Tarih
İslâm Toplumları Tarihi Cilt 2
19 Yüzyıldan Günümüze
İslâm Toplumları Tarihi’nin ikinci cildi, 19. yüzyıldan başlayarak günümüze değin Müslümanlığın farklı ülke ve bölgelerdeki gelişimini anlatıyor. Lapidus, 19. yüzyıldaki global ölçekli kapitalist deveranların İslâm’ın geleneksel yapısını geri dönülmez biçimde başkalaştırdığını düşünüyor.
Işıkla Karanlık Arasında
Işıkla Karanlık Arasında Türkiye sinemasının “ustasız ustası” Lütfi Ö. Akad’ın anıları, aynı zamanda sinemaya duyulan tutkunun kitabı…
Herkesin Bildiği Sır: Dersim
Tarih, Toplum, Ekonomi, Dil ve Kültür
Tunceli’nin hakiki/otantik adı Dersim, artık daha sık telaffuz ediliyor. Dersim adının değiştirilmesine, dahası yasaklı bir kelimeye dönüşmesine yol açan 1938 kıtali, bir zamandır Türkiye’nin gündeminde. Sadece coğrafyasıyla değil, özel kanunuyla, onyıllardır süren tedbirlerle “kapatılmış” Dersim, herkesin bildiği bir sır, aslında.
Türkiye'de Siyasal Şiddetin Boyutları
İttihat ve Terakki’den Cumhuriyet’e ordunun özerk rolü ve şiddet üretme kapasitesi, 1915, Kürtler, Demokrat Parti, siyasal hareketlerin -sağın, solun ve İslâmcılığın- şiddetle ilişkisi, kapitalizmde zorun rolü örneği olarak 12 Eylül, bir özel şiddet hali olarak “doksanlar”, akademi sahasında tecessüm eden simgesel şiddetin tarihi ve ataerkil zihniyet şiddeti… Türkiye’de Siyasal Şiddetin Boyutları, “şiddet”le analiz edildiğinde sorunlarımızın ne kadar çarpıcı olduğunu gözler önüne seriyor.
Doğu Karadeniz'de Devlet, Piyasa, Kimlik
İki Buçuk Yaprak Çay
Doğu Karadeniz ve Lazlar -belli kalıp tiplemeler ve medya eğlencesi dışında- kendi başına bir “konu” değildir pek. İki Buçuk Yaprak Çay, bu bölgeyi ve insanları, ayrı bir “dünya” olarak ele alıyor. Kapsamlı bir saha araştırmasına dayanan kitap, öncelikle Doğu Karadeniz’in son yüz yıllık tarihinde çayın oynadığı olağanüstü büyük rolü ortaya koyuyor.
Milli Mücadelenin Başlangıcında
Mustafa Kemal, İttihat Terakki ve Bolşevizm
Emel Akal, Milli Mücadele’nin “sevk ve idaresi”ni gerçekleştiren kadroları ele aldığı bu araştırmasında, sürecin büyük ölçüde İttihatçıların örgütlenmesine dayandığını ortaya koyuyor. Bu örgütlenmenin de büyük ölçüde İttihatçıların ‘komitacı’ tecrübesinden yararlanarak, yukarıdan aşağıya gerçekleştirildiğini gösteriyor.
İktidar ve Tarih
Türkiye'de "Resmî Tarih" Tezinin Oluşumu (1929-1937)
Geçmişin ihyası ya da tarihin ‘şimdi’ keşfi... Türk Tarih Tezi’nin iktidarın siyasî tasarruflarına bağlı olarak yaratıldığı ve geliştirildiği ‘altın çağ’ı ele alan İktidar ve Tarih; Türkiye’de “Resmî Tarih” Tezinin Oluşumu (1929-1937), Birinci ve İkinci Tarih Kongreleri’nden başlayarak hem tarih tartışmalarını hem de bu tartışmaların ders kitaplarına nasıl yansıdığını inceliyor.
Bizans İmparatorluğu'nun Kısa Tarihi
Dionysios Stathakopoulos’un bu eseri, Bizans İmparatorluğu’nun bir kitaba sığdırılabilmesi güç serüvenini, yalnızca tek bir değişkene indirgemeden, etkileşimli bir kavrayışla, çevresiyle ilişkisini hesaba katan ve onu kapalı, izole bir tarih anlatısına hapsetmeyen bir titizlikle ele alıyor.
Osmanlı Zihniyetinin Oluşumu
Kuruluş Döneminde Telif ve Tercüme
Ali Fuat Bilkan, dönemin sadece siyasî ve dinî metinlerini değil, tarih, bilim, sanat ve bilhassa edebiyat literatürünü -sadece “yüksek” edebiyatı değil halk arasında rağbet gören edebiyatı da- inceleyerek, Osmanlı zihniyet ikliminin oluşumunu resmediyor.
Ma Sekerdo Kardaş?
“Dersim 38” Tanıklıkları
İlhami Algör, “kalanların” hafızasıyla konuşuyor. 18. yüzyıldan bugüne, hayatın, ailelerin, Rus işgalinin, Ermeni komşuların, kırımın, sürgünün, dönüşün, hatırlananın ve hatırlanmak istenmeyenin hikâyesi. Hafızanın gediğine gömülenleri, arkeolog şefkatiyle, usulca kazan bir kitap.
90'larda Mahpus Olmak
Van, Muş, Diyarbakır, Adıyaman, Antep, Bursa, Kaman
Solgun’un bu kitabı, 80’lerdeki mahpusluk deneyimini aktardığı Demeyin Anama İçerdeyim’le birlikte ele alındığında, 12 Eylül dönemi ile 90’ların koşullarının, hapishane yaşantısı ve ceza infaz rejimi bakımından etkileyici bir mukayesesi.
Bir Zamanlar Ermeniler Vardı!..
Türkiye toplumunun büyük ve derin kaybı Hrant Dink’in katledilmesinin üzerinden bir yıl geçti. Anısına hazırladığımız bu derlemeye, yine onun anısına hazırladığımız sayıdan ve uğruna kurban edildiği “Ermeni Sorunu”na dair sayının makalelerinden seçtiğimiz yazıları aldık
Dış Siyaseti ve Askeri Stratejileriyle
İkinci Dünya Savaşı Türkiyesi - 1. Cilt
"Türkiye, İkinci Dünya Savaşı’nda sıcak çatışmaya girmeden savaşın etkili aktörlerinden biri olmayı başarmış, yıkımdan korunmuş ama bir savaş ekonomisinin tüm zorluklarını ve bu zorlukların beraberinde getirdiği toplumsal sorunları yaşamıştır.” İLHAN TEKELİ – SELİM İLKİN
Ortadoğu: Bir Şiddet Tarihi
Osmanlı İmparatorluğu’nun Sonundan El Kaide’ye
Ortadoğu: Bir Şiddet Tarihi önce baskıcı rejimin, ardından bu rejime karşı isyanın ve nihayet isyanın bastırılmasının aracı olan şiddeti, dinamikleri ve kökenleriyle; insanları silahlı mücadeleye ya da kendilerini feda etmeye iten sosyo-ekonomik nedenleriyle birlikte çarpıcı biçimde ortaya koyuyor.
Tarih Savunusu
Veya Tarihçilik Mesleği
Annales ekolünün kurucularından Marc Bloch’un “tarihçilik”in mahiyetine dair kaleme aldığı bu eser, tarihin “ne” olduğu üzerine de 20. yüzyılda yazılmış birkaç önemli başlıktan biri olma sıfatını hakkıyla taşıyor.
Şah'ın Bütün Adamları
Bir Amerikan Darbesi ve Ortadoğu'da Terörün Kökenleri
Ortadoğu’nun, İran’ın ve Batı’nın hem dününü hem de bugününü anlamak için temel bir kitap...
Iskalanmış Barış
Doğu Vilayetleri'nde Misyonerlik, Etnik Kimlik ve Devlet 1839-1938
Iskalanmış Barış, Tanzimat’tan başlayarak İkinci Dünya Savaşı arifesine uzanan süreçte Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesindeki Türk, Kürt, Ermeni, Rum ve Süryani etnik toplulukların kimlik inşa macerasını anlatıyor. Bölgedeki Protestan misyonlarının –giderek Batılı devletlerin politikalarından özerkleşen– etkinliklerinin bu maceradaki özel etkisine eğilerek...
Kapadokya
Kayalardaki Şiirsellik - Gezi Rehberi-
Kapadokya’yı kendi başına ve profesyonel rehber olarak yerli-yabancı gezginlerle defalarca dolaşan Faruk Pekin, sıradan bir “gezi rehberi” sunmuyor okura: Kapadokya’nın tarihî, kültürel, sosyal, dinî, coğrafi özelliklerini kapsamlı şekilde bir araya getiriyor; “bilerek gezme”ye, bölgenin çok yönlü tanınmasına önemli bir katkıda bulunuyor.
Alevi Hafızasını Tanımlamak
Geçmiş ve Tarih Arasında
Efsaneler, mitoslar, menkıbeler ve beyitlerden oluşan devasa bir hafızanın içine dalan Gezik, Alevi Hafızasını Tanımlamak’ta bu hafızayı daha yakından tanımaya, anlamaya, başka kültür ve medeniyetlerle derin bağlantılarını ortaya çıkarmaya çalışıyor.
Klasik Mitler
Klasik çağlar uzmanı Jenny March bu kitapta, tanrılar ile titanların çarpışmasından Troya’nın düşmesine kadar, bütün zamanların en önemli efsanelerini berrak bir dille yeniden anlatıyor. Odysseus ve Aeneas’ın destansı yolculukları; Atina ve Roma’nın kurulması; İason’un Altın Post’u araması, Prometheus’un ateşi tanrılardan çalma maceraları ve klasik medeniyetin diğer bütün kahramanları, canavarları, habis şahsiyetleri, tanrıları, tanrıçaları…
Milliyetçilikten Önce Milletler
John Alexander Armstrong Milliyetçilikten Önce Milletler adlı kitabında, bizi günümüzde çok tartışılan “kimlik” meselesini ve kimlik siyasetlerini anlamaya yardımcı olacak uzun ama oldukça verimli bir yolculuğa çıkarıyor.
Gırgır
Bir Mizah Dergisinde Gündelik Hayatın Dönüşümü (1972-1989)
Gökhan Demirkol, Gırgır'ı bir dergi, bir fenomen ve gündelik hayatla doğrudan ilişkili bir yayın mecrası olarak inceliyor. Başta yayın yönetmeni Oğuz Aral olmak üzere üreticilerini, aktüel siyaset ve magazinle ilişkisini, derginin yıllar içindeki dönüşümünü irdeliyor.
Padişahı Devirmek
Osmanlı Islahat Çağında Düzen ve Muhalefet: Kuleli (1859), Meslek (1867)
Padişahı Devirmek, 1859 ve 1867 yıllarında İstanbul’da açığa çıkarılan iki isyan hazırlığı üzerinden iktidarın devrilmesi girişimlerinin Osmanlı siyasi hayatı ve zihniyet evrenindeki izdüşümlerini ele alıyor.
Rus Devrimi, 1917
Yıllarını Rus Devrimi tarihini araştırmaya adayarak birçok çalışma üreten Wade, yeni araştırmalar ışığında tarihin bu kesitinin yeni bir anlatısını, heyecan verici bir üslupla sunuyor. Rusya toplumunu devrime götüren nedenleri son derece akıcı bir şekilde aktarırken aynı zamanda bu devrime dair mitleri çürüterek, odağına 1917’nin bugüne kadar ihmal edilmiş kesimlerini alıyor