Şubat 2004 Tarihinde Yeni Çıkan Kitaplar
Bakmak
Sevgi Soysal Bakmak’ı, Politika gazetesinde yayımlanan yazılarından derlemiş. 70’li yılların Ankarası gibi karanlık bir ortamda kaleme alınan bu yazılar, yurdunun sorunlarına duyarlı herkes için hâlâ kalıcı değerdedir.
Topraksızlar
Brezilya'da Topraksız Köylü Hareketi: MST
Metin’in, bu kitapla sağladığı katkı, MST mücadelelerinin ve zaferlerinin ilerici derslerini Türkiye soluna taşımak açısından kilit bir önem taşıyor. James Petras Dünyanın öteki ucunda Avrupa kıtası kadar kocaman bir ülke Brezilya... Ama Üçüncü Dünyalılıktan, IMF’zedelikten ve kesif bir fukaralıktan akraba yaşadığımız coğrafyaya. Neo-liberalizm bütün vahşetiyle Brezilya tarımına ve köylülerine saldırıyor on yıllardır.
Yıllar
Virginia Woolf Yıllar’da, üç nesil boyunca Londralı Pargiter ailesinin izini sürüyor. 19. yüzyılın kapanıp 20. yüzyılın aralandığı günlerdeki hızlı dönüşümü, farklı kuşakların gözünden ele alan yazar, böylece bir döneme de ayna tutmuş oluyor. Kahramanlar modern hayatın günlük alışkanlıklarına getirdiği değişime ayak uydurmaya çalışırken, başarısızlıklarla yüklü bir geçmişten sıyrılarak umut dolu bir yüzyıla yelken açıyorlar.
Fırtına, İhtilal, Efsane
Trabzonspor
Fırtına olarak başladı, sahici bir ihtilâle dönüştü, uzun zamandır “sadece” bir efsane... Trabzonspor, bu fetret döneminden çıkmasa, artık başka hiçbir şey yapmasa bile, Türkiye’nin futbol tarihinde ayrı bir başlık, ayrı bir konudur: “İstanbul Dükalığını” deviren ilk ve -şimdilik- tek takım olarak… Öte yandan Trabzonspor camiası, Bordo-Mavi’nin tarihe düşmüş olduğu kayıtla yetinmemenin arayışı içinde, nicedir…
Ka
Gökyüzü ansızın bir kartalın karanlığına gömüldü. Menekşe rengine çalan parlak kara tüyleri, bulutlar ve yeryüzü arasında hareketli bir perde oluşturmuştu. Pençelerine asılı duran, korkudan kaskatı kesilmiş devasa fil ve kaplumbağayla birlikte, dorukları sıyırıp geçiyordu.
Mesafeyi Aşmak
Barış Mücadelesinde Kadınlar
Savaşlar ve çatışmalar, etnik gruplar arasındaki kadim düşmanlıklara bağlanır genellikle. Böylelikle etnik kimlikler ve kategoriler, tarihten ve toplumsal gelişmelerden koparılarak değişmez özlere indirgenir. Cynthia Cockburn Mesafeyi Aşmak’ta, bu basmakalıp yaklaşıma ve köklü önyargılara meydan okuyarak harekete geçen kadınların mücadelelerini inceliyor.
Bilgi Toplumunun Tarihi
Uzayın fethinin teknolojik destanını, bir başkası izledi: Siber-sınırın fethi. Birincisi “küresel köy” klişesini yarattı, ikincisi ise “küresel bilgi toplumu” adlandırmasına damgasını vurdu. Böylece “bilgi toplumu” ve “bilgi çağı” kavramlarının önlenemez yükselişi, yeni “küresel çağ” sözcüğünün ışıltılı yörüngesinden ayrılamaz duruma geldi.
Nâzım'ın Macar Toprağı
Sovyetler Birliği’nden Macaristan’a yaptığı geziler, Nâzım Hikmet için bir ferahlama fırsatı olmuştu her zaman. Hem “Macar Toprağı”nı çok sevmiş, sanki biraz “memleket havası” bulmuştu; 1955’te bir radyo mülakatında şöyle diyordu: “Macar insanları benim insanlarıma daha benziyor. Onun için Macaristan’a geldiğim zaman, biraz da memleketimin güzelliğini, hayırlı günlerini görür gibi oluyorum.”
Ömer Paşa
Avusturya ordusunda yetişmiş, İslam'ı sonradan kabul etmiş Lika'lı bir Hıristiyan olan Ömer Paşa, bilgisi, becerisi, liyakatiyle padişahın ordusunda en üst rütbeye kadar yükselmişti. Travnik'in sivil valisi konumundaki vezire hesap vermiyor, ne kadar zaman kalacağını, nerede ikamet edeceğini kimseye sormuyordu.
Devlet ve Kuzgun
1990'lardan 2000'lere MHP
MHP için 1991-2003 dönemi, özel bir dönemdi. Büyük bir popülerleşmenin tadına vardı... “Marjinallikten”, “merkez partisi” konumuna terfi etti... Tarihinin en büyük oy oranına erişerek hükümet ortağı oldu... Sonra 2002 sonunda yeniden parlamento dışı kalarak ağır bir krize girdi... Bu dönem aynı zamanda, hareketin kurucu ve simge-lideri Alparslan Türkeş'in ölümünün ve Türkeş-sonrası bir MHP’nin oluşumunun gerçekleştiği bir dönemdi.
Gezgin
“Gitme,” dedi. “Sensiz ben bir hiç olurum. Senle ben... İyiyiz... Benimle kal” Kolumu sıkı sıkı tutuyordu. Gözlerine baktım uzun uzun. Hâlâ kendine bakıyordu, beni görmedi. “Pekala,” dedim. “Seninle kalıyorum.” İnanamadı. Şaşkınlığından sevinmeyi bile unuttu. Sarıldım, öptüm. Dudakları zafer türküsünü söylerken tetiği çektim. Hiç acı çekmedi. Az önceki şaşkınlığına eklenmiş zafer gülümsemesi yüzüne bir maske gibi takılı kaldı.