Tarih

Halkevleri : İdeoloji ve Mimarlık
Halkevleri : İdeoloji ve Mimarlık
Neşe Gürallar Yeşilkaya
Halkevleri bir dönemin en önemli “talim-terbiye kurumu”ydu. Kurumun yegâne amacı, “halk”ın spor yaparak, eğitim görerek, sanat icra ederek, beraber eğlenmeyi, oturup kalkmayı öğrenerek Kemalist Cumhuriyet ilkeleri doğrultusunda medenileşmesiydi. Neşe G. Yalçınkaya, bu incelemesinde, Halkevleri’ne, hem “içerden” hem de “dışardan” bakıyor: İdeoloji ve mimarlık.
Korku Tapınağı
Korku Tapınağı
Güçlükonak-Silopi-Lice-Tunceli

Celal Başlangıç
Korku Tapınağı’nda Diyarbakır’da kaybolanların, Lice’de zorla koruculaştırılanların, Güçlükonak’ta katledilen köylülerin, Yeşilyurt’ta dışkı yedirilenlerin, Silopi’de kaybedilen HADEP’lilerin, Derebaşı’nda öldürülen gençlerin, Tunceli’de en temel gıda gereksinimlerini bile karneyle karşılayan insanların çığlığını duyacaksınız.
Konstantinopolis 1054-1261
Konstantinopolis 1054-1261
Alain Ducellier (Der.), Michel Balard (Der.)
Uzun yıllar boyunca Doğu Roma İmparatorluğu’nun kutsal şehri olan Konstantinopolis dünyanın da başkenti sayılabilirdi. Özellikle hâkimiyeti altında topladığı Bulgarlar, Sırplar, Ruslar için erişilmez bir kentti. Batılı seyyahlar da Konstantinopolis’in görkemi karşısında düştükleri hayranlığı gizlemiyorlardı.
Eski İstanbul Barları
Eski İstanbul Barları
Vefa Zat
Bir meslek erbabından, saçlarını bar tezgâhlarında ağartmış Vefa Zat’tan eski İstanbul’un ‘içkili mekânlar’ının tarihi. Bir dönemin “eğlence” ve “içki” kültürünü anlatan, “bir tane daha lütfen” tadında yazılmış bir kitap. Eski İstanbul Barları’nda ‘Cafe chantan’larda dolaşıp, ‘bira garden’larda bardağınızdaki köpüğü yudumlayabilir ya da oryantalle striptizin içkiyle buluştuğu dönemin ünlü bar-pavyonlarına bir göz atabilirsiniz.
Edessa Urfa Kutsal Şehir
Edessa Urfa Kutsal Şehir
Judah Benzion Segal
Bugünkü sakinleri tarafından bir `Peygamberler ve Evliyalar` şehri olarak bilinen Urfa geçmişte de benzeri özellikleriyle değişik dinler ve mezhepler tarafından kutsal, `kutsanmış` bir şehir olarak kabul edilmiştir. Urfa, tarihi boyunca kendine özgü yaşam tarzı, gelenekleri, kültürü ile her zaman büyük ilgi uyandıran büyülü bir şehir hüviyetini korumuştur.
Eski İstanbul Meyhaneleri
Eski İstanbul Meyhaneleri
Vefa Zat
Bizim meyhalerimiz vardı, diye başlıyor Vefa Zat… Gramofonlu, teldolaplı, sinekkapanlı, biraz salaş ama içten, farklı dünyaların resmedildiği meyhaneler. Eski İstanbul Meyhaneleri bizi, bir yandan Aksaray´ın eski sokaklarında sosyal tarih turuna çıkarırken, diğer yandan da anason kokuları, farklı şarap tatları içeren keyifli bir hikâyeye çağırıyor.
Kentten İmparatorluğa
Kentten İmparatorluğa
Anadolu'nun Eski Yerleşim Yerleri

Celal Tuna
Türkiye´nin o mavi göğü, güzelim denizleri, ışığı ve toprağı, çeşit çeşit ağaçlar, meyvalar, çiçekler, insanlar, uygarlıklar yetiştirmiştir. Efsaneleri insanı doğruluğa, mertliğe ve konukseverliğe davet eder. Türkiye her yönüyle baştan başa bir efsanedir. Bugün `Türkiye` dediğimiz bu topraklar üzerinde yaşayan insanların tarihi binlerce yıl geriye gider.
Kıbrıs'ta Enosis ve Taksim Politikalarının Sonu
Kıbrıs'ta Enosis ve Taksim Politikalarının Sonu
Mehmet Hasgüler
Türkiye’de yaşayan “ortalama biri”, TC’nin 1974’te Kıbrıs’a salt insani nedenlerle müdahale ettiği sanısına sahiptir. (...) Benzer bir şekilde Yunanistan’da yaşayan “ortalama biri” de, Kıbrıs’ın güneyine S-300 füzeleri yerleştirilmesindeki amacın salt Kıbrıs Rumlarının güvenliği olduğu sanısına sahiptir.(...) Her iki taraftan insanların, bu arada bir ölçüde Ada’da yaşayan Rumların ve Türklerin de bu tarz “düşünceler” taşıyor olmalarının nedeni, bütün sorunların iki milliyetçilikten (Türk ve Helen) kaynaklandığı gerçeğinden habersiz olmalarındandır.(...)
Konstantinopolis'te Haçlılar
Konstantinopolis'te Haçlılar
Geoffroi de Villehardouin, Henri de Valenciennes
Haçlı Seferleri “manevî selamet” arayışıyla Doğu’nun zenginliklerine duyulan “dünyevî açlığın” ilginç bir karışımıydı. “İsa’nın utancını temizlemeye” çağrılan ve bu dünyada servet, öte dünyada da cennet vaadiyle gözleri kamaşmış kalabalıklar Haç’ın ardına takılıyor, paralar toplanıyor, gemiler kaldırılıyor, uzaklığı ve bilinmezliğiyle bütün zenginlik düşlerini kamçılayan Doğu’nun gizemli topraklarına doğru yelken açılıyordu.
Kirli Savaş
Kirli Savaş
Cezayir Ordusu Özel Kuvvetler mensubu eski bir subayın tanıklığı

Habib Suadiya
Ulusal bağımsızlığın elde edilmesinden sonra yönetime el koyan ve partileşmiş ordu sistemiyle bir tek parti diktatörlüğü tesis eden asker-sivil yönetici klanının “laiklik, cumhuriyet, yurtseverlik” söylemleriyle yürüttüğü şahsi çıkar politikalarına karşı toplumsal muhalefetin giderek İslâmcı söylemlere meyletmesi... Ülke nüfusunun yüzde 30’unu oluşturan, ayrı dilleri ve kültürleri olan azınlığın “kimlik” mücadelesini “bölücülük” olarak etiketleyip İslâmcı terör örgütlerini bu azınlığı “kırdırma”ya yönlendiren “millî” politika...
Gizli Kulaklar Ülkesi
Gizli Kulaklar Ülkesi
Faruk Bildirici
Telefon meselesi: Bugüne kadar çok “dinleme” oldu, operasyonlar devam etmekte ve her an herkes dinlenebilir... Gazeteci Faruk Bildirici’nin Gizli Kulaklar Ülkesi adlı çalışması, böyle orta boy bir cümlede özetlenebilir belki. Ama bu özete öyle ilginç vakalar, öyle şaşırtıcı bilgiler üzerinden ulaşılıyor ki, kitabın her sayfası ayrı bir anlam kazanıyor ve bu arada, açıkçası, insanın siniri bozulabiliyor. Kimi zaman dehşetten, hatta korkudan; kimi zaman da gülmekten.
Sayyadane Bir Cevelan
Sayyadane Bir Cevelan
Ahmet Midhat
Tanzimat sonrası Türk yayın hayatının “hâce-i evvel”i (ilk öğretmeni) Ahmed Mithat’ın bu küçük, ama sevimli kitabı gezi edebiyatının ilk örneğidir. Üstat Orhan Şaik Gökyay’ın dediği gibi kitap, “... yalnız eğlenceli bir gezinin hikâyesi olarak kalmamış, türlü yönlerden okur için yararlı olmuştur. (...) bu türden başka kitapların yazılmasına da yol açmıştır".
Geographika: Yeniden Keşfedilen Yunanistan
Geographika: Yeniden Keşfedilen Yunanistan
Mehmet Ali Gökaçtı
Sürekli altüst oluşlar içinde tarihi yeniden yazılan bir ülkeyi gezmek, görmek, gözlemlemek... Dostluk ve düşmanlık duygularının sırt sırta yaşadığı toprakları ve bu topraklar üzerinde yaşayan insanları tanımak... Bir coğrafyaya resmi söylemlerin dışından ve ötesinden bakabilmek... Elinizdeki kitap yukarıdaki spotların ışıkları altında, kadim komşumuz Yunanistan'ı, geçmişten bugüne akan öyküsü eşliğinde anlatım iddiasını taşıyor.
Yasak Kent Buhara 1830-1888
Yasak Kent Buhara 1830-1888
Buhara Avrupalılar için her zaman gizemli bir kent olmuştur. Bu egzotik topraklara gelip de kimlikleri afişe olan seyyahların çoğu ülkelerine dönemedi. Bazı batılı seyyahlar yolculuğa çıkmadan önce, Arapça ve Farsça öğreniyor, tasavvuf ve İslâm kurallarını hatmettikten sonra da kılık değiştirip, Müslüman dervişler olarak Buhara yollarına revan oluyorlardı.
Dünya Satılık Değildir
Dünya Satılık Değildir
Pisboğazlılığa karşı köylüler

José Bové, François Dufour
Büyük şirketler kâr etmek için dünyanın her köşesini, bütün kaynaklarını, doğasını ve insanları kullanıyorlar. Durmak bilmeyen bir kâr hırsına tâbi olarak, bazen aralarında anlaşıp bazen çatışarak, canlıların doğasını değiştiriyorlar. Devlet(ler)i de amaçlarına alet ediyorlar. Çok şeyi kaybettik, birileri buna dur demedikçe daha da kaybedeceğiz.
Destanlar Çağından 19. Yüzyıla İzmir
Destanlar Çağından 19. Yüzyıla İzmir
Konstantinos Oikonomos, Bonaventure F. Slaars
İzmir, Cumhuriyet’in kuruluşundan ve şehrin yanmasından önce çok kültürlü, çok cemaatli, çok uluslu ve çok kimlikli özelliğiyle kozmopolit ve tipik bir liman kenti idi... Kentin bu özelliği onun üstüne yapılan araştırma ve çalışmaların karakterini de etkilemiştir. Bu kitap, ilk kez 1817’de Konstantinos Oikonomos tarafından İzmir Üzerine İnceleme adıyla Rumca yayımlanır.
Eski Günlerde
Eski Günlerde
Sermet Muhtar Alus
Eski Günlerde’deki yazılar, 1939-1940 yılları arasında Akşam gazetesinde tefrika edilmişti. Sermet Muhtar bizi önce İstanbul’un “eski ramazanları”na götürüyor, adları gibi tadları da yadigâr “meşhur yemekler”imizle donatılmış sofralarına misafir ediyor, eski İstanbul sinemalarında gezdiriyor... Bu hoş nostaljik gezide daha neler yok ki!
Kudüs 1850-1948
Kudüs 1850-1948
Catherine Nicault
Tarihin ana ırmağı büyük şehirlerin vadisinden akar. Bu akışın uygarlık dediğimiz birikimleriyle örülen büyük şehirlerin çevre ve hayat dokusunda dünyanın, insanlık durumlarının her değişimi bir öncekiyle örtüşür ve bize bir tarih içinde, onunla birlikte oluştuğumuzu anlatır.
12 Yıl Sonra 12 Eylül
12 Yıl Sonra 12 Eylül
Murat Belge
Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en büyük “katastrof”u 12 Eylül’dür. Peki, 12 Eylül’ü hak ettik mi? Önce, Türkiye toplumu böyle bir darbeyi daha kolay sindirebilecek bir ruh haline girmişti. Bunun altında, tohumları yetmişlerin politik ortamında atılmış derin bir siyasî hayal kırıklığı yatıyor. Sıradan yurttaş, Kenan Evren’in şahsında nihayet kendi gibi düşünen bir önder bulmuştu.
Türkiye'nin Mafyası
Türkiye'nin Mafyası
Frank Bovenkerk, Yücel Yeşilgöz
Türkiye’nin Mafyası, ülkenin tarihine milat gibi düşen malûm Susurluk kazasından bu yana gündemin –maalesef hâlâ- başında oturan o meş’um konuya yurtdışından ‘ithal’ bir katkı. Gerçi pek ithal sayılmasa gerek, çünkü bu çalışmaya imza atanlardan biri Türk. Yayımlandığı Hollanda’da büyük ilgi gören Türkiye’nin Mafyası, Utrech Üniversitesi Kriminoloji Kriminoloji Kürsüsü profesörlerinden Frank Bovenkerk ile yine aynı üniversitede öğretim görevlisi olan Dr. Yücel Yeşilgöz tarafından kaleme alındı.
Hatemi'nin İran'ı
Hatemi'nin İran'ı
Sami Oğuz, Ruşen Çakır
Mayıs 1997'de Muhammed Hatemi, Halkın değişim isteyen %70'i tarafından İran Cumhurbaşkanı seçildi. Temmuz 1999'da reformcu öğrenciler sokaklara döküldü. Şubat 2000'de reformcular meclis çoğunluğunu ele geçirdi. Ve sık sık "İran'da neler oluyor?" diye sorulmaya başlandı. Elinizdeki kitap bu soruyu önyargılardan, klişelerden, ve hazır cevaplardan olabildiğince uzak durmaya çalışarak cevaplama iddiasında.
İzmir Yahudileri
İzmir Yahudileri
19.-20. yüzyıl

Henri Nahum
İzmir Yahudileri yayınına yeni başladığımız “İzmir Dizisi”nin ilk kitabı. Paris Tıp Fakültesi’nin seçkin bir profesörü olan Henri Nahum’a ait bu titiz çalışma, II. Abdülhamit’in tahta çıkışından II. Dünya Savaşı’na kadar geçen 60 yıllık sürede bir şehri, İzmir’i ve bir dönem şehre damgasını vuran bir cemaati, Yahudi cemaatinin tarihini aydınlatıyor.
İstanbul'da 1894 Depremi
İstanbul'da 1894 Depremi
Fatma Ürekli
Yer İstanbul. Tarih 10 Temmuz 1894. Saat 12:24. Önce yerin altından ürkütücü sesler yükselmeye başladı. Ardından şehir üç şiddetli sarsıntıyla adeta bir beşik gibi sallandı. Aradan henüz birkaç dakika geçmişti ki, doğa asıl darbesini vurdu... Toprak lodos yemiş bir deniz gibi önce yükseldi, ardından alçaldı.
Mağaradan Kente
Mağaradan Kente
Celal Tuna
Yüz binlerce yıl Anadolu’nun mağaralarında barınan atalarımız, bundan 10 bin yıl önce kurmaya başladıkları ilk köy, kasaba, kentlerle ve her biri diğerinden farklı yerleşimlerle kendilerinden sonra kurulanları etkilemişler, “yerleşik kültür”ün ilk taşıyıcısı olmuşlardır.