Temmuz 2011 Tarihinde Tekrar Baskılar
Dublörün Dilemması
Murat Menteş, okumacı, tartışmacı, kavgacı, yani kışkırtıcı bir yazar arkadaşım. Onunla çekişirken çiçek açarsınız. Yazarlık macerasını ben de merakla izliyorum. Peşinen söyleyeyim, fiktif, tümden hayal ürünü metinler sevmem, fakat Murat Menteş’in birbiri peşi sıra kurduğu cümlelerin gücü, benim kendimce şikayetimi kuruntuya dönüştürdü. Ben, Murat’ın yaşındayken kelimelerle kasap gibi boğuşuyordum; Murat aksine, kelimeleri kırbaçlayıp cümleler içinde düzene sokuyor ve bunu pek mahirce başarıyor.
Tarih Nedir?
Genişletilmiş Yeni Baskı
Tarih Nedir? büyük bir tarihçinin meslektaşları, öğrenciler, tarihin ne olduğunu merak eden okurlar için kaleme aldığı çarpıcı bir eser.
Felaket Henry ve Beter Bakıcı
Felaket Henry dizisinin dokuzuncu kitabı Felaket Henry ve Beter Bakıcı’da, kahramanımız çevresindekilere hayatı zindan etmeye devam ediyor... Henry’nin Cadılar Bayramı’nda nasıl şekerleme topladığını, Anne ve Baba gezmeye gidince, bakıcılık yapmaya gelen Tutulmaz Rebecca’yı nasıl alt ettiğini, Margaret’in Gizli Kulüp’ünü nasıl talan ettiğini ve arabayla yolculuk ederken ailesini nasıl çileden çıkardığını merak ediyorsanız, bu yeni cildi kaçırmayın!
Felaket Henry'nin Koku Bombası
Haylaz mı haylaz... Yaramaz mı yaramaz... İşte Felaket Henry... Yine tadına doyulmaz bir Felaket Henry macerası. Bakalım bu sefer Henry bizi hangi maceralara sürükleyecek? Felaket Henry’nin eline bir koku bombası geçerse neler yapmaz ki... Okuyup beraber görelim!
Sebastian Knight'ın Gerçek Yaşamı
“Nabokov, ‘dayanılmazın ağırlığını’ bölüştürüyor; anlatıcı, anlatılan kişi ve metnin arasında oluşan üçgen (...) yüzlere yapışan maskelerin, kim tarafından ve nasıl yapıştığının, yapıştırıldığının, yalnızca sözcükleri ve bu yolla oyunları kurmakla kanıksanabilir olduğunu örüyor.” Nilgün Marmara (Kırmızı Mavi Defter)
Orlando
Yaşamöyküsü
Orlando, Virginia Woolf’un en tuhaf, en ilginç, mizah dozu en yüksek kitaplarından biridir. Yazar, en büyük eserleri sayılan Deniz Feneri ve Dalgalar arasına sıkıştırdığı ve bir yaz tatilinde bir çırpıda yazdığı bu romanla sıradışı bir kahramanın olağanüstü öyküsünü, İngiltere tarihinin son dört yüzyıl boyunca geçirdiği dönüşümleri ve bunların İngiliz yazınındaki yansımalarını ince değinmelerle, keskin bir mizahla, çarpıcı simgelerle aktarır.
Kendine Ait Bir Oda
Kadın hareketinin elden düşürmediği önemli kitaplardan biri olan Kendine Ait Bir Oda, Virginia Woolf’un belki de en kolay okunan kitabıdır. Kolay okunur, çünkü konu çok somuttur: “Kadın ve edebiyat.”
Bir Yazarın Güncesi
Virginia Woolf öldüğünde, ardında kendi elyazısıyla doldurulmuş 26 defter bıraktı. Woolf 27 yıl boyunca bu defterlerde, neler yaptığını, kimleri gördüğünü, özellikle bu insanlar hakkında, kendisi hakkında, yazdığı ya da yazmayı umut ettiği kitaplar hakkında neler düşündüğünü neredeyse kesintisiz denebilecek bir şekilde kaydetti.
Modern Hayatın Ressamı
İster hayatta, ister sanatta olsun, modernliği keşfe çıkanların pusulası ne zamandır Baudelaire. Modern kentle ve kültürle ilgili incelemelerde yer eden pek çok tema onun edebiyatında beliriyor. “Modern mitoloji”yle haşır neşir olanların antikitesi haline gelen 19. yüzyıl Paris’ine bizi o uyandırıyor. Adeta onun imgeleriyle hatırlıyoruz.
Oğluma Ahlak Üstüne Öğütler
"Bu kitap olduğundan başka bir şey değildir, bir kitaptır yalnızca. Baba-oğul arasındaki ilişki gibi, kişisel ve özneldir, ama aynı zamanda tüm ilişkilerin en yaygını olan bu ilişki gibi de, evrenseldir. Gençlerin okumaları için düşünülüp; yazıldı; onların öğretmenlerine ise çok az şey öğretecektir. Amacım, bir örnek, iyi niyetli (kötü niyetli hiç değil) yurttaşlar üretmek değil, özgür düşünen insanların oluşumuna itici güç vermektir."
Çizgili Sarı Defter
Çizgili Sarı Defter’de, Korat’ın ilk kitabı ve ilk romanı Zaman Yeli’ni okumuş olanlara hiç yabancı gelmeyecek bir atmosferden on kısa öykü var. Defterin sayfalarında, aklı meşgul edecek bir okuma yolculuğunun ritmiyle akan on öykü. “Artık özenle yazılar yazıp minyatürler çizdiğimiz tüm defterler sarardı, belki de ilk yazdığımız günlerden beri sarıydı.
Ay Şarkısı
Eski solcuların romanı, Ay Şarkısı. Her anlamıyla: Eskiden beri solcu olanlar, solculuğu eskide bırakmış olanlar ve gündüz “businessman” gece “solcu sanat adamı” olanlar...Özal’ın “fazlasıyla münbit ve fleksibıl bir çocuk” sözleriyle övdüğü danışman-reklamcı Semih; yardımcısı, bir sonraki kuşaktan, zaman zaman gündüzleri de solcu Altan; yıllardır gazeteden başka hiçbir şey okumayan, restore ettiği bir tarihî Rum evinde oturan, eski muhbirlerden mimar Tuğrul; muhbirliğe devam eden akademisyen Cahit...
Türk Romanına Eleştirel Bir Bakış 2
Sabahattin Ali'den Yusuf Atılgan'a
İncelemesinin 2. cildinde 1950-75 döneminin onbeş eserini ele alan Moran, bu dönemde düzen eleştirisi sorunsalının merkeze oturduğunu tespit ediyor. Bu etkenin geleneksel halk edebiyatına dönüşle ilişkisi ve Anadolu romanının özelliklerinin bu süreç içinde belirlenişi üzerinde duruyor. Berna Moran, Oğuz Atay’ın Tutunamayanlar’ı ile Yusuf Atılgan’ın Anayurt Oteli'ni özel olarak ele alıp inceliyor.
Matematik Tarihi
Matematiğin temel kavramlarını ve matematiğin tarihsel gelişimini kolay anlaşılır bir şekilde okuyucuya ulaştırmayı amaçlayan Marcel Boll, kitabını şöyle tanıtıyor: “Okuyucu, bu sayfalarda kendisine bir şey öğretilmesi çabasıyla karşılaşmayacaktır. Asıl amacımız sezgisel, uyarıcı ve anlaşılır olmak olduğundan, zamandizinsel bir anlatımdan, bir seçkiden vazgeçtik."
Felaket Henry ve Kar Adamı Yeti
Haylaz mı haylaz... Yaramaz mı yaramaz... İşte Felaket Henry... Vampir-şeytan-canavar kardan adamımla büyük ödülü kimseye kaptırmam!