Medya-İletişim

Televizyonda Haberin Magazinelleşmesi
Televizyonda Haberin Magazinelleşmesi
Hakan Ergül
Her şey TRT tekelinin yıkılmasının ardından gelen özelleştirme furyası ile başladı. Hukukun kaale bile alınmadığı, tek ölçüsü ‘rating’ olan rekabet için her şeyin mübah olduğu bir özel televizyon yayıncılığımız oldu sonunda.
Filler ve Çimenler
Filler ve Çimenler
Medya ve Finans Sektöründe Doğan/Anti-Doğan Savaşı

Mustafa Sönmez
Türkiye medyası, 2001 krizi ile birlikte önemli bir kabuk değişimi yaşadı, yaşıyor. Medya sektörüne egemen olan gruplar saflaştılar, daha doğrusu cepheleştiler. Birbirlerini, “medyayı silah, gazetecileri de tetikçi” olarak kullanmakla kıyasıya eleştirdiler. Medya dünyası ve daha birçok gözlemci bunu medya sektöründe bir cepheleşme gibi anladı, yorumladı.
İmge ve Emperyalizm
İkinci Meşrutiyet Basınında
İmge ve Emperyalizm
1908-1911

Palmira Brummet
Palmira Brummett, İkinci Meşrutiyet Basınında İmge ve Emperyalizm, 1908-1911’de mizah dergilerinde yayımlanan karikatürlerden yola çıkarak Osmanlı zihniyet dünyasına ışık tutuyor. Bu dönem üzerine daha önce akademik çalışmalara konu olmamış kaynakları inceleme nesnesi olarak seçen yazar, okuması son derece keyifli bir kitap ortaya koymayı başardığı gibi, gerçekten yeni bir açıdan tarihe bakmamızı da sağlıyor.
Cilalı İmaj Devri
1980'lerden 90'lara Türkiye ve Starları
Cilalı İmaj Devri

Can Kozanoğlu
Türkiye’nin 1980’lerdeki toplumsal değişiminin gündelik hayatta ve popüler kültürde hakim kıldığı değerlerin, mitosların tahlili; “yaldızların” kazınması. Toplumsal adaletsizliğin aldığı yeni boyutlarla, “yeniliklerin” takdiminde sergilenen marifetlerle “günümüz”ü temsil eden şöhretler. Kozanoğlu’nun kitabı, haklı olarak, “Türkiye’nin ne hale geldiği” üzerine kafa yoranların ciddiye aldığı ve sayesinde eğlendiği kitaplardan biri oldu.
Dipsiz Medya
Dipsiz Medya
Umur Talu
Medya, demokrasi sorunsalı açısından bize bir ikilem sunuyor. Bir yanda, iletişim ve bilgilenme özgürlüğü demokrasinin olmazsa olmaz koşullarından birisi olduğu için, basın-yayın kuruluşları demokrasinin asli kurumları arasında yer alır. Diğer yanda ise, güçlü bir tekelleşme eğilimini içinde barındırarak, bu özgürlüklerin kullanımının çarpıtılması, kısıtlanması ve iktidar ilişkilerine alet edilmesine aktif biçimde katkıda bulunuyorlar.
Savaş Alanından Canlı Yayın
Savaş Alanından Canlı Yayın
Vietnam'dan Bağdat'a...

Peter Arnett
Ömrünün yarısını savaşlarda geçiren bir muhabirin anıları. Dünyanın gelmiş geçmiş en ünlü gazetecisi Peter Arnett, sıcak çatışmaların ortasında geçen otuzbeş yılını anlatıyor. Kariyerine Vietnam Savaşı’yla başlayan Arnett, ‘olay mahalli’nden geçtiği dönemin ABD Başkanı Johnson’ı çileden çıkaran haberlerle Pulitzer Ödülü’nü kazandı. O savaş senin bu savaş benim beş kıtayı dolaşan Peter Arnett, son yıllardaki popüleritesini Körfez Savaşı’nda Bağdat’taki bir otelin penceresinden yaptığı, “canlı yayın”larla kazandı.
Medyakronik
Medyakronik
Kürşat Bumin
Medyanın gündelik hayatımızdaki ağırlığı günden güne artıyor, bildiğiniz gibi. Emekleme devresini henüz geçen televizyon kanalları çoğalıyor, sahipleri el değiştiriyor, gazetecilik- televizyonculuk içiçe geçiyor, tekelleşmeler, “angaje” yayın politikaları, “ideolojik” gazeteler ve televizyonlar gitgide yaygınlaşıyor, “düzgün” haber okumak veya seyretmek günden güne güçleşiyor.
Türkiye'de Demokrasiye Geçişte Basın (1945-1950)
Türkiye'de Demokrasiye Geçişte Basın (1945-1950)
Nilgün Gürkan
Cumhuriyet tarihinin kritik dönemeçlerinden biri: İkinci Dünya Savaşı sona ermiş; Türkiye, tam anlamıyla demokrasiye doğru değilse de çokpartili hayata doğru zorunlu sayılabilecek bir dümen kırma sürecine girmiş, Demokrat Parti kurulmuş... Önce 1946 seçimleri yapılacak, ardından 1950 seçimleri gelecek ve bu ilginç, sancılı, renkli dönemde basın çok-işlevli bir rol üstlenecek.
Medya Dünyası
Medya Dünyası
J. Marie Charon (Der.)
Gazeteci, televizyoncu, radyocu, reklamcı; hepsinin eleştiricisi, okuyucusu, dinleyicisi, seyircisi için bir temel kitap. 17 kişilik bir yayın kurulu tarafından, çeşitli ülkelerden 100’ü aşkın araştırmacının katkısıyla hazırlandı.
Dedikodu ve Söylenti
Dünyanın En Eski Medyası
Dedikodu ve Söylenti

Jean-Noel Kapferer
Bu adam iletişim ve reklam üzerine araştırmalar yaparmış. Dedikodu ve söylenti için “uydurma bilgi” dendiğini duymuş. Konunun üzerine varmış. Diyormuş ki: “Halkın olan biteni anlamak isteyip de resmî cevaplar alamadığı yerde söylenti vardır.” Dedikodu ve söylentinin kaynaklarını, taşıyıcılarını, toplumsal kesimlere göre farklılaşan saiklerini, adının kötüye çıkmasının nedenlerini araştırmış diyorlar.