Dünya Edebiyatı
Gerillalar
Trinidadlı yazar Naipaul’dan İngiltere’ye de göndermeler içeren bir Afrika romanı, belki bir dünya romanı, belki “birey”in romanı, belki de bir “üçlü”nün roman.
Kara Kumsal
Adı önemli olmayan bir ülke, adı önemli olmayan bir diktatörlük ve kumsalda bekleyen bir adam, Alberto... Hapishanede ve sürgünde, göçte ve geri dönüşte hep direnmiş, mücadele vermiş, hafızasını da geleceğe yönelik düşlerini de korumuş bir insan...
Kör Melek
Faslı yazar Tahar Ben Jelloun’dan bir “mafya romanı”. Yer, mafya’nın anayurdu İtalya’da küçük bir köy. Başrolde, kocası cinayete kurban giden dul bir kadın ya da kendi korkularıyla kendi ahlakî çöküşünü hazırlayan bir toplum... Kör Melek, gerçeği, yalnızca gerçeği tüm boyutlarıyla; belgesellerin, gazetecilik çalışmalarının üstesinden gelemeyeceği bir derinlikle yansıtıyor.
Gece Gelen Kadın
Her şeyden kaçarak, yirmibeş yıl önce terkettiği köyüne dönen adam artık bir yabancıdır. Ancak daha popüler bir yabancı vardır köyde. Limuziniyle gizemli yolculuklara çıkan, her yolculuk dönüşü köylüler arasından birini tek gecelik sevgili olarak seçen bir kadın.
Uçurumun Kıyısında
Günümüz Avusturya edebiyatının önemli isimlerinden Gerhard Roth’un Türkçedeki ilk kitabı Uçurumun Kıyısında, rastlantı ve zorunluluk üzerine bir deneme, ya da iktidar ve adalete değinen bir polisiye.
G
Türk okurlarının yakından tanıdığı John Berger, G ile birlikte anlatının ve roman kalıbının gerekleriyle kendi üslubunu başarılı bir şekilde kaynaştırıyor. Romanın başarısı, birçok düzeyde bir sentez olmasında. Berger’ın üslubu, halkların kaderini etkileyen kitlesel politik olaylarla en mahrem erotik yaşantıların inceliklerini tek bir örgü içerisinde biğrleştirmesini mümkün kılıyor.
Şimdi Değilse Ne Zaman?
Primo Levi, İkinci Dünya Savaşı’ndaki kişisel tanıklıklarından, acı deneyimlerinden de yola çıkarak, bir “Yahudi Partizan” grubunun Sovyet topraklarından Polonya topraklarına oradan da yenik Almanya’nın topraklarına uzanan, savaşın izin verdiği ölçüde “insanî” yürüyüşünü anlatıyor bu uzun romanda.
Geçkin Yaş Oyunları
Çağdaş İspanyol edebiyatının önemli isimlerinden Luis Landero, geçkin yaşta hayatına anlam kazandırmaya çalışanların öykülerini anlatıyor. Dümdüz hayat parçacıkları değil Landero’nun anlattıkları: Hayal edenler, hayal etmeyenler ve hayal etmeyi bilmeyenler...
Hayat Çizgisi
Yine bir “adamla kadın” hikayesi - veya meselesi. Bu defa “bir” adam ve “bir” kadın. Hayatın kıyısına sürüklenmiş insanların tuhaf buluşması. Boş bir ambarda. Bir kıyının son çizgisinde, şehrin, başka insanların, zamanın dışında, beraber debeleniş. Her şeyin dışında iken yine de üzerlerine dikilmiş gözler... Anlatılara konu olamayacak kadar az “olay”ın cereyan ettiği, elle tutulur, gözle görülür, sözle ifade edilir kısmı herkes için ulaşılır olmayan iç alemlere uzanan, insanı rahat bırakmayan bir kitap.
Bay Ahlak'ın Çöküşü
Kız çocuğu 12 yaşında, bir resim dehası olarak kabul ediliyor, büyük bir holdingin tek varisi... Kahramanımız, bir gemi yolculuğu boyunca bu çocuğun refakatçiliğini yapacaktır; para karşılığında tabii. Gemi hareket eder, “iş”le beraber gerilim ve oyun da başlar.
Usulca
Kendi halinde bir insan olan doktor Vincent Artus`u zaman zaman tedirgin eden tek şey, öldürdüğü karısı Beatrice`le ilgili anılarıdır. Bu sakin yaşamı bir gün, Beatrice`in ilk evliliğinden olan kızı Camille`nin ortaya çıkmasıyla altüst olacaktır. Camille, hala yaşadığına inandığı annesini bulmak istemektedir.
Kötü Bir Şaka
Yazarlık, şöhret rüyası, ticaret, safdillik, tilkilik, kıssadan hisse, intikam... Svevo’nun hem kendine, hem mesleğine, hem her yazara, hem herkese bıyık altından hafifçe güldüğü bu küçük roman birkaç erkek kahraman arasında geçiyor; aşk meşk yok, beklenmedik şeyler var: Bir para-pul entrikası, birinin burnunun üzerine indirilen bir yumruk ve sürüyle serçe...
Genç Bir Kız
Türkiye’de önce Ayrılmak’la tanınan Dan Franck, Genç Bir Kız’da da kamerasını yine çağımızın kadın-erkek ilişkilerine yöneltiyor, kurguyu yine kamera hareketlerinin üzerine oturtuyor: Zamanda geri dönüşler, ileri gidişler, kesme-yapıştırmalar, sallantılı tren yolculukları... Luca ve Anna’nın “Leningrad ile Paris arasında kırılmış aşklarının hikayesi"...
Lol V. Stein'ın Kendinden Geçişi
Çağdaş edebiyatın önemli yazarlarından Duras, kitabı hakkında şu sözleri ediyor: “Söylediğim, kitaplarımdaki bütün kadınların, yaşları ne olursa olsun, Lol V. Stein’ın soyundan geldikleridir. Hepsinin gözleri açık renktir. Hepsi sakınımsız, öngörüsüzdür.
Yanlış Hesap
Çağdaş İtalyan edebiyatının önemli yazarı Gina Lagorio’nun Türkçe ile ilk buluşması... Ölmekte olan adamla ona yardım eden kadın arasındaki sessiz diyalog; ölüm ile aşk arasından yaşam ile ölüm arasına “sarkan” ve “parçalayan” bağ... Derken, en son, en büyük riziko: Alışılagelmiş yalanları reddederek, duyguların üzerini ufalanıncaya dek kazıyarak girişilen bir deney: yanlış hesap!
O Zevkler
Fransız kadın yazar Colette, O Zevkler...’de birbirlerini “aşkla seven” iki kadını anlatıyor ve “hepsinin en aptalcası, edebiyatın aşk üçgeni diye adlandırdığı” şeyi... Cinselliğe, “Lesbos soyuyla akraba olduğunu söyleyenler”e, kırılganlıklara, aptallıklara, vedalara, affedenlere, affetmeyenlere, bekleyenlere dair, “Colette’çe” bir kitap: İnce üslup, korkusuz dil...
Aşktan Sözettiğimizde Sözünü Ettiklerimiz
Az konuşan, jestlerle ve tepkilerle anlaşmaya çalışan sessiz insanların “gürültüyü sevmeyen” yazarı Raymond Carver’dan kısa hikayeler. Sıradanlıkla malûl bir dünya ve yalın ama asla sıradan olmayan tasvirler... Belki tasvirin de ötesinde, görüntüyü yazıya aktaran bir “kamera” çalışması. Ve kameranın önünden geçip giden yaralı, hüzünlü, inatçı, aldatan, pişmanlık duyan insanlar...
Yazamamak
Bay Rüya’nın Not Defteri’nden Sayfalar bunlar; Bay Rüya yazmaya oturuyor fakat bir türlü yazamıyor. ‘Bay Rüya Yazamıyordu,’ cümlesi ve bu vahim durum üzerine görüşler, çeşitlemeler, bakışlar, yan bakışlar, tersten bakışlar, üstten bakışlar, felsefî perendeler, taklalar, ve diğer incelikler.
Canki
Çağdaş Amerikan Edebiyatı’nın ‘lanetli’ yazarı Burroughs’un temel kitaplarından biri. Burroughs, son derece düz ve tüyler ürpertici denecek kadar mesafeli bir üslupla ‘cank’la (eroin) olan ilişkisini anlatıyor. Anlattığı, başka bir hayat olmaktan öte, başka bir hayat tarzı. ‘Canki’ bu hayat -belki de ölüm- tarzını tanımak, bu tercihi yapanları anlamak için iyi bir başlangıç.
Yırtıcı Geceler
İlkin Fransa’yı ardından bütün Avrupa’yı birbirine katan bu aykırı bestseller, 20. yüzyıl sonu başkentlerinin çocuklarını anlatıyor. Kitabın kahramanı otuz yaşında. Oğlanları da seviyor, kızları da. Ve yırtıcı gecelerin sinsi çizgilerinde fethettiği birbirinden farksız vücutları. Ayrıca AIDS’li.
Olt
Robert Olt doğdu...Olt şehri...Doktor Olt...Olt Ofisi... Olt Okyanusu...Olt gezegeni...Ahtapot Olt...Olt Üniversitesi...Olt Oteli...Oltmobil...Olt Anonim Şirketi...Olt Yemini...İfrit Olt ...Olt Adası... Oltoloji...Olt Yörüngede... Olt Endüstrileri... Oltokrasi... Ooooooolt... Olt Sokağı... Robert Olt Öldü!
Mozart'ın Dirilişi
Küçük metinlerin büyük ustası Nina Berberova’nın küçük romanlarının belki de en yoğunu. 2. Dünya Savaşı arefesinde kendi halinde ama duyarlı bir kadın, yaklaşan karanlığa karşı sadece güzel bir şey dileyerek, Mozart’ı diriltmeyi dileyerek karşı durmak istiyor. Mozart diriliyor mu? Belki. Karanlık bulutlar uzaklaşıyor mu? Hayır.
K Balığı
K. Balığı, Türkçe´de Bir Aşk, Tanrıyı Gören Köpek ve baş eseri sayılan Tatar Çölü ile tanıdığımız Dino Buzzati´nin 1996 tarihli bir hikayeler derlemesi; tipik Buzzati, İtalyan yazar Buzzati, fantastik hikayenin ustalarından biridir. Geçmiş, gelecek, yaşanan an, korkunç olasılıklar, ´haydi canım sen de´ denebilecek her şey onun hikayelerinde her an uysal ama sinsi bir gerçeklik kılığında karşımıza çıkabilir.
Hindistan'a Gece Müziği
“ADI NEYDİ?” “ADI XAVIER.” Ona sık sık bu soruyu soruyorlar. Bir adam arkadaşını arıyor. Bir Avrupalı bir diğerini arıyor, Hindistan’da. Her gece başka bir otelde, başka bir konak yerinde, başka bir yerde kalarak. Bu Hindistan, İngiliz sömürgeciliğinin Hindistan’ı olduğu kadar, rüyaların büyülü, gizemli Hindistan’ı da.