Tarih
İstanbul'da Suyun Tarihi
İstanbul eskiden bu kadar ‘talihsiz’ bir şehir değildi. Aksine, bir zamanlar su sıkıntısının ne olduğunu bilmeyen ender şehirlerden biriydi. Sorun 18. yüzyılın başlarında başladı... Başlayış o başlayış... Haydar Kazgan ve Sami Önal’ın birlikte kaleme aldıkları bu kitap, kendisi gibi geçmişine ait bilgi ve belgelerin de kıt olduğu suyun İstanbul’daki tarihini aydınlatmayı, bu konudaki ‘kuraklığı’ gidermeyi amaçlıyor.
Türk Tarihinde İslâmiyet
Türklerin İslamiyet’i kabulüyle başlayan değişim, Türk toplumlarının yerleşik kültürlerini sarsmış, eski dinlerinin yaratmış olduğu sistemi, düşünceden toplumsal ilişkilere uzanan bir yelpazede yenilemiş, Türk toplumsal hayatına bambaşka özellikler kazandırmıştır. Akpınar, bu büyük değişimin ekonomi, hukuk, bilim, felsefe, edebiyat ve güzel sanatlar alanlarında ortaya çıkardığı yeni görünümleri inceliyor.
Yaşadığım Boğaziçi
İffet Evin, bütün ömrünü Boğaziçi’nde geçirmiş eski bir İstanbul hanımefendisi. Çocukluğundan başlayarak “sevgili Boğaziçi”ne dair hatırladığı, yaşadığı her şeyi, kimilerini öyküleştirerek o güzel üslubuyla kağıda kaleme döküyor. Bu kitap ne anı ne de bir öykü kitabı.
Ben Almanyalıyım
Alman Parlamentosu'ndaki İlk Türk Asıllı Milletvekili
Onların hikâyesi 1960’larda başlamıştı. Önce evin erkekleri, sonra kadınlar, çocuklar göç etti. Artık ikinci vatanlarıydı “orası”. Aradan geçen 30 küsur yıl sonra, aileler genişledi, ilk yerleşenlerin çocukları doğma büyüme Almanyalı şimdi. Altmışlı yılların başında Almanya’ya göç başladığında kimse ortaya çıkacak sorunların bu kadar uzun süreceğini ve kalıcı olacağını tahmin etmemişti.
Marie ve Marie
Konstantiniye'de Bir Mevsim 1856-1858
Kırım Savaşı’nın ertesinde İstanbul... Adları aynı ama, kişilikleri farklı iki genç kadın şehri ziyaret ederler. Fransa Sefiri’nin eşi Madam Thouvenel ile kuzini Melfort kontesi, tarihin bu çalkantılı döneminde kış aylarını Pera’da, uzun yaz günlerini ise Boğaziçi’nde, Tarabya’da geçirirler. İki kuzin kaldıkları iki yıl boyunca, Fransa’daki yakınlarına yazdıkları mektuplarda iki farklı İstanbul tasvir ederler...
Onikiler
İstanbul aşığı Sermet Muhtar Alus’tan bir “şehir romanı”... 1935 yılında Cumhuriyet’te tefrika edildikten sonra arşivlerin tozlu raflarında unutulan bu kadri bilinmemiş eser, İletişim Yayınları tarafından günışığına çıkarılıyor. Sermet Muhtar, hem yazıp hem resimlediği bu güzel eserinde İkinci Abdülhamid sonrası İstanbul’unu, “o devrin eşi emsali bulunmaz kaldırım kabadayısı, Onikiler denilen haşerat güruhunun reisi ve elebaşısı Arap Abdullah’ın maceraları eşliğinde anlatıyor.
Filistin Ulusal Hareketinin Kurucusu Hacı Emin El-Hüseyni
Bugün Filistinlilerin adını belki unutmasalar da hiç anmadıkları, “Filistin Ulusal Hareketi”nin kurucusu Hacı el-Hüseyni’nin ilginç biyografisi... Bütün ömrünü Filistin davasına veren Hacı Emin, genç yaşta Kudüs müftüsü seçildikten sonra, 30 yıl boyunca Filistinlilerin tartışmasız lideri olmuş, 1948’de İsrail Devleti kurulunca halkı tarafından lanetlenip, yenilginin tek sorumlusu olarak ilan edilmişti.
Çağdaş İran Edebiyatının Doğuşu ve Gelişmesi
Profesör Mehmet Kanar’ın bu çalışması, İran’daki toplumsal ve kültürel alanlardaki yenileşme hareketleri ile filizlenen modern İran edebiyatının doğuşundan günümüze kadar gelişmesinin kapsamlı bir panoramasını veriyor. Kitap bu kapsamıyla, bir ilke de imza atıyor.
İstanbul Haneleri
1880-1940 döneminin İstanbul’u ve İstanbullu’su evlilik, aile ve doğurganlık ilişkileri açısından ele alındığında, tahmine ve kanıya dayalı çizgilerin çok dışında bir tablo çıkıyor ortaya. İstanbul, başka bir Müslüman kentinde ya da Ortadoğu kentinde rastlanmamış özgün bir modelin sahnesi olarak gösteriyor kendini.
Beyoğlu
Türkiye’de yaşayan hemen herkesin, görmese bile adını bildiği Beyoğlu, dünü, bugünü ve yarınıyla anlatılıyor. Kitap, kısa sürede tükenen ilk baskısına ilave olarak, “Beyoğlu argosu sözlüğü” ve 16 sayfalık özel albümle zenginleştirildi.
Romanos Diogenis
İstanbul'a Yollar Açılırken
Orta Anadolu’da doğmuş, orta ve lise öğrenimini İstanbul ve İzmir’de tamamlamış, Atina ve Almanya üniversitelerinde tarih eğitimi görmüş, Atina’da tarih hocalığı yapmış, 1900-1912 arasında Osmanlı Meclisi’nde milletvekili olarak bulunmuş, son derece ilginç bir bilim adamından, askerî, dinî, siyasî, sosyo-ekonomik yönleriyle Bizans devletinin bir dönemi; aslında İstanbul yolunun Türklere açılma süreci.
İstanbul Nasıl Eğleniyordu
Haliç kıyılarındaki ilk eğlence odakları, Sultan Süleyman devrindeki ünlü yosmalar, Kağıthane alemleri, şehevî raks, köçekler, kadın aşıklar... Kısaca, geçmiş yüzyıllar İstanbul’unun eğlence hayatında panoramik bir gezinti.
Bir Zamanlar Kadıköy
Kadıköy eskiden bugün tanıdığımız cehennem değildi. İstanbul’un en çok değişen semti, bugün kaybolup gitmiş köşkleriyle, yitirdiğimiz yazarlarıyla, unutulmaya yüz tutmuş yaşantılarıyla “son Kadıköylülerden” Adnan Giz’in kaleminden.
Ayvalık ve Venezis
Yunan Edebiyatında Türk İmajı
Herkül Millas, bu kitabıyla bir ilke imza atıyor. Bugüne kadar, her iki yakada yaşayanlar birbirleri hakkında siyasetçileri aracılığıyla ağızlarına geleni söyledi. Ama, bu gündelik politik ihtiyaçlara cevap veren karşılıklı bir “lâf atma” kültürüydü. Millas, Ayvalık ve Venezis’le ilk kez, Ege’nin karşı yakasında yazılan edebiyat metinlerinde Türk “imajı"nın ne olduğunu ortaya çıkarıyor.
İstanbul'dan Çizgiler
İstanbul’dan Çizgiler, Orhan Kemal’in bibliyografyasında yer almayan tek kitabı, ve de basıldığını göremediği ilk kitabı; ayrıca ünlü yazarın yazdığı son kitabı. Bu kadar ilginç istatistiklere sahip bu şirin kitabı daha ilginç kılan başka bir özellik de, 1964 kışında yazılmaya başlanıp tam 5 yıl sonra, 1969’da bitmiş olması.
Türkiye'de Demokrasiye Geçişte Basın (1945-1950)
Cumhuriyet tarihinin kritik dönemeçlerinden biri: İkinci Dünya Savaşı sona ermiş; Türkiye, tam anlamıyla demokrasiye doğru değilse de çokpartili hayata doğru zorunlu sayılabilecek bir dümen kırma sürecine girmiş, Demokrat Parti kurulmuş... Önce 1946 seçimleri yapılacak, ardından 1950 seçimleri gelecek ve bu ilginç, sancılı, renkli dönemde basın çok-işlevli bir rol üstlenecek.
Eski İstanbul
Ahmet Refik Altınay, ardında kırkbeş kitap ve yüzelli cildi doldurabilecek kadar yazı, not, makale bırakmış bir araştırmacı; döneminin en “popüler” tarihçisi. Altınay`ın Eski İstanbul`u, 15.-16. yüzyıldan 19. yüzyılın sonuna uzanan geniş bir zaman diliminde “şehir”deki gündelik hayatı anlatıyor: Fatih’in padişah sofrası için yapılan alışveriş, kahvenin ve tütünün İstanbul maceraları, leylak ve lalenin İstanbul’a kök salış hikâyeleri, oduncular, marangozlar, çoğunluk iken azınlık olanlar, çarşılar, havalı kadınlar, arabacılar.
Hint Dünyası
Hindistan Kültürel Atlası – 250’den fazla resim, 36 renkli harita Yeryüzündeki insanların beşte biri, bu atlasta anlatılan Hindistan, Pakistan, Nepal, Bhutan, Bangladeş ve Sri Lanka gibi ülkelerin yer aldığı Hint altkıtasında yaşamaktadır. Bu bölge çok eski zamanlardan beri karmaşık insan topluluklarının vatanıdır.
Haçlı Seferleri
Selçuk Türkleri ile Bizanslılar arasındaki Malazgirt Savaşı’yla başlayan, 11. yüzyılın sonundan 13. yüzyılın sonuna yaklaşık ikiyüz yıllık Haçlı Seferleri ile süren, 1453’te İstanbul’un fethi ile noktalanan süreç... Doğu ile Batı, İslam dünyası ile Hıristiyan dünyası arasında Haçlı Seferleri’nden bugüne varlığını koruyan derin ve ürkütücü uçurum.
Türkler ve Tatarlar Arasında 1394-1427
Tarihi hem de 600 yıl öncesini bir esirin kaleminden okuyabilmek... Niğbolu Savaşı’nda Türklerin, altı yıl sonra da Timur’un ordusunun eline esir düşen Schiltberger’in Bavyera’da başlayıp Anadolu’ya, Asya’nın ortalarına hatta Sibirya’ya kadar uzanan ve yine Bavyera’da biten macerası; geniş bir coğrafyadan gündelik hayat gözlemleri.
Masal Olanlar
Sermet Muhtar Alus,1932 yılında Akşam gazetesinde yayımlanmış yazılarının derlemesinden oluşan bu kitapta, kendi döneminin “nostaljik” ruhunu yansıtıyor. Bir zamanların gündelik hayatını, o günleri yaşayanların ağzından anlatıyor.
İstanbul Kazan Ben Kepçe
Tamamlandığında İstanbul’u temel alan bir gündelik hayat ve sosyal tarih ansiklopedisi niteliği kazanacak Sermet Muhtar Alus Kitapları’nın ilki... Alus’un 1938-39 yıllarında Akşam gazetesinde tefrika edilmiş yazılarından derlenen bu kitap, eski İstanbul’un semtlerini ve insanlarını anlatıyor.
Şeytan Kumaşı
Çizgilerin ve Çizgili Kumaşın Tarihçesi
Çizgilerin ve çizgili kumaşın tarihi üzerine “çizgi dışı” bir kitap. Ortaçağ Hıristiyan kültüründe dışlanmış insanları simgeleyen çizgi ve çizgili kumaş, tarih boyunca kah düşmanları işaret etti, kah mahkumların üniformalarında alan buldu. Şeytan’la özdeşleştirildiği dönemler de yaşadı; iyi’nin, temiz’in, moda’nın yansıması olarak da görüldü.
Anadolu Ağıtları
Ahmet Şükrü Esen, Türk halk edebiyatının ilk ve en önemli araştırmacılarından biridir. 30 yıl boyunca Anadolu'yu karış karış dolaştı, gereğinde sadece bir ağıtın izini sürmek için hapisanelere girip tutuklularla görüşerek, bilgiler, belgeler ve metinler derledi. Elinizdeki kitap bu metinlerden oluşuyor. Ağıtların kimi, belirli ozanların eseri; yaratıcılarını bilmiyoruz.