Haziran 1997 Tarihinde Yeni Çıkan Kitaplar
Tutku
Fransız Devrimi’nin taze izleri üzerinden sürülen Avrupa: Bir oyuna dönüştürülmüş yaşamın, “Oynarsın, kazanırsın, oynarsın, kaybedersin. Oynarsın.” dedirten günlerin, karanlıkla ölümü ayıran akışı... Napolyon’un taç giyme töreni, dondurucu bir kışta Rusya içlerine ilerlemeye çalışan Fransız ordusu, müzisyen olacağını ya da cephede savaşacağını düşünürken kendini ordunun mutfağında bulan Henri...
Siyah Makamı
İsterseniz, bir aşk hikâyesi, daha doğrusu topyekûn aşkın hikâyesi… İsterseniz, hayatınız kadar, gönlünüz kadar genişletebileceğiniz bir hikâye… Yazarının sözleriyle, “başı sonu olan, düzgün bir hikaye”... Aslında, birçok hikaye. Hepsinin de kahramanı aynı: zaman...
Neden Avrupa Tarihi ?
Huricihan İslamoğlu’nun çerçevesini çizdiği, Avrupa tarihinin değişik veçhelerinden yola çıkan üç tebliğ etrafında yürütülen tartışma, Avrupa tarihinin özelliklerinden çok daha fazlasını sunuyor. Modernliğin tarihsel gelişme süreci ve bu süreçte Avrupa’nın ne ölçüde benzersiz/biricik olduğu meselesi, sürekli etrafında dönülen tartışma odağını oluşturuyor.
Kırık Zarlar
Kumarhanelerin ve kumarbazların şangırtılı dünyası, medya gökdelenlerindeki insanları kapıveren fal bağımlısı ihtiraslar, gezginleşen ve sabitlenen hayatlar, Sokrates’le Abdullah’ın bir kilise tadilatında başlayıp İstanbul’dan Paris’e nakledilen aşkları, Fellini’nin sohbetine uzanan bir Paris-Roma yolculuğu, cami avulusunda standart cenaze kalabalığı, en olmadık yerlerde aranan şans işaretleri...
Pazartesi Yazıları ya da
Hiç Bunları Kendine Dert Etmeye Değer mi?
Perihan Mağden’in Pazartesi dergisinde yayımlanmış “hınzır ve konuşkan” yazıları: Büyük ve çocuk yıldızlarımız, ailelerimiz, bilhassa mümtaz eşlerimiz, ayrıca mükemmel dişiler... Ayşecik’ten Kenan Doğulu’ya, millî tombulluk sorunsalından “yılların yenilediği şarap” Ajda Pekkan’a, Hafta Sonu gazetesine, Ahu Tuğba’ya, Tarkan’a, Hülya Avşar’a... Ama biraz da Jane Austen’a, Patricia Highsmith’e, Gerard Depardieu’ya... Bazı şeyleri dert edenler için!
Anadolu Ağıtları
Ahmet Şükrü Esen, Türk halk edebiyatının ilk ve en önemli araştırmacılarından biridir. 30 yıl boyunca Anadolu'yu karış karış dolaştı, gereğinde sadece bir ağıtın izini sürmek için hapisanelere girip tutuklularla görüşerek, bilgiler, belgeler ve metinler derledi. Elinizdeki kitap bu metinlerden oluşuyor. Ağıtların kimi, belirli ozanların eseri; yaratıcılarını bilmiyoruz.