Madam Bovary
Çeviri
Sâmih Tiryakioğlu

ISBN
9789750513435

4. baskı - Eylül 2016
431 sayfa
26,00 TL




Madam Bovary

Gustave Flaubert

Madam Bovary, 19. yüzyıl Fransız kadınının kıstırılmış hayatını ve iç dünyasını oldukça şeffaf bir şekilde ele alırken, dönemin kadın erkek ilişkilerine de ayna tutan bir başyapıt.

Madam Bovary, 19. yüzyıl Fransız kadınının kıstırılmış hayatını ve iç dünyasını oldukça şeffaf bir şekilde ele alırken, dönemin kadın erkek ilişkilerine de ayna tutan bir başyapıt.

Vasat bir doktorla evlendikten sonra boğucu taşra yaşamı içinde sıkışıp kalan genç ve güzel Madam Bovary, mutsuzluğu bir kader olarak kabul etmeye razı olmaz. Büyük hayalleri, hayattan büyük beklentileri vardır; okuduğu romanlardaki tutkunun ve romantik fantezilerin özlemiyle yaşar ve aradığı ideal aşkı bulmak için çıktığı yolda hiçbir fedakârlıktan kaçınmaz. Madam Bovary’nin bu mücadelesini ve sürüklendiği çıkmazı anlatan roman, tutkulu bir hikâyenin gerisinde evlilik, cinsellik ve zenginlik kavramlarını sorguluyor. 1857’de ilk kez yayımlandığında büyük yankı uyandıran, toplumun din ve ahlak anlayışını sarstığı gerekçesiyle yasaklanmaya çalışılan Madam Bovary, 19. yüzyıl Fransası’nın ahlak anlayışına ve burjuva değerlerine karşı güçlü bir eleştiridir.

“Şairler nasıl bahara şükran duyuyorsa, romancılar da Flaubert’e öyle şükran duymalıdır. Onunla her şey yeniden başlar.”
JAMES WOOD
 
 


Kitaptan bir bölüm okumak için tıklayın.
Kitabın Adı
Madam Bovary
ISBN
9789750513435
Orijinal Adı
Madame Bovary. Mœurs de province
Fiyat
26,00 TL
Kapak
“Paris Rue de Chateaubriand”
Yayın No
İletişim - 1168
Dizi No
İletişim Klasikleri - 67
Alan
Klasik Dünya Edebiyatı
Sayfa Sayısı
431 sayfa
En
130 mm
Boy
195 mm
Ağırlık
357 gr
Baskı
4. baskı - Eylül 2016 (1. baskı - Aralık 2013)
Yazar
Gustave Flaubert
Çeviren
Sâmih Tiryakioğlu
Önsöz
Michael Tilby
Önsözü Çeviren
Emrah Serdan
Sonsöz
Jonathan D. Culler
Sonsözü Çeviren
Özge Çağlar Aksoy, Bahar Siber
Dizi Yayın Yönetmeni
Murat Belge
Yayına Hazırlayan
Bahar Siber, Güneş Akkor, Emrah Serdan
Kapak
Suat Aysu
Kapak Resmi
Jean Béraud
Uygulama
Hüsnü Abbas, Hasan Deniz
Düzelti
Öykü Elitez
Baskı ve Cilt
Sena Ofset

Gustave Flaubert

12 Aralık 1821’de Anne Justine Caroline Fleuriot ile Hôtel-Dieu Hastanesi’nin başcerrahı Achille-Cléophas Flaubert’in ortanca çocuğu olarak Rouen’da doğdu. Hastane lojmanının yetersiz koşullarında mutsuz bir çocukluk geçirdi. Rouen Koleji’nde okuduğu yıllarda (1832-1840) edebiyata ilgi duymaya başladı ve 1834’te arkadaşı Ernest Chevalier ile birlikte Art et Progrès (Sanat ve İlerleme) adında bir dergi çıkarmaya başladı. Paris’te hukuk okuduğu dönemde Flaubert yoğun bir şekilde yazdı. Bir Delinin Anıları (1838), Smarh (1839) ve Kasım (1842) bu dönemin ürünleridir. 1836 yılında, Trouville’de, o sırada yirmi altı yaşında olan Elisa Schlésinger ile tanıştı ve hayatı boyunca –uzaktan da olsa– ona âşık kaldı. Schlésinger, Flaubert’in daha sonra kaleme alacağı Duygusal Eğitim’deki Marie Arnoux karakterinin de temel ilham kaynağıdır. 1844’te, Flaubert ilk sara krizini geçirdi. Babasının derslerini bırakmasında ısrar etmesi üzerine, Rouen yakınlarındaki Croisset’ye, aile evine döndü. 1845’te Duygusal Eğitim’in ilk taslağını bitirdi ve ailesiyle beraber çıktığı bir İtalya seyahatinde, Cenova’da görüp derinden etkilendiği bir Brueghel tablosunun verdiği ilhamla Ermiş Antonius ve Şeytan’ı yazmaya başladı. 1846’da birkaç hafta arayla babası ve kızkardeşinı kaybetti ve yeğeninin bakımını üstlendi. Babasından kalan yüklü miras sayesinde tüm zamanını yazı yazarak geçirmeye karar verdi. Aynı yıl on yıl süresince çalkantılı bir ilişki yaşayacağı Louise Colet ile tanıştı. Flaubert daha sonra Maxime du Camp ile birlikte yaklaşık iki senelik bir Yakın Doğu seyahatine çıktı. Croisset’ye dönüşünden üç ay sonra, 1851 Eylülü’nde Madam Bovary’yi yazmaya başladı. Kitabı 1856 baharında bitirecekti. Flaubert’in bu dönemdeki mektuplaşmaları, özellikle de uzatmalı sevgilisi Louise Colet ile olanlar hayli ilginçtir ve rahatlıkla Flaubert’in eserleri arasında sayılabilir. Colet ile aralarındaki fırtınalı ilişki, aralıklarla 1846’dan 1854’e kadar sürdü. Flaubert’e 1857’de Madam Bovary’nin “gayrıahlâkiliği” suçlamasıyla dava açıldı. Dava toplumda büyük yankı uyandırdı ve romanın geniş kitlelerce tanınmasını sağladı. Flaubert dava sonunda hakkındaki suçlamalardan aklandı. 1857’nin sonlarına doğru, başlardaki adı “Kartaca” olan Salambo’yu yazmaya koyuldu. Son taslağını 1864-1869 yılları arasında yazdığı Duygusal Eğitim’le beraber “modern”, “burjuva” konularına geri döndü. Yeni “gerçekçi” ekolün öncüsü olarak kabul edilmeye başlanan Flaubert, Croisset’de ve Paris’te dönemin pek çok önemli edebiyatçısıyla bir araya geliyordu. Bunların başlıcaları Théophile Gautier, Goncourt Kardeşler, George Sand, Turgenyev, Emile Zola ve Guy de Maupassant’dı. Bitiremeyeceği son projesi Bouvard ve Pécuchet’yi yazmaya 1874’te başladı. Para sıkıntısı yüzünden, projeye iki senelik bir ara verip 1877’de yayımlanacak olan Üç Hikâye’yi kaleme aldı. Flaubert, 8 Mayıs 1880 günü, beyin kanaması sonucu, Croisset’de öldü. Cenazesi Emile Zola, Alphonse Daudet, Guy de Maupassant gibi yazarların katıldığı törenle Rouen Mezarlığı’na defnedildi.