Tekrar Baskılar

Yaşam Başka Yerde
Yaşam Başka Yerde
Milan Kundera
Günümüzün en önemli edebiyatçılarından birinin bir anlamda en kişisel romanı. Yaşam Başka Yerde’nin başkişisi olan “şair” aracılığıyla Kundera, dünyayla, ”yazı” ile ilişki kurmanın sorunları üzerine eğiliyor, çağdaşlarından, yakınlarından “yazı” dolayısıyla ayrılmanın çilelerini konu ediyor.
Yaban
Yaban
Yakup Kadri Karaosmanoğlu
Millî Mücadele sırasında Orta Anadolu’da bir köy. Tanzimat aydınının sosyo-psikolojik özelliklerinin uzantılarını taşıyan Ahmet Celal. Kendini kurtarıcı olarak gören, halkı eğitmeyi (ya da adam etmeyi) görev edinmiş, kafasında yarattığı gerçekle yaşanan gerçeğin çatışması sonucu “yaban”laşan tipik aydın.
Vatan Yolunda
Vatan Yolunda
Yakup Kadri Karaosmanoğlu
Millî Mücadelemizin Avrupa’dan görünüşü, İstanbul’a Doğru, Millî Mücadelemizin İstanbul’dan Görünüşü, Ankara’da, Yunan Taarruzu ve Sakarya Harbi, İzmir’de Görüşeceğiz başlıkları altında toplanmış anılar demeti.
Şehir Düştü
Şehir Düştü
Yeorgios Francis
Tarihsel bir dönüm önemindeki bir olayın, İstanbul’un fethinin, görgü tanığı bir tarihçinin kaleminden anlatımı. Kaçınılmaz olan, zaten başlı başına bilgi değeri de taşıyan öznellikleriyle, nesnel ve olgusal bir gözlem. Yüzyıllar ötesinden gelen bu kitap, aynı zamanda Ortaçağ’ın savaş ve enformasyon teknolojisi hakkında fikir edinmeyi sağlıyor.
Sessiz Bir Ölüm
Sessiz Bir Ölüm
Simone de Beauvoir
Ölüm karşısındaki korkusunu sık sık dile getirmiş olan de Beauvoir, ölümcül hasta annesinin başında ölümü bambaşka bir gözle görmeye başladığını, başkalarının ölümünü aklı başında bir seyirci gibi izlemekten vazgeçtiğini anlatıyor.
Nostaljisi Kandilli
Nostaljisi Kandilli
Latif Demirci
“...Evet, karikatür genç bir şey. Genç derken, tanımlayalım tabiî, kime, neye genç diyorum. Ben maddî ve manevî yatırımını yapmamış, bu yüzden de sürüp giden düzene eklemlenmemiş insanlara genç diyorum. Gençler topluma dışarıdan bakabiliyorlar, kendilerini henüz kafese girmiş biri gibi görmediklerinden rahatça gülüp dalgalarını geçebiliyorlar.
Milliyetçilik ve Sonrası
Milliyetçilik ve Sonrası
Edward Hallett Carr
Milliyetçilik 1980’lerde hortladı mı, yoksa zaten hiç ölmemiş miydi? Carr yarım yüzyıla yakın bir süre önce yazdığı küçük kitabında bir Yeniçağ olgusu olarak milliyetçiliği, Fransız Devrimi öncesi, Napoléon’dan 1. Dünya Savaşı’na kadar, iki dünya savaşı arası ve 1965’de eklediği son bölümüyle 2. Dünya Savaşı sonrası olmak üzere dört bölümde inceliyor.
Hayat, Bir Emrin Var mı?
Hayat, Bir Emrin Var mı?
Cezmi Ersöz
“Muhalefet, edinilmiş, parlatılmış ya da keskinleştirilmiş, kazanılmış bir tavır değil Cezmi Ersöz’de; muhalefet, Cezmi’nin kendisinde ve yazısında bir töz olarak vardır.
Din ve İdeoloji
Din ve İdeoloji
Şerif Mardin
Şerif Mardin bu çalışmasında Türk toplumunda dinin rolünü, farklı araştırma ve analiz yöntemleriyle inceliyor. İslamiyet’in Türkiye’deki tarihî gelişimi, sosyal yapıya etkileri, halkın dünya görüşünü belirleme süreçleri, kurumlaşması, siyasî ve iktisadî davranış biçimleri araştırılıyor.
Babalar ve Oğullar - Tanzimat Romanının Epistemolojik Temelleri
Babalar ve Oğullar - Tanzimat Romanının Epistemolojik Temelleri
Tanzimat Romanının Epistemolojik Temelleri

Jale Parla
Tanzimat romanının epistemolojik temelleri üzerine bu inceleme, Türk romanının doğum evresinde, Tanzimat aydını veya genel olarak tahsilli bireyinin ruh dünyasını, baba-oğul ilişkisi izleğinde tasvir ediyor. Tanzimat romanının oğulları, geleneksel İslam kültürünü simgeleyen bir babanın yokluğunda, bu değer sisteminin vesayetini üstlenirler.
Avare Gençlik-Gardenbar Geceleri
Avare Gençlik-Gardenbar Geceleri
Fikret Adil
Yüzyıl başlarında İstanbul’un gece hayatında bir mekan, Gardenbar. Beyaz Ruslar... Polyakova’nın siyah odasında bir hafta... Charles Boyer ve Marie Bell Gardenbar’da... Kadın kılığında Barbet... Erkek kılığında cambaz kadınlar... İstanbul’a gelen ilk cazband: “7, Palm Beach”... 1930’lu yılların İstanbul’u...
Asmalımescit 74 /  Intermezzo
Asmalımescit 74 / Intermezzo
Fikret Adil
Bir zamanlar İstanbul’da, özellikle Pera’da, resmî tarihin gizlediği, sefih ve düşkün ama yine de kendine göre lezzeti olan bir bohem hayatı yaşanıyordu. Fikret Adil kaybolan bu hayatı paylaşmış ve dile getirmiş ender kişilerden biri.
Anamın Kitabı
Anamın Kitabı
Yakup Kadri Karaosmanoğlu
Yakup Kadri bu kitabıyla, “insanların şimdiye kadar besledikleri bir zannı -çocukluğun en mutlu bir çağ olduğu zannını- kökünden sarsmak istediğini” söylemiş. Ön sözünde, “İnsan, şuurunun altına kadar inmeyince kendi kendini nasıl tanıyabilir? Bizim köklerimiz orada değil midir?” diye sorduğu kitabında “belki romanlarının bütün anahtarlarını vermiş.
12 Yıl Sonra 12 Eylül
12 Yıl Sonra 12 Eylül
Murat Belge
Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en büyük “katastrof”u 12 Eylül’dür. Peki, 12 Eylül’ü hak ettik mi? Önce, Türkiye toplumu böyle bir darbeyi daha kolay sindirebilecek bir ruh haline girmişti. Bunun altında, tohumları yetmişlerin politik ortamında atılmış derin bir siyasî hayal kırıklığı yatıyor. Sıradan yurttaş, Kenan Evren’in şahsında nihayet kendi gibi düşünen bir önder bulmuştu.