ISBN
9789754706222
200 sayfa
Her şeyin inanılmaz bir hızla değiştiği; değerlerin sağa sola, Doğu’nun Batı’ya, Güneydoğu’nun ateşe savrulduğu bir dönemden fotoğraflar, “cins isim” portreleri. Fonda kimi zaman bir Güneydoğu şehrinin sokakları, kimi zaman patlama seslerine alışmış dağlar, kimi zaman da İstanbul var.
Her şeyin inanılmaz bir hızla değiştiği; değerlerin sağa sola, Doğu’nun Batı’ya, Güneydoğu’nun ateşe savrulduğu bir dönemden fotoğraflar, “cins isim” portreleri. Fonda kimi zaman bir Güneydoğu şehrinin sokakları, kimi zaman patlama seslerine alışmış dağlar, kimi zaman da İstanbul var. Kimin baş aktör, kimin figüran olduğu; neyin ön planda neyin fonda durduğu hayli tartışmalı aslında. Geride bıraktığımız yıllar gibi... O yılların şöhretli ve sıradan “cins”leri gibi...

Doğduğum köye, nüfus dairesi çok uzaktı. Onun için hemen yazdırmadılar nüfus kütüğüne. Yıllar sonra başka bir köye göç ettik. Bu köyde de okul yoktu, onun için her gece, evimize gelecek Türkçe bilen bir misafirin yolunu gözledim durdum ki, ona bildiğim birkaç Türkçe kelimeyi söyleyip caka satayım diye. Buna benzer meraklarımdan olsa gerek, babam beni Hakkâri merkezinde bulunan Yatılı Bölge Okulu’na yazdırdı.Okula alsınlar diye 3 yıl küçülterek yaşımı, kayıtlara 1966 olarak geçirdiler. O okulu hiç sevmedim, soğuktu, her yeri betondu ve öğretmenleri zalimdi. Şakır şakır Türkçe öğretinceye kadar, ağzımızdan burnumuzdan oluk oluk kan getirdiler. Orada iki yıl okudum ve evimizin taşındığı mahallenin ilkokuluna kaçtım. İlkokul dördüncü sınıfta devrimci oldum. Beşinci sınıfta Kürtçe okuyup yazmayı öğrendim DDKO iddianamesine verilen cevaptan.Ortaokul yıllarını devrimci mücadelenin içinde, lise yıllarını da darbenin bize ettiklerini düşünüp okuyarak geçirdim. 1983 yılında İstanbul’a geldim, İ.Ü SBF Kamu Yönetimi Bölümüne yazıldım. Okul bitip “yönetecek bir kamu” bulamayınca, 1987 yılında Güneş gazetesinde işe başladım ve mürekkep kokusu o gün bugün bulaştı her yerime. Sırasıyla Güneş, Hürriyet, Özgür Gündem, Aydınlık gazetelerinde çalıştım. 1988’de “Barzani Röportajı”, 1991’de de “Dünden Yarına Kürtler” incelemesiyle iki defa “yılın gazetecisi” ödülünü aldım. 1993 yılında, gözüm arkada kala kala iş değiştirdim, bir reklam ajansında çalışmaya başladım. Ve yazıyla ilişkimi, Express, Öküz dergilerine, Yeni Gündem,Yeni Yüzyıl, Radikal İki gazetelerine yazarak sürdürdüm. Yaymlanmış altı kitabım var: Dünden Yarına Kürtler (H. Nebiler’le birlikte, 1991, Yurt Yayınları),Eski zaman Eşkiyaları (1991, Sel Yayınları), Ben Hâlâ Annemin Dilini Kullanamyorum (1992, Parantez Yayınları), İyi Hal Kağıdı (1994, Parantez Yayınları), Bende Mahfuz Fotoğraflar (1997, İletişim Yayınları), Kayıp Diwan (2000, İletişim Yayınları). Mehmet Uzun’un üç romanın Kürtçe’den Türkçe’ye çevirdim: Yitik Bir Aşkın Gölgesinde, Kader Kuyusu ve Aşk Gibi Aydınlık, Ölüm Gibi Karanlık.

Kitabın Adı Bende Mahfuz Fotoğraflar
ISBN 9789754706222
Yayın No İletişim - 419
Dizi Türkçe Edebiyat - 60
Alan Çağdaş Türkiye Edebiyatı
Sayfa 200 sayfa
En 130 mm
Boy 195 mm
Ağırlık 150 gr
Baskı 2. baskı - Ocak 2001 (1. baskı - Temmuz 1997)
Yazar Muhsin Kızılkaya
Kapak Ümit Kıvanç
Uygulama Hüsnü Abbas
Düzelti Enver Seyfi
Cilt Sena Ofset, Şefik Matbaası
Baskı Şefik Matbaası