#sinema Etiketindeki Kitaplar
Manga
Bir Kültürel Direniş Aracı
Japon çizgi romanı Manga, global ölçekli popüler kültürün yeni fenomenlerinden biri. Mangalar, dinamik çizgileri ve güçlü anlatı evreniyle bütün dünyada şaşırtıcı genişlikte bir okur kitlesine sahip. Manga dendiğinde, hâkim çizgi roman anlayışından farklı bir şey kastedildiği hemen anlaşılıyor.
Bir Yaşam Öyküsü: Vanessa Redgrave
3 Ocak 1937 günü bir kar fırtınasının ortasında doğmuş. Doğumunu Laurence Olivier sahneden müjdelemiş. Dört kuşak tiyatrocu bir ailenin kızı, İngiliz tiyatrosunun en önemli oyuncularından biri, Julia gibi filmlerde unutulmaz oyunlarını seyrettiğimiz bir sinema yıldızı. Vanessa Redgrave bütün bunlar, ama aynı zamanda mücadeleci politik kimliğiyle de tanınan bir sanatçı.
"Ne İdim Ne Oldum..."
Bu kitapta Türkan Şoray, Filiz Akın, Fatma Girik, İzzet Günay, Ediz Hun yok. Yeşilçam’ın altın yıllarından, siyah-beyaz sahnelerden, film setlerinden de söz edilmiyor. Veya, çok dolaylı olarak söz ediliyor. Meselâ, bir çekim arasında sete kavuncu gelmesi sayesinde kavun seçmeyi öğrendiğini anlatıyor Nubar Terziyan. Ve eşi Katrin’le nasıl tanıştığını, eski İstanbul’u, deniz sefalarını, çapkınlıklarını, yarı amatör bir Ermeni tiyatrosunun maceralarını, Hamlet oyunu için mezarlıktan kurukafa çalma hikâyesini, askerlik anılarını, İstanbul’u bir barbarlık filminin setine dönüştüren 6-7 Eylül olayları sırasında yaşadıklarını...
Jet Rejisör Çetin İnanç
“Törkiş Star Wars” diye global şöhrete ulaşan tam manasıyla bir kült film, Dünyayı Kurtaran Adam. Onun yönetmeni Çetin İnanç...
Sinemayı Seven Adam
Sinemayı Seven Adam sadece bir insanın hikâyesini anlatmıyor; insanların yaptıkları “iyi” işlerle kendi hayatlarını olduğu kadar başkalarının hayatlarını da nasıl zenginleştirdiğini gösteriyor…
Ütopyalar
Politikayla Arzunun Kesiştiği Yer
Ütopyayı, günlük dilde çağrıştırdığı soyut, naif, imkânsız yerden (“olmayan yer”!), dünyaya, hayata, aramıza indirmeye çalışan kitap, bu bakışın yaşattığı bir heyecanı, merakı, hevesi taşıyor.
Medya ve İletişim Sözlüğü
Medya çalışmaları ve iletişim bilimlerini farklı kuramlar, araştırma yöntemleri, akımlar, disipline katkıda bulunmuş önemli isimler ve teknik kavramlar açısından ele alan bu kapsamlı sözlük yalnızca akademisyenler ve öğrenciler için başvuru kaynağı olmakla kalmıyor, alana ilgi duyan okuyuculara da hitap ediyor.
Sanat ve Arzu
Sanat ve Arzu, sosyal bilimler eleştirisi ile yeni bir sosyal bilim önerisini birlikte geliştiren Ulus Baker’in ODTÜ Görsel-İşitsel Sistemler Araştırma ve Üretim Merkezi’nde 1998 yılında verdiği seminer dizisinin kitaplaştırılmış hali.
Evvel Zaman
Bir filmi doğuran, onun oluşumuna refakat eden gözlemlerin,düşüncelerin, duyguların, kısacası bir film deneyiminin kaydını tutuyor Ercan Kesal. Bu deneyim içinde filmin ve senaryonun nasıl canlı bir organizma gibi evrildiğini görüyoruz.
Sinemanın İstanbul'da İlk Yılları
Modernlik ve Seyir Maceraları
Nezih Erdoğan, sinemanın İstanbul’daki ilk günlerini anlatıyor, arkeolojik bir kazıyı andıran titizlikle, sabır ve emek isteyen bir tutkuyla kayıp bir geçmişin izinden gidiyor.
Işıkla Karanlık Arasında
Işıkla Karanlık Arasında Türkiye sinemasının “ustasız ustası” Lütfi Ö. Akad’ın anıları, aynı zamanda sinemaya duyulan tutkunun kitabı…
"Ama Eşkıyalık Çağı Kapandı!"
Modern Türkiye'de Son Kürt Eşkiyalık Çağı (1950-1970)
Ahmet Özcan, hem tartışmayı genişletiyor, hem de Türkiye ve Kürtler bağlamında vakalarla, hikâyelerle, imgelerle donatılmış sağlam bir analiz ortaya koyuyor. Modern ulus-devletin serpilme sürecinde “eşkıya”dan “suçlu vatandaş”a, “masum köylüler”den “dağlı canavarlar”a geçiş nasıl oldu? “Münferit vakalar” sayılan “Doğu” eşkıyalığı, neden toplu bir kriminalleştirme eşliğinde sistemli bir “eşkıya avı”nın konusuna dönüştü? En nihayet “Eşkıya”dan “Terörist”e nasıl geçildi?
Sanat ve Edebiyat Yazıları - II
Sanat ve Edebiyat Yazıları’nın ikinci cildinde Murat Belge, romandan resime, musikiden sinemaya oldukça geniş bir alanda kalem oynatıyor.
Cumhuriyetin Büluğ Çağı
Türkiye’nin çokpartili hayata adım attığı 1945-1950 döneminde “açılıp saçılan”, sadece politika değildi. Cumhuriyetin kuruluş sürecinin, Tek Parti döneminin ve İkinci Dünya Savaşı’nın endişeli günlerinin biriktirdiği basınç azaldı, gündelik hayatta, toplumsal ilişkilerde bir canlanma yaşandı. Dünya biraz daha yakına geldi, “mevzular” çeşitlendi, popüler kültür olanca cazibesiyle serpilmeye başladı.