Tanzimat ve Meşrutiyet'in Birikimi
Tanzimat ve Meşrutiyet'in Birikimi
Cumhuriyet Türkiyesi’nin siyasî fikirleri ve rejimin ideolojik/kurumsal kanavası, Osmanlı İmparatorluğu’nun son döneminde örülmüştür. “Yeni Türkiye”nin bütün akımlarının izleri, Osmanlı modernleşmesinin siyasal fikirlerinden, İslâm’da reform arayışından, Tanzimat ve II. Meşrutiyet’in tartışmalarından başlayarak sürülebilir. Yeni/Batılı düşünsel paradigma etkisini güçlü biçimde hissettirmiş, şevkli bir düşünsel ithalat gerçekleşmiş; geleneksel, modern-öncesi fikriyatı ihya etmeye dönük çabalar da bu paradigma değişikliğinden etkilenmeden yapamamıştır. Ünlü Batıcılık-İslâmcılık-Türkçülük ayrışması... “Devleti/dini kurtarma” motifi... Vatan, özgürlük, eşitlik, demokrasi, parlamento, yurttaşlık, meşruiyet, anayasa, devrim gibi modern politikanın temel kavramlarıyla hesaplaşmalar... bu dönemin yüklü gündeminin başlıklarıdır.
Kemalizm
Tanzimat ve Meşrutiyet'in Birikimi
Toplumun büyük bölümü tarafından paylaşılan, “ulusal modernleşme”yi idealize eden ve bunu siyasal duruşa dönüştüren bir ideolojidir Kemalizm. Bu ideolojinin, siyasal düşün seviyesinde, bir yüzyıla yaklaşan zaman dilimi içinde egemen konumunu koruyabilmesini sağlayan etmenlerden en temel olanı, mutlak doğrular üretme kabiliyetidir. Bunlar, her dönemin gereklerine göre ya içerikleri ya da hiyerarşik sıralamaları değişen “mutlak doğrular”dır. Nitekim ideolojik olarak sığ ve yöntemsel olarak pragmatik olan Kemalizmde içerikten ziyade, siyasal duruş ağır basar. Bu cilt, Türkiye’nin 80 yıllık tarihinde Kemalizm/Atatürkçülüğün oynadığı olumlu/olumsuz rolü ve etkileri incelerken, bunu esas olarak siyasal düşün boyutunda değerlendiriyor.
Tanzimat ve Meşrutiyet'in Birikimi
Tanzimat ve Meşrutiyet'in Birikimi
Elinizdeki cilt en doğru ifadeyle “daha iyi ve mutlu yaşamak” hasretinin taşıyıcısı olan  “Batılılaşmak/Modernleşmek/Çağdaşlaşmak” kavramlarını değişik açılardan düşünsel/ideolojik bir değerlendirme çabası... Bu hasretin çeşitli ifade ya da eleştiri biçimlerini dile getiren Batı-Batılı-Batıcı; Avrupa-Avrupalılaşma-Avrupalılaştırma; asrîlik-modernleşme-modernizasyon; muasırlaşma-çağdaşlaşma vs. jenerik, terim ve kavramlara ve ardında yatan semantik/semiyotik, siyasal/ideolojik anlamlara, bunlara yol açan tutum ve davranışlara, söylemlere; bunların toplumsal hayatımızın felsefeden siyasete, sanattan eğitime kadar hayatın her alanına etkisini biraz daha iyi kavrayabilir/kavramlaştırabilir miyiz, sorusunu sorma iddiası...
Tanzimat ve Meşrutiyet'in Birikimi
Tanzimat ve Meşrutiyet'in Birikimi
Milliyetçilik, Türkiye’de siyasal ideolojiler zemininde neredeyse siyaset-ötesi ve ideolojiler-üstü bir temel ilke konumunda. Farklı ideolojik donanımlarla ve referanslarla eklemlenebilmesinin ona kazandırdığı bu yaygınlık, hegemonik bir gücü ifade eder mi? Sözkonusu yaygınlık, Türk milliyetçiliğine atfedilebilecek ideolojik açıdan gevşek dokulu, “yüzeysel” bir karakterle de bağlantılı mıdır? Bunun gibi analitik sorularla meşgul olmak yanında elinizdeki kitapta, Türk milliyetçiliğinin değişik vecheleri ayrıntısıyla ele alınıyor. Milliyetçiliğin modernleşme, ulus-devlet inşâsı ve rıza üretimi süreçlerindeki işlevleri... Farklı milliyetçilik söylemleri: Atatürk milliyetçiliği, Türkçülük-Turancılık, muhafazakâr milliyetçilik, liberal milliyetçilik, ulusal solculuk vd... Tarihsel-dönemsel bağlamların milliyetçi ideolojilerin biçimlenmesindeki etkisi... Bellibaşlı milliyetçi düşünce insanları, ideologlar...
Tanzimat ve Meşrutiyet'in Birikimi
Tanzimat ve Meşrutiyet'in Birikimi
Bir duruş, düşünüş olarak muhafazakârlık evrensel bir fenomen midir; dolayısıyla bireysel psikolojilere ya da kolektif tasarımlara indirgenebilir mi, yoksa tarihsel ve toplumsal göreliliklere bağımlı mıdır? Öte yandan, muhafazakârlık gelenekselcilik ya da reaksiyonerlikle özdeş midir yoksa farklı bir eşiğe mi işaret eder? Seçenekleri daha da çoğaltabiliriz ve her seçeneği doğrulamayı sağlayacak özel tarihsel-toplumsal veriler bulmak mümkün olacaktır. Modern Türkiye’de Siyasî Düşünce’nin bu cildi, muhafazakârlığın bu farklı kavramlarını “siyasal olan” esasında yeniden bir bireşime tâbi tutmayı hedeflemenin yanısıra, kavramın ampirik çeşitliliğe açık muhtevasını da gözeten ansiklopedik bir girişimi tecrübe/temsil etmektedir.
Tanzimat ve Meşrutiyet'in Birikimi
Tanzimat ve Meşrutiyet'in Birikimi
Türkiye’ye modern siyasal düşüncelerin ilk olarak İslâmcılık kapısından girdiğini söyleyebiliriz. Bu açıdan İslâmcılığın, Türkiye’de siyasal yelpazenin koordinat sisteminin ve “sağ-sol” ekseninin özgül içeriği bakımından da, bu ekseni yatay kesen kimi olguları açıklamak bakımından da özel bir önemi vardır. Elinizdeki cilt, İslâmcılığın hem modernlikle ve modern siyasal akımlarla hesaplaşması içinde, hem de kendi iç tartışmaları, arayışları açısından ortaya koyduğu düşünce birikimine ışık tutuyor. İslâmcılığın dönemleri, farklı çizgileri, ekolleri, düşünce insanları hakkında monografik çalışmaları bulabileceğiniz derlemede, İslâmcı siyasal düşüncelerin toplumsal bağlamlarına, etkilerine ve işlevlerine ilişkin analizler de yer alıyor.
Tanzimat ve Meşrutiyet'in Birikimi
Tanzimat ve Meşrutiyet'in Birikimi
Türkiye’de liberalizmin, çok partili döneme geçildiğinden beri iktisadî ve siyasî “merkez”i oluşturduğu varsayımı güçlüdür. Diğer yandan, liberal siyasal kimliği benimseyenler, bu düşünce akımının Türkiye’de hiçbir zaman -en azından Özal dönemine kadar- tutarlı bir temele kavuşamadığını söylerler. Elinizdeki cilt, bu tartışmaya zengin malzeme sağlıyor. Ciltte, başta “merkez sağ”ın partileri ve liderleri olmak üzere, liberalizmle bir biçimde ilintili sayılagelen figürler, liberal ideolojiyle bağları açısından tahlil ediliyor. Liberal siyasî düşünceyi temellendirmeye çalışmış -çoğu unutulan- fikir insanları, çevreler ele alınıyor. Liberalizmin modernizm, milliyetçilik, sağcılık, Kemalizm ve İslâmcılıkla eklemlenme veya zıtlaşma tarzları inceleniyor. Liberal yönelimlere, dönemsel bağlamları içinde de bakılıyor.
Tanzimat ve Meşrutiyet'in Birikimi
Tanzimat ve Meşrutiyet'in Birikimi
Türkiye’de sol düşüncenin de kökleri, siyasal muhalefet akımlarının ana damarı olan Genç Osmanlılar - Jön Türkler - İttihat ve Terakki çizgisine dayanır. Ancak Türkiye’de etkili olmuş diğer siyasal düşünce akımları ile karşılaştırıldığında, uluslararası - evrensel düşünce kaynaklarıyla ilişkisi en yoğun olanı, soldur. Modern Türkiye’de Siyasî Düşünce dizisinin Sol cildinde, sol düşüncenin Osmanlı-Türkiye tarihi içindeki serüveni, sol/sosyalist düşüncenin uluslararası gündemleri ve tartışmalarıyla ilişkisi ihmal edilmeden ele alınıyor. Sol düşüncenin diğer siyasal düşünce akımları ile alışverişi, onlardan etkilenmesinin, onları etkilemesinin sınırları inceleniyor. Sosyal demokrasiden komünizme uzanan yelpazede, sol ideolojinin Türkiye’deki patikaları, eylemlilikleriyle etkileşimi içinde takip ediliyor. Bu geniş yelpaze içinde, sol ideolojinin biçimlenmesine katkıda bulunan hareketlerin, dergilerin, kişilerin eleştirel portreleri çiziliyor.
Tanzimat ve Meşrutiyet'in Birikimi
Tanzimat ve Meşrutiyet'in Birikimi
Modern Türkiye’de Siyasî Düşünce dizisi Dönemler ve Zihniyetler cildi ile tamamlanıyor. 19. yüzyılda başlayan Osmanlı-Türk modernleşmesi ve bunun siyasal düşünce âlemi üzerindeki etkisi farklı kaynak tartışma, aktör ve hareketlerle ortaya konuyor. Dönemler ve Zihniyetler bu süreç içerisinde yaşanan farklı tartışmaları ve bu tartışmaların aktığı farklı mecraları bir araya getirirken, siyasal düşünce dünyamızın zenginlik, farklılık ve “araz”larının bir dökümünü sunuyor. Siyasî düşünceye etki etmiş aydınlar; devlet zihniyeti; milliyetçilik, ırkçılık, faşizm; sol-sağ, “merkez”; Kürt sorunu; din, laiklik, İslâmcılık; kadınlar, toplumsal cinsiyet; basın-medya, edebiyat, sanat; Batı-Doğu; tabular... Dönemler ve Zihniyetler, siyasî düşünceyi şekillendiren tartışmaların karşılaştırmalı bir muhasebesini sunuyor.