Üç Novella
Çeviri
Ergin Altay

ISBN
9789750515828

1. baskı - Ağustos 2014
455 sayfa
27,50 TL




Üç Novella

Ev Sahibesi / Amcanın Rüyası / Ebedi Koca
Fyodor Mihailoviç Dostoyevski

1847-1870 yılları arasında yazılan bu üç novellada, Dostoyevski’nin genç kaleminin peşinden gidecek; trajedi, gizem ve mizahı bir arada bulacaksınız. Üç Novella’da bir araya gelen Ev Sahibesi, Amcanın Rüyası ve Ebedi Koca, akılda yer eden karakterleriyle Dostoyevski’nin büyük romanlarının lezzetini taşıyor.

Kızını zengin ve yaşlı bir prensle evlendirmeye çalışan hesapçı bir annenin oynadığı oyunları konu alan Amcanın Rüyası’nda Dostoyevski’nin güçlü mizah anlayışına; yalnız bir adamın kilisede gördüğü genç kadına duyduğu takıntılı aşkın anlatıldığı Ev Sahibesi’nde, genç bir kadınla yanındaki ihtiyarın anlaşılmaz ilişkisine; aynı kadını seven ve yıllar sonra karşılaşan iki erkek arasındaki ilişkiyi anlatan Ebedi Koca’da ise, eski sırların gün yüzüne çıkmasıyla alt üst olan hayatlara tanıklık ediyoruz. 1847-1870 yılları arasında yazılan bu üç novellada, Dostoyevski’nin genç kaleminin peşinden gidecek; trajedi, gizem ve mizahı bir arada bulacaksınız.

Üç Novella’da bir araya gelen Ev Sahibesi, Amcanın Rüyası ve Ebedi Koca, akılda yer eden karakterleriyle Dostoyevski’nin büyük romanlarının lezzetini taşıyor.

"Dostoyevski’de akla sığmaz ve inanılmayacak şeyler var ama
gerçek şu ki, okudukça sizi değiştiriyorlar."
ERNEST HEMINGWAY

“Dostoyevski bana diğer bilim insanlarından daha fazla şey öğretti.”
ALBERT EINSTEIN

Kitaptan bir bölüm okumak için tıklayın.
Kitabın Adı
Üç Novella
Alt Başlık
Ev Sahibesi / Amcanın Rüyası / Ebedi Koca
ISBN
9789750515828
Orijinal Adı
Хозяйка • Дядюшкин Сон • Вечный Муж
Fiyat
27,50 TL
Kapak
Edvard Munch, “Oslolu Bohemler”, 1925-26
Yayın No
İletişim - 2037
Dizi No
İletişim Klasikleri - 74
Alan
Klasik Dünya Edebiyatı
Sayfa Sayısı
455 sayfa
En
130 mm
Boy
195 mm
Ağırlık
378 gr
Baskı
1. baskı - Ağustos 2014
Yazar
Fyodor Mihailoviç Dostoyevski
Çeviren
Ergin Altay
Dizi Yayın Yönetmeni
Murat Belge
Yayına Hazırlayan
Bahar Siber, Güneş Akkor, Emrah Serdan
Önsöz
Joseph Frank
Önsözü Çeviren
Ümran Özbalcı
Sonsöz
Andrew M. Drozd
Sonsözü Çeviren
Barış Özkul
Kapak
Suat Aysu
Kapak Resmi
Edward Munch
Uygulama
Hüsnü Abbas
Düzelti
Ümran Özbalcı
Baskı ve Cilt
Sena Ofset

Fyodor Mihailoviç Dostoyevski

Doktor bir babanın oğlu olarak, 11 Kasım 1821’de Moskova’da doğdu. Çocukluğunu Moskova’daki Marya Hastanesi’nin bir lojmanında, zorba ve alkolik bir baba ile hasta bir anne arasında geçirdi. Küçük yaştan itibaren edebiyatla ilgilenmeye başladı ve Puşkin, Goethe, Cervantes gibi yazarlarla tanıştı. 1837’de annesini kaybetti ve ertesi yıl St. Petersburg’daki Askerî Mühendislik Okulu’na gönderildi. Babasının ani ve şüpheli ölüm haberini burada aldı. Bu kayıp üzerine bunalıma giren Dostoyevski, 1839 yılında ilk sara nöbetini geçirdi. 1844’te edebiyatla daha yakından ilgilenebilmek için askerlik mesleğinden istifa etti. 1846’da ilk romanı İnsancıklar yayımlandı ve edebiyat çevrelerinde büyük ilgiyle karşılandı. Ne var ki ardından gelen çalışmaları Öteki (1846), Ev Sahibesi (1847), Beyaz Geceler (1848) aynı başarıyı sağlayamadı ve ilk romanında kendisine destek veren ünlü eleştirmen Belinski’nin alaylarına hedef oldu. Aşırı duyarlı ve sinirli bir kişiliğe sahip olan Dostoyevski bunun üzerine ruhsal çöküntü yaşayarak hastalandı. 1849’da Çar I. Nikola’nın baskıcı yönetimine karşı faaliyetlerinden dolayı tutuklandı ve ölüm cezasına çarptırıldı. İnfazın uygulanmasına dakikalar kala, cezası Sibirya’da dört yıl kürek mahkûmiyetine çevrildi. Hapiste okumasına izin verilen tek eser İncil’di. Bu süre boyunca etrafını kuşatan, horlanan ve ezilen kesimi yakından tanıma fırsatı buldu. 1854’te serbest bırakıldıktan sonra Semiapalatinsk’te zorunlu kışla hizmetine gönderildi ve subaylığa kadar yükseldi. 1857’de yoksul ve dul Marya Dimitriyevna İsayeva ile kendisine mutluluk getirmeyen bir evlilik yaptı. Edebiyata dönüşü Amcanın Rüyası (1859) isimli, mizah öğeleri barındıran Gogolvari öyküyle oldu. Aynı yıl yayımladığı kısa romanı Stepançikovo Köyü ve Sakinleri (1859) de istediği ilgiyi göremedi. 1860’ta tefrika edilen ve toplum dışına itilmiş kişilerin anlatıldığı Ölü Bir Evden Hatıralar ile kendini edebiyat çevrelerine tekrar kabul ettirdi. Tolstoy ve Turgenyev’in övdüğü eser Sibirya’daki mahkûmiyetinden derin izler taşıyordu. 1861’de ağabeyiyle birlikte Vrenja (Zaman) adlı dergiyi çıkarmaya başladı. Bu dergide Batı karşıtı Slavcı düşüncelerini savunduğu tartışma yazıları yayımladı. Ardından, eleştirmenlerin sert tepkilerine sebep olan fakat okur tarafından beğeniyle karşılanan Ezilmiş ve Aşağılanmışlar yayımlandı. Yoğun çalışma temposu nedeniyle sağlığı bozulan Dostoyevski, doktorunun tavsiyesi üzerine 1862’de hayalini kurduğu Avrupa seyahatine çıktı. Fransa, İngiltere ve İtalya’yı kapsayan bu kısa gezinin ardından, 1863’te Batı kültürünü eleştirdiği Yaz İzlenimleri Üzerine Kış Notları’nı kaleme aldı. Aynı yıl yayımlanan bir yazı sebebiyle dergisi kapatılınca yeniden mali krize sürüklendi. Maddi sıkıntılarından kurtulma umuduyla Almanya, Wiesbaden’e kumar oynamaya ve bir süredir ilişki yaşadığı Polina Suslova ile buluşmaya gitti. Birkaç yıl sonra yayımladığı Kumarbaz bu dönemde yaşadığı büyük yıkımları anlatır. 1864’te Rusya’ya döndükten sonra ağabeyiyle Epoha (Çağ) adında yeni bir dergi çıkardı ve Yeraltından Notlar’ı burada tefrika etmeye başladı. Aynı yıl karısını ve ağabeyini kaybetti. Bunu izleyen on yıl boyunca, Dostoyevski art arda Suç ve Ceza (1866), Kumarbaz (1867), Budala (1868), Cinler (1872), Delikanlı (1875) gibi başyapıtlarını kaleme aldı. Sürekli borç baskısı altında yaşayan ve alacaklıları tarafından sıkıştırılan yazar, daha hızlı çalışmak için işe aldığı yirmi yaşındaki sekreteri Anna Grigoriyevna Snitkina’yla, karısının ölümünden üç yıl sonra, 1867’de evlendi. Bu evlilikten doğan kızı üç aylıkken ölünce derin bir sarsıntı yaşadı ve deliliğin eşiğine kadar sürüklendi. Bu dönemde yoksulluk, sara nöbetleri ve kumar tutkusuyla boğuştu. 1874’te solunum yetmezliği tedavisi için bir süreliğine Almanya’ya gitti. 1880’de Puşkin anıtının açılışında konuşma yapmak üzere Moskova’ya davet edildi; konuşması hem halk üzerinde hem de edebiyat çevrelerinde büyük yankı uyandırdı. Yazarlık hayatı boyunca işlediği önemli temaları bir araya getirdiği Karamazov Kardeşler’i ölümüne üç ay kala tamamladı. Dostoyevski 9 Şubat 1881’de St. Petersburg’da hayatını kaybetti. Kalabalık bir halk kitlesinin katıldığı cenaze töreninin ardından, Tikhvin Mezarlığı’na defnedildi.