Sadece Stoktakiler

Tarih

Tükenmişlik
Siyasi Yenilginin Duygusal Deneyimi

Hannah Proctor, Tükenmişlik kitabında politik mücadele içerisinde sıcağı sıcağına çok kolay anlaşılamayan tükenmeye, tükenmenin duygu dünyasına bakıyor. Fransa’nın bir ceza kolonisine sürgün edilen Komün üyelerinin veya Ekim Devrimi’nden sonra soluğu sanatoryumlarda alan yorgun düşmüş Bolşeviklerin ve tarihten başka pek çok örneğin öğreticiliğinden faydalanıyor.

Türklerin Tarihi
Açıklamalı Bir Kronoloji

Ümit Hassan, bu kronolojisinde, eski Türk topluluklarının devletleşme sürecinin kuşbakışı bir özetini sunuyor. MÖ 800’de İskitlerle başlayan kronoloji, 1335-1336’da son İlhan Abu Said Han’ın ölümüyle ve “Beylikler dönemi ve Osmanlı Devleti’ne giden yol...” cümlesiyle bitiyor. Tarihsel seyrin duraklarının tespit ve tasnifiyle ilerleyen akış, ara ara yazarın kısa değinmeleri, yorumlarıyla renkleniyor. Ümit Hassan’ın daha önce Türkiye tarihi üzerine bir derlemenin içinde yer almış bu çalışması ilk kez bağımsız olarak yayımlanıyor.

Muhacirler İmparatorluğu
Osmanlı İmparatorluğu'nun Son Döneminde Kuzey Kafkasyalı Müslümanlar

1850’ler Birinci Dünya Savaşı arasında, yaklaşık bir milyon Kuzey Kafkasyalı Müslüman Osmanlı İmparatorluğu’na sığındı. Bu Müslüman muhacirlerin iskânı, Osmanlı Devleti'ni değiştirdi, bölgesel ekonomileri canlandırdı fakat aynı zamanda toprak üzerindeki rekabeti kızıştırdı ve bazen mezhep gerilimlerine zemin hazırladı. Rus ve Osmanlı imparatorluklarının sınırlarında temel değişikliklere neden oldu. Muhacirler İmparatorluğu, geç dönem Osmanlı tarihini kitlesel yerinden edilme olgusu üzerinden yeniden kurguluyor ve modern Ortadoğu’daki muhacir iskânı uygulamalarının kökenlerini gün yüzüne çıkarıyor.

Amerikan İç Savaşı'nın Kısa Tarihi

Christopher Anderson, Amerikan İç Savaşı’nın Kısa Tarihi’nde bizi İç Savaş’ın tozlu yollarında huzursuz edici bir yolculuğa çıkarıyor. Amerikan Devrimi’nin “evlatlarını” birbirine düşüren sebepleri Güney’den bir bakışla yorumlarken, bizi ABD siyasetine ve toplumuna dair bugün bildiklerimizi yeniden gözden geçirmeye davet ediyor.

Geçmişle Diyaloglar
Arkeolojiyi Yeniden Düşünmek

Arkeoloji, geçmişi çoğu zaman sessiz, tamamlanmış ve nesnel bir alan olarak sunar. Oysa geçmiş, bugünün bilgi rejimleri, siyasal tercihleri ve etik sınırları içinde tekrar tekrar oluşturulur. Geçmişle Diyaloglar-Arkeolojiyi Yeniden Düşünmek’te Güneş Duru, arkeolojiyi tam da geçmişle kurulan bu karmaşık ilişkinin düşünsel ve politik bir pratiği olarak ele alıyor.

Spiritüellik

Lionel Obadia, tarihsel akışı içinde farklı toplumlarda ortaya çıkan spiritüel eğilimlerin sosyolojik ve kültürel bir panoramasını sunuyor. Yazar çözümleyici ve eleştirel bir yaklaşımla ele aldığı spiritüelliğin dinsel kökenlerine bakıyor, sonra da modern toplumlardaki yeni spiritüel eğilimleri inceliyor. André Malraux, “21. yüzyıl spiritüel bir yüzyıl olacak ya da [böyle bir yüzyıl] hiç olmayacak” demişti. Spiritüellik bu cümleden esinlenerek yazılmış, spiritüelliğin geçirdiği evrimi sorgulayan, zihin açıcı bir başucu kitabı...

Dersim Kırımı Envanteri
Dokuz Örnek Vaka ve Mekân

Dersim’de 1937-1938’de yaşanan, resmî tarihin “isyan”, yerel hafızanın “Tertele” olarak adlandırdığı büyük toplumsal travmanın küçük bir bilançosunu ortaya seriyor Dersim Kırımı Envanteri. Yaşananları dokuz örnek vaka ve mekân üzerinden ele alan kitap, genellemeci yaklaşımların, afaki bilgilerin ve hamasi söylemlerin ötesine geçmeyi hedefleyerek Dersim ’38 çalışmalarındaki somut ve spesifik bilgilere dayalı envanter çalışmalarının eksikliğini bir nebze olsun gidermeyi amaçlıyor. Bülent Bilmez ve Cemal Taş, “mikro tarihe”, olay mahalline, mağdurlara ve saha araştırmalarına dayalı “somut olgusal bilgi”yle Dersim’de yaşananlara dair güvenilir bir zemin inşa ediyorlar.

Osmanlı İmparatorluğu
Nasıl Kuruldu, Nasıl Yönetti, Nasıl Yıkıldı?

Olivier Bouquet, Osmanlı İmparatorluğu’nun hukuktan orduya, maliyeden nüfus yönetimine kadar kendine has özelliklerini, pek az ele alınan ilk dönemlerinden başlayarak, kendi hazırladığı haritalarla, derinlemesine bir arşiv çalısmasına dayanarak inceliyor, özgün bir sentez sunuyor.

Türkiye'de ve Osmanlı İmparatorluğu'nda İletişim
Eleştirel Bir Tarih

Modern iletişim tarihinin anlatısı genellikle Batı merkezlidir: Matbaanın, telgrafın, radyonun ve dijital çağın gelişimi hep Anglo-Avrupa ekseninde, dünyanın geri kalanını çoğu zaman görünmez kılarak yazılır. Burçe Çelik, bu güçlü geleneğe meydan okuyarak iletişim tarihini Osmanlı İmparatorluğu’ndan günümüz Türkiyesi’ne uzanan iki yüzyıllık uzun bir tarihsel süreç içinde yeniden düşünmeye çağırıyor.

Dün Sancısı
Türkiye'de Geçmiş Algısı ve Akademik Tarihçilik

Bir tarihsel dönemin sona ermekte, yenisininse büyük çalkantılar içinde doğmakta olduğu bir dönemeçte tarihçi geçmişe ve gelecek ihtimallerine dair neler söyleyebilir? İleriye dönük iyimserliğin çözüldüğü, geçmişe dönük nostaljik ilginin güç kazandığı günümüzde, tarihçinin oynayabileceği yaratıcı rol üzerine düşünen Oktay Özel, “tarih” kadar tarihçi ve tarihyazımını da tarihselleştirmenin gerekliliği üzerinde duruyor. Türkiye’deki siyasi iklimin akademi ve tarihçilik üzerindeki otoritesinin yarattığı sorunları, dönemsel gelişmelerin etkisinde kalan tarihçinin karşılaştığı zorlukları merkezine alan Dün Sancısı’nın yeni makalelerle genişletilmiş bu baskısı, gündemin dayatmalarına karşı yapılan etik ve akademik tartışmaları bir araya getiriyor.

Ölümcül Saflık
Robespierre ve Fransız Devrimi

Robespierre’in ne devrimci bir aziz ne de kana susamış bir canavar olarak tarif edildiği Ölümcül Saflık – Robespierre ve Fransız Devrimi, devrimi ve Robespierre’i şekillendiren koşul ve çelişkileri güçlü bir biçimde resmetmekle kalmıyor, aynı zamanda iktidar, şiddet, demokrasi ve cumhuriyet fikri üzerine de canlı bir tartışma olanağı sunuyor.

Milliyetçi Muhafazakâr Neslin Çatısı
İlim Yayma Cemiyeti (1951-1981)

İslâmi muhafazakâr dalganın 1980 Darbesi’nden sonra görünürleşmesi, İslâm’ın Türkiye siyasal hayatında 1980 sonrası bir olguymuş gibi anlaşılmasında büyük pay sahibidir. Ancak bir uyanışı veya dalgayı anlamak onun örgütlenmesini, toplumsal tabanını, öne çıkan figürlerini ve düşünsel köklerini takip etmeyi gerektirir. Mehmet Güldal, Milliyetçi Muhafazakâr Neslin Çatısı: İlim Yayma Cemiyeti (1951-1981) kitabında bu takibi yapıyor. İlim Yayma Cemiyeti’nin ortaya çıkmasını mümkün kılan tarihsel kesiti tartışırken, dindar/muhafazakâr nesil yetiştirme idealinin, reaksiyoner modernist anlayışının, öncü ve öncül şahsiyetlerinin teferruatlı tahlilini yapıyor. Böylelikle cemiyetin milliyetçi muhafazakâr bir çatı hüviyetini tespit ediyor.

Osmanlı'da Dinden Çıkma
(İrtidad)

Yalçın Çakmak, Osmanlı’da Dinden Çıkma (İrtidad) başlıklı bu kitabında, İslâm dininden çıkma olaylarına karşı Osmanlı devlet yönetiminin gösterdiği resmî tavrı ve bunun zaman içinde kâh sertleşip kâh yumuşayarak uygulanmasını ele alıyor. Eser, 15. yüzyıldan imparatorluğun sonuna kadar süren uzun bir zaman diliminde, dönemin din adamlarının görüş ve fetvalarıyla birlikte, mürtedlere karşı alınan kararların değişimini örnek vakalar ışığında incelerken, 19. yüzyıldan itibaren mürtedlerin ölüm cezası ile cezalandırılmalarına fiilen son verildiğini ama imparatorluğun sonuna kadar onlara karşı farklı cezai yaptırımların uygulanmaya devam ettiğini gösteriyor. Bu bakımdan, literatürde önemli bir boşluğu dolduruyor.

Erken Cumhuriyet’te Devlet ve Köy İlişkisi
Dirlik, Düzen, Asayiş

Meryem Çakır Kantarcıoğlu’nun Erken Cumhuriyet’te Devlet ve Köy İlişkisi: Dirlik, Düzen, Asayiş kitabında Köy Kanunu, kurucu bir metin olarak ele alınıyor ve devletlerin kuruluşunda önemli rol oynayan üç kategori üzerinden (nüfus, toprak ve yönetim) Cumhuriyet’in kuruluş sancısı ve inşa süreci sosyoloji, tarih, hukuk, coğrafya, mimarlık, nüfus bilim ve iktisat gibi pek çok disiplinden yararlanılarak ortaya konuyor. Bu “inşa”nın kırsalda nasıl yankı bulduğuna ve ne tür tepkilere yol açtığına geniş bir tarihsel pencereden bakıyor.

Siyasal, Toplumsal, Kültürel Kırılmalar ve Dönüşümler Işığında
Farklı Bir İslâm Tarihi

Esasen İslam zihniyet ve kültür tarihi ve heterodoksisiyle ilgili temel referans niteliğindeki eserleriyle bilinen Ahmet Yaşar Ocak, bu kitabıyla alternatif bir İslam tarihi perspektifi ortaya koyuyor. Farklı Bir İslam Tarihi, “eleştirisiz ve yorumsuz” hamasî tarih yazıcılığına karşı, merakı diri tutan, araştırıcı bir anlama çabası. “Teferruatın” berisindeki “dip dalgaları” görmeye dönük bir çaba...

ABD'ye Özgü Kavramlar Sözlüğü

"Amerikan İstisnacılığı” (American Exceptionalism) diye bir tabire vesile olacak denli ayrıksı bir ülke, ABD. Kenan Erçel, ABD’ye Özgü Kavramlar Sözlüğü’nde bu istisna halinin siyasal, hukuksal, kültürel, iktisadi yönlerini 27 maddede ele alıyor. Yazar, bir şahsın kendi rızasıyla alaya alındığı “Roast” geleneğinden kayıtdışı göçmenlere kol kanat geren “Sanctuary” şehirlere, bireysel silahlanmanın anayasal dayanağı kabul edilen “Second Amendment”dan eyaletin petrol gelirlerinden düzenli bir vatandaşlık geliri dağıtan “Alaska Daimi Fonu”na, birçoğu Türkçe karşılıkları dahi olmayan has ABD’li kavramlardan bir seçki sunuyor.

Halktan Bir Kadının Yaşamı, Yaşlılığı ve Ölümü

Didier Eribon, babasının ölümünden sonra Reims’e Dönüş başlıklı kitabında başladığı kişisel ve kuramsal araştırmalarına annesinin ölümünü takiben devam ediyor. Halktan Bir Kadının Yaşamı, Yaşlılığı ve Ölümü’nde annesinin yaşadıklarından hareketle yaşlılık ve hastalık, yaşlılarla ve ölümle olan ilişkimiz ve yaşlanma deneyimini ele alıyor. Bakıma muhtaç kişilerin bakım koşullarını sorguluyor. Yaşlanma deneyimini düşünmenin bizim için zor olmasının nedeninin, bunun Batı felsefesinde uç bir deneyim olması ve felsefenin tüm kavramlarının yaşlılığın dışlanmasına dayanması olduğunu gösteriyor.

Tam Bir Muhalif
Abdülkadir Kemali Bey

Merâl Demirel bu kapsamlı araştırmasında ömrü boyunca iktidarın olduğu kadar ana muhalefetin de dışında kalmış, sürekli üçüncü bir taraf olmayı tercih etmiş Abdülkadir Kemali Bey’in portresini ele alıyor. Abdülkadir Kemali Bey’in, milletvekilliği, bakanlık ve İstiklâl Mahkemesi reisliğinden bu mahkemenin sanıklığına, kendisini hapse ve sürgüne kadar götüren çalkantılı hayatını ayrıntılı bir şekilde naklediyor. Abdülkadir Kemali Bey’in siyasi faaliyetleri sırasında, değişik dönemlerde çıkardığı gazetelerde kaleme aldığı makaleleri ve parti programlarını inceleyerek aynı zamanda siyasi fikirlerini de etraflı bir şekilde ortaya koyuyor.

Adana Katliamları
20. Yüzyıl Başında Devrim ve Şiddet

Adana Katliamları, 1908 Jön Türk Devrimi sonrası oluşan birlikte yaşama ve özgürlük umutlarının yerini nasıl şiddetin ve çatışmanın aldığını gözler önüne seriyor. 1909 yılında Adana ve çevresinde paranoyanın neden olduğu iki ayrı katliam dalgasıyla öldürülen Ermenileri, yakıp yıkılan mahalleleri, işyerlerini, Osmanlı hükümetinin müdahale etmekteki başarısızlığını, sıradan insanların faillere dönüşümlerini anlatıyor. Bedross Der Matossian, bu katliamlara giden yoldaki tüm etkenleri incelerken, katliamlar sonrası insani yardımları ve müdahaleleri, yargılamaları da es geçmiyor. Çok sayıda kaynaktan yararlanarak yazdığı bu eseriyle tarih çalışmalarında kendisine pek yer bulamamış Adana katliamlarını gün yüzüne çıkarıyor, yaşanan trajedinin neden ve sonuçlarını titizlikle masaya yatırıyor.

Cam Kenarından İstanbul
Suriçi

Oktay Özman bir otobüsün, tramvayın ya da dolmuşun cam kenarındaki yerini alıyor, İstanbul’un yedi tepesini dolaşıyor. Asfaltın altındaki tarihi, Bizans’tan, hatta tarih öncesi çağlardan bugüne taşıyor. Tarihî Yarımada’nın taşı toprağı kendini anlatmaya başlıyor: Bazenbir kilise, bazen bir cami, bazen de yalnız bir duvar İstanbul’a dair hikâyeleri, rivayetleri ve köklü bir tarihi önümüze sermeye yetiyor. Cam Kenarından İstanbul, hepimiz için bir “eskiden yeniye” İstanbul rehberi...

Osmanlı Anadolusu'nda Kızılbaş Aleviler
Sufilik, Siyaset ve Toplumsal Kimlik

Osmanlı Anadolusu’nda iz bırakmış topluluklardan biri olan Kızılbaş Aleviler bilhassa resmî tarihyazımında yok sayılmış, akademik çalışmalarda ise yeterince araştırılmamıştır. Osmanlı Anadolusu’nda Kızılbaş Aleviler daha çok mistik ya da folklorik bir gözle değerlendirilen bu inanç topluluğunun kökenlerine iniyor, Anadolu’daki Sufilerin ve seyit ailelerinin izini sürüyor, Kızılbaş Alevi topluluklarının Bektaşilikle olan bağlarını inceliyor. Kızılbaş hareketinin oluşumuna dair alternatif bir anlatı sunan Ayfer Karakaya-Stump bu çalışmasında yalnızca arşiv kaynaklarıyla yetinmiyor, yürüttüğü saha çalışması sayesinde ulaştığı Alevi yazılı belgelerinden ve “ocak” olarak adlandırılan ailelerin sözlü tarihlerinden de yararlanıyor. Yazılı ve sözlü tarih kaynaklarıyla şekillenen bu kitap, Alevilik çalışmalarına yeni ve çığır açıcı bir katkı yapıyor.

Selçuklular
Siyaset, Toplum, Kültür

Selçuklular-Siyaset, Toplum, Kültür Orta Asya’dan Anadolu’ya kadar genişlemiş bir imparatorluğun ideolojik temellerinin yanı sıra, Selçuklu iktidarının temsillerine, göçebeler ve yerleşik halk arasındaki ilişkilere, dönemin hukuk anlayışına, kervan yollarının, kütüphanelerin toplumu nasıl şekillendirdiğine odaklanıyor. Selçukluların güçlü dönüşümünü anlatırken, toplumsal tarihini ihmal etmiyor, kentleşme sürecine, edebi ve mimari gelişime de ışık tutuyor. Christian Lange ve Songül Mecit’in derledikleri ve A.C.S. Peacock, C. Edmund Bosworth, Carole Hillenbrand, D.G. Tor, Daphna Ephrat, David Durand-Guédy, Jürgen Paul, Massimo Campanini, Robert Hillenbrand, Scott Redford, Vahid Behmardi ve Vanessa Van Renterghem’in katkı sundukları bu çalışma Selçuklu araştırmalarına yeni bir boyut kazandırıyor.

Erken Cumhuriyet'ten Günümüze
Türkiye'de Ulaştırmanın Siyaseti

Siyaset, devlet ve sermaye arasındaki ilişkiye odaklanan Ahmet Cemal Ertürk’ün çalışması, Cumhuriyet Türkiyesi'nin ulaştırma alanındaki siyasi uygulamaların yol açtığı ekonomik ve toplumsal dinamikleri inceleyen kapsamlı bir kaynak...

1977
Bugünün Bir Kısa Tarihi

Marksist filozof Ernst Bloch, siyah kadın insan hakları savunucusu Fannie Lou Hammer, “cinsellik devrimcisi” Anaïs Nin, gerçeküstücü şair Jacques Prévert, neoliberal iktisadın öncü uygulayıcılarından Ludwig Erhard. Beşi de 1977 yılında hayatını kaybeden bu şahsiyetlerin düşünce dünyalarından ilhamla Philipp Sarasin, “hakikatin kurallarının” değiştiği bir büyük dönüşümü inceliyor. Kızıl Ordu Fraksiyonu’ndan feminizmin ilk kavgalarına, disko ve rap müziğinin yükselişinden yeni ruhanî tarikatlara, insan hakları kavramının dönüşümünden jogging deliliğine, hayatın her alanından hikâyelerle, 2000’lerin dünyasının 1970’lerdeki miladı. Bir çağ dönümü analizi…