Tekrar Baskılar

Puslu Kıtalar Atlası
Puslu Kıtalar Atlası
İhsan Oktay Anar
Bir “ilk kitap”, Türkçe edebiyatta yeni ve pırıltılı bir yazar... “Yeniçeriler kapıyı zorlarken” düşler üstüne düşüncelere dalan Uzun İhsan Efendi, kapı kırıldığında klasik ama hep yeni kalabilen sonuca ulaşmak üzeredir: “Dünya bir düştür. Evet, dünya... Ah! Evet, dünya bir masaldır.” Geçmiş üzerine, dünya hali üzerine, düşler ve “puslu kıtalar” üzerine bir roman. Hulki Aktunç’un önsözüyle...
Devlet Ocak Dergâh
Devlet Ocak Dergâh
12 Eylül`den 1990'lara Ülkücü Hareket

Kemal Can, Tanıl Bora
Türkiye sol literatüründe hayatî bir ilgi odağı olmasına karşın, kontrgerilla v.b. karanlık güçlerin faaliyetlerine indirgenen veya faşizmle ilgili standart kuramsal metinlerden uyarlanan açıklamalarla geçiştirilen ülkücü hareket üzerine bir tahlil çabası. Kitapta ülkücü hareketin 12 Eylül 1980 askeri darbesi sonrasındaki iç süreçleri, kamplaşmaları, ideolojik dönüşümleri, söylemi inceleniyor.
Kalfa ile Kıralıça
Kalfa ile Kıralıça
İlhami Algör
İlhami Algör’ün, hikâye kahramanı/anlatıcısı bu kez de tarihin sayfalarında geziniyor, tabii ki yine bir kadının, kıralıçanın bakışları nezaretinde.
Reklamcılık Kavramlar, Kararlar, Kurumlar
Reklamcılık Kavramlar, Kararlar, Kurumlar
Füsun Topsümer, Müge Elden
Reklamcılık günümüzde ister yaratıcısı ister müşterisi ister tüketicisi olsun, reklama “maruz” kalan herkesin el altında bulundurması gereken bir başvuru kitabıdır.
Zor Bir Ailede Büyümek
Zor Bir Ailede Büyümek
Geçmişi Onarmanın ve Hayatını Geri Kazanmanın Yolları

Susan Forward, Craig Buck
Her birimiz küçükken anne-babalarımızın içimize ektiği zihinsel ve duygusal tohumlarla büyüyoruz. Kimi ailelerde bu tohumlar sevgi, saygı ve bağımsızlık kaynağı olurken, ne yazık ki birçok ailede tohumların arasında korku, yaptırım ve suçluluk duyguları da bulunuyor.
Araftaki Ermenilerin Hikayesi
Araftaki Ermenilerin Hikayesi
“Ne Hz. İsa’ya, ne de Hz. Muhammed’e yaranabildik”

Vercihan Ziflioğlu
Vercihan Ziflioğlu, “Ne Hz. İsa’ya ne Hz. Muhammed’e yaranabilen” araftaki hayatları anlatıyor. Saklanmanın, yüzleşmenin ve “açığa çıkmanın” deneyimleri…
Fakat Müzeyyen Bu Derin Bir Tutku
Fakat Müzeyyen Bu Derin Bir Tutku
İlhami Algör
Fakat Müzeyyen Bu Derin Bir Tutku, İtalyan Yokuşu’ndan aşağı, rüzgâra asılıp Tophane’ye inen roman.
Yedi Gece
Yedi Gece
Jorge Luis Borges
Yedi Gece, düşlerin ve söylencelerin yazarı Borges’in bellek külliyatından eşsiz bir edebiyat armağanı.
Kürar
Kürar
Melike Uzun
Melike Uzun, iyilikle kötülüğün, vefa ile nankörlüğün, hoşgörü ile horgörünün hikâyelerini anlatıyor. İç içe geçen ve kalp kanatan hayatlar. Kürar, kederli bir kelebek gibi geziniyor koyu karanlığın içinde
Aden
Aden
Stanislaw Lem
Bilimkurgunun önemli ismi, Solaris’in yazarı Stanislaw Lem’den teknolojiye ve iletişime dair felsefi sorularla dolu fantastik bir roman.
Atlas
Atlas
Jorge Luis Borges
Atlas, Borges’in dünyanın farklı şehirlerine yaptığı gezilerde biriktirdiği anıları, gözlemleri ve düşleri harmanlayan benzersiz bir metin.
Yaratan
Yaratan
Jorge Luis Borges
Öykü, şiir ve denemelerin iç içe geçtiği Yaratan’da Borges, hayatının ve metinlerinin olmazsa olmazları sayılan kaplanlardan, rüyalardan, Doğu ve Avrupa kültürlerinin simgelerinden bahsediyor.
Edebiyat Dersleri
Edebiyat Dersleri
Vladimir Nabokov
Edebiyat Dersleri, dünya edebiyatının en çok tartışılan başyapıtlarına, yine en çok tartışılan başka bir büyük yazarın yorumlarını ve eleştirilerini göstermekle kalmıyor; aynı zamanda hem nasıl iyi bir eleştirmen hem de nasıl iyi bir okur olunabileceğine dair Nabokov’un uzun yıllar derslerinde anlattığı notları, çizimleri ve haritaları da sunuyor. Öğrenciler için bulunmaz bir kılavuz, meraklıları için kaçırılmayacak bir başyapıt.
Emine - Fay Kırığı 2
Fay Kırığı -2
Emine - Fay Kırığı 2

Mehmet Eroğlu
Hazlar, türlü hesaplar, yanılgılar, koyu karanlıkla geçmişten gelen sesler, ölürken yedi dirhemini bile yoksullara veren peygamber ve abdestli kapitalistler, takdir-i ilahi, yutkunan kadınlar ve erkekler. İbadetin sermayeyle serencamı. Emine arada kalmış, ne yapsa eksik... Kuyudan su çeken çıkrık ipini andıran tespihler... Mehmet Eroğlu, paranın etrafına üşüşmüş insanları, yakın dönemin düşkünlerini ve galiplerini anlatıyor.
"Ula Fılle Hoş Geldin"
"Ula Fılle Hoş Geldin"
Diyarbekirli Udi Yervant Bostancı

Şeyhmus Diken
Elinizdeki kitap, Diyarbakır’ın kendine mahsus müzik kültürünün, Ermeni mahallesinin, hayatın bütün cepheleriyle 1950’lerden 1970’lere “eski” Diyarbakır’ın, Kürt-Ermeni gündelik ilişkilerinin, puşiciliğin, esnaf muhabbetinin hikâyesi… Tabii eksen, Udi Yervant’ın hüzünlü ve neşeli hayat hikâyesi.
Dersim'in Kayıp Kızları
Dersim'in Kayıp Kızları
"Tertele Çenequ"

Nezahat Gündoğan, Kazım Gündoğan
Nezahat ve Kazım Gündoğan, yıllarca uğraşarak, sebatla, Dersim’in bu kayıp kızlarının izini sürdüler. Kendileriyle, yakınlarıyla konuştular. Bu kitapta, yüzü aşkın ‘vaka’ yer alıyor: Ailesinden, kökünden koparılmış insanların çile dolu hikâyelerinden parçalar… Annelerin çocuklarından, hatta bazen kendilerinden sakladıkları sırların hikâyeleri…
Camus
Camus
Bir Ahlakçının Portresi

Stephen Eric Bronner
20. yüzyılın en önemli entelektüel figürlerinden biri olan Albert Camus (1913-1960) felsefi duruşunu yaşamına ve kişiliğine yansıtmasıyla da özel bir yere sahiptir. Camus’nün düşünsel ve sanatsal üretimini bir arada inceleyen S.E. Bronner, bir “ahlakçı” olarak nitelediği yazarın eserlerini yaşamöyküsüyle birlikte ele alarak bu önemli noktayı yakalıyor.
Kambur
Kambur
Şule Gürbüz
Benden, bana kayıtsız kalınması ile benden nefret edilmesi arasında bir seçim yapmam istense, tereddütsüz, nefreti seçerim – kayıtsız kalınacak bir yanım yoktur. Ve ben söylemek isterim ki, her şey ve herkese kayıtsızım. Değilmişim gibi davrandığım durumlar, yaşıyormuşum gibi yapma zorunluluğumdandır.
"Korkuyu Beklerken" Gelenler
"Korkuyu Beklerken" Gelenler
Oğuz Atay Öyküleri Üzerine Yazılar

Hilmi Tezgör (Der.)
Oğuz Atay’ın Türk edebiyatının bir klasiği haline geldiği aşikâr. Yazarın adı bu kadar anılırken, eserlerine bu kadar gönderme yapılırken, karakterleri neredeyse meşhur birer isim haline gelmişken Atay’ın öykücülüğü üzerinde yeterince durulmadığı ve hatta öykülerinin ihmal edildiği düşüncesiyle gerçekleşen bir sempozyumun ürünü “Korkuyu Beklerken” Gelenler.
Lili ve Yedi Çocuğu: Hiç Uykum Gelmedi! - Ali
Lili ve Yedi Çocuğu: Hiç Uykum Gelmedi! - Ali
Tülin Kozikoğlu
Ali uyumayı hiç sevmez, uyumamak için sürekli bahaneler üretir. Uyuyarak eğlenceyi kaçırmak istemez ama gece herkes uyumaya başlayınca sıkıntıdan patlar. Belki azıcık gözlerini kapatırsa… "Büyümeye" dair "büyük" sorunlari işleyen renkli ve eğlenceli bir çocuk dizisi.
Geçmişiniz İtinayla Temizlenir
Geçmişiniz İtinayla Temizlenir
Cemil Koçak
Yirminci yüzyıl boyunca kurulmuş ulus-devletler, tarih yazmak konusunda kendilerinden önce hüküm sürmüş devletlerden daha zor görevler biçtiler. Türkiye Cumhuriyeti de bu geç ulus-devletlerden biri olarak, benzer bir yol tuttu kendine.
Bir Yazarın Güncesi
Bir Yazarın Güncesi
Virginia Woolf
Virginia Woolf öldüğünde, ardında kendi elyazısıyla doldurulmuş 26 defter bıraktı. Woolf 27 yıl boyunca bu defterlerde, neler yaptığını, kimleri gördüğünü, özellikle bu insanlar hakkında, kendisi hakkında, yazdığı ya da yazmayı umut ettiği kitaplar hakkında neler düşündüğünü neredeyse kesintisiz denebilecek bir şekilde kaydetti.
Amidalılar
Amidalılar
Sürgündeki Diyarbekirliler

Şeyhmus Diken
12 Eylül 1980 sonrasında veya arefesinde Diyarbakır’dan ‘gitmek’ zorunda kalan ve çoğu yirmi yılı aşkın süre gurbette yaşayan Kürt siyasal mültecilerle söyleşiler yer alıyor bu kitapta. Önce çocukluklarının, gençliklerinin Diyarbekir’ine (ve Lice’sine, Silvan’ına, Ergani’sine, Pîran’ına...) dair hatırladıklarını anlatıyorlar.
Türk Tiyatro Tarihi
Başlangıcından 1983'e
Türk Tiyatro Tarihi

Metin And
Dans, hareket ve mimiklerle bir olayın, bir öykünün anlatılması insanlık tarihi kadar eskidir. Ama bu ögelerin sözle birleşmesi ve yapısal bir birlik kazanması Eski Yunan’da gerçekleşmiş ve tiyatro sanatı klasik çizgilerine kavuşmuştur. Metin And bu yapıtında Türk tiyatrosunun tarihini mercek altına alırken, zamanda ve mekânda birtakım sınırlamalara gittiğini ve yalnız Anadolu’ya yerleşen Türklerin tiyatrosunu ele aldığını özellikle belirtir.