#türkiye Etiketindeki Kitaplar
Türkiye'de Sekülarizm Ve Modernlik
Hermenötik Bir Yeniden Değerlendirme
Türkiye’nin modernleşme sürecinin kilit aşamalarını ele alan bu kitapta, Andrew Davison siyaset biliminde hermenötik yaklaşımın ne denli yararlı olduğunu ortaya koyuyor. Türkiye’de Sekülarizm ve Modernlik’te, önce hermenötik analizin teorik temellerine ve uygulama alanlarına açıklık getiriliyor, ardından Türkiye’nin deneyimi alternatif modernlikler çerçevesine yerleştiriliyor.
Cumhuriyetçi İslam
Ankara, Tahran, Dakar
Türkiye, İran ve Senegal... Jean-François Bayart bu çalışmasında cumhuriyetle yönetilen bu üç İslâm ülkesine odaklanarak İslâm’la cumhuriyetin, cumhuriyetle demokrasinin ve demokrasiyle İslâm’ın ilişkilerini inceliyor.
Türkiye Coğrafyası
Marcel Bazin ve Stéphane de Tapia’dan, Türkiye’yi çok geniş kapsamda ve detaylı bir şekilde incelerken, aynı zamanda zihinlerde yer etmiş coğrafya kavramını da değiştirebilecek nitelikte bir çalışma.
Türbülans
Değişim Sınavında Kürtler ve Türkler
Bu çalışma bir yanıyla toplumsal hafızanın inşasına bir katkı, ama aynı zamanda Kürt hareketi bakımından yeni bir vizyon oluşturma arayışı.
Nurcihan'ın Çamaşırları ve Diğer Meseleler
Zihinler Altında 20.000 Fersah
Nurcihan’ın Çamaşırları ve Diğer Meseleler, Murat Toklucu’nun olağanüstü arşiv çalışmasıyla koştuğu Zihinler Altında 20.000 Fersah maratonunun ikinci etabı. Aklı hayali zorlayan asparagas haberlerden 7/24 komünist avcılığına, dansçı ayılardan sakallı bebeğe, “sülün endamlı kız” fantezilerinden ahlak bekçiliğine… Türkiye’nin zihniyet haritasında yeni bir pafta.
İslâmcılığın Türkiye Seyri
Sosyolojik Bir Persfektif
Türkiye'de dinin toplumsal görünümleri ve dinî 'mesele'lerin siyasallaşması hakkındaki çalışmalara yaklaşık yirmi yıldır önemli katkılarda bulunan Elisabeth Özdalga'nın çalışmaları, bu kitapta biraraya getirildi. Elisabeth Özdalga'nın yazılarında, sosyolojik yaklaşımın indirgemecilikten uzak duran, serinkanlı, bununla beraber empatiye yatkın eleştirel bakışının sağlam örneklerini buluyoruz.
Kısa Osmanlı-Türkiye Tarihi
Padişahlık Kültürü ve Demokrasi Ülküsü
Tarihe devlet zaviyesinden değil “aşağıdakilerin” hizasından bakan tarihçi Kudret Emiroğlu, Demokrasi Ülküsü peşinde, neredeyse ezel-ebed bir Padişahlık Kültürü’nün tahlilini yapıyor.
Sınıf, Etnisite ve Kimlik
Sosyalist Paradigmanın Evrimi
“Halkların kardeşliği” iyimserliğinden ve etnik sorunu/kimliği arkaik saymaktan, onu sınıf meselesini ikincilleştirecek kadar odağa koymaya ya da millici-sosyalizme… ve bu uçlar arasında, hem sancılı hem verimli bir salınım.
Uzlaşma
Türkiye’de İki Partili Siyâsi Sistemin Kuruluş Yılları (1945-1950) Cilt 5
Cemil Koçak, Türkiye’de Millî Şef Dönemi (1938-1945) adlı araştırmasının devamı niteliğindeki bu kitap dizisiyle, Türkiye siyâsî tarihinin tartışmalı dönemlerinden birinin en ayrıntılı ve en kapsamlı panoramasını gözler önüne seriyor
"Baraka"dan Gecekonduya
Ankara'da Kentsel Mekanın Dönüşümü: 1923-1960
Bu klasik önemdeki çalışmada, “Modern Türkiye”nin karakteristik olgularından biri olan “gecekondu”nun oluşum süreci, belki de en çarpıcı bir biçimde yaşandığı yerde, Ankara örneğinde inceleniyor. Çarpıcı; çünkü başkent Ankara, Cumhuriyet’in kuruluşundan itibaren ‘numunelik’ olmak üzere planlanmış bir kent. Kitapta, siyasal-ekonomik ortamdaki ve kentsel yaşantıdaki dönüşümlerin ve toplumsal farklılaşmaların, mekâna nasıl yansıdığına dair çok boyutlu bir bakış açısı sunuluyor.
İsyan Toprakları
Türkiye’nin Unutulmuş Halkları Arasında
Elinizdeki kitap Varto’dan başlayarak, bu topraklarda yaşamış azınlık halkların çok geniş bir dönem aralığında yaşadıklarını ve mücadelelerini aktarıyor.
Onlar Gittiler Biz Barışı Yitirdik
Ermeni Soykırımı ve Kürtler
Kitap, Kürt coğrafyasında soykırımla yüzleşme üzerine bir tartışma açıyor.
Jöntürk Modernizmi ve "Alman Ruhu"
1908-1918 Dönemi Türk-Alman İlişkileri ve Eğitim
Jöntürk modernizmi, İttihatçılık döneminde, ‘âcilci’ diyebileceğimiz bir yönelime girmişti. Bununla beraber, çok etnili Osmanlı İmparatorluğu’nu millî devlete dönüştürme yönelimi vardı. Her iki yönelim, “gecikmiş emperyalist” Almanya’nın Türkiye’ye dönük “barışçı nüfuz” siyasetiyle buluştu. Almanya, bu nüfuzunu, Türkiye’nin modernleşmesine ve millîleşmesine "rehberlik" etme misyonuyla ilerletmeye çalıştı.
Memalik-i Osmaniye'den Avrupa Birliği'ne
Bu kitapta derlenen yazılar, yüzyıllık bir tarihi ve günümüzdeki gelişmeleri çeşitli yönleriyle ele alıyor. Ama hepsinin temelinde çok önemli bir tespit var: Dünya, ulus-devletlerin aşındığı, ulus-üstü oluşumların ağırlık kazandığı yeni bir döneme girmekte. Bu dönemde, Osmanlı İmparatorluğu gibi eski tür imparatorlukları ve ulus-devletlerin başarı ve başarısızlıklarını yeniden değerlendirip günümüzün yeni imparatorluklarının oluşum süreci için dersler çıkarmak mümkün.
İttihadcıların Rejim ve İktidar Mücadelesi 1908 - 1913
Adeta siyasî polisiye zevkiyle de okunabilecek kitap, bu yanıyla, Türkiye’nin politik kültürünün inşasıyla ilgili bir “harç analizi”niteliğindedir.
Modern Türkiye'nin İnşası
Doğu Anadolu’da Ulus, Devlet ve Şiddet (1913-1950)
Uğur Ümit Üngör, farklı etnik kimliklerin yıllarca beraber yaşadığı bir sosyal hayatın merkezi olan doğu vilayetlerinin, milliyetçi seçkinlerce nasıl nüfus politikalarının odağı ve kitlesel şiddetin sahnesine dönüştürüldüğünü gösteriyor.
Geçmişle Hesaplaşma
Unutma Kültüründen Hatırlama Kültürüne
“Her insanın ve her toplumun bir geçmişi vardır; bunun yanında bir de geçmişle bir ilişkisi. Bireyler ve toplumlar ya geçmişlerini hesaba katarak onunla ilişkilerini karşılıklı etkileşim içinde kendileri biçimlendirirler ya da geçmiş kendisi harekete geçer, takip eder, bugünü işgal etmeye çalışır. Geçmişi görmezden gelme tutumunda diretildikçe, geçmişin bugün üzerindeki etkisi artar; bir süre sonra bugün, korkulan ve kaçılan geçmişin bir ürünü haline gelir.
Kent, Aile, Tarih
Elinizdeki kitap, Alan Duben’in son otuz yılda yazdığı makalelerin bir kısmını biraraya getiriyor. Kitabın ilk bölümünü oluşturan makalelerde, yazarın Türkiye’nin çeşitli kentlerinin (İstanbul ile Adana ve Mersin) gecekondu mahallerinde yürüttüğü araştırmaların sonuçları, konuyla ilgili teorik meseleler bağlamına yerleştirilerek ortaya konuyor: Mahalledeki sınıflaşma olgusunun farklı ceamaatlerle (özellikle Sünni ve Alevi cemaatleriyle) ve hemşehrilik bağlarıyla ilişkisi; gecekondu sahibi olma sürecinin enformel ekonomideki toplumsal rasyonalitesi ; Türkiye kentlerinde aile ve akrabalığın önemi ve kentleşmeyle bağlantısı...
Türkiye Halk İştirakiyun Fırkası (1920-1923)
Erden Akbulut ve Mete Tunçay tarafından hazırlanan Türkiye Halk İştirakiyun Fırkası (1920-1923), “TBMM’nin açılışından Cumhuriyet’in ilânına kadar geçen üç buçuk yıl boyunca Milli Mücadele Anadolusu’nda yaşanan bir deneyimin öyküsünü belgelerle anlatmayı amaçlıyor.
Milliyetçilik Kıskacında Kıbrıs
Niyazi Kızılyürek, Milliyetçilik Kıskacında Kıbrıs’ta, halen iki toplumun yaşadığı adanın ‘çözümsüzlük’ üzerinde katettiği mesafeyi geriye sarmak için dörtlü milliyetçilik matrisiyle nasıl ve niçin hesaplaşılması gerektiğini tartışıyor.
Belgelerle
Heyeti Mahsusalar
Heyeti Mahsusalar, Cumhuriyet’in kuruluş sürecinin karakteristik olgularından biridir. 1923 sonbaharında, Millî Mücadele’ye düşmanca tavır alan veya katılmayan ya da Türkiye’nin yeni sınırları dışında kalan ülkelerin “ahâlisi”nden olan ve o ülkeyle bağını sürdürme eğiliminde bulunan subayların tasfiyesi amacıyla oluşturulmuşlardı.
Devlet Olma Zanaatı
Osmanlı’dan Bugüne Kamu İcraatı
Tarih, siyaset bilimi, sosyoloji, antropoloji ve coğrafya alanlarında çalışan birçok ismi bir araya getiren bu çalışma, Osmanlı’nın son dönemlerinden günümüze Türkiye’de devlet erkinin pratikte nasıl kullanıldığını farklı açılardan inceliyor.
Alacakaranlıkta Ortadoğu
Suriye: Yıkıl Git, Diren Kal!
Suriye’de ne oldu? Deneyimli gazeteci Fehim Taştekin bu konuda verilebilecek cevapları, en zengin biçimde ortaya koyuyor.
Büyük Felaket'ten Sonra
Soykırım'ın Gölgesinde Ermeni-Türk İlişkileri
Thomas de Waal, 1915-1916 sonrası Ermenistan-Türkiye ilişkilerini ortaya koyuyor. Soykırımın yaşandığı yıllardan günümüze, bu iki ülkenin kurmaya çalıştığı ancak bir türlü başaramadığı ilişkinin gidişatını ele alıyor. Tarafsız bir gözlemle, hem Ermenilerin Soykırım’ı neden bir türlü aşamadığını, hem de Türklerin direndikleri inkâr politikasını inceliyor. Sınırın kapanmasından “futbol diplomasisi”ne, Zürih’te yapılan protokollerden Hrant Dink katliamına, Surp Giragos Ermeni Kilisesi’nin ibadete açılmasından Azerbaycan’ın bu iki ülkenin girişimlerine balta vurmasına dek uzanan çok farklı süreçleri, bu iki ülkenin geçmişi nasıl geride bırakarak sağlıklı bir ilişki kurabileceklerine dair sunduğu öneriler eşliğinde tartışıyor.