Dünya Edebiyatı
Drina Köprüsü
Bir ülkeyi ve insanlarını, onların üç yüz elli yıllık tarihine tanıklık eden bir köprünün dilinden anlatan olağanüstü bir roman. Nobelli yazar İvo Andriç, Drina Köprüsü’nde, isyanların, salgınların, savaşların ve doğal felaketlerin gölgesinde Balkanlar’ın tarihini, eski Bosna’yı, orada yaşayan halkların paylaştığı hayatı ve bu hayatın milliyetçilikler çağında nasıl değiştiğini anlatıyor.
Sessiz Ölüm
Gereon Rath’ın İkinci Vakası
Komiser Rath’ın bu defaki macerası, sinema endüstrisinin ilk dönemine ışık tutuyor. Özellikle de sessiz filmcilerle geleceği sesli filmde görenler arasındaki kamplaşmaya! Sinema sektöründe bu kamplaşmadan da ibaret olmayan müthiş rekabet, dağdağalı metropoldeki başka güç oyunlarıyla da kesişiyor.
Sebastian Knight'ın Gerçek Yaşamı
“Nabokov, ‘dayanılmazın ağırlığını’ bölüştürüyor; anlatıcı, anlatılan kişi ve metnin arasında oluşan üçgen (...) yüzlere yapışan maskelerin, kim tarafından ve nasıl yapıştığının, yapıştırıldığının, yalnızca sözcükleri ve bu yolla oyunları kurmakla kanıksanabilir olduğunu örüyor.” Nilgün Marmara (Kırmızı Mavi Defter)
Granit ve Gökkuşağı
Virginia Woolf yaşamı boyunca makalelerinden oluşan iki kitap yayımladı. Granit ve Gökkuşağı, bu kitaplarda yer almayan makalelerin, yazarın ölümünden sonra bir araya gelmesiyle oluştu. Eşi Leonard Woolf kitabın editörlüğünü üstlendi ve titiz bir çalışma sonucunda makaleleri topladı.
Yapayalnız
Chabouté’nin benzersiz çizgileri ve gizemli hikâyesi: Yapayalnız hüzün dolu bir rüya gibi.
Orlando
Yaşamöyküsü
Orlando, Virginia Woolf’un en tuhaf, en ilginç, mizah dozu en yüksek kitaplarından biridir. Yazar, en büyük eserleri sayılan Deniz Feneri ve Dalgalar arasına sıkıştırdığı ve bir yaz tatilinde bir çırpıda yazdığı bu romanla sıradışı bir kahramanın olağanüstü öyküsünü, İngiltere tarihinin son dört yüzyıl boyunca geçirdiği dönüşümleri ve bunların İngiliz yazınındaki yansımalarını ince değinmelerle, keskin bir mizahla, çarpıcı simgelerle aktarır.
Maşenka
“Pansiyon hem Ruslara özgüydü hem de berbat bir yerdi. Berbattı, çünkü bütün gün ve neredeyse bütün gece Stadtbahn trenlerinin sesi duyulurdu, bu da sanki bütün bina hafifçe sallanıyormuş duygusunu uyandırırdı insanda. Eldivenleri koymak için bir çıkıntısı olan bulanık bir aynanın asıldığı ve meşeden bir konsolun, insanların geçerken kaçınılmaz olarak çarpacağı şekilde yerleştirildiği hol, çıplak ve sıkışık bir koridora açılıyordu.
Uçurum İnsanları
Jack London 1902 yılında, birkaç aylığına şehrin yoksul semtlerinden Doğu Yakası’nda yaşamak üzere Londra’ya gelir ve halktan biri gibi zaman geçirir. Burada, işçi hareketinin büyük bedeller pahasına kazandığı hakların hiçe sayıldığı bir ortamla, insan onuruna yakışmayan büyük bir fakirlik ve sefaletle karşılaşır. Karnını doyurmak için kaldırımda bulduğu meyve çöplerini yiyen aç insanlar, hastalıkların ve pisliğin kol gezdiği sokaklarda uyuyan evsizler, başıboş bırakılmış bitkin ve sahipsiz çocuklar, hepsi dehşet verici bir çukurun içine düşmüş gibidir.
Çarpık Dünya
"Ortalama İnsan partisini kurduğunda bir tür küçük saray ahalisi ve korumaları onu karşılamak için ordaydı. Takipçilerinin her birinin küçük bir kusuru ya da bir eğitimcinin meyve kokteyli içtikten sonra söyleyebileceği gibi 'geçmişlerinde bir güvensizlik' vardı."
Dalgalar
Virginia Woolf, Dalgalar’da dış dünyayı yok eder. Üç erkek ve üç kadının çocukluklarından yaşlılık dönemlerine kadar tüm hayatlarının anlatıldığı kitapta dış dünya nesnel olarak değil, ancak kişilerin iç dünyalarına yansıdığı kadarıyla verilir. “Bir olay örgüsüne uyarak değil, bir ritme uyarak” yazılan kitap, “şiir olmayan herhangi bir şey edebiyata neden girsin ki” diyen Woolf tarafından iki yıl içinde üç kez yazılır ve dalgaların sesine uydurularak, şiir gibi yüksek sesle okunarak düzeltilir.
Vaterland Dosyası
Volker Kutscher, yaklaşmakta olan Nazi iktidarının karanlık atmosferi ile metropol hayatının çılgın eğlencesinin iç içeliğini çarpıcı bir şekilde sergiliyor.
Gece Göğünün Tesellisi
Küllerin Anlattığı
Çağdaş Boşnak edebiyatının usta yazarı Cevad Karahasan’ın, kimi eleştirmenlerce Umberto Eco’nun Gülün Adı’na, Amin Maalouf’un Semerkant’ına akraba sayılan kitabı, Selçuklu’nun ve Ömer Hayyam’ın dünyasını rengârenk tablolaştıran bir anlatı…
Lolita
Soylu bir Rus ailesinin oğlu olan Nabokov’un Lolita’sı için özetle cinsel tutkunun dünya çapında en önemli klasiklerinden biri denebilir. Okurların yabancısı olmadığı Nabokov yine dili ustalıkla kullandığı romanında, “beyaz ırktan dul bir erkeğin” küçük “su pericikleri”ne tutkusunu anlatıyor.
Mrs. Stone'un Roma Baharı
Mrs. Stone’un Roma Baharı, 20. yüzyılın en başarılı Amerikan oyun yazarlarından Tennessee Williams’ın kısa roman türünde verdiği kusursuz bir örnek.
Pasifik Sürgünleri
Aynı zamanda bir müzisyen ve şair olan Michael Lentz, canlı kelimesinin hakkını sonuna kadar veren anlatım gücü ve diliyle bugününün güvensizliği ve süfliliği arasında sıkışıp daralan ruhları anlatıyor, sızılarıyla zenginleşerek…
Goldstein
Babylon Berlin televizyon uyarlamasıyla uluslararası şöhret kazanan Komiser Rath dizisinin bu üçüncü romanı, “sert polisiye” stilindeki ustalığıyla da dikkat çekici. Yahudi-Amerikalı gangster figürü, sadece 30’lar Almanyası’ndaki antisemitizme değil, Amerikan mafya “töresine” de eğilmeye imkân vermiş.
Satranç
Stefan Zweig’dan eşsiz bir uzun öykü, ustalıkla işlenmiş bir kurmaca, insana dair duyguların evrenselliği...
Üç Gine
İkinci Dünya Savaşı’nın arifesinde Virginia Woolf, savaşı önlemek için yardım toplayan bir cemiyetten mektup alır. Nazik bir beyefendi, Woolf’a savaşın nasıl önlenebileceğiyle ilgili pratik önerilerde bulunur, Woolf’u kendisini barışı korumaya adamış bir topluluğa üye olmaya ve bağış yapmaya davet eder.
Münih Komplosu
Günümüz siyasi polisiye edebiyatının cesur ve gerçekçi yazarı Wolfgang Schorlau’dan yine sarsıcı bir “derin devlet” romanı.
Perde Arası
Virginia Woolf önce Önümüzdeki Savaş, sonra Pointz Konağı, en sonunda da Perde Arası başlıklarını alan bu romanı 1934'te tasarlamaya başlamış. 1941'de tamamlanmıştır.
Hayatta Kalanın Öyküsü
Maus
“Sessiz bir zafer, sürükleyici ve sade - tam olarak anlatmak imkânsız, çizgi roman dışında herhangi bir ortamda yakalanması imkânsız.” Washington Post
Aden
Bilimkurgunun önemli ismi, Solaris’in yazarı Stanislaw Lem’den teknolojiye ve iletişime dair felsefi sorularla dolu fantastik bir roman.
Kavuran Soğuk
Afganistan’daki “terörle savaş”tan dönen bir Alman askeri, ağır travmalarıyla, tehlikeli işlere girmiş olabilir mi? Schorlau’dan yine cesur bir siyasî polisiye.
Alman Sevgili
Astrid Kirchherr ve Stuart Sutcliffe’in Hikâyesi
Kısacık, yoğun bir aşk hikâyesi. Sakin, sessiz, kendiliğinden, su gibi kendi yolunu bularak… Rock’n roll, gökteki yıldızlar gibi gecesini yaşarken, kerhanede söylenen şarkılarla, sahnede İngiliz çocuklarla, yalın ve siyah… Alman Sevgili, içinden Beatles geçen bir grafik roman…