Ağustos 2006 Tarihinde Tekrar Baskılar
Yürümek
Yürümek, Sevgi Soysal’ın yazarlık çizgisinde bir eşik olarak nitelendirilir. Elâ ve Memet’in hayatta kesişmelerini ve ayrışmalarını anlatan bu romanında Sevgi Soysal, toplumca çizilen erkeklik, kadınlık sınırlarını ve sınıf değerlerini bireyin gözünden sorgular.
Yaban
Millî Mücadele sırasında Orta Anadolu’da bir köy. Tanzimat aydınının sosyo-psikolojik özelliklerinin uzantılarını taşıyan Ahmet Celal. Kendini kurtarıcı olarak gören, halkı eğitmeyi (ya da adam etmeyi) görev edinmiş, kafasında yarattığı gerçekle yaşanan gerçeğin çatışması sonucu “yaban”laşan tipik aydın.
Kiralık Konak
İmparatorluğun çöküş çanlarının sesi işitilirken kuşaklar arasında farklılaşan değer yargılarının, yaşam biçimlerinin çatışmasını sergileyen bir roman. Seniha-Faik-Hakkı Celis üçgeni. Tedirgin, yerleşememiş insanlar topluluğunun ortak ruh halleri, aranan nedenler, bulunan farklı gerekçeler.
Hüküm Gecesi
1908-1911 yılları arasındaki siyasî olaylar. İttihat ve Terakki Fırkası’nın egemen olduğu dönemin muhalif gazeteci gözüyle eleştirisi. Kişisel çıkarlar uğruna girişilen ve halkın yararına herhangi bir düşünceye, ülküye dayanmayan çatışmalar. Bir devrin çözülüşü.
Bir Dünyanın Eşiğinde
Cemil Meriç'in ilk telif eseri ve yazarın düşünce serüveninde bir dönüm noktası. Avrupa dışı kültürler ve Doğu, yazarın "tecessüslerin coğrafyasına" Hint'le, Hint Edebiyatı çalışmasıyla girdi. "Olemp'i ararken Himalaya çıkmıştı" karşısına. Kitap, alışılmış edebiyat tarihi ve incelemesi kalıbına uymaz.
Zoraki Diplomat
Türk toplumunun son yüzyılda geçirdiği tarihî aşamaları yaşayan, siyasî dönüşümlerin yakın tanığı, yeni devletin oluşumuna katılmış bir yazarın gözlem ve izlenimleri. İstemeden diplomat yapılan ve diplomatlığı isteksizce sürdüren Yakup Kadri’nin 1934’de Tiran’da başlayıp 1954’de Bern’de noktalanan elçilik günleri.
Politikada 45 Yıl
Atatürk, Millî Şef, DP ve 27 Mayıs dönemlerinin İsmet Paşa portresi çerçevesinde değerlendirilmesi. Kendisi de aktif politikanın içinde bulunmuş olan yazar, Kurtuluş Savaşı’ndan sonraki iktidar mücadelesinin kurulmak istenen yeni düzeni hedeflerinden saptırdığını, özellikle Atatürk’ün ölümünden sonra onun devrimlerine ters düşüldüğünü ileri sürüyor.
Taşraya Bakmak
Taşra: Darlık, boğuntu, kasvet, tekdüzelik, kenarda kalmışlık, gerilik, bağnazlık, kavrukluk, güdüklük... Taşra: Saflık, samimiyet, sıcaklık, sahicilik-otantiklik, sükûnet, asûdelik... Buna benzer olumlu-olumsuz klişelerle anılır taşra. Peki o klişelerin ötesinde ne var?
Gençlik ve Edebiyat Hatıraları
Yakup Kadri, Gençlik ve Edebiyat Hatıraları adlı kitabıyla hem portreleri, hem onların yaşadığı yılların edebiyat ortamını, hem de kendisini farklı yönleriyle okura sunuyor.
İktisat Üzerine Yazılar 2
İktisadi Kalkınma Kriz ve İstikrar
Oktar Türel'e Armağan
İktisadi Kalkınma, Kriz ve İstikrar başlığı altında toplanan makaleler, Türkiye’de yaşanan kalkınma, istikrar, büyüme ve kriz süreçlerinin dinamiklerini çözümlemeye yöneliyor. Bu süreçlerin dinamikleri bankacılıktan sanayiye, teknoloji kullanımından esnek emek örgütlenmesine, bir mit olarak ihracat hamlelerine ve iktisadi bağımlılık ilişkilerine uzanıyor.
Türkiye'de Din ve Siyaset
Toplumbilimci olarak Mardin’in özgün yanlarından biri, dinin Cumhuriyet Türkiye’sindeki toplumsal-kültürel varlığını, tarihî ve güncel siyasî arka planıyla birlikte vukuflu ve kapsamlı biçimde tahlil eden çalışmalarıdır. Bu çizgisi, İslamcı çevrelerde referans alınmasını sağladı, ancak dinselliğe soğukkanlı bilimsel yaklaşımı yadırgandı.
Bediüzzaman Said Nursi Olayı/Modern Türkiye´de Din ve Toplumsal Değişim
Yazarının “modern Türkiye’de din ve toplumun kaynaştığı yolları kavrama yönünde bir ön çalışmadır” diye nitelediği kitapta, Müslüman düşünür Said Nursi’nin hayatı, Türkiye toplumunun din, ideoloji, bilinç sorunları ve modernizm olgusu ele alınıyor. Bediüzzaman’ın, özellikle reformların yabancı kültürlerle birlikte gündelik hayatımıza girip yerleşik usullerimizi zorlayan pratiğine karşı mücadelesi inceleniyor.
Medeniyet Kaybı
Milliyetçilik ve Faşizm Üzerine Yazılar
Tanıl Bora Medeniyet Kaybı’nda, milliyetçiliğin cumhur ve cumhuriyet fikriyle kurduğu ilişkiyi, cumhuru yalnızca bir kütle kabul eden, cumhuriyetin fikri değerlerini değil şekli ayrıntılarını yücelterek kütle kabulünü ve arzusunu süreklileştiren yönlerini ele alıyor.
Kürtlerde Aşiret ve Akrabalık İlişkileri
Lale Yalçın-Heckmann’ın Hakkari’de yürüttüğü saha çalışmasına dayanan Kürtlerde Aşiret ve Akrabalık İlişkileri, antropoloji dalındaki doktora tezinin kitaplaşmış biçimi. Akademik açıdan çok parlak ve doyurucu nitelik taşıyan bu yapıt, uzman olmayan okurlara da hitap edecek ölçüde anlaşılırlığa ve sürükleyici bir kurguya sahip.
Felaket Henry ve Beter Bakıcı
Felaket Henry dizisinin dokuzuncu kitabı Felaket Henry ve Beter Bakıcı’da, kahramanımız çevresindekilere hayatı zindan etmeye devam ediyor... Henry’nin Cadılar Bayramı’nda nasıl şekerleme topladığını, Anne ve Baba gezmeye gidince, bakıcılık yapmaya gelen Tutulmaz Rebecca’yı nasıl alt ettiğini, Margaret’in Gizli Kulüp’ünü nasıl talan ettiğini ve arabayla yolculuk ederken ailesini nasıl çileden çıkardığını merak ediyorsanız, bu yeni cildi kaçırmayın!
İktidar Olmadan Dünyayı Değiştirmek
Kapitalizmin kendini varetme koşulları aynı zamanda kendi mezar kazıcılarını da eğiten bir süreç yaratmıştır. Marx’tan başlayarak bugünün filozoflarına ve siyaset kuramcılarına uzanan dönemde defalarca dile getirilen bu durum, John Holloway tarafından eylemek fiilinin çevresinde yeniden örülürken, iktidar ve güç sahiplerinin bireylerin yaratıcı potansiyelleri üzerinde kurduğu baskıyı, bu baskının yeniden yaratma ve yarattığına sahip çıkma kabiliyetini nasıl sekteye uğrattığını, "yapma gücü"nün "yaptırma gücü"ne dönüşürken iktidar olma mantığının nasıl beslediğini tartışıyor.
Devlet Söyleminde Kürt Sorunu
Türkiye son yirmi yıldır tarihinin en ‘ağır’ sorunlarından birini yaşıyor: “Kürt sorunu”... Mesut Yeğen, devletin bu sorun karşısında uyguladığı kısaca “red ve/veya inkâr” olarak özetlenebilecek politikasını incelediği çalışmasında, bu politikanın basit bir ‘kandırmaca’ olmadığına dikkat çekiyor: “Devlet Kürt Sorunu’nu (irtica, aşiret direnci, eşkıyalık, ecnebi kışkırtması ya da bölgesel geri kalmışlık’ meselesi olarak çarpıtmıyor, bizzat böyle algılıyor...”
Felaket Henry ve Mumyanın Gazabı
Felaket Henry bu kitapta birbirinden sevimli dört hikayeyle karşınızda. Kardeşi mükemmel Peter; annesi; babası; öğretmenleri Bayan Acuze, Sırılsıklam Sid; arkadaşları Huysuz Margaret, Kaba Ralph, Akıllı Clare, İriyarı Bert Henry’nin maceralarının diğer ilginç kahramanları... Yine yaramaz mı yaramaz, haylaz mı haylaz...İşte felaket Henry!
Müstakbel Türk'ten Sözde Vatandaşa
Cumhuriyet ve Kürtler
Türkiye siyasetinin aktörleri, bürokrasi, siyasi akımlar ve sıradan yurttaşlar Kürt meselesini nasıl algıladı? Cumhuriyet, milliyetçilik, sol, yurttaşlar Kürt meselesini nasıl, hangi kavramlarla 'gördü'? Mesut Yeğen, bu temel soruya cevap arıyor elinizdeki kitaptaki makalelerinde. Bu meselenin ve onu halletmek için izlenen stratejinin, Türkiye’deki başka etno-politik meselelerle ve bunları 'halletmek' için kullanılan araçlarla benzerlik ve farklılıklarına da göz atılıyor.
Yeni Hayat
“Bir gün bir kitap okudum ve bütün hayatım değişti.” Orhan Pamuk’un coşkulu, lirik ve sihirli romanı Yeni Hayat bu sözlerle başlıyor. Okuduğu bir kitaptan sarsılarak etkilenen, sayfalardan neredeyse fışkıran ışığa bütün hayatını veren ve kitabın vaat ettiği yeni hayatın peşinden koşan genç bir kahramanın olağanüstü hikâyesi bu.
Felaket Henry'nin İntikamı
Bu kitapta Felaket Henry yine dört hikayeyle afacanlıklarına devam ediyor. Felaket Henry şimdi de kardeşi Mükemmel Peter'a kötü bir sürpriz hazırlıyor; bilgisayar canavarı oluyor; babasının iş yerini birbirine katıyor; okulda Şişman Greta’yı biberli bisküvileriyle cezalandırıyor. Yine yaramaz mı yaramaz, haylaz mı haylaz... İşte Felaket Henry!
Felaket Henry ve Gizli Kulüp
Bir çocuk düşünün; hayatının en korkunç dönemi olarak gördüğü çocukluğunu yaptığı yaramazlıklarla süsleyen, bu yaramazlıklarla “Felaket” lakabını sonuna kadar hak eden bir çocuk. Felaket Henry, kardeşi Mükemmel Peter ve arkadaşlarıyla her kitabında yaramazlık ve muziplikle dolu dört macera yaşıyor.
İstanbul'un Yok Olmuş İki Cemaati
Doğu Ritli Katolik Rumlar ve Bulgarlar
Çok etnili, çok dinli, çok kültürlü bir bölgenin, bu zenginliklerden fazlasıyla nasibini almış kültür başkentidir İstanbul... Bu tarihî ve kültürel zenginliğin ana harcını da imparatorluklar döneminin çok dinli yapısı oluşturur. İşte bu çeşitlilik içinde artık unutulmaya yüz tutmuş iki cemaatin kitabı elinizdeki. Şimdilerde yüzde doksandokuzu Müslüman olmakla övünen bu toprakların Katolik Rum ve Katolik Bulgar cemaatlerinin öyküsü...