Çağdaş Dünya Edebiyatı
Ne İstiyorsunuz Benden?
Sinemacı Doris Dörrie’den, kadın ve kadın-erkek hikayeleri; bu arada Alman-Amerikan karşılaştırmaları. Batı’nın kadın ve kadın-erkek hikayeleri artık her yerde yaşanıyor; soy “Amerikan”la dünyanın dört bir yanından Amerikan tarzlarının karşılaşması da öyle.
Ypsilon
1. Dünya Savaşı ertesindeki yıkıcı-yaratıcı sanatsal hareketlilik ortamının çok yönlü simalarından Alman yazar Spengemann’ın küçük romanının arkaplanında “sanatı anlama” sorunu yatıyor. Başka birçok özelliğinin yanısıra, insanın eğlenmesinin düşünmesine engel olmadığının canlı bir kanıtı bu kitap.
Kahin
Türkiye’de hemen hiç tanınmayan Güney Kore edebiyatından, bilmediğimiz bir alemin bize esrarlı, büyülü görünebilecek görüntülerini, seslerini taşıyan bir örnek. Müşterilere ve garsonlara maske takma zorunluluğu getirilen, herkesin geceleri kişilik değiştirdiği tuhaf bir düzenin kurulduğu “Arılar Kraliçesi” barında... Barın müdavimi bir kahin... Hep doğru çıkan kehanetlerini dillendirmesi barın yeni düzeni içinde “yasaklanan” kahinin, bir cinayeti önceden haber vermesi.
Sarı Duvar Kağıdı
Bu kısa ama “tam” ve çok vurucu eser, evlilikte kadının her türlü iktidardan yoksun kalışının hikayesi, geçen yüzyılın sonunda yazıldığını inanılmaz kılacak kadar “çağdaş”... Doğum sonrasında yaşama gücünü tüketen bir kadın, kendini toplasın diye, şefkatli hekim kocası tarafından, kısa sürede bir tecrithaneye dönüşecek olan bir koca köşke getirilir. Hikaye, kadının bir duvar kağıdı desenleriyle kurduğu ilişkiyi anlatır.
Kuzey
Zamyatin’den iki hikaye. İlki, “Kuzey”, dev buzulları, uçsuz bucaksız denizi, uçsuz bucaksız gündüzü ve gecesiyle zorlu doğa koşullarını, Kuzey insanlarını önümüze seren, okuru usul usul içine çeken bir hüzün hikayesi. İkincisi, “Derinlikler”, giderek sertleşen, giderek acımasızlaşan, bir önceki aşamada facia olanı bir sonraki aşamada sıradanlaştıran bir aşk ve aldatma hikayesi.
Kurbağa Güncesi
Günümüzün bu önemli edebiyatçısının kendine has güncellik ironilerinin “en günceli”. İki yaşlı dul arasındaki aşk hikayesinin oluşturduğu fon önünde, Doğu Avrupa’nın kapitalistleşme telaşesi, Almanya-Polonya “tarihsel düşmanlığı”nın izleri, ihtiyar Avrupa’nın dinamik genç Asya karşısındaki tedirginliği, “yükselen yeni değerler”...
Taşkın
Yüzyıl başının en parlak yazarlarından Yevgeni Zamyatin’in hem Rus Devrimi’ni desteklemiş hem de yazma özgürlüğü kısıtlanınca ülkesinden ayrılmış oluşu, onun edebî ürünleri üzerine “iki katlı” bir örtü serilmesine yol açmıştı.
Kefenin Cebi Yok
İki Dünya Savaşı arası Amerika’sının eleştirel, muhalif yazarlarından, ülkemizde Atları da Vururlar kitabı (ve filmi) ile tanınan McCoy’un, tepkilerden ötürü ABD’den “kaçıp” 1937’de İngiltere’de yayımlanabilen romanı.
Yurtsuzların Ülkesi
Dugmore Boetie Güney Afrika Cumhuriyeti’nin zenci bir “uyruğu” olarak, toplum hayatını çok değişik bir açıdan -toprak yüzeyine çok yakın bir yerden- anlatıyor. Boetie rengi bozuk Güney Afrikalı lumpen proleterin vahşi hayatını, hiçbir felaket karşısında eksilmeyen bir mizah ve gülümseyişle hikaye ediyor.
Abanoz Kule
Çağdaş İngiliz edebiyatının en tartışmalı adlarından Fowles’u, varoluşçu deneyim ve aşk üçgeninin damıttığı yoğun bir uzun hikayesiyle sunuyoruz. Kitap, cinsel tutku ve sosyal görev, kutsal ve lanetli, soyutlama ve empati, romans ve gerçek gibi karşıt ve tamamlayıcı duyguların karmaşası, imgelerin yoğunluğu ve büyüleyiciliği ile yüreğe dokunan bir baş eser.
Eğlence Bitti
Robert Kolej henüz Boğaziçi Üniversitesi’ne dönüşmemiştir, ama her şeyin değiştiğini bildiren gürültüler alttan alta duyulmaya başlanmıştır. Beyoğlu’nun gizemli sokakları, Çiçek Pasajı, kilise kayyımları, yaşlı sosyete kurtizanları, kente yeni gelen çiçeği burnunda Amerikalı öğretmenler... O günlerdeki Robert Kolej değerlerinin anatomisi.
Polonyalı Olmak
Konwicki, 18. yüzyılın sonundan 1. Dünya Savaşı’nın bitimine kadar haritadan silinen ülkesinin ve bu kadere başkaldıran halkının öyküsünü anlatıyor. Tarihe “özgürlük savaşlarının kaydı” yaklaşımıyla bakan yazar, romanında Polonya-Rusya, Polonya-Batı ve Polonya-Polonya ilişkilerini içeren üçlü bir karmaşayı dile getirirken, kendini de bu karmaşanın hem ayrılmaz parçası hem de ürünü olarak görüyor.
Küskün Kahvenin Türküsü
McCullers, ABD’nin alt-orta sınıfları için kabus olan bir dönemin acılarını, Faulkner’ın dünyaya tanıştırdığı Güneyli duyarlılığı ve hüznüyle yoğuruyor. Hikayelerinde tekdüzeliğe, cefanın katı gerçekliğine teslim olmak istemeyen, belki beceriksiz, ama onurlu ve içlerinde derin bir sevgi taşıyan insanlar var.
Evlenmeyen Adamın Hikâyesi
Modern edebiyatın önemli yazarlarından Lessing’in 1972’de yayımlanan aynı adlı kitabından derlenen hikayeleri. Derlemeye, Lessing’in mitolojik güzel Helena ile Kassandra’nın imgelerinden esinlenerek kaleme aldığı, günümüzün insanlarına güncel dünya sorunları üstüne “yeniden düşünmeleri” için açık çağrı niteliğindeki metni de eklendi.
Dikenli Tel
Açlık tehlikesiyle yüzyüze gelip başkaldıran bir Peru köyünün hikayesi. Cerro de Pasco. Yaz kış buzla kaplı, kıraç alanlar. Ağaç ve çiçeğin yetişmediği ama Peru’nun en büyük maden yatağını bağrında saklayan arazide bir büyük Amerikan şirketi ve dünyayı hapsetmeyi amaçlayan dikenli tel.
Amerikan Hikayeleri Antolojisi
Çağdaş Amerikan hikayelerinden, Yitik Kuşak yazarlarından örnekler. Geçiş Dönemi, Güneyliler, kent ve yakın taşra azınlık edebiyatı. Beat kuşağı ve Yenilikçi Edebiyat. Stein, Parker, Fitzgerald, Hemingway, Wolfe, Steinbeck, Farrell, Saroyan, Porter, Faulkner, Hughes, Welty, McCullers, Capote, O’Connor, Miller, Thurber, Nabokov, Malamud, Bellow,Powers, Salinger, Jackson, Purdy, Algren, Updike, Theroux, Cheever, Vonnegut Jr., Baldwin, Barth, Baraka, Brautigan, Selby, Bartheleme, Donleavy.
Washington Meydanı
1850’ler Amerika’sı. New York henüz küçük bir kenttir. Dr. Sloper’la Mrs. Almond’un kendilerine, toplumsal konumlarına, önyargılarına güvenleri vardır. Para önemlidir. Dr.Sloper’ın kızı Catherine, babasının kendinde yarattığı kıraçlığa rağmen hayatını kazanmak üzere umarsız, acıklı bir çabaya girişir.
Latin Amerika Hikayeleri Antolojisi
Kolombiyalı Gabriel Garcia Marquez, Arjantinli Jorge Luis Borges ve Julio Cortazar, Kübalı G. Cabrera Infante, Şilili Jose Donoso ve Jorge Edwards, Perulu Mario Vargas Llosa, Uruguaylı J. Carlos Onetti, Uruguaylı Mario Benedetti, Brezilyalı C. Vasconcelos Maia ve J. Guimaraes Rosa, Meksikalı Juan Rulfo ve Carlos Fuentes’den seçilmiş hikayeler.