Prens Adaları
Çeviri
Haluk Çağlayaner

ISBN
9789754705607

2. baskı - Şubat 2000
232 sayfa




Prens Adaları

Gustave Schlumberger

Kınalı, Burgaz, Heybeli, Büyükada, Yassıada, Sivriada... Her adanın ismi, yakın tarihten bir şeyler çağrıştırıyor. Oysa Adalar’ın tarihi ve “tarih”le ilişkisi çok eskilere uzanıyor. Tezleriyle Hıristiyan dünyasında tartışmalar yaratmış Gustave Schlumberger’in 1884’teki İstanbul gezisinde derlediği tarih, doğa ve gündelik hayat notlarından oluşan Prens Adaları, o uzak tarihi deşmeye çalışıyor.

Kınalı, Burgaz, Heybeli, Büyükada, Yassıada, Sivriada... Her adanın ismi, yakın tarihten bir şeyler çağrıştırıyor. Oysa Adalar’ın tarihi ve “tarih”le ilişkisi çok eskilere uzanıyor. Tezleriyle Hıristiyan dünyasında tartışmalar yaratmış Gustave Schlumberger’in 1884’teki İstanbul gezisinde derlediği tarih, doğa ve gündelik hayat notlarından oluşan Prens Adaları, o uzak tarihi deşmeye çalışıyor. Adalar’a sürgün edilen Bizans imparator ve imparatoriçelerinden 19. yüzyılın “ada vapurları”na, ada insanlarından kiliselere...
Kitabın Adı
Prens Adaları
ISBN
9789754705607
Orijinal Adı
Les Iles des Princes Le Palais et l'Eglise Blachernes La Grande Muraille de Byzance
Yayın No
İletişim - 393
Dizi No
İstanbul - 22
Alan
Tarih
Sayfa Sayısı
232 sayfa
En
160 mm
Boy
230 mm
Baskı
2. baskı - Şubat 2000 (1. baskı - Aralık 1996)
Yazar
Gustave Schlumberger
Yayına Hazırlayan
Haluk Çağlayaner
Çeviren
Haluk Çağlayaner
Kapak
Ümit Kıvanç
Uygulama
Hüsnü Abbas, Çiğdem Dilbaz
Dizin
M. Cemalettin Yılmaz
Düzelti
Haluk Çağlayaner
Cilt
Uğur Mücellit, Sena Ofset
Dizgi
Maraton Dizgievi
Baskı
Sena Ofset

Gustave Schlumberger

17 Ekim 1844 Guebwiller, Alsace - 9 Mayıs 1929 Paris. Çok eski bir sanayici aileye mensuptu. Tıp eğitimi gördü. Bizans arkeolojisine merak sardı. Bizans ve Latin Doğu incelemelerine, katkısı ve hacmi bakımından önem taşıyan eserler bıraktı. Çeşitli zamanlarda İstanbul’da bulundu. Ahmet Vefik Paşa, Osman Hamdi Bey, Fuat Paşa’nın oğlu İzzet Paşa, Mithat Paşa ile tanışıyordu. Yaptığı araştırmalar Hıristiyan baronların kutsal topraklara yalnızca dinî adanmışlık duygusuyla yöneldiklerini söyleyen efsâneyi sarstı. Baronlar gündelik çıkarlarıyla fazlasıyla meşgullerdi; bu çıkarlar gerektirdiğinde Müslümanlarla işbirliğine giriyorlardı. Schlumberger kendi adına para bastıran baronların bu sikkelerin üzerinde türbanlı ve emir sıfatıyla yer aldıklarını, paranın arka yüzünde ise Kur’an’dan alınan ifadeler bulunduğunu saptadı. Tarih yazıcılığının gerek yeni verilerin kullanıma girmesi, gerekse bakış açılarının değişmesi sonucu başdöndürücü bir hızla değiştiği günümüzde Schlumberger’in bilimsel değerini hâlâ koruyan başlıca eseri nümizmatik ile ilgilidir: Sigillographie de l’Empire Byzantin (Bizans İmparatorluğu’nda Mühürler, 1884). Yaşadığı çağın politik olaylarını Bizans hayranlığı çerçevesinde değerlendiren Schlumberger, koyu bir Yunan taraftarıdır. Bu bakımdan, –her ne kadar ilgi alanları farklı olsa da– yargılarının yüzyıl dönümü Türkiye’siyle ilgilenen Pierre Loti (1850-1923) ve Claude Farrère (1876-1957) gibi tam zıt kutupta görünen yazarlarla karşılaştırılması ilginç olacaktır.
Diğer bazı önemli eserleri: Les Principautés Franques du Levant au Moyen Age (Ortaçağ’da Doğu’daki Frank Prenslikleri, 1877), Nümismatique de l’Orient Latin (Latin Doğu’nun Nümizmatiği, 1878), Un empereur Byzantin au X. siècle, Nicephore Phocas (10. Yüzyılda Bir Bizans İmparatoru, Nikephoros Fokas, 1890), L’épopée byzantine à la fin du X. siècle Jean Tzimiscès et Basile II. (10. Yüzyıl Sonunda Bizans Destanı: Ioannes Çimiskes ve II. Basileios, 1896), L’épopée Byzantine... Les Porphyrogénètes (Bizans Destanı... Porfirogennetos’lar, 1905).