Üç Hikâye
Çeviri
Can Belge, Berna Akkıyal

ISBN
9789750526909

1. baskı - Haziran 2019
164 sayfa


21,00 TL
16,80 TL

Üç Hikâye

Gustave Flaubert

Romanlarıyla dünya edebiyatına yön veren Flaubert, Üç Hikâye’yle öykücülükteki başarısını da gözler önüne seriyor.

Berna Akkıyal ve Can Belge çevirisi,
Aimée Israel-Pelletier ve Mario Vargas Llosa’nın önsözleri,
English Showalter Jr.’ın sonsözü,
Yazar ve dönem kronolojisi,
Kitaba dair görsellerle.


Romanlarıyla dünya edebiyatına yön veren Flaubert, Üç Hikâye’yle öykücülükteki başarısını da gözler önüne seriyor.

Flaubert, “Basit Bir Yürek”te yalnızlığının kederiyle kendini inançlarına adayan Félicité’nin Lulu’yla kurduğu özel ilişkiyi anlatıyor. “Konuksever Aziz Julien Efsanesi”nde bütün hayatını kaderinden kaçmaya adayan Julien’in hikâyesini yeniden yazıyor. “Herodias”ta ise kutsal kitaplardaki Vaftizci Yahya’nın hikâyesini yorumluyor. Farklı zamanlar, farklı coğrafyalar, farklı toplumlardan anlattığı öyküler yalnızlık, aşk, hırs, inanç gibi hiç değişmeyen temalar etrafında şekilleniyor. Flaubert’in tamamlayabildiği son kitabı olan Üç Hikâye yazarın daha önceki büyük eserlerinden izler taşıyor ve o eserlerin kazandırdığı tecrübeyle bir başyapıta dönüşüyor.

“Flaubert’in önceki eserlerine hâkim olan mutlak karamsarlığın aksine, Üç Hikâye’de okuyucunun karşısına çıkan umut kırıntıları kuşkusuz çok daha ilham vericidir.”
MICHEL TOURNIER



Kitaptan bir bölüm okumak için tıklayın.
Kitabın Adı
Üç Hikâye
ISBN
9789750526909
Orijinal Adı
Trois Contes
Kapak
Joseph Caraud, “Tüylü Dostlar”, 1868
Yayın No
İletişim - 1641
Dizi No
İletişim Klasikleri - 55
Alan
Klasik Dünya Edebiyatı
Sayfa Sayısı
164 sayfa
En
130 mm
Boy
195 mm
Ağırlık
150 gr
Baskı
1. baskı - Haziran 2019
Yazar
Gustave Flaubert
Çeviren
Can Belge, Berna Akkıyal
Dizi Yayın Yönetmeni
Murat Belge
Yayına Hazırlayan
Güneş Akkor
Önsöz
Mario Vargas Llosa, Aimee Israel-Pelletier
Önsözü Çeviren
Emrah Serdan
Sonsöz
English Showalter
Sonsözü Çeviren
Emrah Serdan
Kapak
Suat Aysu
Uygulama
Hüsnü Abbas
Düzelti
Afitâp Kaya
Cilt
Güven Mücellit
Baskı
Ayhan Matbaası

Gustave Flaubert

12 Aralık 1821’de Anne-Justine-Caroline Fleuriot ile Hôtel-Dieu Hastanesi’nin başcerrahı Achille-Cléophas Flaubert’in ortanca çocuğu olarak Rouen’da doğdu. Hastane lojmanının yetersiz koşullarında mutsuz bir çocukluk geçirdi. Rouen Koleji’nde okuduğu yıllarda (1832-1840) edebiyata ilgi duymaya başladı ve 1834’te arkadaşı Ernest Chevalier ile birlikte Art et Progrès (Sanat ve İlerleme) adında bir dergi çıkarmaya başladı. Paris’te hukuk okuduğu dönemde Flaubert yoğun bir şekilde yazdı. Bir Delinin Anıları (1838), Smarh (1839) ve Kasım (1842) bu dönemin ürünleridir. 1836 yılında, Trouville’de, o sırada yirmi altı yaşında olan Elisa Schlésinger ile tanıştı ve hayatı boyunca –uzaktan da olsa– ona âşık kaldı. Schlésinger, Flaubert’in daha sonra kaleme alacağı Duygusal Eğitim’deki Marie Arnoux karakterinin de temel ilham kaynağıdır. 1844’te, Flaubert ilk sara krizini geçirdi. Babasının derslerini bırakmasında ısrar etmesi üzerine, Rouen yakınlarındaki Croisset’ye, aile evine döndü. 1845’te Duygusal Eğitim’in ilk taslağını bitirdi ve ailesiyle beraber çıktığı bir İtalya seyahatinde, Cenova’da görüp derinden etkilendiği bir Brueghel tablosunun verdiği ilhamla Ermiş Antonius ve Şeytan’ı yazmaya başladı. 1846’da birkaç hafta arayla babası ve kızkardeşini kaybetti ve yeğeninin bakımını üstlendi. Babasından kalan yüklü miras sayesinde tüm zamanını yazı yazarak geçirmeye karar verdi. Aynı yıl, on yıl süresince çalkantılı bir ilişki yaşayacağı Louise Colet ile tanıştı. Flaubert daha sonra Maxime du Camp ile birlikte yaklaşık iki senelik bir Yakın Doğu seyahatine çıktı. Croisset’ye dönüşünden üç ay sonra, 1851 Eylülü’nde Madam Bovary’yi yazmaya başladı. Kitabı 1856 baharında bitirecekti. Flaubert’in bu dönemdeki mektuplaşmaları, özellikle de uzatmalı sevgilisi Louise Colet ile olanlar hayli ilginçtir ve rahatlıkla Flaubert’in eserleri arasında sayılabilir. Colet ile aralarındaki fırtınalı ilişki, aralıklarla 1846’dan 1854’e kadar sürdü. Flaubert’e 1857’de Madam Bovary’nin “gayri ahlâkiliği” suçlamasıyla dava açıldı. Dava toplumda büyük yankı uyandırdı ve romanın geniş kitlelerce tanınmasını sağladı. Flaubert dava sonunda hakkındaki suçlamalardan aklandı. 1857’nin sonlarına doğru, başlardaki adı “Kartaca” olan Salambo’yu yazmaya koyuldu. Son taslağını 1864-1869 yılları arasında yazdığı Duygusal Eğitim’le beraber “modern”, “burjuva” konularına geri döndü. Yeni “gerçekçi” ekolün öncüsü olarak kabul edilmeye başlanan Flaubert, Croisset’de ve Paris’te dönemin pek çok önemli edebiyatçısıyla bir araya geliyordu. Bunların başlıcaları Théophile Gautier, Goncourt Kardeşler, George Sand, Turgenyev, Emile Zola ve Guy de Maupassant’dı. Bitiremeyeceği son projesi Bouvard ve Pécuchet’yi yazmaya 1874’te başladı. Para sıkıntısı yüzünden, projeye iki sene ara verip 1877’de yayımlanacak olan Üç Hikâye’yi kaleme aldı. Flaubert, 8 Mayıs 1880 günü, beyin kanaması sonucu, Croisset’de öldü. Cenazesi Emile Zola, Alphonse Daudet, Guy de Maupassant gibi yazarların katıldığı törenle Rouen Mezarlığı’na defnedildi.