İlkçağ'da İzmir
Çeviri
Bilge Umar

ISBN
9789750500251

1. baskı - Ocak 2004
536 sayfa


Tükendi

İlkçağ'da İzmir

Kentin, En Eski Çağlardan İ.S. 324'e Kadar Tarihi
Cecil John Cadoux

Kuruluşlarından, coğrafi konumlarından ve asıl olarak tarihî serüvenlerinden ötürü önemli ve şanslı sayılan bazı kentler vardır. Bu değerlendirmeler ölçeğinde bu şansı en fazla yüklenmiş şehirlerden biridir İzmir. Nitekim kent sadece bu unsurları barındırmakla kalmamış, hem tarihî özellikleri hem de doğal güzellikleri bakımından da ayrıca ve önemle anılmayı hak etmiştir.

Kuruluşlarından, coğrafi konumlarından ve asıl olarak tarihî serüvenlerinden ötürü önemli ve şanslı sayılan bazı kentler vardır. Bu değerlendirmeler ölçeğinde bu şansı en fazla yüklenmiş şehirlerden biridir İzmir. Nitekim kent sadece bu unsurları barındırmakla kalmamış, hem tarihî özellikleri hem de doğal güzellikleri bakımından da ayrıca ve önemle anılmayı hak etmiştir. İzmir, belki de bu yüzden, yüzyıllardır kentte yaşamış, orayı mesken tutmuş, şehre gelip geçmiş seyyahları, bilim insanlarını, tarihçileri ve araştırmacıları adeta araştırmaya/incelemeye tahrik etmiştir. İşte C. J. Cadoux da aynı zamanda doğum yeri olan bu kentin büyüsüne kapılan araştırmacıların en önemlilerinden biridir. İlkçağ’da İzmir kitabı, nicelik ve nitelik açısından bir kentin İlkçağ tarihi ile ilgili yapılmış çalışmaların içinde -haklı olarak- çok önemli bir üne de sahiptir. Yazar oldukça titiz ve kapsamlı bir biçimde yaptığı çalışmasını önce doktora tezi olarak hazırlar. Ancak çalışmaları süresince İzmir tarihinden oldukça etkilenir ve ardından daha kapsamlı bir çalışmaya girişir. Sonuçta elinizdeki bu anıt eser meydana çıkar. Eser yalnızca dönemin kuru bilgisini aktarmaktan ibaret olmayıp, aynı zamanda ilgilisi için hoş, anektodal bölümler de ihtiva eder. Örneğin Cadoux, İzmir’in İlkçağ tarihini araştırdığı kitapta yer yer kentin o zaman ne kadar bakir ve güzel olduğunu da okuyucuya hatırlatmadan edemez. Aristeides’in ilkçağlarda İzmir’in sembolü Meles Çayı ile ilgili tasviri bu açıdan oldukça etkileyicidir; “Meles, denizden uzak olmayan bir yerde mağaracıklar, evler ve ağaçlar arasında yerden çıkar, bir yarma kanal içinde dinginlikle, köpüklenmeden, hızlanmadan akıp denize karışır. Ve burada balıktan bol bir şey yoktur. Bu balıklardan bazıları kıyıya gelen insanların elinden yiyecek alacak kadar insanlara alışıktır. Kaval çalındığında sanki sarhoşmuş gibi dans edercesine takla atarlar...” İzmir’in kelimenin tam anlamıyla didik didik edilmiş İlkçağ tarihini resmeden bu kitap, C. J. Cadoux’dan İletişim okurlarına bir armağan aslında.
Kitabın Adı
İlkçağ'da İzmir
Alt Başlık
Kentin, En Eski Çağlardan İ.S. 324'e Kadar Tarihi
ISBN
9789750500251
Orijinal Adı
Ancient Smyrna
Yayın No
İletişim - 963
Dizi No
İzmir - 3
Alan
Tarih, Antropoloji
Sayfa Sayısı
536 sayfa
En
160 mm
Boy
230 mm
Ağırlık
554 gr
Baskı
1. baskı - Ocak 2004
Dizi Kapak Tasarımı
Ümit Kıvanç
Kapak
Utku Lomlu
Uygulama
Hüsnü Abbas
Düzelti
İhsan Teribul
Çeviren
Bilge Umar
Yazar
Cecil John Cadoux
Baskı
Sena Ofset
Cilt
Sena Ofset

Cecil John Cadoux

(1883-1947), İzmir'in İlkçağ tarihi üzerine yaptığı araştırmanın ilk ürünü olan teziyle, Londra Üniversitesi'nden lisans derecesini; daha sonraki başka bilimsel araştırmalarıyla da, yine Londra Üniversitesi'nden İlahiyat Doktoru unvanını, Oxon Üniversitesi'nden bir diğer yüksek lisans derecesini, Edinburgh Üniversitesi'nden de Onursal İlahiyat Doktoru unvanlarını almış, dolayısıyla tarih ve ilahiyat dallarında uzmanlaşmış bir araştırmacıdır. Kimliği ve yaşamı hakkında, ancak kendi yapıtının önsözünde bulabildiğimiz kadar bilgiye sahibiz. 1900 dolaylarında, çokuluslu ticaret kenti İzmir'e yerleşmiş binlerce yabancı arasında bulunan ailesi, bu kentte 17 yıl yaşamış ve hem kendisi hem de kardeşlerinden birçoğu orada doğmuş. Londra Üniveristesi'nden alacağı ilk akademik unvan için tez yazma çalışmasına 1909'da başladığına, üstelik kendisi o zaman genç yaşında hükümetin bir memuru durumunda bulunduğuna göre, anlaşılıyor ki, ailece İzmir'den ayrılmaları 20. yüzyılın hemen başında olmuş. Ana dili İngilizce'den başka Fransızca, Almanca, Latince'yi, eski Helen dilini ve yeni Helen dilini çok iyi bilmektedir. Türkçe'yi öğrendiğinin bir belirtisi, kitabında görülmüyor.