Tarih
Avrupa Kıskacında Abdülhamit
Bu memlekette Abdülhamit’in seveni de çoktur, yereni de. Bir kesim, her türlü musibetin kaynağı olduğunu düşünür; imparatorluğun çöküşü ve hatta geri kalmışlığımızın vebali ondan bilinir. Muhipleri ise, ‘Ulu Hakan’ın her şeyini mükemmel ve de kusursuz bulur. İki kesimin bu farklı değerlendirmelerinin tek bir hedefi vardır; İttihatçılar’ Yerenlerin amacı İttihatçıları aklamaktır.
Cumhuriyet Yıllarında Türkiye Yahudileri
Bir Türkleştirme Serüveni 1923-1945
Bugüne kadar yazılıp çizilenler, bir-iki ufak hadise dışında ortamın güllük gülistanlık, herkesin durumdan hoşnut olduğuna işaret ediyordu. Resmî tarihçilerin çizdiği bu “mutluluk tablosu”na cemaatin ileri gelenlerinin katkısı da azımsanamazdı. Lozan Antlaşması’nın kendilerine tanıdığı haklardan feragat etmeye zorlanmşlar, ““eğer vatandaşsan Türkçe konuş!” dayatmalarına ses çıkarmamışlar, Trakya’da evlerinin, işyerlerinin yağmalanmasını sineye çekmişler.
Anadolu Selçukluları
Bir Hanedanın Evrimi
Anadolu (Rum) Selçuklularının ideoloji ve zihniyet tarihinin izine düşen bu kitap, bugüne kadar tarihin bu bölümü için yapılmış yorumlardan ve gözlemlerden farklı bir değerlendirme ortaya koyuyor. Anadolu Selçuklu sultanlarının göçebe beylerden Pers-İslâm hükümdarlarına dönüşmelerini inceliyor. Özellikle, “cihat” kavramının, Anadolu Selçukluları için, politikalarına şekil verecek kadar önemli olup olmadığını masaya yatırıyor. Bunu yaparken Bizans ve Anadolu Selçuklu kaynaklarını, günümüze ulaşan sikkeleri ve kitabeleri kullanan Mecit, kitap boyunca Anadolu Selçuklularının başarısının askerî değil, ideolojik olduğunu gösteriyor.
Nüfus Mübadelesi Kayıp Bir Kuşağın Hikâyesi
Osmanlı devleti, Balkan Savaşı sonrasında Avrupa’daki topraklarının neredeyse tamamına yakınını kaybederek çekilirken, geride sayıları yüzbinlerle ifade edilen bir insan kitlesini bırakmak durumunda kalmıştı. Söz konusu yüzbinlerse, Osmanlı tebaasıyken bir anda bambaşka bir devletin, hem de azınlık statüsündeki vatandaşları oluvermiş Müslümanlardı.... İşte elinizdeki bu kitap, mübadillerin Balkan Savaşı’nın sebep olduğu yıkımla başlayan hikâyelerini, mübadelenin öncesi, mübadele süreci ve hepsinden önemlisi Türkiye’ye geldikten sonraki bölümde yaşananlarla birlikte ele alıyor; tarihin yeniden yazıldığı bir sürecin bizzat öznesi olmuş insanların hikâyesini anlatıyor.
Osmanlı'dan Cumhuriyet Türkiyesi'ne İşçiler
1839-1950
Donald Quataert ve Erik Jan Zürcher’in derledikleri bu kitapta, işçilerin durumu Selânik’ten Şam’a uzanan bir coğrafyada ve büyük dönüşümlerin yaşandığı yüz yıllık bir zaman diliminde ele alınıyor: sınıf çatışmalarının mekânı olarak loncalar, işçi hareketleri ve sınıf bilincinin doğuşu, sol harekete yönelik devlet baskısı...
Antikiteden Feodalizme Geçişler
Yıllardır antik toplumsal formasyonların dönüşümü etrafındaki tartışmaların önemli kaynaklarından biri olmuş Antikiteden Feodalizme Geçişler, feodalizm öncesi siyasal, toplumsal, iktisadi ve sınıfsal yapıları tarihselleştirerek üretim biçimlerinin dönüşümü üzerine geniş bir coğrafi alanı ele alır.
Osmanlı Devleti'nde Avrupa İktisadi Yayılımı ve Direniş 1881-1908
Quataert özellikle madencilik, tren yolu, tütün rejisi ve liman işletmelerinde şekillenen, Osmanlıların Avrupa iktisadi yayılımı karşısındaki etkileşim biçimlerini, tutumlarını ve karşı koyma pratiklerini ele aldığı bu eserinde, Osmanlı toplumsal hayatının daha önce incelenmemiş yönlerine odaklanıyor.
Savaştan Barışa Giden Yol
Atatürk-Venizelos Dönemi Türkiye-Yunanistan İlişkileri
1919’da “Megali İdea”yı gerçekleştirmek için İzmir’e çıkan Yunan ordusu, 1922’de Türk direnişi karşısında yenilip Anadolu’yu terk etmişti. Türk tarih yazıcılığı açısından “Kurtuluş Savaşı”, Yunan tarih yazıcılığı açısından ise “Küçük Asya Felaketi” olan bu olay, Ege’nin iki yakası arasındaki uçurumu giderek büyüttü. Ancak Türkiye ve Yunanistan arasında kurulacak dostluğun hem Balkanlar hem de Avrupa coğrafyası açısından ne kadar kıymetli olacağının farkında olan Mustafa Kemal ile Venizelos’un bu gidişi durdurmadaki kararlılığı, yaklaşık on yıl içinde, iki ülkeyi savaştan barışa taşıdı.
Rusya
Ortaçağ'dan Sovyet Devrimi'ne
Rus halkının 9. yüzyılda dışarıdan, kendilerini yönetmesi için çağırdığı bir Vareg prensinin etrafında toplanmaya başlamasıyla temelleri atılan Rusya, zaman içerisinde diğer knezliklerin gönüllü katılımı veya ilhakıyla Moskova knezliği çatısı altında toplanmaya başladı ve 16. yüzyılda Rus topraklarındaki Moğol yönetiminin zayıflaması ve sona ermesiyle bir devlet haline geldi.
Cumhuriyet Dönemi Azınlık Politikaları ve Stratejileri Bağlamında
6-7 Eylül Olayları
Çok uluslu Osmanlı İmparatorluğu'nun dağılmasının ardından kurulan Türkiye Cumhuriyeti'nin, homojen bir ulus-devlet olma politikası çerçevesinde "vatan topraklarını Türkleştirmek" adına yürüttüğü faaliyetler, gayrimüslim azınlıkların aleyhine işleyen bir süreci de beraberinde getirmiştir.
Akıntıya Karşı
Ermeni Soykırımında Emirlere Karşı Gelenler, Kurtaranlar, Direnenler
1915’te emirlere karşı gelerek Ermenileri ölüm yolculuğundan kurtarmaya çalışan devlet memurları, din adamları, aşiret reisleri, köy ağaları ve sıradan insanlar da vardı. Akıntıya Karşı bu insanların hikâyelerini aktarırken, bu tür araştırmalarda karşılaşılabilecek sorunları ve tuzakları da hassasiyetle ele alıyor.
Osmanlı İstanbulu'nda Asayiş 1879 - 1909
Fransız tarihçi Noémi Lévy-Aksu, Osmanlı İstanbulu’nun asayiş meselesini, II. Abdülhamid’in Zaptiye Nezareti’ni kurduğu tarih olan 1879’la, bu nezaretin yerine Dahiliye Nezareti’ne bağlı Emniyet-i Umûmiye Müdüriyeti’nin oluşturulduğu 1909 arasındaki dönemi esas alarak anlatıyor ve Osmanlı’nın son döneminde sarayla tebaa arasındaki ilişkinin çeşitli veçhelerine ışık tutuyor.
Bir Ateistin İnanç Tarihçesi
En Sıra Dışı İcadımızı Anlamak
Bir Ateistin İnanç Tarihçesi insanlığın bilinmezle, “güvence arayışı”yla on binlerce yıldır kurduğu ilişkinin özlü bir anlatımı…
Toplumsal Tarih Çalışmaları
Kapitalizme geçiş, azgelişmişlik ve emperyalizm tartışmaları uzun bir süre Türkiye’deki sosyal bilimlerin gündemini belirlemişti. Bu tartışmalar, nereden gelip nereye gittiğimizi, devlet-toplum ilişkilerini, siyasal ittifakların niteliğini anlamaya yönelikti. Çağlar Keyder’in Toplumsal Tarih Çalışmaları başlığı altında toplanan makaleleri bu sorulara cevap ararken, 16. yüzyıldan itibaren kapitalist dünya sisteminin kuruluşunu, farklı tarih ve kültürlerin ürünü olan Fransız ve İngiliz modellerini, Osmanlı İmparatorluğu ve değişme/modernleşme/gelişme sorunlarını ele alıyor.
Tarihçiler
Véronique Sales’in yönetiminde, birçok yazarın katılımıyla hazırlanan Tarihçiler, dünya tarihyazımına ve tarih bilimine yön vermiş yirmi tarihçiyi, yaşadıkları hayatlardan yola çıkarak tarih biliminin yapı taşları haline gelen eserleri üzerinden ele alıyor
Parçalanan Devrim Düşleri
Osmanlı İmparatorluğu’nun Son Döneminde Hürriyetten Şiddete
Farklı etnik-dinî grupları barındıran Osmanlı İmparatorluğu’nun geniş coğrafyasında, dünyada yükselen devrim dalgalarından ve meşrutiyet hareketlerinden de etkilenilerek, 1908’de meşrutiyet ilan edildi. 1789 Fransız Devrimi’nin sembollerinden “özgürlük, eşitlik, kardeşlik” sloganını öne çıkararak Osmanlı yurttaşlığı yaratmayı amaçlayan bu devrim, Parçalanan Devrim Düşleri’nde, ülkedeki baskın olmayan gruplar açısından inceleniyor.
İktisadi Politikaları ve Uygulamalarıyla
İkinci Dünya Savaşı Türkiyesi 2. Cilt
İkinci Dünya Savaşı, sadece savaşan ülkelerin değil savaşa girmeyenlerin de ekonomisini alt üst etti. Bütün ekonomilerin savaş ekonomisine dönüşmesi, topyekûn savaşın bir gerçeğiydi. Birinci Dünya Savaşı’ndan harap çıkmış ve kalkınmaya çabalayan Türkiye, dışında durduğu bu savaştan olağanüstü etkilendi. İlhan Tekeli ve Selim İlkin, eserlerinin ikinci cildinde, Türkiye’nin İkinci Dünya Savaşı macerasının ekonomik yanını inceliyorlar.
Türkiye, Yahudiler ve Holokost
Türkiye, İkinci Dünya Savaşı sırasında gerçekleşen Yahudi soykırımıyla ilgili nasıl bir politika izledi? Bu konudaki yaygın ve popüler anlatıya göre, Avrupa’daki bazı Türk diplomatlarının girişimleri, binlerce Yahudi’nin soykırımdan kurtulmasını sağlamıştı.
Sovyet Yüzyılı
SSCB tarihin karanlığına karışmış gibi görünse de, geçtiğimiz yüzyıla vurduğu damga ve günümüzde süren etkisiyle, hâlâ önemli bir araştırma alanı. Fakat bu tarih, uzun bir süre boyunca, hem gerekli bilgi ve belgelere ulaşmanın güçlüğünden hem de Sovyet rejiminin gerçeklerini örten ideolojik perdenin varlığı nedeniyle yazılamadı.
İzmir 1830-1930 Unutulmuş Bir Kent mi?
Bir Osmanlı Limanından Hatıralar
1922’deki büyük yangın, İzmir’in tarihinde önemli bir kırılma noktası oluşturur. Bu olay, 19. yüzyıl boyunca Osmanlı İmparatorluğu’nun en ihtişamlı şehirlerinden biri sayılan İzmir’i karanlık bir unutulma dönemine hapseder. Yine de, bu parlak liman şehri kendi küllerinden yeniden inşa olmayı başardı. Elinizdeki kitap, daha çok bu yangından önceki İzmir’i, yani Osmanlı İzmir’ini inceliyor.
İlkel Asiler
19. ve 20. Yüzyıllarda Toplumsal Hareketin Arkaik Biçimleri Üzerine İncelemeler
Eric J. Hobsbawm’ın klasikleşmiş eseri İlkel Asiler, köylü isyanlarından binyılcı hareketlere, mafia’ya, İspanyol anarşizminin isyancılığı ile köylü tasavvurlarına, İtalyan fasci’leri ile komünist hareketin ilişkisine, şehirlerde güruhların ayaklanmalarına ve 20. yüzyılın komünist işçi kalkışmalarına bakarak isyanın, eşkıyalığın tarihini ele alıyor.
Modernleşen Çin'in Tarihi
Michael Dillon, Modernleşen Çin’in Tarihi’nde maddi ve kültürel birikimiyle Çin’in kapsamlı bir anlatısını sunuyor. 19. yüzyıldan günümüze kronolojik bir sırayla Çin’in geçirdiği değişim ve dönüşümleri aktarırken aynı zamanda kültürel tarih ve değişimi hızlandıran veya değişime direnişi destekleyen fikirleri de ele alıyor
Savaştaki İmparatorluklar 1911 - 1923
Elinizdeki kitap, Cihan Harbi’ni alışılagelmişin dışında hem daha geniş bir zaman aralığında hem de daha geniş bir coğrafyada ele alıyor.
Yüz Yıl Sonra Ermeni Soykırımı
Araştırmalar, Tartışmalar
Yüz Yıl Sonra Ermeni Soykırımı, çağımızın ilk soykırımını incelerken 20. yüzyılın ürünü olan bir kitlesel şiddet eylemleri çağını da sorguluyor.