Tarih
Demir Çelik Karabük
Bir İşçi Kentinin Hikâyesi
Sanayiyle, (şehrin futbol kulübüne de adını veren) Demir Çelik’le özdeşleşmiş bir yer, Karabük. Bir işçi şehri–muhafazakâr bir işçi şehri. Ali Karatay, son derece ayrıntılı, analitik değeri de yüksek incelemesinde, işte bunun, “sağcı, köylü ve muhafazakâr” bir işçi şehrinin hikâyesini anlatıyor.
CHP İktidarının Sonu
Türkiye’de İki Partili Siyâsî Sistemin Kuruluş Yılları (1945-1950) Cilt 6
CHP İktidarının Sonu, Demokrat Parti’nin siyâsî iktidara uzandığı 1950 seçimlerine yaklaşırken, Amerika ve Avrupa’yla ilişkilerle bu ilişkilerin etrafında konumlanan NATO, Marshall Yardımı ve Kıbrıs müzakerelerini; Meclis’teki tartışmaları, Türkiye’de sola yönelik baskıları ve iki partili sistemin kuruluşuna dair “mutabakat” alanlarını ele alıyor.
Kahramanlar Çağının İzinde
Heinrich Schliemann ve Troya Kazıları
“Truva kâşifi” –ve “yağmacısı”– olarak ünlenmiş olan Heinrich Schliemann’ın bu kazı seferiyle ilgili anlatısı, sadece arkeoloji meraklılarını ilgilendirmiyor. Schliemann’ın macerası –ve maceracılığı–, romantizmle “gerçekçiliğin” dünya görüşlerinin alışverişine dair canlı bir örnektir.
150. Yılında Das Kapital
Osmanlı’dan Günümüze Türkiye’deki Serencâmı
Mehmet Ö. Alkan, 150. Yılında Das Kapital’de, hem çevirilerin hem de sosyalist hareketin Türkiye tarihindeki macerasını anlatıyor.
İmparatorluk Mirası
Balkanlar'da ve Ortadoğu'da Osmanlı Damgası
Roma ve Bizans ile birlikte dünya tarihindeki en güçlü ve en uzun ömürlü emperyal sistem olan Osmanlı İmparatorluğu'nun Güneydoğu Avrupa, Batı Asya ve Kuzey Afrika'daki izlerini süren İmparatorluk Mirası, bu alandaki yetkin akademisyenleri biraraya getiriyor. Osmanlı mirası, şimdiye kadar tarih disiplini tarafından da ya reddedilmiş ya da istenmeyen yabancı bir hâkimiyet olarak temsil edilmiştir.
1908 Devrimi
Bu kitapta 1908 Devrimi'ne giden yolun hikâyesi anlatılıyor. Türk tarih yazımında kabullenilmiş "2. Meşrutiyet" tanımı, 1908'de yaşanan siyasal dönüşümün çapını yansıtmaktan uzaktır. Zira 1908'de "meşrutiyet" çerçevesini aşan bir siyasal rejim değişikliği olmuştur. Hükümet artık yalnızca halk tarafından seçilmiş bir meclise karşı sorumlu hale gelmiştir. ...
Tren Bir Hayattır
“Tren, yalnızca yolcuları taşımaz kuşkusuz; irili ufaklı ‘belirtiler’ de trenle taşınır. 12 Eylül’ün Kars’a trenle taşındığını görebiliyorduk; vagonlardan askerler iniyor, iner inmez içtima ediyorlardı. Yol kenarında oynayan çocuklara göz kırpanı bir yana, kimisi görevi benimsemiş, etrafa öfkeyle bakıyordu.” Faruk Duman
İmparatorluktan Ulus-Devlete Türk Milliyetçiliği:
Türk Ocakları 1912-1931
Türk Ocakları’nın, 1912’deki kuruluşundan 1931’deki kapatılışına kadar, değişen Türkçülük ve milliyetçilik anlayışlarına paralel olarak yaşadığı serüveni tüm ayrıntılarıyla kavrayan bir araştırma.
Adalet, Ahlâk ve Nizam
Osmanlı Siyasetnameleri
Orhan Keskintaş, Osmanlı öncesi islâm siyasi düşüncesinin temel ayrımlarından birini, “istikrar teolojisi” ile “nizam ontolojisi” arasında koyuyor. Bu ayrışma, belki onun modern islâmcı düşüncenin siyasal alanı merkeze alan açıklama çerçevesine getirdiği eleştiriyle de birlikte düşünülmeli. Yazar, Osmanlı siyasi düşünce deneyiminin mirasını, birlikte yaşam imkânının bilgisi için değerlendirmeyi öneriyor. Zengin bir malzemeyi esnek bir analitik çerçeve içinde kullanan bir düşünce tarihi seyahati.
İletişim Kuramları Tarihi
Birçok disiplinin kesiştiği noktada yeralan iletişim süreçleri, felsefe, tarih, coğrafya, psikoloji, toplumbilim, budunbilim, ekonomi, siyaset bilimi, biyoloji, sibernetik ya da bilişsel bilimler gibi çok değişik bilimlerin ilgisini çekmiştir.
Adalet Partisi
İdeoloji ve Politika
Adalet Partisi (AP), 27 Mayıs 1960 sonrasından 12 Eylül 1980’e dek Türkiye’nin siyasal hayatına damgasını vuran bir olgu. Bu dönemin önemli bir bölümünde iktidar veya iktidar ortağıydı AP. Dönemin siyasal ve ideolojik tartışmaları içinde mayalanan sağ-sol kutuplaşmasının bir tarafıydı. DP’nin selefi ve ANAP/DYP (hatta devamında AKP) çizgisinin halefi olarak, AP’nin, Türkiye’de sağcılığın inşasını gerçekleştirdiği söylenebilir.
Orada Bir Köy Var Uzakta
Erken Cumhuriyet Döneminde Köycü Söylem
Köy ve köylü romantizmi, Türkiye'de Cumhuriyet'in inşâ döneminin muteber temalarından biriydi. Asım Karaömerlioğlu, bu romantizmin arkasını kurcalıyor. Cumhuriyet elitinin, bir yandan sanayileşmenin ve kentleşmenin sonuçlarından duyduğu endişe sebebiyle köylüyü köyde tutmaya dönük yollar ararken; bir yandan da köylülerin özerk bir inisiyatif geliştirmesine mahal vermek istemediğini gösteriyor. Yazara yol gösteren kritik soru şu :"Uzun 20. yüzyılda", neden Türkiye'de köylülük özellikle uzun sürdü?
İmparatorluktan Cumhuriyete
Türkiye'de Etnik Çatışma
Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönemlerinde ve Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk yıllarında nüfus kompozisyonunda değişikliklere yol açan gelişmeler, 1850-1950 arasında Avrupa’da görülen genel tabloya uygun düşmektedir. Milliyetçilik bu dönem boyunca demografi mühendisliğini biçimlendiren temel faktör olmuştur. Erik Jan Zürcher’in hazırladığı bu derleme, ulus inşası sürecinde etnik politikaların mantığını ve işleyişini gösteren makalelerden oluşuyor.
Osmanlı'da İşçiler (1870-1922)
Çalışma Hayatı, Örgütler, Grevler
Osmanlı İmparatorluğu’nda işçilerin niteliği, bir sınıf olarak varlıkları ve eylemleri, tarih araştırmalarında çeşitli tartışmalara konu olmuştur. İşçi sınıfının sendika, sandık, komite gibi kendi örgütlerine değil de ağırlıklı olarak partilerin ve lider kadroların hikâyelerine odaklanan tartışmalardır bunlar.
İslâm Felsefesi Tarihi Cilt 2
İbni Rüşd'ün Ölümünden Günümüze
İslam İrfanı’nın derinliğine nüfuz etmeye çalışan Corbin, İslam araştırmaları alanında saygın bir isimdir. İbn Rüşd’e kadarki dönemi kapsayan incelemesinde, akılcılık-nakilcilik ayrışmasının oluşumunu konu ediyor ve daha sonraki dönemlerde meydana gelen gelişmelere de ana çizgileri ile değiniyor.
19. Yüzyıl Osmanlı Devleti’nde
İhtida ve İrtidad
Osmanlı İmparatorluğu’nun son döneminde ihtida ve irtidad politikalarına odaklanan bu araştırma, 19. yüzyıl Osmanlı bağlamında ihtida ve irtidadı farklı kılan noktaları inceleyerek, etnik milliyetçilik, vatandaşlık, hayalî cemaate dahil olmak, hayalî cemaatten dışlanmak ve kimlik inşasının sosyal politikası kavramları aracılığıyla kapsamlı bir tartışma yürütüyor.
Gestapo
Nazizm Döneminde Tahakküm ve Terör
“Polis devleti”nin modern tarihteki vahim tarihsel örneğinin çarpıcı bir teşhirini yapan kitap, Gestapo’nun mirasıyla nasıl, ne kadar hesaplaşıldığını da sorguluyor.
İkinci Grup’un Kurucularından
Salâhattin Köseoğlu'nun Milli Mücadele Hatıraları
Ahmet Demirel tarafından titizlikle hazırlanan Salâhattin Köseoğlu’nun anıları, Birinci Meclis’in en heyecanlı günlerinin ve İkinci Grup’un tarihinin en önemli kısımlarına ışık tutuyor.
Osmanlı
Örgüt - İnanç - Davranış´tan Hukuk - İdeoloji´ye
Ümit Hassan, vazgeçilmez başvuru kaynağı niteliği taşıyan Eski Türk Toplumu Üzerine incelemeler’inden sonra, Osmanlı Devleti’nin kuruluş ‘felsefesini’ ele alıyor. Bunun için, Osmanlı’nın devlet örgütlenmesinde ve meşruiyet üretiminde eski/kadim Türk yönetim zihniyetinin ve otorite figürlerinin izini sürüyor. ‘Atadan gelme’ Töre-Yasa(k) sürecinin, devletlû-sultanî Kânun/Kânunnâme’ye nasıl vardığını, bu sürecin nasıl bir ideolojik ve örgütsel bireşim ortaya çıkardığını inceliyor.
Modern Devleti Yeniden Düşünmek
Osmanlı Ancien Régime'i
Sultan Ahmed Camii’nden yükselen ezan Divan Yolu’nda yankılanırken, bu sesle dikkati dağılmış kapı görevlisi, ancien régime tarihçisi ve modern devlet uzmanı Alexis de Tocqueville’in sessizce yanından geçip Başbakanlık Arşivi’ne girdiğini fark etmedi. Tocqueville koridor boyunca hızlı ve uzun adımlarla yürüdü ve merdivenlerden bir kat yukarı çıkıp sola, okuma salonuna doğru ilerledi. Gidip odanın arka tarafındaki masaların en son sırasına oturdu. Bir önceki araştırmacı, masanın üzerinde bir yığın kırmızı ciltli defter bırakmıştı. Tocqueville merakla en üstte duran evrakı açtı.
Kan ve İnanç
PKK ve Kürt Hareketi
2007’de ABD’de yayımlandığında büyük ilgi gören ve PKK konusunda bugüne dek yazılmış en nesnel ve kapsamlı çalışma olarak nitelenen Kan ve İnanç, Aliza Marcus’un yıllara dayanan emeğinin ürünü. PKK militanlarıyla görüşen ilk Batılı gazetecilerden biri olan Marcus, 1989’dan beri Güneydoğu’daki gelişmeler, Kürt sorunu ve PKK hareketi hakkında haberler yapmış, makaleler yazmış ve hatta bunlardan biri dolayısıyla yargılanmış bir isim.
Komintern ve İspanya İç Savaşı
Edward Hallett Carr, İspanya İç Savaşı’nı Komintern’in izinden giderek inceliyor. Olgun, mesafeli ve bazen haddinden fazla sakin bir dille iç savaşın nasıl kaybedildiğini anlatıyor. Kitap, iç politikadaki hizip ve mahfilleri, hesaplaşmaları, telaş ve heyecanlarıyla cephe gerisini betimlerken Sovyetler Birliği’nin güvenlik hedeflerinin ve diplomatik tercihlerinin İspanya devriminin akıbetini nasıl değiştirdiğini vurguluyor.
Sözde Terörist
Bir Demokrasi Polisiyesi
Çoğulcu demokrasiyi, örgütlü toplumu, özgür bireyi ve eleştirel aklı hedef alan “devlet terörü” eliyle, yasal hakları kullanmak bile terör suçu sayılıyor. Sonuç ortada: ÖYM’lerde yargılanan sekiz bini tutuklu yetmiş bin sanıkla Türkiye, 12 Eylül mahkemelerinin rekorunu bile geride bıraktı.
"Kolay Gelsin"
Meslekler ve Mekânlar
Bazısı hep geçer akçe, bazısı yok olmaya yüz tutmuş, bazısı bambaşka bir şekil alarak devam eden meslekler... Bazı meslek ve zanaatların yok oluşu, doğrudan doğruya Türkiye’deki Rum, Ermeni, Yahudi nüfusun azalmasıyla ilgili bir kayıp, bir eksilme. Rita Ender’in söyleşileri, bu meslekleri tutkuyla, özenle yapan ustaların dünyalarını açıyor bize.