Temmuz 1996 Tarihinde Yeni Çıkan Kitaplar
Yalnız Bebekler
Bir kefede tarih, bir kefede kurgu ve fantazi. Handan Öztürk’ün ilk kitabı Yalnız Bebekler, bu dengeyi edebiyat hizasında kurabilen romanlardan. Yalnız Bebekler’deki “tarih”in odağı, Kapadokya.
Uyuyamadığım / Düş Kovalayan
Atilla Atalay’ın “kondisyonu yüksek” mizahından bir kitap daha: Üç yıl arayla yayımlanmış iki kitabın birleşmesinden oluşan Uyuyamadığım/ Düş Kovalayan... “Düş kovalayanlık, borsa brokerliği, know how advisorluğu, creatif menagerlik, disco-bar işletmeciliği, kanal sahipliği gibi günümüzün ‘in’ mesleklerinden değil... Oldum olası ‘out’...
Uçurumun Kıyısında
Günümüz Avusturya edebiyatının önemli isimlerinden Gerhard Roth’un Türkçedeki ilk kitabı Uçurumun Kıyısında, rastlantı ve zorunluluk üzerine bir deneme, ya da iktidar ve adalete değinen bir polisiye.
Türkiye'de Tarihin Saptırılması Sürecinde
Türk Sufiliğine Bakışlar
Heterodoks Halk İslâmı’nın farklı kültürleri bağdaştırıcı özelliğini, tasavvufî-mistik karakterinin baskınlığını ve mehdîci niteliğini sergileyen Ahmet Yaşar Ocak, Türk İslâmı’nın dört önemli kişiliğini özellikle ele alıyor: Ahmed-i Yesevî, Mevlâna Celâleddin-î Rumî, Yunus Emre, Hacı Bektaş-ı Velî.
G
Türk okurlarının yakından tanıdığı John Berger, G ile birlikte anlatının ve roman kalıbının gerekleriyle kendi üslubunu başarılı bir şekilde kaynaştırıyor. Romanın başarısı, birçok düzeyde bir sentez olmasında. Berger’ın üslubu, halkların kaderini etkileyen kitlesel politik olaylarla en mahrem erotik yaşantıların inceliklerini tek bir örgü içerisinde biğrleştirmesini mümkün kılıyor.
Cumartesi Anneleri
Berat Günçıkan’ın Cumartesi Anneleri’ndeki röportajları, Erzade Ertem’in çok şey söyleyen fotoğraflarıyla birlikte, “kayboluş” öykülerini ve kayıp yakınlarının acılarını anlatıyor. Cumhuriyet tarihinin en acı, en kabul edilemez, en yüz kızartıcı sayfalarından birini... Cumartesi Anneleri, bu sayfayı kapatmak, unutturmak isteyenlerle, “Neredeler?” sorusunun peşini bırakmayanların mücadelesinde, insanî olanı, umudu tüketmeme kararlılığını simgeliyorlar.
Ben İşçiyim
Ben İşçiyim, yaşananları olduğu gibi aktaran; içtenlikten, sadelikten ödün vermeyen bir anı kitabı. “Eski tüfekler” sözünün ilk anımsattığı kuşaktan bir mücadele insanının, bir tütün işçisinin; liderlik kavgası, post kavgası gibi şeyleri hiç düşünmeden özlediği dünyayı kovalamış bir “partili”nin, Zehra Kosova’nın anıları...