Politika/Siyaset
Türkiyeli Kürtler Üzerine Yazılar
Milliyetçilik konusunda uzun yıllardır çalışan Baskın Oran, Türkiyeli Kürtler Üzerine Yazılar’da Kürt sorunu üzerine 1990’ların ortasından günümüze kadar yazdığı yazılardan bir seçki yapıyor.
Ermeni Tabusu Üzerine Diyalog
Ermeniler ve Türkler arasında geçmişte yaşananları yüz yüze konuşmak artık mümkün mü? Acıları paylaşmak, yaşananları anlamak ve insanlığa aykırı ne yapılmışsa teşhir etmek... Bugün böyle bir dönemin eşiğindeyiz. Bunun için her şeyden önce hiçbir tabunun esiri olmadan konuşmaya, dertleşmeye, keşfetmeye, öğrenmeye, anlamaya ihtiyacımız var.
Yarıda Kalan Hayat
Nîv Jiyan
Yarıda Kalan Hayat, Nîv Jiyan. Orhan Doğan’ınki, sadece kendisi ve sevenleri için değil, sahiden dünya ve memleket için, yarım kalmış bir hayattı. Özellikle “Kürt Açılımı”yla hararetlenen tartışmalarda, hemen herkesin aklından geçiyor: “Keşke şimdi Orhan Doğan olsaydı...”
İkinci Parti
Türkiye’de İki Partili Siyasi Sistemin Kuruluş Yılları (1945-1950) Cilt 1
İkinci Parti, 1945 yılını temel alarak, tek-parti döneminde şekillenmiş siyasî alışkanlıkların İkinci Dünya Savaşı sonrasında beliren yeni uluslararası gelişmelerle bambaşka siyasî, iktisadî ve toplumsal dönüşüm ağında Demokrat Parti’ye uzanışını ele alıyor.
Türkiye'de Sol Akımlar 1925-1936 (Cilt 2)
Türkiye’de Sol Akımlar’ın birinci cildi 1925 yılında noktalanıyordu. 1925’ten itibaren hem yeni ulus-devletin elitleri arasındaki iktidar mücadelesi hem de Sovyetler Birliği’nin politikaları, Türkiye sol hareketi üzerinde doğrudan belirleyici hale geldi. Türkiye’de Sol Akımlar 1925-1936, bu çalkantılı dönemin tarihini ele alıyor. Günlük gazeteler, hatıralar, mektuplar, mahkeme kayıtları ve parti arşivleri, bu cildin de zeminini oluşturuyor.
Yeni Bir Sol Tahayyül İçin
Birikim'den seçilen bu makaleler, yeni bir sosyalist-sol tahayyül için rehber teşkil etmiyor. Daha çok, yeni bir tahayyülün ufkunu anlık olarak ışıtan işaret fişekleri atıldığını söyleyebiliriz.
Askerî Müdahalelerin Orduya Etkisi
Hiyerarşi Dışı Örgütlenmeden Emir Komuta Zincirine
Doğan Akyaz, 27 Mayıs 1960 ve 12 Mart 1971’deki askerî müdahaleleri, bununla birlikte müdahalelerin öncesi ve sonrasındaki girişimleri, arayışları, tartışmaları inceliyor. Her iki dönemdeki cunta yapılanmalarını ayrıntısıyla ele alıyor. Hükümetlerin ve sivil siyasi otoritenin cuntalaşmayı önlemeye dönük çabasının, ki bu çaba bizzat ordu yönetimi tarafından da paylaşılıyor, sonuçta ordunun siyasetteki ağırlığının yerleşikleşmesini, kurumlaşmasını beraberinde getirdiğini görüyoruz.
İngiliz Marksist Tarihçiler
Maurice Dobb, Rodney Hilton, Christopher Hill, E.J. Hobsbawm ve E.P.Thompson... Yarattıkları gelenekle çağdaş tarih ve sosyal bilim kuramları arasında özgün bir yer edinen bu isimler 20. yüzyılda Marksist felsefeyi yeniden şekillendirdiler. İngiliz Marksist Tarihçiler bu isimlerle birlikte pek çok önemli kuramcıyı da ele alan kapsamlı bir değerlendirme.
D’nin Halleri
Din, Darbe, Demokrasi
Türkiye’nin özel bir dönemini oluşturduğunu söyleyebileceğimiz son otuz yıllık yakın dönem tarihinin etrafında döndüğü başat kavramlar arasında şu üçünün olduğuna şüphe yok: Din, Darbe ve Demokrasi. İslâmcılık ve AKP formlarında dinsellik; 12 Eylül 1980’den başlayarak süreğenleşen darbeler ve darbe teşebbüsleri; kamusal bir aydınlanmanın esas dayanağı olarak demokrasinin darlıkları ve imkânları…
Bölünmüş Kıbrıs (1964-2005)
Taksim!
Türkiye ile Yunanistan arasındaki tarihsel çatışmanın etkileri, 1960’tan beri bağımsız bir ada olan Kıbrıs’ta daima hissedildi. Her iki ülkenin milliyetçi akımları zamanla, Kıbrıs halkları arasında saldırganlığın tırmanmasına yol açtı.
Modern Türkiye'de Siyasi Düşünce Cilt 9 / Dönemler ve Zihniyetler
Modern Türkiye’de Siyasî Düşünce dizisi Dönemler ve Zihniyetler cildi ile tamamlanıyor. 19. yüzyılda başlayan Osmanlı-Türk modernleşmesi ve bunun siyasal düşünce âlemi üzerindeki etkisi farklı kaynak tartışma, aktör ve hareketlerle ortaya konuyor. Dönemler ve Zihniyetler bu süreç içerisinde yaşanan farklı tartışmaları ve bu tartışmaların aktığı farklı mecraları bir araya getirirken, siyasal düşünce dünyamızın zenginlik, farklılık ve “araz”larının bir dökümünü sunuyor.
Modern Türkiye'de Siyasi Düşünce Cilt 9 / Dönemler ve Zihniyetler (Ciltli)
Modern Türkiye’de Siyasî Düşünce dizisi Dönemler ve Zihniyetler cildi ile tamamlanıyor. 19. yüzyılda başlayan Osmanlı-Türk modernleşmesi ve bunun siyasal düşünce âlemi üzerindeki etkisi farklı kaynak tartışma, aktör ve hareketlerle ortaya konuyor. Dönemler ve Zihniyetler bu süreç içerisinde yaşanan farklı tartışmaları ve bu tartışmaların aktığı farklı mecraları bir araya getirirken, siyasal düşünce dünyamızın zenginlik, farklılık ve “araz”larının bir dökümünü sunuyor.
Avrupa’nın Müslüman Komşuları
Türkiye, Bosna, Fas, Mısır
Elinizdeki kitapta Avrupa Parlamentosu’nun iki üyesi, Joost Lagendijk ve Jan Marinus Wiersma’nın Balkanlar’da, Türkiye’de, Mısır’da ve Fas’ta İslamcılık üzerine önemli siyasetçilerle yaptıkları görüşmeler canlı bir şekilde anlatılıyor.
Kapitalizmin Marksist İktisadı
1980’lerde dünyayı sarmaya başlayan neoliberal politikaların hızlandırdığı küreselleşme, günümüz toplumlarının kapitalist niteliklerini çok daha açık biçimde ortaya çıkardı. Özellikle yaşanılan krizler, kapitalizmin yeniden sorgulanmasını gündeme getiriyor.
Arayışlar
Bilim, Kültür, Üniversite
Hasan Ünal Nalbantoğlu’nun dili, bilhassa kavramları “karşılamadaki” ve açmadaki titizliği, başlı başına bir sosyal bilim tecrübesidir: “Kitsch”leşmeye razı gelmeyen bir düşünsel özenin ve tutkunun örneği. “Bilimcilik oynamak yerine bilgi üretme…” Aslında bu sözleri özetleyebilir, Hasan Ünal Nalbantoğlu’nun Arayış’ını.
Dehşetli Zamanlar
Amok, Terör ve Savaş
Wolfgang Sofsky, ürpertici bir soğukkanlılıkla ve sosyal teorinin zengin bakış açısıyla, modern zamanlarda şiddetin görünümlerini inceliyor. Şiddetin rasyonel şemalara sığmayan “doğasına” bakıyor.
Dünyanın Zenginliği, Ulusların Fakirliği
‘Küreselleşme’, bugün pek çok şeyi açıklamakta kullandığımız anahtar bir kavram. Birçok farklı olguyu bu kavramla açıklıyor, bir sürü olumsuz gelişmenin müsebbibi sayıyoruz; Seattle ve Washington’daki protesto gösterilerini destekliyoruz. Bizim için küreselleşme, zengin ülkelerdeki fakirliğin ve fakir ülke halklarının daha da fakirleşmesinin nedeni...Peki gerçekten tüm sıkıntılarımızın sorumluluğu küreselleşmede mi? Daniel Cohen, birçok dile çevrilen bu kitabında sorumluluğun küreselleşmede değil “yeni sanayi devrimi”nde olduğunu iddia ediyor.
17. Yüzyılda Ayntab
Osmanlı Kentinde Toplum ve Siyaset
Osmanlı İmparatorluğu’nda payitaht ile taşra arasında, tarihyazımını da etkileyen bir mesafe her zaman söz konusu olmuştur. Osmanlı tarihçileri payitahta, oradaki siyasi, iktisadi ve kültürel hayata odaklanırken, uzun süre Osmanlı taşrası ihmal edildi.
Şirket ve Parti
Genç Parti ve ‘Yeni Siyaset’
Genç Parti, Türkiye’nin yakın dönem siyasal hayatının en ilginç olaylarından biri. Parti, Uzan şirketler grubunun kuruluş yıldönümü kutlama konserlerinin devamında, “halka ilişkiler” organizasyonuna benzeyen bir süreçte ortaya çıktı. Dört ay sonra girdiği 2002 genel seçimlerinde ise seçim barajını zorlayacak noktaya ulaştı.
Ergenekon’a Gelmeden
Türkiye’de Devlet Zihniyeti
Siyasî hayatımız bizi hep şaşırtıyor; bazen umutsuzluğa bazen isyana sürüklüyor. Çünkü toplumu ”devlete ait” sayan ve bizim için birtakım yaşam kalıpları öngören birileri, devlet uğruna topluma kıyıyor. “Susurluk”, toplumumuz için bir aydınlanma terapisi olmuştu.
Nietzsche’nin İdeası
İspanyol felsefeci Fernando Savater’den, yaklaşık çeyrek yüzyıldır tutkuyla okuduğu, tartıştığı, yorumladığı Friedrich Nietzsche üzerine, kendi deyimiyle “ne akademik ne de bilimsel” denilebilecek bir eser Nietzsche’nin İdeası. 20. yüzyılın düşünce dünyasını etkileyen, rotasını belirleyen en önemli figürlerden biri olan Nietzsche’ye dair çalışmaların sayısı düşünüldüğünde, geleneksel kalıplar içinde yeni bir şey söylenebileceğini iddia etmek zaten mümkün değil.
Dünyayı Değiştirmek İsteyenler Ulusu Nasıl Tasavvur Ettiler?
Ulusun tanımı, anlamı ve varlığı sosyalistler arasında her zaman tartışılmıştır. Ulusa dair tartışmalar Marx’tan Lenin’e, Stalin’den Hobsbawm’a uzanan bir tarih içerisinde şekillenmiş, kimi zaman siyasal, kimi zaman stratejik yaklaşımların konusu olmuştur. Ulus, millet ya da halk kelimeleri arasında süregiden çekişmelerin, sosyalistlerin konuyu ele alışlarında belirli bir netlik veya kolaylık sağladığı da söylenemez.
Türkiye'yi Anlamak
Zihniyet, Değişim ve Kriz
Batı’yı Anlamak kitabıyla Batı dünyasındaki gelişme, değişim ve dönüşümlerin ana ekseni olan modernitenin kavranmasında köşe taşlarına işaret eden Etyen Mahçupyan, Türkiye’yi Anlamak’ta gözlerini bu kez üzerinde yaşadığımız coğrafyaya çeviriyor. Türkiye toplumunun Osmanlı’nın duraklama ve gerileme döneminden itibaren yaşamaya başladığı krizlerden günümüze uzanan bir hatta yaptığı güçlü gözlem ve analizlerle, Türkiye’de modernleşmenin Batı modernleşmesinden farklılıklarını ve benzerliklerini inceliyor.
Türklüğe İhtida
1870-1939 İsviçre’sinde Yeni Türkiye’nin Öncüleri
Kıyametvârî bir “çağ dönümü” ikliminde, ancak en güçlülerin hayatta kalmaya imkânı ve hakkı olacağına inanıyorlardı. Devleti ve milleti yok olmaktan kurtarmak için, “hastalıklı uzuvları” kesip atmak, “mikropları” topyekûn temizlemek gerekliydi. Ve tabii milleti, milletin öncülerini bu gerekliliğin kesin inancıyla donatmak.