliğini artırma, birey için gelir sağlama, kapitalist sınıf için de kâr etme yolu oldu hep. Maddeyi insanın kullanabileceği ürünler haline getirmenin, doğayı dönüştürmenin, dünyayı insanlaştırmanın aracı olmanın yanında, emek, bireyi topluma bağlayan en önemli unsurlardan biridir.
İktisatçılar ve İnsanlar
İktisat kuramlarıyla gerçek hayat arasındaki kopukluk, gerçek hayatın bireylerini, “insanlar”ı nasıl etkiliyor? İktisatta yöntem ya da yöntemler ne olmalı ki, iktisat krizleriyle insanî krizlerin paralel seyri engellenebilsin? Ekonomik aklın çok şeye egemen olduğu, hayatın merkezine yerleştiği bir dönemde, iktisattaki yöntem tartışmalarına “insan”ı unutmadan gerçekleştirilen bir katılım, çok yönlü bir araştırma.
Hepsi Aynı Şeyi Söyleyecekse Bu Kadar Çok İktisatçıya Ne Gerek Var?
Çoksesli Bir İktisat İçin Manifesto
“Uzmanların” televizyonlarda hararetle tek bilimsel doğru gibi sundukları iktisatla ilgili bilgiler gerçekten tarafsız, nesnel bilgiler midir? Neoliberalizmin amentüsü olan, Margaret Thatcher’in ünlü “Bunun alternatifi yok” sloganı, akademik dünyadaki dogmatizmden beslenmiyor mu? Teksesli iktisat korosu bir siyasal tahakküm aracı değil mi?
Türkiye'nin Büyük Dönüşümü
Ayşe Buğra'ya Armağan
"Hep özgürlükle eşitliğin birlikte var olduğu bir toplumun iyi bir toplum olduğunu düşündüm." Ayşe Buğra’nın bu temel kaygı etrafında şekillenen sosyal bilim hocalığının ilham verdiği bir kitap bu. Piyasa toplumuna, emek süreçlerine, sosyal politikalara, hep eşitlik ve özgürlüğün hakkını verme kaygısıyla bakan kapsamlı bir derleme.
Kalkınma İktisadının Penceresinden Türkiye’ye Bakmak
Fikret Şenses'e Armağan
Elinizdeki kitap, kalkınma iktisadının, bu yeni terminolojinin belki üstünü örttüğü ama aslında ortadan kalkmamış olan temel meselelerini gündeme getirmeye çalışıyor: Eşitsizlik, yoksulluk, insani gelişme ve bu bağlamda sağlık ve eğitim. Makalelerin büyük bölümü, Türkiye ekonomisinin son dönem gelişmelerini bu eleştirel bakış açısından irdelemeye ayrılmıştır.
Eşitsizliğin Bedeli
Bugünün Bölünmüş Toplumu Geleceğimizi Nasıl Tehlikeye Atıyor?
Dünyanın en etkili birkaç iktisatçısı arasında gösterilen ve 2001’de Nobel İktisat Ödülü’nü kazanan Joseph Stiglitz, Eşitsizliğin Bedeli’nde gelir eşitsizliği konusuna önemli bir katkı yapıyor. ABD’de ortaya çıkan 2008 Krizi’ni ve dünya geneline hâkim olan Büyük Durgunluk’u sade bir dille ve derinlemesine açıklayan Stiglitz, kendi deyimiyle, yüzde 1’lik kesimin devleti, yargıyı ve demokratik süreci ele geçirerek yüzde 99’un üzerinde nasıl egemenlik kurduğunu kapsamlı şekilde ele alıyor.
Devlet ve İşadamları
Cumhuriyet’in ilk yıllarından 90’lara, Türkiye’nin “girişimcilik” tarihi ve devletle işadamlarının bir türlü gevşemeyen ilişkileri... Holdingleşme eğiliminin köklerinden liberalizmin tanımına ve Türkiye’deki algılanış biçimine, girişimci derneklerinin işlevinden Türkiye’nin iktisat politikalarındaki dönüm noktalarına... Yetmiş küsur yıllık bir süreç üzerine derinlikli tezler...
Yeni İslâmî Burjuvazi
Türk Modeli
Yeni İslâmî Burjuvazi bir siyasal hareketin, yeni bir burjuva sınıfının ortaya çıkma koşullarını nasıl yarattığını incelerken, siyasal İslâm açısından bu tarihsel dönüşümün neden ve sonuçlarını ele alarak, bu süreçte, dinden, muktedir bir sınıfsal gösterge yaratılmasına da dikkat çekiyor.
Doğu Karadeniz'de Devlet, Piyasa, Kimlik
İki Buçuk Yaprak Çay
Doğu Karadeniz ve Lazlar -belli kalıp tiplemeler ve medya eğlencesi dışında- kendi başına bir “konu” değildir pek. İki Buçuk Yaprak Çay, bu bölgeyi ve insanları, ayrı bir “dünya” olarak ele alıyor. Kapsamlı bir saha araştırmasına dayanan kitap, öncelikle Doğu Karadeniz’in son yüz yıllık tarihinde çayın oynadığı olağanüstü büyük rolü ortaya koyuyor.
Kalkınma Reçetelerinin Gerçek Yüzü
Bugünün kalkınmış ülkeleri hiç de öyle zannedildiği gibi serbest pazar - serbest ticaret politikalarıyla ve temel demokratik kurumlarıyla kalkınmadılar. Bu ülkelerin IMF, Dünya Bankası ve DTÖ ile birlik olup, kalkınmakta olan ülkelere önerdikleri, hatta uygulanmasını şart koştukları politikalar, onları kalkındıran politikalar değil. Bilakis hepsi, sanayilerini geliştirmek için tarife koriması ve teşvik kullandılar.
İktisada (Farklı Bir) Giriş
Giriş İktisadı Öğrencileri ve İktisada İlgi Duyanlar İçin Yardımcı Kitap
Hem kapsamı hem rahat diliyle, sadece giriş iktisadı öğrencilerine değil, yazarının belirttiği gibi, “iktisada ilgi duyanlara” da yardımcı olacak bir kitap...
Grundrisse
Grundrisse, Karl Marx’ın daha sonra yayımlamayı düşündüğü büyük eserine hazırlık niteliğinde doldurduğu defterleri kapsamaktadır. Defterler, Ağustos 1857-Mart 1858 arasında yazılmıştır ve bu halleriyle Ekonomi Politiğin Eleştirisine Katkı (1859), Kapital’in ilk taslağı (1861-63), Kapital’in I. ve III. ciltleri (1864-66) ve nihayet Kapital’in II. cildinin (1867-70 ve 1877-78) yazılmasından oluşan dizinin ilk halkasını temsil eder.