Kýyýda ise üç direkli, iki güverteli ve 58 toplu bir kalyon, o karanlýkta usturmaçalarýný puta edip iskeleye palamar vermiþti. Yelkenlerin sarýlý olduðu serenler hisa edilmiþ ve tez zamanda yola çýkacaðýný ilân için mizana
direðine mavi bayrak çekilmiþti. Esrarengiz adam, kalabalýðý yarýp elinden tuttuðu Ýsrâfil'le iskeleden gemiye doðru yürümeye baþladý. Kalyonun dikmesinin palangalarýna asýlan ve týraka tutan gemicilere vardiyan, Yisa, sizi gidi sütü bozuk sünepeler! Yisa beraber! Varda ruhsuzlar! Varda! Bre aman! Laþka! Laþka!? diye feryat ediyor ve hurçlarýn, sandýklarýn ve fýçýlarýn ambarlara usûlünce istifine nezaret ediyordu. Güneþin doðmasýna 7 saat kala esrarengiz adam, sürme iskeleden kalyonun çukur güvertesine çýkmak istedi. Fakat eline ne kadar asýlýrsa asýlsýn Eþek Ýsrâfil yerinden bir türlü kýmýldamýyordu. O karanlýkta eline son bir kez daha asýlýp ?Gel yâ mübarek!? diye nida eyledi. Bunun üzerine çocuk her nedense inat etmekten vazgeçti. Ne var ki, sürme iskelenin kayganlýðýndan dolayý düþmemek için midir, Ýsrâfil'in kuþaðýna 40-50 yaþlarýnda, iri yapýlý, sýrma iþlemeli siyah kaput giymiþ biri yapýþmýþtý. Ýþte bu adam kuþaðý býrakýp küpeþteye tutundu ve güverteye ayak bastý. Bunun ilâhî düzenin bozulmasý demek olduðunu hiç kimse bilmeyecekti.