#hayat Etiketindeki Kitaplar
İlkçağ'da İzmir
Kentin, En Eski Çağlardan İ.S. 324'e Kadar Tarihi
Kuruluşlarından, coğrafi konumlarından ve asıl olarak tarihî serüvenlerinden ötürü önemli ve şanslı sayılan bazı kentler vardır. Bu değerlendirmeler ölçeğinde bu şansı en fazla yüklenmiş şehirlerden biridir İzmir. Nitekim kent sadece bu unsurları barındırmakla kalmamış, hem tarihî özellikleri hem de doğal güzellikleri bakımından da ayrıca ve önemle anılmayı hak etmiştir.
30 Sene Evvel İstanbul
1900'lü Yılların Başlarında Şehir Hayatı
Bir İstanbul âşığı olan Sermet Muhtar Alus, eski İstanbul hayatını bütün ayrıntılarıyla yazdığı eserlerinde kaybolup giden bu şehrin insanlarını, cadde ve sokaklarını, binalarını, köşk ve yalılarını, mesire ve bayram yerlerini, geleneklerini, tiyatrolarını, eğlencelerini anlatır. Paşalar, bürokratlar, hekimler, ressamlar, sanatçılar, esnaflar, semt sakinleri, tulûatçılar, kantocular, mollalar,öğretmenler, kibar beyefendiler, kabadayılar, Rumlar, Ermeniler, Yahudiler, Çingeneler...
Kanserde Alternatif ve Tamamlayıcı Tıp (Bilimsel Yaklaşım)
Bilimsel tıpta gerçekleşen gelişmeler sonucunda, 1900’lü yılların başlarında ortalama 48 yıl olan insan ömrü günümüzde neredeyse iki katına yaklaştı. Özellikle son yıllarda, bilimsel tıbbın dışında kalan yaklaşımların popülaritesinde de gözle görülen bir artış fark edilmektedir.
Bana Ne Yediğini Söyle
Hayatınızı Değiştirecek Beslenme Programı
Dr. Gillian McKeith İngiltere'de pek çok kişinin beslenme alışkanlığını değiştirdi ve inanılmaz sonuçlar elde etti. Şimdi onun mucizevi diyet sırlarını keşfetmeye ve yenilenmeye hazır olun.
Yemek İçin Yaşamak
Yiyeceklerle Dünya Tarihi
“Büyük basın patronu Lord Northcliffe, muhabirlerine kamuoyunun ilgisini çekecek dört konu olduğunu söylemişti: suç, aşk, para ve yemek. Bunların yalnızca sonuncusu temel ve evrenseldir. Suç, en kötü düzenlenmiş toplumlarda bile, azınlığın ilgi alanıdır. Parasız bir ekonomiyi yahut aşksız üremeyi hayal edebiliriz ama yiyeceksiz hayatı edemeyiz.
İstanbul'da Bir Sene
19. yüzyılın ikinci yarısında sözlü halk kültürü ve halk mizahı üzerine pek çok eser vermiş olan Mehmed Tevfik’in yazıları, o dönemin İstanbul’unda halkın gündelik hayat tarzına ışık tutuyor. Bir folklorbilimci bakışıyla, “Tandırbaşı”ndan, “Helva Sohbeti”nden, “Kağıthane”den, “Ramazan Geceleri”nden, “İstanbul Akşamcıları”ndan manzaralar.
İstanbul'da Bir Ramazan
1920 Ramazan’ı, evet, Direklerarası, eski Ramazan eğlenceleri, Darülbedayi... Ama yalnızca bunlar değil, siyasî meseleler, 1. Dünya Savaşı’nın yolaçtığı ahlakî çöküntü, “mey’us gençlik”... Cenab Şahabeddin’in 20 Mayıs - 18 Haziran 1920 arasında Alemdar gazetesinde yayımlanmış yazılarından oluşan derlemede bir Ramazan, bir dönem ve “üslup lezzeti” var.
Eski Günlerde
Eski Günlerde’deki yazılar, 1939-1940 yılları arasında Akşam gazetesinde tefrika edilmişti. Sermet Muhtar bizi önce İstanbul’un “eski ramazanları”na götürüyor, adları gibi tadları da yadigâr “meşhur yemekler”imizle donatılmış sofralarına misafir ediyor, eski İstanbul sinemalarında gezdiriyor... Bu hoş nostaljik gezide daha neler yok ki!
Yunanistan'da Türk Kahvesi
Kahvenin Yunanistan’daki kültürünü, mekanlarını, pişirme ve içme “racon”larını, tiryakilerini; nargile, tavla, lokum gibi yoldaşlarını anlatan bir kitap. Ama dahası var: Çağdaş Yunan ırkçılığına yönelik “ince” bir eleştiri metni; “karşı sahil”den bir dert ortağı... “Gayrıresmî” konulardaki kitaplarıyla tanınan, ülkesindeki milliyetçi-şovenist rüzgarlarla, ırkçı söylemlerle cebelleşen Petropoulos’tan hem köpüklü hem köpüksüz, hem “sade” hem şekerli sayfalar.
Mutfaklardan Taşan Öyküler
Tijen İnaltong bu sefer karşımıza farklı bir hikâyeyle çıkmak ve her yaşamın bir öyküsü olduğunu anlatmak istedi. Kimi mutfağımızı dünyaya tanıtmış, kimi Anadolu’nun unutulmuş tariflerini derlemiş, kimi atasından gördüğü yöntemlerle üretim yapmayı sürdüren, kimi ise hiçbir zaman mutfaktan çıkamamış, alnından akan teri silip yaşamın içine dalamamış elli beş kişinin mutfak öyküsü var bu kitapta.
Lev Tolstoy
Tolstoy karmaşık bir kişilik. Bir yandan eserleri ve düşünceleriyle dünyayı etkilemiş, müritler edinmiş büyük bir fikir adamı; diğer yandan kumara ve kadınlara düşkün, zaafları olan bir insan. Ömrü boyunca öğretisiyle yaşantısı arasındaki çelişkinin acısını çekmiş: Evrensel aşkı yüceltirken evde karısına kötü davranan, yoksulluğu öğütlerken lüks içinde yaşayan... Öğretinin yüceliği için “kendi”ni yok etmeyi salık veren; ama “kendi”yle ilgili her fiziksel sıkıntıyı defterlerine not etmeden duramayan biri.
Adabıyla Rakı ve Çilingir Sofrası
“Adabı, erkanı var/ Zamanı mekanı var,/ Kimin ki iz’anı var,/ Ona şifadır rakı./... Had bilmezsen eğer ki,/ Öyle rüzva eder ki, Başa beladır rakı.” Bu topraklarda yaşamış, yaşayan birçok kültürün sentezi gibi olan rakının ‘şahsiyeti’ üzerine.
Eski İstanbul
Ahmet Refik Altınay, ardında kırkbeş kitap ve yüzelli cildi doldurabilecek kadar yazı, not, makale bırakmış bir araştırmacı; döneminin en “popüler” tarihçisi. Altınay`ın Eski İstanbul`u, 15.-16. yüzyıldan 19. yüzyılın sonuna uzanan geniş bir zaman diliminde “şehir”deki gündelik hayatı anlatıyor: Fatih’in padişah sofrası için yapılan alışveriş, kahvenin ve tütünün İstanbul maceraları, leylak ve lalenin İstanbul’a kök salış hikâyeleri, oduncular, marangozlar, çoğunluk iken azınlık olanlar, çarşılar, havalı kadınlar, arabacılar.
İstanbul Kazan Ben Kepçe
Tamamlandığında İstanbul’u temel alan bir gündelik hayat ve sosyal tarih ansiklopedisi niteliği kazanacak Sermet Muhtar Alus Kitapları’nın ilki... Alus’un 1938-39 yıllarında Akşam gazetesinde tefrika edilmiş yazılarından derlenen bu kitap, eski İstanbul’un semtlerini ve insanlarını anlatıyor.
İstanbul'da Gündelik Hayat
Nüfus, cemaatler, tarikat faaliyetleri, esnaf gelenekleri, eğlence kültürüyle Osmanlı dünyasının merkezi İstanbul ve İstanbul’da yaşayanların, İstanbullu olanların kimlik arayışları... Yeniçeriler’in, Mevlevî dervişlerinin, Beyoğlu levantenlerinin ve diğerlerinin kültürle, şehirlerle, mekanlarla alışverişleri; hayatlarına çizdikleri çizgilerle paylaşım alanı dışında bıraktıkları.
İstanbul'dan Sayfalar
İstanbul’u, kenar mahallelerinden surlarına, kahvelerinden kütüphanelerine, mezarlıklarından meyhanelerine gezmiş, tanımış bir “İstanbulsever”den hem araştırma hem sohbet... Babıali’den aydın portreleri, Beyoğlu’nda Venedik Sarayı, Fransız Devrimi’yle İstanbul’un ilişkisi, Gümüşsuyu-Taksim hattından son yüzyılın panoraması; İlber Ortaylı’nın gözünden, az bilinen bir İstanbul.
Masal Olanlar
Sermet Muhtar Alus,1932 yılında Akşam gazetesinde yayımlanmış yazılarının derlemesinden oluşan bu kitapta, kendi döneminin “nostaljik” ruhunu yansıtıyor. Bir zamanların gündelik hayatını, o günleri yaşayanların ağzından anlatıyor.
Sigaranın Saltanatı
Sigaranın tıp tarihinde pek iç açıcı sayılmayacak bir yeri olabilir ama uygarlık tarihinde de bir yeri yok mu? Sigara, tiryakiler için hala bir keyif olma özelliğini korurken, hayatı dumanlı çizgilerle ikiye bölen bir gerilim malzemesine de dönüşüyor; belki biraz da haksızlığa uğruyor.
Yeryüzünün Yüzleri
Farklı kültürler, farklı yaşam biçimleri, insanlığın farklı coğrafyalarda farklı biçimlenişi. İçkinin Meksika'da kaktüsten (tekila), Vietnam'da pirinçten yapılışı, Tayland'da güzelleşmek için boynuna halka geçiren kadınlar, Myyanmar'da İnle Gölü'nde bambudan yapılmış adada domates yetiştiren insanlar, Hindistan Amritzar'da Altın Tapınak 'ta, gün boyunca okunan kutsal kitap,Guatemala'da içi boş tahta bir heykel olan yerel tanrıları Machimo'ya, gün boyu sigara ve içki içirerek onu hoşnut tutmaya çalışan insanlar.
Sağlıklı Yaşlan
Anti-Aging'de Bir Sır: Egzersiz
Aslında doğduğu andan itibaren yaşlanmaya başlayan insan, bilinçaltında ölüm kavramından korktuğu kadar ölümü çağrıştıran yaşlılık kavramından da ürker. Sonsuz gençlik ancak masallarda, efsanelerde mümkün olsa da, sağlıklı bir yaşlanma ve hayat ateşinin yeniden canlandırılması insanın kendi elinde.
Onikiler
İstanbul aşığı Sermet Muhtar Alus’tan bir “şehir romanı”... 1935 yılında Cumhuriyet’te tefrika edildikten sonra arşivlerin tozlu raflarında unutulan bu kadri bilinmemiş eser, İletişim Yayınları tarafından günışığına çıkarılıyor. Sermet Muhtar, hem yazıp hem resimlediği bu güzel eserinde İkinci Abdülhamid sonrası İstanbul’unu, “o devrin eşi emsali bulunmaz kaldırım kabadayısı, Onikiler denilen haşerat güruhunun reisi ve elebaşısı Arap Abdullah’ın maceraları eşliğinde anlatıyor.
Eski İstanbul Yaşayışı
Musahipzade Celal’in, İstanbul’daki geleneksel gündelik hayatı tasvir eden zengin bir folklor çalışması. Çocukluk yaşantısından ticaret ve alışveriş ilişkilerine, eğlencelere kadar, günlük hayatın çeşitli çehreleri hakkında, büyük tiyatro adamının canlı anlatımı. Yaklaşık 200 resim ve çizim bu dolgun kitabı süslüyor.
Şehrin Zulası
Ankara Kalesi
Tanpınar’ın söyleyişiyle, “bir iç kale, bütün ümitlerin kendisinde toplandığı son sığınak”tır. Ankara Kalesi, Ankara’da “şehir ruhu”nun kurtarılabileceği yerdir; şehrin zulasıdır… Ankara Kalesi hakkında, tıpkı kalenin kendisi gibi dağınık, karmaşa içinde bir kitap, elinizdeki! Boy boy, çeşit çeşit yazılardan oluşuyor.
Gurbet Pastası
Hemşinliler, Göç ve Pastacılık
Hemşinliler, geçtiğimiz yüzyıl dönümünde ekmek parası kazanmak için Rusya gurbetine gittiler. Orada, ekmek ve pasta yapmayı öğrendiler. Hem de çok iyi öğrendiler. Bizzat Rusya’da nam salacak, İran’da, Polonya’da muteber pastaneler açacak kadar. Sonra, Hemşinliler fırıncılığı, pastacılığı bütün Türkiye’ye taşıdılar. Memleketin hem büyük kentlerinde hem taşrasında pastaneler açtılar; pek çok yerde, oranın ilk pastanesiydi bunlar…