Çağdaş Dünya Edebiyatı
Yedek Anahtar
Jane Smiley’yi önce sinemaseverler tanıdı Türkiye’de. Yakında yayımlayacağımız A Thousand Acres (Bin Dönüm) adlı romanı, geçtiğimiz sezon gösterilen ve bir hayli ilgi gören, Aile Bağları adıyla vizyona giren filme konu olmuştu. Pulitzer ve National Book Circle Ödülü’nü birlikte kazanma başarısını gösteren ender yazarlardan biri olan Jane Smiley Yedek Anahtar’da bir cinayetin anatomisini çizerken, bu cinayetle parçalanan hayatları anlatıyor.
Karanlıkta Okumak
Okurun ilk kez tanıştığı Kuzey İrlandalı yazar Seamus Dean, haklı bir üne kavuştuğu bu romanında, düşle gerçek arasında, korku ve sırların içinde yaşayan bir aileyi anlatıyor. Fianna savaşçıları, Grianan Kalesi, Kayıplar Tarlası, Donegal’deki ev...
Küvette Bulunan Günce
Yine bir Lem klasiği ile karşı karşıyayız. Hem de yepyeni; Türkçe’de ilk kez yayımlanıyor. Kurgusu kadar, dilin de mükemmel kullanıldığı bu kitapta Lem, temel dilbilim ve anlambilim kuramlarından yararlanıyor. Kahramanımız, “Özel Görev” için seçilmiş özel biridir. Görev’in tebliğ edileceği binaya girer ve...
Taklitçiler
Geçen yıl, Gerillalar’ı yayımlarken, Naipaul için şöyle demiştik: “Kitaplarındaki imzayla V.S. Naipaul, tam adıyla Vidiadhar Surajprassad Naipaul, Trinidad’dan İngiltere’ye, oradan dünyanın dört bir yanına ve çoğunlukla mazlumların, mağdurların ses verdiği ülkelere uzanan bir hayatın yazarı. Gezi, izlenim, araştırma, roman... Naipaul’un farklı türlerdeki eserleri, keskin bir zekânın süzgecinden geçmiş, ustaca anlatılmış çarpıcı gözlemlerde buluşur. O gözlemler farklı coğrafyalara dağılır.”
Soruşturma
Teğmen Gregory, Scotland Yard tarafından bir dizi ceset çalma olayını araştırmakla görevlendirilir. Fail ya da faillerin çalışma bölgesi bellidir ve “iş”ler bu bölge içinde geometrik bir bölümleme üzerinden gerçekleştirilmektedir. Soruşturmada elde edilen ilk veriler ise akıl ötesi, en azından mevcut kavramlar ötesi olaylara işaret etmektedir.
Uykunun Kardeşi
Yazarının da yayıncısının da ummadıkları kadar rağbet gören bir ilk kitap, Uykunun Kardeşi. 1961 doğumlu Avusturyalı yazar Schneider’in bu eseri, iki yılda 24 dile çevrildi; operaya, baleye ve sinemaya aktarıldı; Avusturya, Almanya, İtalya ve Fransa’da önemli edebiyat ödüllerine layık görüldü; yayımlandığı ülkelerin büyük bölümünde en çok satan kitaplar listesine girdi.
Yarın Dündür
Onbinlerce yıl önce mağara duvarına av resimleri çizen insanlarla günümüzün acımasız kapitalist rekabet koşullarıyla boğuşan insanlar arasında ne fark var? Usta romancı J.M. Laclavetine, bu soruların cevabını geniş zamanlı bir edebiyat kurgusunun yordamıyla arıyor.
Marx'ların Öyküsü
Karl Marx ölmemiş olsaydı, Marx Ailesi’nin tarihi bugün yaşanıyor ve yazılıyor olsaydı... Juan Goytisolo, bu varsayım üzerinden kurguladığı romanında, yakın tarihi, “sosyalizmin çöküşü” olarak adlandırılan süreci, Marx ailesinin tarihiyle çakıştırarak aktarıyor.
Aşil'in Nişanlısı
Alki Zei, yazar, senarist, tiyatrocu, eski bir direnişçi, Yunanistan solunun bağımsız isimlerinden... Eleni, roman kahramanı... Alki Zei’nin serüveniyle Eleni’nin serüveni Aşil’in Nişanlısı’nda, yani Zei’nin “yaşanmış ve romanlaşmış” hayat hikayesinde birleşiyor, aynı nehrin yatağını paylaşıyor, “sol” şeritte yaşanmış bir serüveni sorguluyor.
Akan Su Gibi
Marguerite Yourcenar’dan birbirini tamamlayan üç “bağımsız” hikaye: “Anna, kızkardeşim”, onaltıncı yüzyılın sonunda Avrupa’nın güneyinde yaşayan bir aristokrat ailenin gerilimlerini, iki kardeşin enseste kadar uzanan aşkını anlatıyor. “Güzel bir sabah”, bir tiyatro topluluğunun, oyunların, oyuncuların, oyunlarla iç içe geçmiş hayatların izini sürüyor.
Tutku
Fransız Devrimi’nin taze izleri üzerinden sürülen Avrupa: Bir oyuna dönüştürülmüş yaşamın, “Oynarsın, kazanırsın, oynarsın, kaybedersin. Oynarsın.” dedirten günlerin, karanlıkla ölümü ayıran akışı... Napolyon’un taç giyme töreni, dondurucu bir kışta Rusya içlerine ilerlemeye çalışan Fransız ordusu, müzisyen olacağını ya da cephede savaşacağını düşünürken kendini ordunun mutfağında bulan Henri...
Başlama Yeri
Masallara karışmış bir kentin keşfi ve kendileri için garip bir arayışa çıkacak o yürekli insanı bekleyen kent ahalisi. Beklenen kim mi? Hugh; başlama yerinden, dingin ve huzur veren eşikten keşiflere yelken açan Hugh... Günümüzün çok okunan, geniş bir coğrafyada ilgiyle izlenen yazarı Ursula K. Le Guin’den düşsel bir öykü; daha doğrusu, yeryüzündeki en eski öykünün çağdaş düşlerle örülmüş yorumu.
Kitabın Aynasındaki Adam
Jorge Luis Borges, bir merak oyununu, isteyerek ya da istemeyerek, hep canlı tutmuştu. Belki, okurların önünde bir kurgu alanı açmak istemişti. Evet, bir oyuna dönüşen merak: Borges aslında kimdir, nasıl biridir, nelerden ve kimlerden etkilenmiştir, yazı serüveni uzun hayatına nasıl yayılmıştır?
Gerillalar
Trinidadlı yazar Naipaul’dan İngiltere’ye de göndermeler içeren bir Afrika romanı, belki bir dünya romanı, belki “birey”in romanı, belki de bir “üçlü”nün roman.
Kara Kumsal
Adı önemli olmayan bir ülke, adı önemli olmayan bir diktatörlük ve kumsalda bekleyen bir adam, Alberto... Hapishanede ve sürgünde, göçte ve geri dönüşte hep direnmiş, mücadele vermiş, hafızasını da geleceğe yönelik düşlerini de korumuş bir insan...
Kör Melek
Faslı yazar Tahar Ben Jelloun’dan bir “mafya romanı”. Yer, mafya’nın anayurdu İtalya’da küçük bir köy. Başrolde, kocası cinayete kurban giden dul bir kadın ya da kendi korkularıyla kendi ahlakî çöküşünü hazırlayan bir toplum... Kör Melek, gerçeği, yalnızca gerçeği tüm boyutlarıyla; belgesellerin, gazetecilik çalışmalarının üstesinden gelemeyeceği bir derinlikle yansıtıyor.
Gece Gelen Kadın
Her şeyden kaçarak, yirmibeş yıl önce terkettiği köyüne dönen adam artık bir yabancıdır. Ancak daha popüler bir yabancı vardır köyde. Limuziniyle gizemli yolculuklara çıkan, her yolculuk dönüşü köylüler arasından birini tek gecelik sevgili olarak seçen bir kadın.
Uçurumun Kıyısında
Günümüz Avusturya edebiyatının önemli isimlerinden Gerhard Roth’un Türkçedeki ilk kitabı Uçurumun Kıyısında, rastlantı ve zorunluluk üzerine bir deneme, ya da iktidar ve adalete değinen bir polisiye.
G
Türk okurlarının yakından tanıdığı John Berger, G ile birlikte anlatının ve roman kalıbının gerekleriyle kendi üslubunu başarılı bir şekilde kaynaştırıyor. Romanın başarısı, birçok düzeyde bir sentez olmasında. Berger’ın üslubu, halkların kaderini etkileyen kitlesel politik olaylarla en mahrem erotik yaşantıların inceliklerini tek bir örgü içerisinde biğrleştirmesini mümkün kılıyor.
Dizginsiz Bir Sabırla
Tomás Borge, Sandinist hareketin kurucularından. Yola birlikte çıktığı arkadaşlarının tümü öldü, anı yazma işi Borge’ye düştü. Dizginsiz Bir Sabırla’da Borge’nin sofu bir anneyle başetmeye çalıştığı, kız peşinde koştuğu yeni yetmelik dönemi var. Sonra Sandinist Halk Kurtuluş Cephesi’nin kurucusu Carlos Fonseca’nın hayatı. Ve tabii ki, Nikaragua Devrimi’nin zorlu, acılı, şiirli, şarkılı, dayanışmalı, bol kayıplı ve hep umutlu hikayesi. Sahici bir devrimin uzun yolu.
Şimdi Değilse Ne Zaman?
Primo Levi, İkinci Dünya Savaşı’ndaki kişisel tanıklıklarından, acı deneyimlerinden de yola çıkarak, bir “Yahudi Partizan” grubunun Sovyet topraklarından Polonya topraklarına oradan da yenik Almanya’nın topraklarına uzanan, savaşın izin verdiği ölçüde “insanî” yürüyüşünü anlatıyor bu uzun romanda.
Geçkin Yaş Oyunları
Çağdaş İspanyol edebiyatının önemli isimlerinden Luis Landero, geçkin yaşta hayatına anlam kazandırmaya çalışanların öykülerini anlatıyor. Dümdüz hayat parçacıkları değil Landero’nun anlattıkları: Hayal edenler, hayal etmeyenler ve hayal etmeyi bilmeyenler...
Hayat Çizgisi
Yine bir “adamla kadın” hikayesi - veya meselesi. Bu defa “bir” adam ve “bir” kadın. Hayatın kıyısına sürüklenmiş insanların tuhaf buluşması. Boş bir ambarda. Bir kıyının son çizgisinde, şehrin, başka insanların, zamanın dışında, beraber debeleniş. Her şeyin dışında iken yine de üzerlerine dikilmiş gözler... Anlatılara konu olamayacak kadar az “olay”ın cereyan ettiği, elle tutulur, gözle görülür, sözle ifade edilir kısmı herkes için ulaşılır olmayan iç alemlere uzanan, insanı rahat bırakmayan bir kitap.
Bay Ahlak'ın Çöküşü
Kız çocuğu 12 yaşında, bir resim dehası olarak kabul ediliyor, büyük bir holdingin tek varisi... Kahramanımız, bir gemi yolculuğu boyunca bu çocuğun refakatçiliğini yapacaktır; para karşılığında tabii. Gemi hareket eder, “iş”le beraber gerilim ve oyun da başlar.