Çeviri
ISBN
9789750515705
112 sayfa
Jacques Rancière, demokrasi, siyaset, cumhuriyet ve temsil arasındaki karmaşık ilişkiyi incelerken, günümüzde yükselen demokrasi nefretinin kaynaklarını gösteriyor. Demokrasi fikrinin, başkalarını yönetmeyi kendilerinin doğal hakkı olarak görenlerin huzurunu bozan, düzenlerini karıştıran gücünü hatırlatıyor. “Benim oyumla çobanın oyu bir olur mu?” sorusunu sorduran demokrasi korku ve nefretinin kaynaklarını gösteriyor.

"Rancière’in yazıları, solun yönünü şaşırdığı günümüzde, direnmeye nasıl devam edebileceğimizi gösteren ender anlamlı kavramlaştırmalardan biri.”
Slavoj Žižek

Düne kadar Avrupa’da resmî söylem totaliter dehşete karşı demokrasinin erdemlerini övüyordu. Devrimciler ise bugün ve buradaki demokrasiyi biçimsel bulup, gelecek bir gerçek demokrasiyi savunuyorlardı. Şimdi bütün bunlar geçmişte kaldı. Artık bazı hükümetler demokrasiyi silahların gücüyle ihraç ederken, Batı’da yeni düzenin aydınları kamusal ve özel yaşamın her parçasında demokratik bireyciliğin ve eşitlikçiliğin zararlı tezahürlerini teşhir etmek için aralarında yarışıyor. Bu ikisinin ortak değerleri yok edip yeni bir totalitarizm ürettiğini, insanlığı intihara sürüklediğini iddia ediyorlar.

Bu ideolojik dönüşümü anlamak için onu zenginliğin küresel yönetimi içinde ele almak yeterli değil. Eski zamanlardan beri, kendilerini halkı yönetmeye doğal olarak yetkili görenler “halkın yönetimi” fikri karşısında dehşete kapılmıştır. Jacques Rancière, demokrasi, siyaset, cumhuriyet ve temsil arasındaki karmaşık ilişkiyi incelerken, günümüzde yükselen demokrasi nefretinin kaynaklarını gösteriyor.

Demokrasi fikrinin, başkalarını yönetmeyi kendilerinin doğal hakkı olarak görenlerin huzurunu bozan, düzenlerini karıştıran gücünü hatırlatıyor. “Benim oyumla çobanın oyu bir olur mu?” sorusunu sorduran demokrasi korku ve nefretinin kaynaklarını gösteriyor.

1940, Cezayir doğumlu. Halen European Graduate School’da ve Paris VIII Üniversitesi’nde felsefe dersleri veriyor. Althusser’in öğrencisi olduğu dönemde Kapital’i Okumak adlı derlemeye katıldı. 1968 olayları sırasında Althusser’le fikir ayrılığına düştü ve 1974’te La leçon d’Althusser başlıklı kitabında bu çevreden kopuşunun gerekçelerini anlattı. Kendi kuşağından yazarların metinlerinde kuram ile gerçeklik arasında artan bir uçurum teşhis ederek, 1975-1985 arasında yayımlanan Les Révoltes Logiques dergisini kurdu.
Rancière’in Türkçe’ye çevrilen eserleri: Uyuşmazlık (Ara-lık, 2005), Estetik Bilinçdışı (Ara-lık, 2006), Siyasalın Kıyısında (Metis, 2007); Görüntülerin Yazgısı (Versus, 2008); Filozof ve Yoksulları (Metis, 2009), Özgürleşen Seyirci (Metis, 2010); Tarihin Adları (Metis, 2011), Estetiğin Huzursuzluğu (İletişim, 2012), Demokrasi Nefreti (İletişim, 2014).

Kitabın Adı Demokrasi Nefreti
ISBN 9789750515705
Yayın No İletişim - 2026
Dizi Politika - 123
Alan Felsefe, Politika/Siyaset
Sayfa 112 sayfa
En 130 mm
Boy 195 mm
Ağırlık 102 gr
Baskı 3. baskı - Eylül 2017 (1. baskı - Temmuz 2014)
Yazar Jacques Rancière
Çeviren Utku Özmakas
Yayına Hazırlayan Ahmet İnsel
Dizi Kapak Tasarımı Utku Lomlu
Kapak Suat Aysu
Uygulama Hüsnü Abbas
Düzelti Ayla Karadağ
Dizin Ayla Karadağ
Baskı ve Cilt Sena Ofset