Yeni Çıkanlar

Pinokyo'nun Serüvenleri
Pinokyo'nun Serüvenleri
Carlo Collodi
Carlo Collodi’nin eşsiz eseri Pinokyo’nun Serüvenleri, gerçek bir çocuk olma yolunda bin bir zorlukla karşılaşan bir kuklanın sıra dışı hikâyesi…
Ethan Frome
Ethan Frome
Edith Wharton
Yalnızlık, umutsuzluk ve ölüm duygusunu 20. yüzyıl Amerikan edebiyatında en yoğun şekilde işleyen Ethan Frome, kasveti ve melankolisiyle insanın içine işleyen bir başyapıt.
Manet, Velázquez ve Estetik Modernizm
Manet, Velázquez ve Estetik Modernizm
Michel Foucault
Foucault’nun, bu kitapta derlediğimiz Manet ve Velázquez üzerine incelemeleri, estetik düşüncenin köşetaşları olmakla kalmıyor, bu iki ressamın zamanlarındaki dünya görüşünü de aydınlatıyor
Antep 1915
Antep 1915
Soykırım ve Failler

Ümit Kurt
Antep 1915-Soykırım ve Failler, Ermeni soykırımının üç faili üzerine odaklanıyor: Ali Cenani Bey, Ahmet Faik Erner ve Mehmet Yasin Sani Kutluğ. Kitap, Antep Ermenilerinin 1915’te yaşadığı, tehcirle başlayan ve birçoğunun ölümüyle sonuçlanan süreçte, bu üç isim özelinde soykırıma katılanların saikleri ve eylemlerini inceliyor.
Maurice
Maurice
E. M. Forster
Forster’ın ölümünden sonra yayımlanan romanı Maurice, bir gencin gerçek cinsel kimliğini keşfetme sürecini izliyor.
Labirent
Labirent
Burhan Sönmez
İntihar etmek isteyen genç bir müzisyen, gözünü hastanede açar. Hiçbir şey anımsamaz, şarkılarını bile. Toplumsal bellek ile kişisel belleğin birbirine karıştığı, her şeyin ölü bir tarihin parçası haline geldiği yerde, kuşku duymadığı tek gerçek vardır: Kaburgası kırık bedeni. Kendisine benzeyen bir kentte, unutmanın lanet mi yoksa lütuf mu olduğunu bilmeden, çıkış arar. Saatler, aynalar, deniz fenerleri. Labirent, yüzeyde hüzünle akan, derinde keskin akıntılara kapılan bir yeni çağ romanı.
Mutlu Prens
Mutlu Prens
Oscar Wilde
Çocuk edebiyatının şaheserlerinden Mutlu Prens, Oscar Wilde’ın sihirli kaleminden dökülen beş masaldan oluşuyor.
Aile Yadigârları
Aile Yadigârları
Rita Ender
Rita Ender, yadigâr kelimesinin “tılsımıyla” sözü açarak, Türkiyeli otuz genç Yahudi’yle aile yadigârları üzerine söyleşiyor.
Ne Güzel Bir Sabah
Ne Güzel Bir Sabah
Serhan Ergin
Serhan Ergin, insana dair her şeyi samimiyetle anlatıyor. Okurlara sıcacık, kahve kokulu öyküler armağan ediyor…
Ergenlik: Sıkıntılı Yıllar
Ergenlik: Sıkıntılı Yıllar
Ergen Çocuklarımıza Keyifle Ebeveynlik Etmenin Yolları

Sara Villanueva
Deneyimli çocuk ve ergen psikoloğu Sara Villanueva, akademik ve klinik bulgulara dayanarak insan hayatının en karmaşık dönemlerinden biri olan ergenlik dönemini incelerken, kendi ebeveynlik tecrübesi ışığında ailelere ergen çocuklarıyla yaşamanın zenginleştirici ve keyifli yanlarını gösteriyor.
Türk'e Tapmak
Türk'e Tapmak
Seküler Din ve İki Savaş Arası Kemalizm

Onur Atalay
Onur Atalay, okuru 1930’lar boyunca genç cumhuriyetin üzerinde yükseleceği “manevi” temelleri yeniden değerlendirmeye çağırıyor. Yazar, etrafında milletin inşa edileceği bir ortak anlatının oluşum sürecinde söylemlerin, kavramların ve simgelerin sahip olduğu özgül ağırlığı ve bunların o zamanın totaliter rejimleriyle nasıl bir etkileşim içerisinde şekillendiğini tartışıyor.
Yeni Türkiye’nin Ruhu
Yeni Türkiye’nin Ruhu
Hınç, Tahakküm, Muhtaçlaştırma

Zafer Yılmaz
Yeni Türkiye’nin Ruhu, tam da bu ihtiyacı tespit eden, “hınç, tahakküm, muhtaçlaştırma” stratejilerinin nasıl işlediğini titizlikle ele alan, Yeni Türkiye’de “yeni” olanı kavramaya aday, kıymetli ve eşsiz bir inceleme.
Yeni Dünya Düzeni'nin Av Sahası
Yeni Dünya Düzeni'nin Av Sahası
Bosna Hersek

Tanıl Bora
“Oyunlar oynuyoruz. Üçüncü kez üzerinde kucaklaşabileceğimiz ve gözyaşları içinde sözbirliği, kardeşlik, birlik için yemin edebileceğimiz yıkıntıları hazırlıyoruz... Bugünkü Bosna gibi bir memlekette nefret etmeyi bilmeyen ya da çok daha zor olanı, nefret etmeyi bilinçli olarak istemeyen, bir yabancı gibidir, düşmandır ve kimi zaman da işkence edilendir...”
Milliyetçiliğin Provokasyonu
Milliyetçiliğin Provokasyonu
Yugoslavya

Tanıl Bora
Yugoslavya’nın bugünü de içeren tarihî hikâyesi, sadece coğrafî bakımdan değil, toplumsal-siyasî meseleler ve en temel insanî duyarlılıklar bakımından Türkiye’nin çok yakınında. Yugoslavya’yı “laboratuvar” gözüyle değil yakınlık duygusuyla izlemek, dünyanın gidişatını anlamak ve o gidişatta bir yer, bir taraf tutabilmek açısından önemli.