Kürt Kadınların Penceresinden
ISBN
9789750511400

1. baskı - Şubat 2013
164 sayfa


25,50 TL
20,40 TL

Kürt Kadınların Penceresinden

Resmî Kimlik Politikaları,Milliyetçilik,Barış Mücadelesi
Handan Çağlayan

Handan Çağlayan’ın 2006-2011 yılları arasında yaptığı çalışmalara dayanan makaleler, milliyetçilik, resmî kimlik politikaları ve toplumsal cinsiyet arasındaki ilişkiyi irdelerken, direnç noktalarımızı ve kördüğümlerimizi apaçık ortaya koyuyor.

Kürt kadınların 1990’lardan beri sürdürdükleri mücadele hem resmî hem de gayri resmî kimlik politikalarına karşı çok katmanlı bir hak ve eşitlik talebine dönüştü. Kürt kadınların siyasal katılımından ve temsilinden yola çıkan Handan Çağlayan, savaşın tahribatının bütün boyutlarıyla sergilenmesi ve gerçek bir barışın inşa edilebilmesi açısından, bu çabanın ne kadar değerli olduğunu gösteriyor.

Resmî dil ve kimlik politikalarının doğurduğu sonuçlara toplumsal cinsiyet perspektifinden bakıldığında, Kürt kadınlara yönelik algının ve üretilen imgelerin ne tür yanılgı ve çarpıklıklarla dolu olduğu anlaşılıyor. İşte bu algı tarzı ve imgeler, namus adına işlenen cinayetlerde, kadın intiharlarında ya da Bilge Köyü katliamı gibi olaylarda defalarca yeniden ortaya çıkarken, esaslı bir dönüşümü imkânsız kılıyor.

Milliyetçi kurgu ve projelerde kadınlara yüklenen roller ve görevler de, kadınların politik özneliğini hiçe sayan inkâr ve asimilasyon politikalarının uzantıları. Kürt kadınların yirmi yıllık politik aktivizmi ve hak talepleri, kendilerine yakıştırılan “kurban/cahil Doğulu kadın” imgesine bir cevap, bir itiraz niteliğinde. Haklı tepkilerini duyuran sesleri, duymazdan gelenlerin kulaklarını açacak kadar yüksek çıkmaya başladı son yıllarda...

 

Kürt kadınların 1990’lardan beri sürdürdükleri mücadele hem resmî hem de gayri resmî kimlik politikalarına karşı çok katmanlı bir hak ve eşitlik talebine dönüştü. Kürt kadınların siyasal katılımından ve temsilinden yola çıkan Handan Çağlayan, savaşın tahribatının bütün boyutlarıyla sergilenmesi ve gerçek bir barışın inşa edilebilmesi açısından, bu çabanın ne kadar değerli olduğunu gösteriyor.

Resmî dil ve kimlik politikalarının doğurduğu sonuçlara toplumsal cinsiyet perspektifinden bakıldığında, Kürt kadınlara yönelik algının ve üretilen imgelerin ne tür yanılgı ve çarpıklıklarla dolu olduğu anlaşılıyor. İşte bu algı tarzı ve imgeler, namus adına işlenen cinayetlerde, kadın intiharlarında ya da Bilge Köyü katliamı gibi olaylarda defalarca yeniden ortaya çıkarken, esaslı bir dönüşümü imkânsız kılıyor.

Milliyetçi kurgu ve projelerde kadınlara yüklenen roller ve görevler de, kadınların politik özneliğini hiçe sayan inkâr ve asimilasyon politikalarının uzantıları. Kürt kadınların yirmi yıllık politik aktivizmi ve hak talepleri, kendilerine yakıştırılan “kurban/cahil Doğulu kadın” imgesine bir cevap, bir itiraz niteliğinde. Haklı tepkilerini duyuran sesleri, duymazdan gelenlerin kulaklarını açacak kadar yüksek çıkmaya başladı son yıllarda...

Handan Çağlayan’ın 2006-2011 yılları arasında yaptığı çalışmalara dayanan makaleler, milliyetçilik, resmî kimlik politikaları ve toplumsal cinsiyet arasındaki ilişkiyi irdelerken, direnç noktalarımızı ve kördüğümlerimizi apaçık ortaya koyuyor.

 



Kitaptan bir bölüm okumak için tıklayın.
Kitabın Adı
Kürt Kadınların Penceresinden
Alt Başlık
Resmî Kimlik Politikaları,Milliyetçilik,Barış Mücadelesi
ISBN
9789750511400
Yayın No
İletişim - 1838
Dizi No
Bugünün Kitapları - 147
Alan
Kadın ve Toplumsal Cinsiyet Çalışmaları, Politika/Siyaset
Sayfa Sayısı
164 sayfa
En
130 mm
Boy
195 mm
Ağırlık
144 gr
Baskı
1. baskı - Şubat 2013
Yazar
Handan Çağlayan
Editör
Berna Akkıyal
Kapak
Suat Aysu
Kapak Fotoğrafı
Kemal Yücel
Uygulama
Hüsnü Abbas
Düzelti
Birhan Koçak
Dizin
Güneş Akkor
Baskı ve Cilt
Sena Ofset

Handan Çağlayan

1968 yılında Siverek’te doğdu. İlk ve orta öğrenimini Siverek ve Urfa’da gördü. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde sosyal politika ve siyaset bilimi okudu. Doktora öğrenimini aynı fakültede 2006 yılında tamamladı. Hemşirelik, sendikacılık ve araştırma görevliliği yaptı. Sınıfsal, etnik ve cinsiyete dayalı ayrımcılık pratikleriyle bunların birbirleri arasındaki ilişki üzerine çalışmalarını sürdürmektedir.