ISBN
9789754700091
357 sayfa
Polisiye entrikanın berisinde, bir kuşağın geçmişiyle ve kendisiyle hesaplaşmasının gerilimi var Bekle Dedim Gölgeye’de. Arkadaşlık, ahlâk ve sadakatle ilgili, iktidar tutkusuyla ilgili, her kuşağın yeniden keşfetmesi gereken, veya belki her kuşakta yeniden yitirilen değerlerle hesaplaşma var.

 

“Esra’nın Ersin’den sonra Erdal’la birlikte olduğunu polis muhabirlerine kim anlatmıştı? Veya polislere? Erdinç, insanların özel yaşantılarının polisin eline düşmesi karşısında dehşete kapılırdı. İnsan bedeninin, ‘suç sayılan eylemleri’nin vb. polise düşmesinden çok daha ızdırap verici, çok daha gayrı insaniydi, insanın sadece kendini ilgilendirdiğini düşündüğü hayat ayrıntılarının, kesitlerinin sorgu odalarında, işkencehanelerde, hücrelerde uluorta ellenmesi, zedelenmesi. Ya da polis muhabirlerinin daktilolarına sokulup uçlarında uğursuz harfler taşıyan ince metal çubuklarla dövülmesi.”
Türkçe edebiyatta siyasî polisiyenin parlak örneklerinden biriyle karşı karşıyayız. Dahası, yeni gelişen bu türün öncü örneklerinden biriyle.
Polisiye entrikanın berisinde, bir kuşağın geçmişiyle ve kendisiyle hesaplaşmasının gerilimi var Bekle Dedim Gölgeye’de. Arkadaşlık, ahlâk ve sadakatle ilgili, iktidar tutkusuyla ilgili, her kuşağın yeniden keşfetmesi gereken, veya belki her kuşakta yeniden yitirilen değerlerle hesaplaşma var. Bir cinayetin arkasındaki muammanın ürpertisi, insanın hayatındaki anlamı kaybetme endişesinin ürpertisiyle katlanıyor. Aynı zamanda, herhangi bir anlamla arasında köprü olan aşkın ürpertisiyle.
Nasıl oluyor da Titanic sapasağlam dururken koca koca buzdağları birer birer batıyor?
“İyi polisiye iyi edebiyattır” sözüne birinci dereceden delil sunan bir “siyasî-polisiye” roman.
Daha bulduğunu sezmeye başlamadan kaybetmeye başlama hikayelerinden biri. Ya da ancak sonuna yetişebilmenin ne demek olduğunu anlama yolunda bir deneme. “Şartlar” ve “mecburiyetler”den arınmış bir siyasetin acaba ahlakla aynı anlama mı geldiği sorusuna cevap aradığı iddia edilebilecek bir kitap. Gördüğü onca hasara rağmen Titanic’in sapasağlam duruşuna, buna karşılık buzdağlarının birer birer batıp yokoluşuna duyulan öfkenin ürünü. Yani bu roman bazı insanlara ve dolayısıyla kaybetmeye dair.

1956’da İstanbul’da doğdu, haliyle birtakım okullarda okudu. İlk işi, Altın Kitaplar Yayınevi’nde redaktörlük-müsahhihlikti. Milliyet yazıişleri, Cumhuriyet haber merkezi, İletişim Yayınları’nda, on beş günlük ve haftalık YeniGündem’de, Birikim’de çalıştı, Radikal, Radikal 2, Nokta, Taraf ve Birikim’de yazdı. Hikâye ve romanları İletişim’den yayımlandı. 1990’ların ortalarında belgesel filmler yapmaya başladı. Filmlerine gecetreni.com web adresinden ulaşılabiliyor. Güncel yazılarıysa Riya Tabirleri adlı blogunda (riyatabirleri.blogspot.com.tr) adresinde yeralıyor.

Kitabın Adı Bekle Dedim Gölgeye
ISBN 9789754700091
Yayın No İletişim - 79
Dizi Türkçe Edebiyat - 9
Alan Çağdaş Türkiye Edebiyatı
Sayfa 357 sayfa
En 130 mm
Boy 195 mm
Ağırlık 266 gr
Baskı 4. baskı - Kasım 2010 (1. baskı - Mart 2000)
Yazar Ümit Kıvanç
Kapak Suat Aysu
Uygulama Hüsnü Abbas
Düzelti Seçkin Oktay
Baskı ve Cilt Sena Ofset