#islam Etiketindeki Kitaplar
“Yeni Türkiye”ye Varan Yol
Neoliberal Hegemonyanın İnşası
“Yeni Türkiye”ye Varan Yol, Türkiye siyasal tarihi içinde, siyasal alandan sosyal güvenlik politikalarına, toplumsal cinsiyet alanından kentsel dönüşüme, gelir dağılımından örgütlü işçi hareketine, İslâmcı burjuvazinin yükselişinden dış politika alanına AKP’nin kullanmayı tercih ettiği araçları ve stratejileri ele alırken, kurulmaya çalışılan siyasal hegemonyanın ulaştığı noktayı da ihmal etmeyen makalelerden oluşuyor.
İbni Sina ve Aristotelesçi Sol
Ernst Bloch bu kitabında, İbni Sina ve İbn Rüşd üzerinden İslâm felsefesinin altın çağına bir bakış atıyor ve bu parlak dönemde, özgürleşmeci düşüncenin önemli bir uğrağını görüyor. Ona göre bu düşünürler vahiy, meseller, mitler, mecazlar âleminden aklın olanaklarına uzanan sağlam köprüler kurmuşlardır. Bloch, bu düşünce birikimine, mekanik olmayan bir materyalist anlayışın gelişmesinde tarihsel bir rol atfediyor.
Türkler, Türkiye ve İslam
Yaklaşım, Yöntem ve Yorum Denemeleri
Alanında otorite olarak kabul edilen Ahmet Yaşar Ocak bu kitabında yer alan makaleleriyle, Tanzimat’la başlayarak bütün Cumhuriyet tarihi boyunca, gündelik hayattan siyasete, hukuktan kültüre birçok alanda zaman zaman ateşli tartışmaların, zaman zamansa çatışmaların konusu olan İslâm’ın rolü meselesine ışık tutuyor. Kitap, ‘Türk’, ‘Ortodoks’, ‘Heterodoks’, ‘Halk’ ya da ‘Fundamentalist’ gibi öntanımlarla anılan ve tartışılan İslâmiyet kavramına açıklık getirmeyi amaçlayan 10 makaleden oluşuyor.
Modern Türkiye'de Siyasi Düşünce Cilt 6 / İslamcılık (Ciltli)
Türkiye’ye modern siyasal düşüncelerin ilk olarak İslâmcılık kapısından girdiğini söyleyebiliriz. Bu açıdan İslâmcılığın, Türkiye’de siyasal yelpazenin koordinat sisteminin ve “sağ-sol” ekseninin özgül içeriği bakımından da, bu ekseni yatay kesen kimi olguları açıklamak bakımından da özel bir önemi vardır.
Türkiye'de Tarihin Saptırılması Sürecinde
Türk Sufiliğine Bakışlar
Heterodoks Halk İslâmı’nın farklı kültürleri bağdaştırıcı özelliğini, tasavvufî-mistik karakterinin baskınlığını ve mehdîci niteliğini sergileyen Ahmet Yaşar Ocak, Türk İslâmı’nın dört önemli kişiliğini özellikle ele alıyor: Ahmed-i Yesevî, Mevlâna Celâleddin-î Rumî, Yunus Emre, Hacı Bektaş-ı Velî.
Ortadoğu: Bir Şiddet Tarihi
Osmanlı İmparatorluğu’nun Sonundan El Kaide’ye
Ortadoğu: Bir Şiddet Tarihi önce baskıcı rejimin, ardından bu rejime karşı isyanın ve nihayet isyanın bastırılmasının aracı olan şiddeti, dinamikleri ve kökenleriyle; insanları silahlı mücadeleye ya da kendilerini feda etmeye iten sosyo-ekonomik nedenleriyle birlikte çarpıcı biçimde ortaya koyuyor.
Emeğin Tevekkülü
Konya’da İşçi-İşveren İlişkileri ve Dindarlık
Dindarlık, işçilerin ve patronların üretim sürecine bakışlarını ve karşılıklı konumlanmalarını nasıl etkiliyor? Dinsel sosyalleşme, emek sürecinde tahakküm ilişkilerine ve politik hegemonyaya elverişli bir zemin oluşturuyor mu? Yasin Durak’ın Konya Organize Sanayi Sitesi’ndeki işçi-işveren ilişkileri örneğinde yaptığı araştırma, bu temel sorular etrafında bir tartışma örüyor.
Aleviliğin Doğuşu
Kızılbaş Sufiliğinin Toplumsal ve Siyasal Temelleri 1300-1501
Rıza Yıldırım, 14.-15. yüzyıl dönümünün büyük toplumsal ve siyasal çalkantıları içinde Anadolu’da Aleviliğin doğuşunun “macerasını” anlatıyor.
Osmanlı Vampirleri
Söylenceler, Etkileşimler, Tepkiler
Vampirlerle ilgili verilmiş fetvalara, vampirlerle ve doğaüstü varlıklarla ilgili yazılmış eserlere, seyahatnamelere de göz atarak Osmanlı Avrupası içerisindeki dinî-etnik toplulukların birbirleriyle etkileşimleri çerçevesinde vampir mitinin tarihine katkı sunan bir çalışma.
Bir Dünyanın Eşiğinde
Cemil Meriç'in ilk telif eseri ve yazarın düşünce serüveninde bir dönüm noktası. Avrupa dışı kültürler ve Doğu, yazarın "tecessüslerin coğrafyasına" Hint'le, Hint Edebiyatı çalışmasıyla girdi. "Olemp'i ararken Himalaya çıkmıştı" karşısına. Kitap, alışılmış edebiyat tarihi ve incelemesi kalıbına uymaz.
Cereyanlar
Türkiye’de Siyasî İdeolojiler
Cereyanlar, Türkiye’de siyasî ideolojilerin özelliklerini; birbirlerini etkileme ve birbirlerinden etkilenme süreçlerini; cereyanlar içindeki figürlerin ideolojik seyahatlerini; muarız bellediklerine dair kurguladıkları dili; ideolojileri popülerleştirme tekniklerini ve siyasî ideolojilerin gündelik hayatta nasıl karşımıza çıktıklarını ustalıkla işlenmiş bir biçimde gözler önüne seriyor. Tanıl Bora, “cereyanlar”ı şu başlıklar altında tartışıyor: Geç Osmanlı Zihniyet Dünyası, Batıcılık, Kemalizm, Milliyetçilik, Türkçülük ve Ülkücülük, Muhafazakârlık, İslâmcılık, Liberalizm, Sol, Feminizm ve Kürt Siyasal Hareketi. Sadece başı sonu belli metinlere değil, sözlere ve jestlere de bakıyor, “kimin söylediği”ne değil “ne söylediği”ne odaklanıyor. Böylece, siyasî düşünceleri sarmalayan ideolojik muhtevayı ve “iklim”i de ortaya koyuyor.
Fakihler ve Sofuların Kavgası
17. Yüzyılda Kadızâdeliler ve Sivâsîler
Osmanlı İmparatorluğu’nun 17. yüzyıldaki fikir ve zihniyet dünyasını resmeden bir kitap… Ali Fuat Bilkan, iki ulemâ “hizbini” oluşturan Kadızâdeliler ile Sivâsîler arasındaki kavganın, nasıl bir kargaşaya ve aynı zamanda nasıl bir taassup hâkimiyetine yol açtığını anlatıyor.
İslâmî Feminizmler
“İslâm” ve “feminizm”… İslâm’ın kadına baskı dini olarak tasavvur edildiği bir dünyada, bu imkânsız bir birliktelik midir?İslâmofobi bütün dünyada yükselişini sürdürürken, bundan kendi payına düşeni alan dindar kadının mücadelesi feminizme dahil edilebilir mi?
Ölüm Siyaseti
Cihatçı "Üst-Müslümanlar"
Fethi Benslama, bu ses getiren çalışmasında, radikalleşmeye psikoloji, psikanaliz ve tarihsel analizin verileriyle yaklaşıyor. Ölüm Siyaseti: Cihatçı “Üst-Müslümanlar”, gençleri cihat adına ölüme ve öldürmeye sürükleyen süreçleri ele alırken, din-siyaset ilişkisine değinerek, halifeliğin kaldırılmasının yarattığı büyük travmanın ertesinde İslâm’ın bir siyaset ideali olarak dağılışına değiniyor.
Sol İlahiyat
Dini Soldan Okumak
“Her ütopyada, sol ilahiyatın izleri vardır. Gizlidir bu. Dünyevidir. İyilikçidir. Dünyevi olanı, ilahi bir dille kurar. Vaadçidir. Ve aşkındır, şu anki maddi koşulların aşılmasıyla varılacak bir yeri tarif eder. Felsefe ve bilim, bunun parçalarını bulmaya çalışırken, semavi dinler, doğdukları zamanın bilgisini ve felsefesini kapsayarak ütopyayı ilahi bir tüle sarar. Din, gerçeğin üzerindeki tüldür."
İslâm Uygarlıkları Tarihi Cilt 1
Lübnanlı Ortodoks bir aileden gelen Corci Zeydân 19. yüzyılın en önemli İslâm tarihi, dil ve kültürü araştırmacılarından biriydi. İngilizce, Latince, Fransızca, Almanca, İbranice ve Süryanice dillerini öğrenen Zeydân, tarihin dışında Arap dili ve edebiyatı konusunda da birçok eser verdi. İslâm tarihinin, ağırlıklı olarak da Osmanlı öncesi dönemin ele alındığı bu ünlü eserinde Corci Zeydan, İslâm uygarlığı ve Arap halkları konusunda hayli zengin bir kaynak sunuyor.
Fatih-Başakşehir
Muhafazakâr Mahallede İktidar ve Dönüşen Habitus
İrfan Özet, İslâmî habitus’un, yani hal ve davranışa, beğeni ve zevklere yansıyan içselleşmiş eğilimlerin, nasıl dönüşmekte olduğunu ele alıyor incelemesinde. Ekonomik rasyonaliteye dayanan bu eğilimlerin, kentte tutunma ve yükselme mücadelesindeki işlevini ve dönüşümünü gösteriyor.
Hazreti Muhammed
Peygamber ve Devlet Adamı
Watt, Hz. Muhammed’in dönemini, çevresinde sürüp giden koşulları ve zamanın insanlık dışı sosyal hayatını nasıl değiştirip iyileştirdiğini, sosyal reformculuğuna değinerek inceliyor; diğer tek Tanrılı dinlerle kurduğu ilişkiyi de analiz edip tarafsız bir tutum içerisinde bize aktarıyor.
Demiş Bulundum
Bazı gerçeklerin basitliği insanı korkutur. Fakat bu gerçekleri olanca basitliğiyle telâffuz etmezseniz onlar sonsuza kadar var kalacaklardır. Öte yandan, basit ve açık gerçekler, ‘ülke sorunları’ gibi başlıklar altında kendilerine yer bulamaz... Ben artık ulaşım politikasında karayollarına ağırlık verilmesi yüzünden demiryolu ulaşımının gelişemeyişinden falan bahsetmek istemiyorum. Şöyle demek istiyorum: Koç araba satacak diye demiryolu yapılmıyor. Çünkü hiçbir politikacı Koç’lara karşı duramaz...”
Din Hayattan Çıkar
Antropolojik Denemeler
Ramazan ayı geldiğinde memleketin en çarpıcı motiflerinden birini, iftardan sonra cami minareleri arasında yanan mahyalar oluşturur. Yazıyla ışığı birleştiren mahyalardan yayılan deyişlerden biri, çocukluğumdan beri hiç değişmeden her yıl yeniden belirir. “Din hayattır” diye bir ay boyunca minarelerin arasından sokaklara akıp duran bu deyiş, garip bir şekilde hem huzur hem de tatli bir ürperti verir insana...