Bugünün Kitapları
Haritanın Yırtılan Yeri
Ersöz’ün, 80’ler/90’lar dönümünde Türkiye’nin toplumsal haritasının ‘katlanma yerlerini’ yansıtan izlenimleri... Beş röportaj: Hapis sonrası hayatla başa çıkma uğraşındaki sosyalistler; “Ateş Altındaki Ülke”nin, “ora”nın, ölümle içiçe insanları, ‘sokaktaki’ Kürtler; üniversiteli ‘yeni’ gençler; medya üzerine Ahmet Oktay; İslamcılar, piyasa ve modernizm.
Hayat, Bir Emrin Var mı?
“Muhalefet, edinilmiş, parlatılmış ya da keskinleştirilmiş, kazanılmış bir tavır değil Cezmi Ersöz’de; muhalefet, Cezmi’nin kendisinde ve yazısında bir töz olarak vardır.
Cumartesi Anneleri
Berat Günçıkan’ın Cumartesi Anneleri’ndeki röportajları, Erzade Ertem’in çok şey söyleyen fotoğraflarıyla birlikte, “kayboluş” öykülerini ve kayıp yakınlarının acılarını anlatıyor. Cumhuriyet tarihinin en acı, en kabul edilemez, en yüz kızartıcı sayfalarından birini... Cumartesi Anneleri, bu sayfayı kapatmak, unutturmak isteyenlerle, “Neredeler?” sorusunun peşini bırakmayanların mücadelesinde, insanî olanı, umudu tüketmeme kararlılığını simgeliyorlar.
İç Savaş Manzaraları
Nefret kültürü... Üretim, dağıtım ve pazarlama: Yeni Dünya Düzeni... Akıbet: Çok istisnai ve çok dar alanlar dışında, bütün dünyada hüküm süren, çeşitli biçimlerdeki iç savaş halleri... Hans Magnus Enzesberger, zamanın ruhuna, dönemin “etkili ve şiddetli” kültürüne nüfuz ediyor, onu “insanlık” namına sorguluyor İç Savaş Manzaraları’nda.
Pop Çağı Ateşi
Ateşi hangi anlamıyla alırsanız alın, pop çağının ateşi altındayız. Her şey “pop” artık, müzik, şiddet, sevgi, İslam, milliyetçilik... Linç hukukundan reality şovlara, Tarkan’dan Çiller’e, “kara kafa” diye dışlananlardan site hayatına, Halk Ekmek büfelerinin önündeki kuyruklardan döviz büfesi kuyruklarına, ülkücü hareketin yükselişinden “kimlik açgözlülüğü”ne, pop çağı hayatı üzerine bir araştırma.
İşini bilen bir memur: Engin Civan
Bir Prensin Hisseli Hikayesi
Engin Civan’ın vurulmasıyla görüntüye giren hem çok şaşırtıcı hem çok “sıradan” olaylar zinciri üzerine bir araştırmacı gazetecilik çalışması. Civan’a sıkılan kurşunlar, sımsıkı kapalı bir kara perdede delikler açmıştı. Bir Prensin Hisseli Hikayesi, perdedeki delikleri genişletmeye hatta perdenin arkasına sızmaya çalışan bir gazetecilik ruhunun bol belgeli ürünü işte.
Hamburger Çağı
Hazla değil, hızla yemek... Modern hayatta yemek yemenin ilkesi ve usülü bu: Geçerken, ayaküstü, hızla atıştırılıyor. Daha çok insanı daha fazla ve daha hızlı tıkındırmaya dayalı Fast-food sanayii, gelişmiş ekonomilerin büyük bir sektörü oldu. Fast-food sanayi yemeğin/gıdanın her aşamasına damgasını vuruyor.
Batılıların Somali Hamlesi
Efendinin İnsanlığı
Uygar Batı'nın "insani girişimciliği"nin Somali hamlesi... Bir Tanrıcılık oyunu... Bir megalomani... Kıyasıya insancıllık... Yüzlercesinin içinden seçilen bir hasta çocuğu hayata döndürmekle, ellerini göğe açarak yaşamaya alışkın insanların geçici olarak bir araya tıkıştırılmasından başka bir şey olmayan himaye idareleri kurmakla, iyileşemeyecek halde olanlarla yapılan pasif ölüm yardımıyla, şiddetle zorla, barış götürerek icra edilen bir insancıllık... Yeni anlamıyla bir cins Haçlı Seferi: Efendinin İnsanlığı.
Uluslararası Af Örgütü
Uluslararası Af Örgütü’nün Fransa Şubesi’nin eski başkanı Léaud, 1961’den beri bütün dünya devletlerini, polislerini, müesses zulüm makinelerini rahatsız eden, elinden geldiğince onların tekerlerine çomak sokan, ağırbaşlı ama inatçı bir örgütü tanıtıyor. Çeşitli örneklerle, örgütün felsefesini, faaliyetlerini, işleyişini ve çarpıcı deneyimlerini anlatıyor.
Postmodernci Kapıyı İki Kere Çalar
Coca-cola kutusu bir laleden daha tanıdık hale geldiyse bundan kim sorumludur? Birine “seni seviyorum” demek niçin bu kadar kolay ve bu kadar zordur? Barthes ve Eco’nun mirasında kendine pay gören yazar, mizahla yüklü bir kültür eleştirisine girişiyor. Bundan payını alanlar arasında Rambo ile birlikte Andy Warhol, Woody Allen, Fred Çakmaktaş, Rock grupları, Mickey Mouse, Jodie Foster ve Mona Lisa da var.
Yuppieler, Prensler ve Bizim Kuşak
Dünyada ve Türkiye’de “başarı ve kazanma”nın, paranın, “business”in, statünün, kariyerin “yükselen değer” oluşuyla ortaya çıkan ve bu gidişatın simgesi olan Yup-pieler... Yuppieliğin, Yup- pielerden daha zenginleri de daha yoksulları da saran “havası”... Yuppielerin hası ve bürokrasideki koçbaşı olarak “Prensler”.
Medya Dünyası
Gazeteci, televizyoncu, radyocu, reklamcı; hepsinin eleştiricisi, okuyucusu, dinleyicisi, seyircisi için bir temel kitap. 17 kişilik bir yayın kurulu tarafından, çeşitli ülkelerden 100’ü aşkın araştırmacının katkısıyla hazırlandı.
Kültür
İnsanların üzerinde en çok konuştuğu alanlardan biri olan ‘kültür’ konusunda uzmanlığı tartışılmaz bir isim: Raymond Williams. Bilinen en eski ozanlık düzenlemelerinden günümüzün sanatçı derneklerine, telif hakkından insan yaratıcılığının kendini dışavurduğu zengin biçimlere, toptancı indirgemeci kültür teorilerinden metropollerin sokak aralarına, sınıf fraksiyonlarından asi, aykırı gruplara, kültür piyasasından entelektüellere... konunun gerektirdiği bütün köşe bucağı dolaşıyor.
ABD, İsrail ve Filistinliler
Kader Üçgeni
2. Dünya Savaşı sonrasının en ağır ve kronik uluslararası sorunlarından biri olan Filistin Sorunu hakkında yazılmış en derinlikli eserlerden biri... Çığır açıcı bir dilbilim kuramcısı olarak saygınlık kazanan, ama muhalif tutumu nedeniyle akademik elitten ve medyadan dışlanan Chomsky; ABD-İsrail-Filistinliler üçgenindeki iktidar ilişkilerini, stratejileri, dengeleri müthiş bir titizlik ve ayrıntı zenginliğiyle ortaya koyuyor.
Dünyanın En Eski Medyası
Dedikodu ve Söylenti
Bu adam iletişim ve reklam üzerine araştırmalar yaparmış. Dedikodu ve söylenti için “uydurma bilgi” dendiğini duymuş. Konunun üzerine varmış. Diyormuş ki: “Halkın olan biteni anlamak isteyip de resmî cevaplar alamadığı yerde söylenti vardır.” Dedikodu ve söylentinin kaynaklarını, taşıyıcılarını, toplumsal kesimlere göre farklılaşan saiklerini, adının kötüye çıkmasının nedenlerini araştırmış diyorlar.
Tanrının İntikamı
Din dünyayı yeniden fethediyor
Çağdaş İslami hareketler üzerine yetkin bir uzman olan Fransız araştırmacı Kepel, kısa sürede pek çok dile çevrilen kitabında, 1970’lerden itibaren büyük tek tanrılı dinlerin canlanmasını yorumluyor. Müslüman, Hıristiyan ve Yahudi toplumlarında “aşağıdan yukarıya yeniden dinselleşme”nin özgül dinamiklerini ele alıyor; yeni dinsel radikalizmin, modernlik karşısındaki gerilimini tartışıyor.
Keşfedilmemiş Kıta
Gündelik Yaşam ve Zihniyet Kalıplarımız
“Anlaşılan 19. yüzyıla sıkı sıkıya bağlıyım. Ama yaptıklarına değil, umutlarına. 20. yüzyılı hep hayal gücü fukarası olarak kabul etmiş; 19. yüzyılın düşlediklerini, tasarladıklarını çoğu kez tersinden anlayarak uygulamaya geçirmekten öte bir beceri gösterdiğine inanmamıştım. Sığ mühendislik ve çiğ gerçekçilik yüzyılında yaşıyorum. O yüzden 21. yüzyılı özlüyorum...”
Kimya Güzeldir ...
Ama Fizik de Biyoloji de
Kitabın bilimsel bulgular ile gündelik olgular arasında kurduğu canlı köprü, pozitif bilimcilerle “normal” insanları yakınlaştırıyor. Kitap, arasıra duyduğu “entropi”, “enzim”, “termo-dinamik” gibi terimlerin teknik dile boğulmadan izahını bulamayanlar veya lise yıllarından sonra bunları hemen unutanlara tam bir acil yardım.
Ben Frankfurt'ta Şöförken
Türkiye’deki başarılı tiyatroculuk ve gazetecilik kariyerine, 12 Eylül’den sonra siyasi mülteci olarak yaşamını sürdürmek zorunda kaldığı Almanya’da geçim uğruna taksi şoförlüğünü ekleyen Aydın Engin’in taksicilik anıları. Otuz yılı bulmasına rağmen hala tamamıyla kurumlaşmayan, dolayısıyla “macera” boyutu bitmeyen “Almancılığa”, Doğulu insana ve ve Batılı insana dair, hicivle yüklü gözlemler.
Gündelik Hayatta Perestroyka
Perestroyka’nın kurumlarla, bürokrasiyle, iktisadî işleyişle ilgili bir resmî yüzü var. Bir de gündelik hayatta, “sıradan” insan ilişkilerinde yansıyan yüzü... Yorumlanması, sonuç çıkarılması belki henüz zor. Fakat çok canlı bir gözlem kaynağı. Alman gazeteci Geiges, Perestroyka’nın bu yüzünü hayatın içine karışarak izlemiş.
Bir Kuşağın Son Temsilcileri
"Eski Tüfek" Sosyalistler
Bir dönemin yükünü omuzlarında taşımış “eski kuşak” sosyalistler artık hepsi birer anı olan sırlarıyla birlikte günışığına çıkıyor. Türkiye sosyalist hareketinin tarihi, eski kuşağın yaşayan temsilcileriyle birlikte tartışılıyor, anlatılıyor. Yazarın amacı, iddialı bir “tarih eseri” meydana getirmek değil, tarih araştırıcılarına başlangıç noktaları sunmak.
Hepsi Bu Mu?
Afrika’da açlık çeken insanlara yardım için rock ve pop dünyasının önde gelen isimlerini bir araya getirerek dev “Live Aid” organizasyonunu düzenleyen İrlandalı rock şarkıcısı Bob Geldof’un kaleminden “sivri” ve esprili bir dille bu kampanyanın öyküsü.
Gençlik ve Altkültürleri
Punk’lar, dazlaklar... bu tuhaf kılıklı adamlar vahşi müzikleriyle ne yapmak istiyor? Bir zamanların Hippi’lerine ne oldu? Jazz, reggae ve rock. Egemen kültürün kıyısında serpilip gelişen bu üç müzik tarzının farkları ve birbirleriyle ilişkileri nedir? İngiliz Marksist Hebdige Marksizm’den olduğu kadar çağdaş göstergebilimden de esinlenerek bu gibi sorulara cevap arıyor.
Briç
“Bir briç şampiyonu kendi sistemine iyice sahip olmalıdır. Aksi halde şu veya bu deklarasyonunun anlamını sık sık araştırmanın bedelini ödeyecektir.” Ünlü usta Lebel’in kaleminden briççilere kendilerini geliştirebilecekleri teknikler. Basit bir elkitabı değil, ileri aşamalara ulaşmanın yolları.