Son Hediye
Çeviri
Müge Günay

ISBN
9789750522123

1. baskı - Temmuz 2017
284 sayfa
23,00 TL




Son Hediye

Abdulrazak Gurnah

Son Hediye, etnik kimlik, köken ve aile temaları etrafında dokunmuş bir kültürel sentezin romanı.

Son Hediye, etnik kimlik, köken ve aile temaları etrafında dokunmuş bir kültürel sentezin romanı.


İngiltere’de yaşayan bir Afrikalı göçmen olan Abbas, yakalandığı hastalığın ardından geçmişini sorgulamaya başlar. Abbas’ı bir hikâye anlatıcısına dönüştüren hastalık süreci, yıllardır eşi Meryem ve çocuklarından sakladığı büyük sırrını da ortaya çıkartır. Abbas’ın sınırları aşındıran hikâyesi etnik kimlik ve köken, gerçek ve kurmaca gibi ayrımların kayganlığını ortaya koyarken yüzleşilmemiş hatıraların, dilsiz kalmış hikâyelerin insan zihninde yarattığı kalıcı etkileri de sergiler. Son Hediye, cesur bir hikâye anlatıcısı olmanın insanın yakınlarına verebileceği en büyük hediye olduğunu gösteren çarpıcı bir yüzleşme anlatısı.


“Abdulrazak Gurnah, çok katmanlı, güçlü ve güzel romanlar yazmakta ustalaşmış bir yazar.”
Anıta Mason


“Son Hediye, kültürel kimlik sorununda kişisel hikâyelerin rolünün anlaşılmasına yönelik kıymetli bir çaba.”
Gıles Foden



Kitaptan bir bölüm okumak için tıklayın.
Kitabın Adı
Son Hediye
ISBN
9789750522123
Orijinal Adı
The Last Gift
Fiyat
23,00 TL
Kapak
Emmanuel Ekong Ekefrey, “Çift”, 2014
Yayın No
İletişim - 2496
Dizi No
Dünya Edebiyatı - 110
Alan
Çağdaş Dünya Edebiyatı
Sayfa Sayısı
284 sayfa
En
130 mm
Boy
195 mm
Baskı
1. baskı - Temmuz 2017
Yazar
Abdulrazak Gurnah
Çeviren
Müge Günay
Dizi Yayın Yönetmeni
Murat Belge
Önsöz
Barış Özkul
Yayına Hazırlayan
Barış Özkul
Kapak
Suat Aysu
Uygulama
Hüsnü Abbas
Düzelti
Büşra Bakan
Cilt
Güven Mücellit
Baskı
Sena Ofset

Abdulrazak Gurnah

1948’de Doğu Afrika kıyısındaki Zanzibar’da doğdu. Anadili, Afrika’da seksen milyon kişinin konuştuğu Svahili’dir. İlköğrenimini İngiliz okullarında tamamladı, çocukluğunda gittiği Kur’an kursunda Arapça öğrendi. Gençliğinde Zanzibar Ayaklanması’na (1964) ve sonrasında kurulan sosyalist rejimin çalkantılı yıllarına tanıklık etti. 1968’de İngiltere’ye gitti. Yükseköğrenimini Kent Üniversitesi’nde tamamladı. Doktora tezinde (1982) kolonyal söylemin Doğu Afrika, Karayip ve Hindistan edebiyatındaki izdüşümlerini analiz etti. Postkolonyal edebiyat alanında uzmanlaştı. Halihazırda Kent Üniversitesi’nde İngiliz edebiyatı profesörü. İlk romanı Memory of Departure’da (Ayrılışın Hatırası, 1987) Afrika’da geçen gençlik yıllarının ardından ülkeyi terk eden Hassan karakterinin hafızasında yer eden Afrika imgesini postkolonyal dönemin kimlik sorunları ışığında inceledi. İkinci romanı Pilgrim’s Way (Hac Yolu, 1988) başlığını Winchester’ı Canterbury’deki Thomas Beckett mabedine bağlayan yoldan alır. Daha iyi bir yaşam umuduyla İngiltere’ye gelen Tanzanyalı Davud, karşılaştığı göçmen karşıtı tutumlardan dolayı paranoyak bir benlik geliştirir ve çareyi Tanzanya’daki geçmişini tamamen silmekte arar. Dottie (1990), Dottie Badoara Fatma Balfour karakteri üzerinden benzer bir yabancılaşma sorununu tartışır. Fatma Balfour’un melez kimliği, ırk ve etnisite sorununun göçmen ve sürgün karakterler üzerindeki travmatik etkilerinin yakıcı bir simgesidir. Paradise’ta (Cennet, 1994) Gurnah, Yakup’un oğlu Yusuf’un Kur’an’da anlatılan hikâyesini 1900-1914 arası Doğu Afrika’ya uyarlar. Kolonyal söylemin Afrika’ya dair klişelerini kölelik, tarihin çarpıtılması, İslâmofobi gibi meseleler üstünden tartışırken Yusuf’un bireysel hikâyesi bir yandan kolonyalizmin bir yandan da despotizmin eleştirisine açılan ikili bir işlev görür. By the Sea (Deniz Kenarında, 2001), emperyal pedagojinin Afrika’nın yerli gelenekleriyle karşılaşmasının doğurduğu verimli paradoksları konu eder. Salih Ömer, Kur’an eğitimi almaktan duyduğu geleneksel kıvanç ile kolonyal eğitimin kazandırdığı dünya bilgisi arasında bocalarken yeni Afrika’nın çelişkileri ete kemiğe bürünür. The Last Gift (Son Hediye, 2011), 1996’da yayımlanan Admiring Silence’la (Sessizliğe Hayranlık) birlikte bir nehir roman anlatısıdır. Admiring Silence’ın isimsiz anlatıcısı ülkesini terk eden bir Zanzibarlı muhaliftir; Britanya’ya yerleşip evlendikten sonra öğretmenlik yapar. Hayatının en istikrarlı görünen döneminde bireysel tarihini yazmaya karar verdiğinde, hiç de istikrarlı olmayan, kayıp ve kırılgan bir bastırılmış benlikle yüzleşmek zorunda kalır. The Last Gift’te ise Gurnah, bu isimsiz anlatıcısının hikâyesini kültürel farklılıkları, belleğe kazınmış tarifsiz acıları kateden bir anlatıya kavuşturur. Gurnah’ın hakikat anlayışı, gerek kolonyal dönemin karamsar ve toptancı tasvirlerini gerekse anavatanmemleket şovenizmlerini reddeden sahici bir arayışa dayanır. Gurnah, romanları dışında, Salman Rushdie, Anthony Burgess, Joseph Conrad, Vidiadhar Surajprasad Naipaul, Zoe Vicomb gibi yazarlar üstüne edebiyat eleştirileri yazdı, kitaplar hazırladı. Gurnah’ın dünya edebiyatına evrensel bir içerik ve nitelik kazandıran romanlarını yayımlamaya devam edeceğiz.



Abdulrazak Gurnah

Tüm Abdulrazak Gurnah kitaplarını görmek için tıklayınız.