Kentleşme, Çevre ve Ekoloji
Kıyamet Makinesi
Dünyanın En Pahalı Yakıtı Nükleer Enerjinin Ağır Bedeli
Cohen ve McKillop ise Kıyamet Makinesi’nde enerji politikaları, ticari çıkarlar, çevreciler, sağlık politikaları, uluslararası kuruluşlar, siyaset, zehirli atıklar, artan maliyetler, Kuzey-Güney gerilimi gibi iç içe geçmiş konuların arasından nükleer enerjiyi tüm yönleriyle ele alarak doğru bilinen yanlışları, mitleri, şaşırtıcı gerçekleri sergiliyorlar.
"Öğrenci İşi"
Üniversite Öğrencilerinin Gündelik Hayatı: İstanbul Örneği
İstanbul’a, sadece Türkiye’nin değil, dünyanın da en büyük kentlerinden birine “okumaya” gelmek… Sadece derslerle, hayat gailesiyle değil bir metropol olan İstanbul’la da mücadele etmek… A. Çağlar Deniz, “Öğrenci İşi”nde İstanbul’a okumak için gelen üniversite öğrencilerinin uyum sağlama “taktiklerini” tespit etmeye çalışıyor. Bu taktiklerin gençlerin sosyal ve kültürel sermayelerine göre değişip değişmediğini, ideolojik veya dinî gruplara üye olunmasıyla farklılaşıp farklılaşmadığını, etnisite yahut cinsiyet değişkenlerine göre ayrışıp ayrışmadığını etraflı şekilde değerlendiriyor.
Bu Çamuru Beraber Çiğnedik
Bir Gecekondu Mahallesi Hikâyesi
Muazzam canlı malzemesiyle, roman lezzetiyle okunacak bir araştırma.
Türkiye Coğrafyası
Marcel Bazin ve Stéphane de Tapia’dan, Türkiye’yi çok geniş kapsamda ve detaylı bir şekilde incelerken, aynı zamanda zihinlerde yer etmiş coğrafya kavramını da değiştirebilecek nitelikte bir çalışma.
Milyonluk Manzara
Kentsel Dönüşümün Resimleri
Kentsel dönüşüm kenti nasıl dönüştürüyor, neye dönüştürüyor? Kentsel dönüşümün ortaya çıkardığı manzara nedir? Hem mecazi anlamıyla, nasıl bir manzara: Nasıl bir mekânsal düzen, nasıl bir sosyal ilişki örgüsü, nasıl bir sınıfsal-toplumsal doku? Hem de düz anlamıyla, nasıl bir manzara: nasıl bir peyzaj, nasıl bir coğrafya, nasıl bir kent resmi?
Dünya Satılık Değildir
Pisboğazlılığa karşı köylüler
Büyük şirketler kâr etmek için dünyanın her köşesini, bütün kaynaklarını, doğasını ve insanları kullanıyorlar. Durmak bilmeyen bir kâr hırsına tâbi olarak, bazen aralarında anlaşıp bazen çatışarak, canlıların doğasını değiştiriyorlar. Devlet(ler)i de amaçlarına alet ediyorlar. Çok şeyi kaybettik, birileri buna dur demedikçe daha da kaybedeceğiz.