Futbol Kitapları

Taşradan Futbol Hikâyeleri
Taşradan Futbol Hikâyeleri
Necdet Özkazancı
“Yalnızca falanca futbol takımının taraftarı değil, anılarımın taraftarıyım diyebilirim. Anılarının taraftarı olan birçok futbolsever gibi...”
Çizgi Açığı
Çizgi Açığı
Futbol Yazıları Çizileri

Tanıl Bora, Turgut Yüksel
Futbolun, “kazanma” duygusunu tatmin etmeye hapsedilmiş 90 dakikalık bir itiş kakış olmadığını hatırlamak için bir fırsat: Röveşata golleri gibi estetik güzelliklerin yanı sıra, almasını bilen için, içinde sonsuz haz barındıran bir dünyanın kapısını açıyor Turgut Yüksel ve Tanıl Bora.
Diyarbakırspor
Diyarbakırspor
Düğünde Kalabalık, Taziyede Yalnız

Faruk Arhan
Simon Kuper’in ünlü “futbol sadece futbol değildir” sözü Türkiye’de belki en çok Diyarbakırspor için geçerli. Türkiye futbolunun ayrık otu Diyarbakırspor, tarihi boyunca hep bir “siyasi işlev”, bir “temsil” basıncı altında olmuş. Bir yandan devlet politikaları, bir yandan Kürt kimliği… Diyarbakırspor, Kürt kimliğini temsil eden yanıyla İspanya’nın Barcelona’sı, Athletic Bilbao’sıyla akraba…
Onun Gibisi Gelmedi
Onun Gibisi Gelmedi
Memleket Futbolundan Portreler

Cem Zamur
“Efsane” futbol âleminin, genel olarak popüler kültürün en yıpranmış ve en yıpratıcı klişelerinden biri. Üst ligde iki sene kariyer yapan, iki parlak maç oynayan bir futbolcunun adı efsaneye çıkabiliyor. Cem Zamur, bu kitapta, hakiki efsaneleri anlatıyor. Türkiye futbol tarihinin efsane şahsiyetlerinden bir portre demeti.
Mektepliler, Münevverler, Meraklılar
Trabzon'da Futbolun Toplumsal Tarihi
Mektepliler, Münevverler, Meraklılar

Sevecen Tunç
“Trabzon şehri spor ibtilası geçiriyor. İstanbul’da dans ibtilası, Ankara’da ud, Trabzon’da futbol… Bunlar birer hastalık gibi yakaladıkları adamın yakasını bırakmıyorlar. Trabzon’da mahalle aralarında, ta Kavak Meydanı’na kadar ne kadar meydan, cami havlisi, bahçe varsa birkaç çocuk toplanmış! – Gol gol diye bağırıyor. Hele şu hafta tatilinin işsiz bir sürü halkının Kavak meydanına doğru toplanması bu ibtilayı azdırdı. Şimdi herkeste bir spor heyecanı var.”
Bursaspor
Beşinci Şampiyon
Bursaspor

Memet Zencirkıran
Türk futbolu esasta üç başrol oyuncusunun kendi arasındaki rekabetin, birtakım figüranlarla zenginleştirilerek sunulduğu bir filmdir. Seksenli yıllarda Trabzonspor bu senaryoya isyan etti ve üç İstanbul kulübü dışında şampiyon olan ilk takım oldu. Bununla da kalmadı, şampiyonluk kupasını altı kez Trabzon’a götürerek “dördüncü büyük” unvanını aldı. Dolayısıyla seksenlerden beri Türk futbolunda bir “dört büyükler” karakteri mevcut. Yaklaşık 25 senedir süren bu yeni düzene baş kaldıran ilk takım Bursaspor.
Adamın Abdalı Kaleci Olur
Adamın Abdalı Kaleci Olur
Fatih Uraz
İngiliz futbol kültüründe kalecilerin (bir de sol açıkların!) hafif deli olduğuna inanılır. “Adamın aptalı kaleci olur,” diye bir söz de var. Öyle ya, kim gönüllü yapar bu mesleği? Bir anlık bahtsızlığın ya da tümüyle çaresiz bir golün, sayısız mükemmel kurtarışla kazanılmış alkışları anında unutturuvermesini kim sineye çeker?
Kafsinkaf
Kafsinkaf
Yiğit Akın (Der.)
Türkiye’nin görkemli semt kulüplerinden biri, Karşıyaka. Ama kendi başına bir şehir, bir vilayet olma iddiasında bir semt bu: Kendisine İzmir’den ayrı bir plaka numarası biçen (otuz beş buçuk)... İzmir içre İzmir’den ırak, ”post-İzmirli” bir yer...Aynı zamanda Türkiye’nin en eski, köklü kulüplerinden biri, Karşıyaka Spor Kulübü (KSK). Osmanlıca kısaltması adı kadar meşhur: Kafsinkaf.
Mağlubu Anlatmak
Mağlubu Anlatmak
Seçme Yazılar 3

İslam Çupi, Barış Karacasu (Der.), Yavuz Yıldırım (Der.)
İslam Çupi’nin 1957’den 1981’de başlayan Milliyet dönemine dek yazdığı yazılardan leziz bir güldeste... Her biri drama tadındaki maç hikâyeleri, dönemin spor yıldızlarının ve parlayan takımlarının portreleri, dünya futboluna dair gözlemler... Futbol ve spor ortamı hakkında taşlamalar... Ve tabii eski İstanbul sahneleri...
Adana Futbolu
Sıcağıyla, Acısıyla
Adana Futbolu

Yavuz Yıldırım (Der.), Mustafa Uçar (Der.)
Adana takımları futbolun en üst katından uzun yıllardır uzaklar. İzmirlilerin yokluğu kadar çarpıcı bir eksik bu. Adana Demirspor, üç büyük şehir dışındaki en köklü kulüplerden biri, tam teşekküllü bir spor yurdu ve gerçekten bir “camia”.
Kırmızı Beyaz Siyah: Samsunspor
Samsunspor
Kırmızı Beyaz Siyah: Samsunspor

Mehmet Yılmaz (Der.)
Samsunspor, “herhangi” bir Anadolu takımı değil. Birinci Lig’e tırmanan ilk Karadenizli oluşuyla… Yetiştirdiği yıldızlarla… Zirveye oynadığı sezonların hatırasıyla… Defalarca düşüp defalarca çıkmayı başarmasıyla, direngenliğiyle, dokuz canlılığıyla…
"Bizim İçin Oyna"
"Bizim İçin Oyna"
Türkiye’de Futbol Ve Siyaset

Mehmet Ali Gökaçtı
Her vesileyle “siyaset bulaştırmayalım” antları verilse de, futbol politikanın kayıtsız kalamadığı bir toplumsal olgu. Kitlelerin sempatisini avlamanın, onlara  “mesaj vermenin” en popüler mecralarından biri… Türkiye’de de futbol ortamı hep politik gelişmelerle iç içe biçimlendi. Genel olarak doğrudan devletin güdümü ve genel politik iklimin belirleyeciliği atında...
Piknikte Dömivole
Piknikte Dömivole
Erdinç Sivritepe’ye Armağan

Barış Karacasu (Der.), Şener Yelkenci (Der.)
“Manyaklar, kafayı takmışlar hatta sıyırmışlar...” diye tanımlıyor elinizdeki derlemenin editörleri, kitaba katkıda bulunan yazarları. (Daha doğrusu, gazaplarından korkmasalar öyle tanımlayacaklarını söylüyorlar.) Futbolla düşüp kalkan ama bunu ortalama futbolseverden hayli farklı biçimde yapan, takıntılı insanlar.
Kârhanede Romantizm
Kârhanede Romantizm
Futbol Yazıları

Tanıl Bora
Bir gün Gençlerbirliği maçına yolunuz düşerse, sürekli bağıran, kırmızı-siyah el örmesi atkısıyla "huşu" içinde takımını seyreden adama dikkat edin. O iflah olmaz romantik, nasıl bir "kârhane"de olduğuna hiç aldırmadan, yağmur demez, çamur demez gider biricik Gençler'inin maçlarına. Yetmez, arkadaşlarını da götürür. O da yetmez, etrafındakileri futbola kazandırır.
İnadına Göztepe
İnadına Göztepe
Serkan Boyacıoğlu (Der.)
Bir zamanlar rakiplerine korku salan, Avrupa Kupaları'nda yarı final oynayan ilk Türk takımı olmayı başarmış bir "efsane"... Usta teknik adam Adnan Süvari, "Moskova Panteri" kaleci Ali (Artuner), "İngiliz Nevzat" (Güzelırmak), "Buldozer Fevzi" (Zemzem), "Kestane Gürsel" (Aksel), "Bombacı Halil" (Kiraz), "Çarli Çağlayan (Derebaşı)... Yıllardır 1. lig yüzü görmese de, tüm sezonların esas alındığı ezeli puan durumunda hâlâ üst sıralarda olmayı başaran bir takım...
Çünkü Biz Ankaragüçlüyüz!..
Çünkü Biz Ankaragüçlüyüz!..
Anılar • Denemeler • Söyleşiler

Ziya Adnan
“...kimileri vardır, stada fazla uzak olmayan bir erketede toplanırlar maç günleri, zaferleri ve hüzünleri tribünlerde hep beraber paylaşırlar... Tribün çocuklarıdır onlar ve bu kitap onlar için yazılmıştır. Kendi şehirlerinin değerlerine sahip çıkanlar için yazılmıştır, hiç bitmeyen umutların sahipleri için yazılmıştır... Ve geçmişe özlem duyanlar için yazılmıştır...”
Tribün Cemaatinin Öfkesi
Tribün Cemaatinin Öfkesi
Ticarileşen Türkiye Futbolunda Şiddet

Artun Ünsal
Artun Ünsal, Türkiye futbolundaki şiddeti, çok geniş bir bakış açısından ele alıyor. Her şeyden önce, bu oyunun ve onun toplumsal ortamının bünyesinde barındırdığı şiddet potansiyelini gözardı etmeden... ve konuyu polisiye bakış açısına sıkıştırmadan. Sorunun ciddiyetini bilerek, ama “ihtiyatlı iyimserliği” yitirmeden...
"Olaylar, Sağbekin Lahana Dolmasını Yemesiyle Başladı"
"Olaylar, Sağbekin Lahana Dolmasını Yemesiyle Başladı"
Seçme Yazılar 2

İslam Çupi, Kıvanç Koçak (Der.), Barış Karacasu (Der.)
İslam Çupi, Milliyet’te yazmaya başladığı 1981 Eylül’ündeki ilk yazısında, “23 yıl sonra çok mu geç?” başlığı altında şunları yazmıştı: “23 yıl önce geldiğim sokağa 23 yıl sonra tekrar düşmüşüm. Kafasını asfalta dökmüş, moralini sıfır kilometreye getirmiş, üzerimdeki tek pantolon ve gömleği taşınmaz ağırlık kılmış bir adamcık olarak..
Futbol ! Bir Aşk...
Futbol ! Bir Aşk...
Halit Kıvanç
Konu Türkiye’de futbolun tarihi ve kültürü ise; onun adı akla gelebilecek ilk adres olmalı. Halit Kıvanç, bir futbol aşığı... Tam 60 yıldır futbol yazıyor, 50 yıldır anlatıyor ve 40 yıldır ekranlarda seyircisiyle buluşuyor... Dünya Kupası’nın öyküsünü onun sesinden dinlemeyen kuşak yok. Türkiye futbol tarihini onun gibi yazan da yok sanki! Belki onun kadar seyreden, onun kadar seven, onun kadar önemseyen de...
Trabzonspor
Fırtına, İhtilal, Efsane
Trabzonspor

Hakan Kulaçoğlu (Der.)
Fırtına olarak başladı, sahici bir ihtilâle dönüştü, uzun zamandır “sadece” bir efsane... Trabzonspor, bu fetret döneminden çıkmasa, artık başka hiçbir şey yapmasa bile, Türkiye’nin futbol tarihinde ayrı bir başlık, ayrı bir konudur: “İstanbul Dükalığını” deviren ilk ve -şimdilik- tek takım olarak… Öte yandan Trabzonspor camiası, Bordo-Mavi’nin tarihe düşmüş olduğu kayıtla yetinmemenin arayışı içinde, nicedir…
Anadolu Yıldızı Eskişehirspor
Anadolu Yıldızı Eskişehirspor
Özgür Topyıldız
“Anadolu Yıldızı”… “Kırmızı Şimşekler”… “Eseses- Kikiki- Eski eski-Es”. Türkiye futbol tarihinin en büyük nostaljik kıymetlerinden biri: Eskişehirspor. Futbolda “Anadolu Devrimi”nin simgesi idi Eskişehirspor… İstanbul oligarşisine karşı çıkan ilk büyük tehditti… Altın çağındaki Eskişehirspor, 1960’lar/1970’ler dönümü Türkiye’sinde yaşanan toplumsal değişim dinamizminin, “statüko”yu sarsmaya dönük heyecanının futbol dünyasındaki temsilcisiydi, sanki…
Hatice'ye Mektuplar
Hatice'ye Mektuplar
Yiğiter Uluğ
Futbol âlemimizin üzerindeki gri bulut: “Büyüklük” hırsının insanı bezdiren abartıları… “Öff-sane” haline gelmiş “efsaneler”... Hakiki sevgiden uzak “taraftarlar”... “Hatice’ye değil neticeye bak” ideolojisi ve bayraktarları, kısacası.
Tae Han Min Guk
Tae Han Min Guk
2002 Dünya Kupası Mektupları

Mehmet Demirkol
Mehmet Demirkol, 30 Mayıs günü akşam saatlerinde Atatürk Havalimanı’ndan Tokyo aktarmalı olarak Seul’e gider. Hayatında ilk kez bir uçak yolculuğunda uyur. Çünkü huzurludur, yirmi küsur yıldır hayalini gördüğü Dünya Kupası’na gitmektedir. Ve ertesi gün Dünya Kupası’nın heyecanıyla kucaklaşır. Neredeyse her gün bir şehre yolculuk eder, bir maç seyreder.
Futbolun Ölümü
Futbolun Ölümü
Seçme Yazılar 1

İslam Çupi, Kıvanç Koçak (Der.), Barış Karacasu (Der.)
İslam Çupi’nin Milliyet gazetesinde “Pazar’ın Ertesi” sütununda yazdığı, meslek hayatının son on yılının, deyim yerindeyse olgunluk döneminin yazıları yer alıyor bu kitapta. Karamsar yazılar bunlar. Çupi, futbolun bir “çim savaşına” dönmesinden duyduğu rahatsızlığı, kendine özgü güçlü tasvirlerle anlatıyor. Yeni dönem topçularının, becerisi sınırlı aletlere dönüştüğünü düşünüyor.