#iş Etiketindeki Kitaplar
Yeni Bir Başlangıç: Emeklilik
Keşifler, İmkânlar, Fırsatlar
Hayat yolumuzda son düzlük saydığımız emeklilik algısı 21. yüzyılla birlikte değişiyor. Tıpta yaşanan gelişmeler, yaşam konforu ve hijyenin artmasıyla, her yeni yıl ortalama yaşam süremiz bir ay daha uzuyor. Yaşlılık daha geç başlıyor, daha uzun sürüyor. Böylece orta yaşla yaşlılık arasında yeni bir kuşak çıkıyor ortaya: Sosyal hayatın içinde, ama emekli olduğu için boş vakti olan, spor yapan, seyahat eden, sanatla ilgilenen genç yaşlılar…
İnce İş
Birilerinin ömür törpüsü gibi didindiği işler vardır, kimsenin farkına varmadığı... Çoğu, şânı öyle yüksek olmayan işler – kimisi basbayağı “itibarsız” sayılan... İnsanların burun büktüğü, inceliğini bilmediği... Ama işte, hepsinin bir inceliği var. İçine dalınacak kendi mahsus âlemi var.
Fıtrat
İş Kazası Değil, Cinayet
Türkiye’nin son otuz yıldır geçirdiği iktisadi dönüşüm, tüm çıplaklığıyla işçi ölümlerinde çıkar karşımıza. Başarılı gazeteci İsmail Saymaz, bu cinayet mahallerine dönüp bir kez daha bakıyor, cinayetin delillerinin izini sürüyor Fıtrat’ta…
Prekarya Bildirgesi
Hakların Kısılmasından Yurttaşlığa
Yurttaşlığın “sahici” ve “tam” olabilmesi için, sosyal ve ekonomik haklarla donanması, çalışma hakkıyla ve emeğin haklarıyla bütünleşmesi gereğini ikna edici bir açıklıkla anlatan bir kitap.
Demir Çelik Karabük
Bir İşçi Kentinin Hikâyesi
Sanayiyle, (şehrin futbol kulübüne de adını veren) Demir Çelik’le özdeşleşmiş bir yer, Karabük. Bir işçi şehri–muhafazakâr bir işçi şehri. Ali Karatay, son derece ayrıntılı, analitik değeri de yüksek incelemesinde, işte bunun, “sağcı, köylü ve muhafazakâr” bir işçi şehrinin hikâyesini anlatıyor.
Ücretli Çalışmanın Tarihçesi
Sosyal Sorunun Dönüşümü
Robert Castel, Ücretli Çalışmanın Tarihçesi’nde sosyal sorunun ortaya çıkışını ve dönüşümünü incelerken toplumsal işbölümü içinde işgal edilen yer ile bireyi güvence altına alan sosyal koruma sistemlerine katılım arasında güçlü bir bağlantı görüyor. Günümüzün prekaryalaşmış ücretli çalışanlarının durumu ile geçmiş çağların toprağından kopmuş, sefalete mahkûm edilmiş milyonlarca emekçisinin durumu arasında yapısal süreklilikler saptayan Castel, parçalanan ücretliler toplumu ve güvencesizleşmenin yükselişi karşısında kaybedilenleri geri kazanmanın yollarını arıyor.