Türkçe Edebiyat
Oltacı
Denize Dair Hikâyat
Vecdi Çıracıoğlu denizden ilham alıp yine denizi anlatırken zamanı yavaşlatıyor, acelesi olmayan bir adamın çağanoz misali tedirgin adımlarından bir ağ örüyor. Oltacı, fırtınalı denizin sütliman romanı.
Hayat Bir Kervansaray
‘Emine’ Sevgi Özdamar, evlere sokaklara uğruyor, dillere dolanıyor, o büyük evde, uzun koridor boyunca girip çıktığı odalardan bir Türkiye panoraması çıkartıyor.
Bozkırda Bir Gece Yarısı
Ercan Kesal, bozkırdan gelip bozkıra dönen bir hikâye anlatıyor, neşeli, koşturan bir şiir dizesi. Behnan Shabbir, düzlüğü, tuhaflığı, manzarayı resmediyor, dünyayı hafifleten renkleriyle.
Duman Otel
Duman Otel, uzun bir hesaplaşmanın, zindana dönüşen bir muammanın romanı... Bülent Çallı, ustaca, nefes nefese, tekinsiz ve coşkulu bir dille anlatıyor. Önce karanlık vardı.
Kırgınlığın Kuytusunda
Kırgınlığın Kuytusunda, başka başka hayatların ürpertisinin, aşktan ve hoyratlıktan yükselen kalp seslerinin hikâyeleri. Sedef Betil, kımıltıları, serinliği, küçük ve büyük kara bulutları anlatıyor. Hepimiz bir kozanın içinde yaşayabiliriz.
Buzdan Kılıçlar
“‘Leri şarupdiende tisika cemi’ deriz bizler eşyalarımıza. Yani ‘Yoksullar ülkesinin sınırlarını gösteren harita’.Karnımızı doyurmak için çırpındığımız her ânı eşyalarımızda dondurup saklamamız boşuna değildir. Soluk alıp verdiğimizi, geçmişte de var olduğumuzu kendimize kanıtlama ihtiyacı içindeyiz."
Sevil de Sevme
Aslı Tohumcu, solgun ve yalancı ışıltıları inkâr eden bir kadının seçimini anlatıyor. Soğukluğu ustaca bezeyerek… Seyhan Argun, bir nakkaş gibi ince ince resmediyor yangını ve sıradan kıyametleri… Sabırlı ve göz alıcı…
Menekşe İstasyonu
Atilla Atalay’ın H.B.R. Maymun ve Öküz dergilerinde yayımlanmış yazılarından “sıkı” bir derleme. “Sıdıka”lar ve yine “düşkovalayan” hikayeler: İstasyonlar, trenler, otomobiller, cep telefonları, insanlar, kediler, köpekler, içip içip dağıtanlar, susup oturanlar, ayrılanlar, ayrılamayanlar.
Otel Paranoya
Hakan Bıçakcı’dan soğuk bir muamma hikâyesi. Otel Paranoya, belleksiz bir rasyonalitenin, kaybolmanın rüyası… Berat Pekmezci, akıl tutulmasını, sıkıntının sınırlarını, delirmenin rehavetini ustalıkla resmediyor.
Mermer Köşk
Mermer Köşk, yıkıcı bir aşkın romanı. Uğur ile Öykü’nün, Uğur ile Ezgi’nin, Öykü ile Ezgi’nin hikâyesi… Skandalların, sırların, eski defterlerin derkenarları… Paranın itişmesi, ego savaşları ve alacakaranlık bir aile tarihi.
Üst Kattaki Terörist
Emrah Serbes, küçük bir çocuğun iştah ve öfkesiyle, soldu solacak saplantısıyla, masum karanlığıyla, en bi intikam yeminleriyle yazıyor. İlban Ertem, ipeksi büyücülüğüyle üst katın dünyasını çiziyor. Çatık kaşlı güzel çocuğu, paylaşmayı, tanışmayı… Üst Kattaki Terörist yakın dönemin en güzel hikâyelerinden biri. Zamanın ruhu ve hayatın zalimliğine dair küçük bir derkenar.
Kuş Eppeği
Levent Cantek’ten, “kültür dünyası” denen âlemin dört köşesinden, kimi o cenahtan kimi bu cenahtan, kimi sahiden “büyük” kimi popüler kimi daha az bilinen şahsiyetlere dair portreler…
Dünyalılar
Bilimkurgu Öyküleri
Dünyalılar, TBD Bilimkurgu Yarışması’nda 2011-2015 yılları arasında derece alan öykülerden yapılmış hararetli bir seçki.
Olduğu Kadar Güzeldik
Mahir Ünsal Eriş, sokaktan gelen gürültüyü, bangır bangır Yıldız Tilbe dinleyen evleri resmediyor. Bi gevezeleşip bi susanları, “iyi olalım be ne olur” diyenleri, helallik isteyenleri anlatıyor.Olduğu Kadar Güzeldik, gazoza doğru çocuklaşan hikâyelerle çağlıyor, zamana dokunuyor.
Yedinci Gün
Çizgilerin kürelere, zamanın sonsuzluğa, sonsuzlukların da hayâllere dönüştüğü bir hikâyedir bu. Sıradan insanların sıra dışılığı, bilinen hikâyelerin düşlere dönüşümü, zaafların asîlleşmesi, erdemlerin ardındaki günâhkârlık tüm içtenliğiyle akacak zihinlere. İnsan olmanın en zayıf ve en yüce yanları, bir hikâyenin dokunuşuyla bir kez daha bilinebilir olacak.
Yalnızlık Aletleri
H.B.R. Maymun yazıları, Gazete Pazar yazıları, “Sıdıka” çeşitleri ve okurlara ilk olarak bu kitapla ulaşan kısa hikayeler... “Periler mi söyledi, ne oldu, nasıl akıl ettim, bilmiyorum, jelatini gevşetip, ateşböceğini gökyüzüne bıraktım. Ağlaması bıçak gibi kesildi. Bir süre gözleriyle ateşböceğini izledi, sonra bana baktı, ‘burnu fındık’ dedim, güldü..."
Uzunharmanlar'da Bir Davetsiz Misafir
Uzunharmanlar mahallesinde bir bekâr evi kiralayan Musa daha ilk geceden dehşete düşer. Gaipten sesler gelmekte, odalar kendiliğinden aydınlanıp kararmaktadır. Burası bir perili evdir galiba! Ancak... Eğer hakikaten perili evse, mutlaka iyilik perilerinin merkezidir. Çünkü gaipten yalnızca ses değil; çörek, börek, turşu, çay, temiz çamaşır, hatta tamirci bile gelmektedir.
2017 Resimli Türkçe Edebiyat Takvimi
Artık bir klasik haline gelen Resimli Türkçe Edebiyat Takvimi, 2017'de de masanızda...
Aşkın Yedi Menzili
13. yüzyılda, Diyarı Rum’da Tebrizli Arif’in, Taşbek Baba’nın, Porine’nin, Mahperi Sultan’ın iç içe geçen yolculuğu… Başka türlü Müslümanlarla, ruhban sınıfını kabullenmeyen Hıristiyanların yol arkadaşlığı… İsa’nın çocukları, Ali’nin çocukları için yas tutuyor, mumlar yakıyor… Aşkın Yedi Menzili, ezber bozanların hikâyesi… Aşkın ve adaletin romanı… Haluk İnanıcı, çitlembik ağacının gölgesinde gördüğü düşleri anlatıyor… Fısıltıları dillendiriyor…
Ses Veriyorum
Ses Veriyorum, kırık bir aşk hikâyesini ilginç bir arkadaşlıkla doldurarak geçiştirmenin, unutmanın, şehri ve yaşanmışlıkları geride bırakmanın romanı.
Behzat Ç. - 10. Yıl Özel Baskı
Türkçe polisiye edebiyatının ve yakın dönem popüler kültürün fenomeni Behzat Ç.’nin iki ünlü romanı Her Temas İz Bırakır ve Son Hafriyat, yayımlanışının onuncu yılı vesilesiyle özel bir baskıda bir arada…
Benim Adım Feridun
Mahir Ünsal Eriş’in sinemaya uyarlanan iyimser öyküsü, Murat Başol’un sıcak çizgileriyle…
Yavaş Tren
Sıdıka, Sıkılhan, Lezzet Lalesi, Sarı Dobra, Bilim Güncesi ve Yavaş Tren öyküleri... “Yavaş trenin penceresinden son kareler bunlar: Demir tozuyla işlenmiş sarı istasyon binaları, camları çiçekli, ufak bahçeli demiryolcu lojmanları, ahşaptan dev banklar... Tren süzülürken adeta ağır ağır içlerinde dolaştığın Kumkapı meyhaneleri, balıkçılar, hat boyu, henüz King Kong kakası-insan konservesine dönüşmemiş rengârenk küçük şehir evleri, içinde ışıklar oynaşan son insan yuvaları...”
Simsiyah
Simsiyah, fantastik bir sessizliğin, güneşin doğuşunu bekleyen açgözlü insanların romanı...