Politika/Siyaset
Dünyayı Değiştirmek İsteyenler Ulusu Nasıl Tasavvur Ettiler?
Ulusun tanımı, anlamı ve varlığı sosyalistler arasında her zaman tartışılmıştır. Ulusa dair tartışmalar Marx’tan Lenin’e, Stalin’den Hobsbawm’a uzanan bir tarih içerisinde şekillenmiş, kimi zaman siyasal, kimi zaman stratejik yaklaşımların konusu olmuştur. Ulus, millet ya da halk kelimeleri arasında süregiden çekişmelerin, sosyalistlerin konuyu ele alışlarında belirli bir netlik veya kolaylık sağladığı da söylenemez.
Türkiye'yi Anlamak
Zihniyet, Değişim ve Kriz
Batı’yı Anlamak kitabıyla Batı dünyasındaki gelişme, değişim ve dönüşümlerin ana ekseni olan modernitenin kavranmasında köşe taşlarına işaret eden Etyen Mahçupyan, Türkiye’yi Anlamak’ta gözlerini bu kez üzerinde yaşadığımız coğrafyaya çeviriyor. Türkiye toplumunun Osmanlı’nın duraklama ve gerileme döneminden itibaren yaşamaya başladığı krizlerden günümüze uzanan bir hatta yaptığı güçlü gözlem ve analizlerle, Türkiye’de modernleşmenin Batı modernleşmesinden farklılıklarını ve benzerliklerini inceliyor.
Türklüğe İhtida
1870-1939 İsviçre’sinde Yeni Türkiye’nin Öncüleri
Kıyametvârî bir “çağ dönümü” ikliminde, ancak en güçlülerin hayatta kalmaya imkânı ve hakkı olacağına inanıyorlardı. Devleti ve milleti yok olmaktan kurtarmak için, “hastalıklı uzuvları” kesip atmak, “mikropları” topyekûn temizlemek gerekliydi. Ve tabii milleti, milletin öncülerini bu gerekliliğin kesin inancıyla donatmak.
Hasan Ünal Nalbantoğlu’na Armağan
Symbolae In Honorem
Hasan Ünal Nalbantoğlu, hep öğrencileriyle bir “söyleşi”nin parçası olmuş bir öğretmen ve bir entelektüel. Beşeri ve sosyal bilimlerden doğa bilimleri ve mimarlığa uzanan bir yelpazede, çeşitli ilgilere dair zihin açıcı sohbetlerinden ve metinlerinden kaç kuşak yararlandı, yararlanıyor! Sohbetler-ve-metinler diyoruz, çünkü Nalbantoğlu’nun dersleri, söyleşileri ve yazdıkları hep birbiriyle diyalog halinde, birbirini doğuran etkinliklerdir.
Akıl ve Toplumun Özgürleşimi
Jürgen Habermas Üzerine Bir Çalışma
Jürgen Habermas’ın epistemolojiyi toplumsal bir teori olarak kurma çabasını anlamlandırmaya yönelik bir çalışma olan Akıl ve Toplumun Özgürleşimi, eleştirel bilgi teorisinin tarihsel ve toplumsal kökenlerini ele alıyor.
Batı'yı Anlamak
Zihniyet Değişim ve Kriz
İnsanlığı bir yerden bir yere taşıyan modernizmin, bir zihniyet analizine konu edildiğinde ne tür bir algılamaya denk düştüğü üzerine etraflı ve sistemli bir düşünme faaliyetinde bulunan Etyen Mahçupyan, zaman içinde kendi başına adeta sarsılmaz bir değer haline gelen “zihnî kalıpların” kökenlerini ele alıyor.
Meydan Okuyan Sol
Bolivar’ın Rüyası ve Güney Amerika
Güney Amerika gerçekten sola doğru kayıyor mu? 1998 yılında Chavez’in Venezuella’da kazandığı zaferden bu yana seçimlerde, birbirinin aynısı olmasa da, düzenli olarak sol ya da merkez-sol yönetimler iktidara geldi: Brezilya’da Lula, Arjantin’de Nestor Kirchner, Uruguay’da Frente Amplio, Bolivya’da Evo Morales, Ekvador’da Rafael Correa... Michelle Bachelet ve diğer Şilili sosyalistlerin devam eden başarısı da bu diziye eklenebilir.
Darbe
Hawaii'den Irak'a Amerika'nın Rejim Değişiklikleri Yüzyılı
“Rejim değişikliği” George W. Bush’la başlamadı. Yüz yılı aşkın bir süredir Amerikan dış politikasının ayrılmaz parçası oldu. Hawaii monarşisinin 1893’te alaşağı edilmesinin ardından, tüm 20. yüzyıl boyunca devam edip günümüze kadar geldi. Amerika Birleşik Devletleri, kendi politik ve ekonomik hedeflerine engel olan hükümetleri hiç tereddüt etmeden devirdi.
İfade Özgürlüğü
İlkeler ve Türkiye
Demokrasinin ve de bireysel özgürlüklerin vazgeçilmez unsuru olan düşündüklerini açıklama ve yayma hürriyetini, yani ifade özgürlüğünü, bir “turnusol kâğıdı” olarak değerlendirmek mümkün: Bir ülkede demokrasinin, kişi hak ve özgürlüklerinin ne kadar önemsendiği, en net bir şekilde, bu özgürlüklerle kurduğu ilişkilerde tezahür eder.
Dionysos'un Emeği / Devlet Biçiminin Bir Eleştirisi
“Dionysos; yaşayan, canlı emeğin tanrısıdır, kendi zamanında yaratışın. Bu çalışmada, sermayenin canlı emeği işe koşabilmek için onun vahşi enerjilerini evcilleştirmek üzere yararlandığı değişik uygulamalar ve teoriler üzerinde duracağız. Ancak devletin rafine kontrol ve sömürü -pratik ve teorik- aygıtlarını analiz ederken, onun korkunç tertiplenme biçimlerine dikkat çekerek insanları dehşete düşürmeyi değil, onun nizamına rest çeken, radikal alternatifler öneren güçleri fark etmeyi, onları daha yakından tanımayı amaçlıyoruz.
Tebaadan Vatandaşa
Kıbrıs'ta Modernite ve Milliyetçilik
Kıbrıs genellikle bir adanın taşıyabileceğinden daha büyük siyasal yüklerin ve çatışmaların ortasında kalmıştır. Bu noktada öne çıkan adanın kendisi değil, ada üzerindeki iki halkın asıl temsilcileri sayılan iki ulus-devlet ve onların uluslararası muhataplarıdır. Rebecca Bryant, Tebaadan Vatandaşa’da bu algı düzeyinin ötesine geçiyor. Adanın tarihini antropolojik bir gözle yalnızca ada üzerindeki iki cemaatin tarihiyle okumayı öğreniyor.
Şinasi
Şiirde halka yönelmeyi hedeflemiş; hak, hukuk, adalet, medeniyet gibi kavramları şiirle buluşturmayı denemiş, ülkesinde bağımsız gazeteciliğin öncüsü olmuş, ilk yerli tiyatro oyununa imza atmış gerçek bir yenilikçi üzerine, İbrahim Şinasi üzerine kapsamlı bir inceleme.
Sosyalizmi Yeniden Düşünmek: 2
Sosyalizmde Devrim
Bu ikinci ciltte işlenen konuların büyük bir kısmını, kabaca tamamını, Ömer Laçiner Birikim’in 1975-80 arasındaki birinci yayın hayatında ele almaya başlamıştı. Bu nedenle, aralarında zaman zaman onbeş hatta yirmi yıllık zaman farkları olmasına rağmen, bu iki ciltte yer alan yazılarda süreklilik ön plana çıkıyor.
Avrupa Birliği'nin Genişleme Süreci
Bugün Avrupa Birliği dördüncü ve en kapsamlı genişleme sürecini yaşıyor. Bu süreç, 1945´ten bu yana bölünmüş Avrupa´yı Soğuk Savaş sonrasında yeniden birleştirme amacını ve bu sayede de, yeni bir güç olarak dünya sahnesine çıkacak Büyük Avrupa´yı yaratma amacını taşıyor. Bu sürecin dinamiğini de üye ve aday ülkeler oluşturuyor.
Sosyalizmi Yeniden Düşünmek: 1
Sosyalizmin Bunalımı: Ne Yapmalıydık?
Uluslararası sosyalist hareket 1970’ler boyunca ağır bir bunalım döneminden geçti. Sovyetler Birliği - Çin arasındaki kutuplaşmalar Vietnam’da olduğu gibi çatışmalara vardı; Afganistan’da olduğu gibi askerî darbe yoluyla “sosyalist devrim”ler yapıldı! Bu “sosyalist” ülkelerde ciddi halk muhalefetleri ortaya çıktı... Tüm bunlara rağmen hâkim “geleneksel sosyalizm” düşüncesini savunanlar, her şey yolundaymış gibi yollarına devam ettiler.
Mete Tunçay'a Armağan
Mete Tunçay, hem son derece titiz ve üretken bir araştırıcı olarak hem ufuk açan, tecessüsleri tahrik eden bir “öğretmen” olarak, Türkiye’nin sosyal bilimler ortamında derin izler bırakmış, bırakmaya devam eden istisnâî bir entelektüel. Elinizdeki derleme, Mete Tunçay’ın temel ilgi ve çalışma alanlarını gözeterek hazırlandı. Kitap, onun araştırma, derleme ve çevirileriyle katkıda bulunduğu üç alana ilişkin özgün makalelerden oluşuyor.
Ortadoğu'da Sivil Toplumun Sorunları
Ortadoğu, hele Batılı bakış açısından, "sivil toplum" kavramına zıt çağrışımlarla algılanıyor: vesayetçi devlet yapıları, toplumu "devlet ve millet"le özdeşleştirip özerk sivil inisiyatifleri boğan resmî-millî ideolojiler... Heidi Wedel ve Ferhad İbrahim'in Batılı ve Ortadoğulu araştırmacıların yazılarından derledikleri bu kitapta, Ortadoğu'da sivil toplum potansiyeline başka bir açıdan bakılıyor.
Faydacı Aklın Eleştirisi
Kısa zamanda sosyoloji, antropoloji, iktisat, siyaset ve ahlâk felsefesindeki birçok çalışmayı etkileyen bu kitap, “Toplumsal Bilimlerde Faydacılık Karşıtı Hareket” girişiminin 1982’den beri yayımladığı dergide dile getirilen temel bir tezi özetliyor: Modern düşünün gelişiminin karşısındaki en önemli engel, ekonomizmdir. Günümüzde sorulan asli sorulara verilecek mümkün yanıtlar alanının sınırlarını ekonomizm çizer.
Cumhuriyet Kuramları
Siyasal literatürde her zaman yer almış olan cumhuriyetçi düşünce, 20. yüzyılın son yıllarında yeniden keşfedilerek, o döneme kadar büyük ölçüde liberalizm ve sosyalizm karşıtlığının egemen olduğu siyaset felsefesi tartışmalarında terminolojiyi yeniledi. Ama cumhuriyetçi söylem görece belirsiz bir içerik sergilemekten de geri kalmadı.
60 Yıl Sonra Auschwitz
Auschwitz... Nazi zulmünün en somut hale geldiği birkaç yerden biri... Bugün halka açık; insanların gelip anılarını yaşattığı, yaşanılan vahşeti hiçbir zaman unutmamak için ziyaret ettikleri bir çeşit hac yeri. Yine de artık tarihî gerçeğinden, yani Yahudilerin sistematik olarak katledildiği bir kamp oluşundan kopuk, sadece sembolik bir anlam taşıyor.
Sosyoloji Yazıları
Max Weber, Şerif Mardin’in deyişiyle “Günümüzün sosyoloji biliminin önderleri arasında zirvedeki yeri dolayısıyla üzerinde sık sık durulan simalardan biri”.
Sivil İtaatsizliğe Çağrı
Sivil itaatsizlik deyişini ilk defa, Amerikalı felsefeci ve şair Henri D. Thoreau 1849'da hükümete karşı kaleme aldığı bir metinde kullandı. Sivil itaatsizlik, insanlık tarihini hep en kritik noktalarda yönlendirdi, tarihin seyrini değiştirdi ve sonuçta hep yasaya karşı, ama sonradan aklanmış bir eylem biçiminin adı oldu.
Manevralar
Kadın Yaşamının Militarize Edilmesine Yönelik Uluslararası Politikalar
Kadın hayatının militarizasyonu sadece savaşlarla sınırlı değil. Gündelik askerî pratikler de kadınların hayatlarına çeşitli şekillerde girip, var oluyorlar. Askerlik yapan kadınlar, askerî harekâtlarda zarar gören kadınlar; tecavüze uğrayan, işkence gören, hemşirelik yapan, aşçılık yapan yine onlar... Cynthia Enloe, kadınların hayatlarının nasıl militarize edildiğine dair bu çalışmasında uluslararası örnekleri değerlendirip, aynı tahakküm pratiklerinin nasıl var olduğunu gösteriyor.
Kenan Evren'in Yazılmamış Anıları
"Kitabın türünü belirleyemedim. Roman değil, ama roman. Anı değil, ama anı. Günce değil, ama günce. Özyaşamöyküsü değil, ama özyaşamöyküsü. Bir araştırma değil, ama bir araştırma. Bence, bilimkurgu denilen roman türünün yeni ve gerçekçi bir modeli diyebiliriz bu kitaba. Çünkü bilimsellikle düşsellik, imgeyle gerçek, varolanla varsayılan, söylenenle söylenmek istenen iç içe.