Gurur ve Önyargı
Çeviri
Işıl Önder

ISBN
9789750524509

1. baskı - Temmuz 2018
398 sayfa


32,00 TL
25,60 TL

Gurur ve Önyargı

Jane Austen

Jane Austen’ın yirmi bir yaşındayken yazdığı Gurur ve Önyargı, nesillerdir özgün kalan, aşka ve değişen izlenimlere dair keyifli bir hikâye.

Işıl Önder çevirisi,
Dorothy Van Ghent’in önsözü,
Reuben A. Brower’ın sonsözü,
Yazar ve dönem kronolojisi,
Kitaba dair görsellerle.


Jane Austen’ın yirmi bir yaşındayken yazdığı Gurur ve Önyargı, nesillerdir özgün kalan, aşka ve değişen izlenimlere dair keyifli bir hikâye.

Elizabeth Bennet, zengin ve bekâr Fitzwilliam Darcy ile ilk tanıştığında onu kendini beğenmiş ve kibirli bulur. Darcy de genç kadının güzelliğinden ve bağımsız tavrından etkilenmemiş gibidir; üstelik en yakın arkadaşının Elizabeth’in ablası ile evlenmesine de karşıdır. Balo salonlarından nehir kenarı pikniklerine, taşra evlerinden ihtişamlı malikânelere uzanan hikâyede izlenimler ve duygular beklenmedik şekillerde değişecektir. Austen’ın “biricik çocuğum” diye andığı Gurur ve Önyargı, toprak sahibi taşralı sınıfın yaşam biçimini, görgü kurallarını ve dedikodularını eşsiz bir mizah duygusu ile ele alıyor.

“Bu genç hanım, sıradan insanların işlerini ve duygularını gördüğüm en harika biçimde tarif etme yeteneğine sahipti... Ne yazık olmuş, böyle yetenekli birinin böyle genç yaşta ölmesi!”
SIR WALTER SCOTT



Kitaptan bir bölüm okumak için tıklayın.
Kitabın Adı
Gurur ve Önyargı
ISBN
9789750524509
Orijinal Adı
Pride and Prejudice
Kapak
Marcus C. Stone, “Bekleyen”, 1875
Yayın No
İletişim - 2650
Dizi No
İletişim Klasikleri - 120
Alan
Klasik Dünya Edebiyatı
Sayfa Sayısı
398 sayfa
En
130 mm
Boy
195 mm
Ağırlık
342 gr
Baskı
1. baskı - Temmuz 2018
Yazar
Jane Austen
Çeviren
Işıl Önder
Dizi Yayın Yönetmeni
Murat Belge
Yayına Hazırlayan
Emrah Serdan, Güneş Akkor, Ümran Özbalcı
Önsöz
Dorothy van Ghent
Önsözü Çeviren
Emrah Serdan
Sonsöz
Reuben A. Brower
Sonsözü Çeviren
Emrah Serdan
Kapak
Suat Aysu
Uygulama
Hüsnü Abbas
Düzelti
Barış Özkul
Cilt
Güven Mücellit
Baskı
Ayhan Matbaası

Jane Austen

16 Aralık 1775’te toprak sahibi sınıfa mensup bir taşra rahibinin kızı olarak Steventon’da dünyaya geldi. Altı erkek kardeşi ve hayatı boyunca en yakın dostu ve sırdaşı olan kız kardeşi Cassandra ile birlikte geniş bir ailede büyüdü. On bir yaşından on yedi yaşına kadar tuttuğu defterleri Gençlik Eserleri’ni oluşturur; ne kadar geniş bir edebi dağarcığı olduğu, bu kısa eserlerin, resmî tarihyazım üslubunu, dönemin romanlarını ve zevkini alaya almasından bellidir. Babasının emekliliğine kadar aynı Güney İngiltere kasabasında yaşayan Austen, 1801’de bir mesire kenti olan Bath’a yerleşti. 1805’te babasının ölümünden sonra annesiyle birlikte çeşitli yerlerde kaldılar ve nihayet 1809’da Chawton, Hampshire’a geldiler. Austen hayatı boyunca yazmasına rağmen hem kitaplarını sürekli elden geçirdiği, hem de babası ve kardeşleri aracılığıyla yayıncılara gönderdiğinde reddedildiği için eserleri geç yayımlanabilmiş bir yazardır. Hayatı boyunca yalnız dört eseri okurlara ulaşmıştır: Sağduyu ve Duyarlılık (1811), Gurur ve Önyargı (1813), Mansfield Park (1814) ve Emma (1815). Austen, ufacık bir fildişi parçası üzerine küçük bir fırçayla resim yapmaya benzettiği hikâyeciliğine güven duymasa da, ismini geçirmediği kitapları çok okundu ve beğeni gördü; Prens George bir aracı yoluyla Emma’nın kendisine ithaf edilmesini bile istemişti. Austen, çevresindeki erkeklerden ilgi görmüş olmasına ve evlenme teklifleri almasına rağmen hiç evlenmedi. 1817’de sağlığı kötüleşmeye başladığında, doktorunun yakınında olmak için kardeşi Cassandra ile birlikte Winchester’a gitti. Durumu hızla kötüleştiği için, burada başladığı The Watsons romanını yarıda bırakmak zorunda kaldı. Jane Austen, 18 Temmuz 1817’de hızla ilerleyen bir hastalığın ardından hayata gözlerini yumdu; cenazesi Winchester Katedrali’ne defnedildi. Ölümünden sonraki yıl Northanger Manastırı ve İkna isimli iki romanı ağabeyi Henry Austen’ın kardeşinin hayatına dair kısa notlarıyla yayımlandı. Bu sayede, önceki romanların da Jane Austen’a ait olduğu tüm okurlarına duyurulmuş oldu. Jane Austen’ın bütün incelikleri, görgü kuralları ve kendine özgü kültürüyle anlattığı Sanayi Devrimi öncesi “Regency dönemi” hayatı, 19. yüzyılın hızlı değişimi içinde geride çok az şey bırakarak yok oldu. Bu yüzden romanları, kaybolan bir dünyadan geriye kalan tatlı andaçlar gibidir.



Jane Austen

Tüm Jane Austen kitaplarını görmek için tıklayınız.