Tekrar Baskılar

Şanslıyım! Şanssızım!
Şanslıyım! Şanssızım!
Thomas Halling
İyi ve kötü, şans ve şanssızlık kavramları üzerine sorular soran ve olaylara çokyönlü bakmayı öğreten eğlenceli bir hikâye.
Dünyadan Aşağı
Dünyadan Aşağı
Gaye Boralıoğlu
Gaye Boralıoğlu, su gibi akan berrak bir dille, seneler sonra dahi konuşulacak yeni bir roman karakteri resmediyor, sıradışı ve yanıbaşımızda.
Uyku Sersemi
Uyku Sersemi
Hakan Bıçakcı
Hakan Bıçakcı, kaybolan maziyi, vinçleri, kamyonları, sahte ay ışığını, uykusuzluğu, kötü rüyaları anlatıyor. Görünmez elin hırsla yırttığı sayfalar...
Dolaylı Eylem
Dolaylı Eylem
Ulus Baker, Ege Berensel (Der.)
Ulus Baker “Yazı”sını, akışları, kazaları, olayları biriktiren, gösteren, kaydeden bir “Dolaylı Eylem” makinesi olarak kuruyor: “Yazmak iletişim kurmak değil direnmektir.”
Karşılaştırmalı Faşizm Çalışmaları
Karşılaştırmalı Faşizm Çalışmaları
Constantin Iordachi (Der.)
Constantin Iordachi’nin derlediği Karşılaştırmalı Faşizm Çalışmaları, farklı akademik disiplinlerden gelen ve faşizme dair ilgisini canlı tutan yetkin isimlerle birlikte bu sorulara çeşitli analitik perspektiflerden ve Vichy Fransa’sı, Stalin Rusya’sı, Avusturya, İspanya, Portekiz, Macaristan, Polonya, Yunanistan, Hırvatistan, Slovakya ve Romanya’daki özgün tarihsel örneklerden cevaplar arıyor, yeni sorular soruyor.
İcad Edilmiş Şehir: Ankara
İcad Edilmiş Şehir: Ankara
Funda Şenol Cantek (Der.)
İcad Edilmiş Şehir: Ankara okurun elinden tutup geçmişten günümüze uzanan başkenti farklı yönleriyle bazen tatlı tatlı, bazen de sert mizacıyla anlatıyor, etraflı bir şehir turuna çıkarıyor…
Mıstık, seni anlamıyoruz!
Mıstık, seni anlamıyoruz!
Noktalama İşaretlerinin Öyküsü

Tülin Kozikoğlu
Mıstık’ın kelimeleri, kağıdın üstünde yan yana dizilince anlaşılmaz oluyor. Sanki ya bir şeyler eksik ya da bir şeyler fazla. Yanlış olan ne acaba?
İngiltere'de Devrim Çağı 1603 - 1714
İngiltere'de Devrim Çağı 1603 - 1714
Christopher Hill
Christopher Hill bu eserinde, 1603-1714 arasında yaşanan dönüşümün farklı etaplardaki aktörlerini; bireylerin arzu, hesap ve çıkarlarını; toplumun talep, reaksiyon ve beklentilerini aynı tablo üzerinde en ince ayrıntısına kadar resmederken, aynı zamanda İngiliz Devrimi olarak anılan sürecin tarihsel önemini de hassas bir şekilde tartışıyor.
Osmanlı Melekleri
Osmanlı Melekleri
Futbol Tarihimizin Kadim Devreleri Türkiye Futbol Tarihi - Birinci Cilt

Mehmet Yüce
Mehmet Yüce, dönemin Osmanlı ve Avrupa basınını tarayarak, 1875’teki başlangıcından 1923’e kadar, Türkiye’de futbolun kadim zamanlarını bir masal heyecanı ve güzelliğiyle anlatıyor.
Kenarın Kitabı
Kenarın Kitabı
“Ara”da Kalmak, Çeperde Yaşamak

Funda Şenol Cantek (Der.)
Kenarın Kitabı, şehirlerin kentsel sahnesinin kenarlarına bakıyor. Kentsel dönüşümün gözden ıraklaştırılan sahne arkalarına bakıyor.
Beyaz Dağ'da Bir Gün
Dersim Defterleri
Beyaz Dağ'da Bir Gün

Emirali Yağan
“… Beni bu ölülerin arasında bırak, ben bir ölüyüm, benimle oyalanma, var git sen kendi selametini ara! Bir alay asker gelse artık umurumda değil; bu yüzkarası dünya yaşanacak bir dünya değil!”
Maşenka
Maşenka
Vladimir Nabokov
“Pansiyon hem Ruslara özgüydü hem de berbat bir yerdi. Berbattı, çünkü bütün gün ve neredeyse bütün gece Stadtbahn trenlerinin sesi duyulurdu, bu da sanki bütün bina hafifçe sallanıyormuş duygusunu uyandırırdı insanda. Eldivenleri koymak için bir çıkıntısı olan bulanık bir aynanın asıldığı ve meşeden bir konsolun, insanların geçerken kaçınılmaz olarak çarpacağı şekilde yerleştirildiği hol, çıplak ve sıkışık bir koridora açılıyordu.
Dağların Kayıp Anahtarı
Dağların Kayıp Anahtarı
Dersim 1938 Anlatıları

Cemal Taş
Dersim’de 1938 yılında yaşananlar uzun yıllar boyunca Cumhuriyet tarihinin açılmamış “kara kutu”larından biri olarak kaldı, üzerine neredeyse sessizlik perdesi çekildi. Türkiye tarihinin bu karanlık noktası son yıllarda ortaya çıkan bilgi ve belgelerle gittikçe aydınlanıyor. Dağların Kayıp Anahtarı’yla Cemal Taş da 1938’de Dersim’de yaşananlar üzerindeki toz bulutunun iyice aralanmasına yardımcı oluyor.
Sınıftan Sınıfa
Sınıftan Sınıfa
Fabrika Dışında Çalışma Manzaraları

Ayşe Buğra (Der.)
İşçi/emekçi kavramı, hâlâ öncelikle fabrikayı, atölyeyi, kısacası modern endüstriye özgü üretim ve çalışma ilişkilerini çağrıştırıyor. Büyük sanayi üretiminin yerini yeni teknolojilere bırakıyor olmasının, işçi sınıfını önemsizleştirdiği hatta sona erdirdiği yanılsaması, biraz da bu çağrışımdan destek alıyor. Oysa, tek varlığı emek gücü olanların sayısı artmakta.
Modern Türkiye’nin Şifresi
Modern Türkiye’nin Şifresi
İttihat Ve Terakki’nin Etnisite Mühendisliği (1913-1918)

Fuat Dündar
Yirminci yüzyılın başı, Osmanlı İmparatorluğu’nun etnik haritasının çizildiği, tebaanın etnik kökenlerine göre hesaplandığı, yerleşim alanlarının nasıl yeniden biçimlendirileceğinin sorgulandığı bir dönemeçtir. İttihat ve Terakki, Osmanlı Devleti’nin dinsel cemaatlere yönelik olarak kullandığı takibat metotlarını geliştirip “modernleştirerek” etnik kimlik temelli araştırmalar haline getirdi.
"Gürbüz ve Yavuz Evlatlar"
"Gürbüz ve Yavuz Evlatlar"
Erken Cumhuriyet'te Beden Terbiyesi ve Spor

Yiğit Akın
Günümüzde eğlence endüstrisinin dev bir kolu olarak öne çıkan spor, 20. yüzyıl ortalarına kadar, ağırlıklı olarak başka bir işleve sahipti. Biyo-politika işleviydi bu; modern devletin nüfusu ve hayatı yönetme projesinin bir boyutuydu. Elinizdeki kitap, Türkiye’de ‘Erken Cumhuriyet’ döneminde bu politikanın nasıl işlediğini inceliyor. Yeni Türkiye devletinin beden terbiyesi ve spora yüklediği işlevleri ortaya koyuyor: Sosyal devletin gelişmesinin bir boyutu... Nüfus ve sağlık politikalarının bir parçası... Öjenik hedefler (ırk hıfzıssıhhası)... Bir sosyal disiplin yöntemi... Toplumun militaristleştirilmesinin bir aracı...
1 Mayıs Mahallesi
1 Mayıs Mahallesi
1980 Öncesi Toplumsal Mücadeleler ve Kent

Şükrü Aslan
Toplumsal hafızada “12 Eylül 1980 öncesi”nin simgelerinden biridir 1 Mayıs Mahallesi. O yılları devlet otoritesinin acze düştüğü bir terör ve kaos dönemi olarak görenler için, bu olumsuzluğun simgesi. 1960-1980 döneminin siyasal ve toplumsal hareketliliğinde devrimci bir durumun alâmetlerini görenler için ise, bu umudun simgelerinden biri.
Ne Mutlu Türküm Diyebilene
Ne Mutlu Türküm Diyebilene
Türk Ulusal Kimliğinin Etno-Seküler Sınırları (1919-1938)

Ahmet Yıldız
Türk ulusal kimliğine ilişkin hala süregiden tartışmaların kutuplarında iki tasavvur duruyor: Vatandaşlık esasına dayalı anlayış ve etnik-kültürel kimlik esasına dayalı anlayış. Ahmet Yıldız`ın incelemesi, Türkiye`de milli kimliğin inşa sürecinde etnik-kültürel kimlik vurgusunun ve tazyikinin en güçlü olduğu evreyi ele alıyor: 1919-1939 Dönemi.
Türkiye'de Milli Eğitim İdeolojisi
Türkiye'de Milli Eğitim İdeolojisi
ve Siyasal Toplumsallaşma Üzerindeki Etkisi

İsmail Kaplan
Eğitim, yediden yetmişyediye hepimizin bir şekilde içinde, kenarında yeraldığımız, asla dışında ve uzağında kalamadığımız önemli bir kurum. İsmail Kaplan’ın bu kapsamlı araştırmasında Türk millî eğitim sisteminin, ulus-devletin kurulduğu 1920’lerden başlayarak günümüze kadar geçirdiği evrelerin hem felsefî, hem ideolojik hem de pratik bir panoramasını çiziyor.
Cumhuriyetin Büluğ Çağı
Cumhuriyetin Büluğ Çağı
Levent Cantek
Türkiye’nin çokpartili hayata adım attığı 1945-1950 döneminde “açılıp saçılan”, sadece politika değildi. Cumhuriyetin kuruluş sürecinin, Tek Parti döneminin ve İkinci Dünya Savaşı’nın endişeli günlerinin biriktirdiği basınç azaldı, gündelik hayatta, toplumsal ilişkilerde bir canlanma yaşandı. Dünya biraz daha yakına geldi, “mevzular” çeşitlendi, popüler kültür olanca cazibesiyle serpilmeye başladı.
Turan'dan Bozkurt'a
Turan'dan Bozkurt'a
Tek Parti Döneminde Türkçülük (1931-1946)

Günay Göksu Özdoğan
Genellikle birbirine koşut olarak anılan Türkçülük, Turancılık, Pantürkizm´in özgül siyasal ve ideolojik içerikleri nedir? Türkçülük-Turancılık-Pantürkizm, Türk ulusçuluğunun oluşum dönemine özgü romantik aşırılıkları mı? Yoksa Türkçü-Turancı-Pantürkist akımlar, ulus-devletin ve resmi miliyetçiliğin kuruluş sürecinde de etkilerini sürdürdüler mi?
Türk'e Tapmak
Türk'e Tapmak
Seküler Din ve İki Savaş Arası Kemalizm

Onur Atalay
Onur Atalay, okuru 1930’lar boyunca genç cumhuriyetin üzerinde yükseleceği “manevi” temelleri yeniden değerlendirmeye çağırıyor. Yazar, etrafında milletin inşa edileceği bir ortak anlatının oluşum sürecinde söylemlerin, kavramların ve simgelerin sahip olduğu özgül ağırlığı ve bunların o zamanın totaliter rejimleriyle nasıl bir etkileşim içerisinde şekillendiğini tartışıyor.
Kayırma Ekonomisi
Kayırma Ekonomisi
AKP Döneminde Kamu İhaleleri

Esra Çeviker Gürakar
Esra Çeviker Gürakar’ın çalışması, kayırmacılığın, AKP iktidarı döneminde kazandığı yapısal niteliği analiz ediyor. Hep “söylenti” ve “söylenme” konusu olan hayatî bir mesele hakkında, somut ve berrak bir analiz.
Telef
Telef
Attilâ Şenkon
Telef, zifiri karanlığın ağıt romanı. Hep hatırlanan, her cumartesi hatırlatılan genç ölümler… Attilâ Şenkon, ayrı ayrı zamanlarda, yan yana duruyor yangınlarla. Gecenin ortasında kelebek yumuşaklığı…