Sosyoloji
Modern Toplumsal Düşünce Sözlüğü
19. yüzyıldan 20. yüzyıla devreden toplumsal/sosyal düşünce mirası, çeşitli teori, akım ve bunların etkisindeki hareketlerin kültürel, siyasi ve ekonomik hayata müdahalesiyle yeniden biçimlendi. “Modern” kelimesinin karşılıklarına dair bir tartışma bile bu yeniden biçimlendirmeyi görmemiz için yeterlidir.
Kapitalizmin Taşrası
16. Yüzyıldan 19. Yüzyıla Bursa'da Toplumsal Süreçler ve Mekânsal Değişim
Bursa’nın Osmanlı iktisadî tarihi içinde istisnai sayılabilecek bir yeri vardır. Hem hinterlandı ile kurduğu ilişki hem de ipekli kumaş ticaretinin 16. yüzyıldan itibaren Bursa şehir hayatını etkileyen yüzü araştırmacıların ilgisini çekmiştir. Ancak Bursa tarihinin bu özellikli kesiti, hem dönemler arasındaki devamlılığıyla hem de tarihsel farklılığıyla kapsamlı bir değerlendirmeye tabi tutulmamıştır.
Eğreti Kamusallık
Kayseri örneğinde, “Millî Görüş” geleneğinden gelen siyasi kadroların yönetimindeki belediyecilik pratiğini ele alan bu inceleme, aslında birkaç düzlemde okunabilir. Öncelikle, elbette, İslâmcı belediyeciliğe dair bir analiz: Muhafazakâr mekân üretim politikası ve kent imgesi... Yerel sınıfsal-toplumsal ittifak yapısı... Geleneksel eşraf ve yükselen "yeni burjuvazi"...
Çizgili Kenar Notları
Türkiye’de toplumsal, ekonomik ve kültürel olarak dışlanmış, marjinalleştirilmiş olanlar, kenar mahallelerde yaşayanlar, yoksullar... mizah dergilerinde, çizgi romanlar-hikâyelerde nasıl resmediliyorlar? Çizgi roman kültürü üzerine incelemeleriyle tanıdığımız Levent Cantek’in derlediği kitapta, son yirmibeş yılda derinleşen sınıfsal yarılmaların, toplumsal tahayyüle nasıl yansıdığını gösteren çalışmalar yer alıyor.
Sosyoloji Yazıları
Max Weber, Şerif Mardin’in deyişiyle “Günümüzün sosyoloji biliminin önderleri arasında zirvedeki yeri dolayısıyla üzerinde sık sık durulan simalardan biri”.
Sivil İtaatsizliğe Çağrı
Sivil itaatsizlik deyişini ilk defa, Amerikalı felsefeci ve şair Henri D. Thoreau 1849'da hükümete karşı kaleme aldığı bir metinde kullandı. Sivil itaatsizlik, insanlık tarihini hep en kritik noktalarda yönlendirdi, tarihin seyrini değiştirdi ve sonuçta hep yasaya karşı, ama sonradan aklanmış bir eylem biçiminin adı oldu.
Sivil Toplum Kuruluşları
Sivil toplum kavramının içeriği aydınlatılmaya çalışıldığında, birbirine karşıt değişik tanımlara ulaşılabilir. Sivil toplum kavramının irdelenmesi sonucunda birçok otoritenin aklına gelen çerçeve, gönüllü dernekler, kitle iletişim araçları, mesleki dernekler, sendikalar ve benzeri kuruluşlardaki kamusal katılım alanıdır.
Ortadoğu'da Maduniyet
Toplumsal Hareketler ve Siyaset
İran kökenli araştırmacı Asef Bayat, Müslüman Ortadoğu toplumlarındaki toplumsal değişime, Oryantalizmin kalıplarını kıran bir bakışın imkânlarını sunuyor elinizdeki derlemede. Her şeyden önce, "durağan" bir karakteri, bir "kendine özgülüğü" değil; değişimi vurgulayarak ve "küresel güneyin" başka ülkeleriyle benzerliklere dikkat çekerek bakıyor bu toplumlara.
Başkalarının Kiri
Kapıcılar, Gündelikçiler ve Kadınlık Halleri
Gül Özyeğin, öncü niteliğindeki bu çalışmasında, ev işlerini zamanın içine çekiyor – zamanın, tarihin, toplumsallığın. Bunu yaparken, gündelik hayatın ince kıvrımları içinde yol alıyor, gündelikçiler ve hanımları arasındaki mahrem ilişkileri birer iktidar ilişkisi olarak inceliyor. Modern orta sınıf ev kadınlığının ayrılmaz bir parçası olan ücretli ev hizmetlerinin kadınlar arası ilişkilerle olduğu kadar, toplumsal iktidarla ve ataerkiyle bağlantılarını ortaya koyuyor.
Sovyet Sonrası Karmaşa
Kazakistan´da Şiddet ve Mülksüzleşme
Doksanlı yıllar boyunca insanlara, hayatlarını devam ettirebilmek için tek ve alternatifsiz bir sisteme mecbur oldukları anlatıldı. Kapitalizm ve onun iktisadî-siyasî mekanizmaları en akılcı, insan tabiatına en uygun seçenek olarak sunuldu; piyasanın hayatı en adilane bir şekilde düzenleyen mübadele biçimi olduğu tartışmasız kabul edilsin istendi.
Modernleşme ve Çokkültürlülük
Dünyanın gidişi, millliyetçiliğin yükselmesi, kimlik politikaları ve öteki sorunu uzun zamandır süren tartışmaların merkezinde yer alıyor. Kimlik politikalarının birbiriyle çatıştığı ortamlarda birarada yaşamak, ötekileştirmeden yaşamak veya yaşamak üzere politika üretmek anlamlı hale geliyor. Çokkültürlülük ve çoğulculuk, demokratik bir toplum olabilmenin ve birlikte yaşayabilmenin anahtar kelimeleri olarak telâkki ediliyor.
İzmir Yahudileri
19.-20. yüzyıl
İzmir Yahudileri yayınına yeni başladığımız “İzmir Dizisi”nin ilk kitabı. Paris Tıp Fakültesi’nin seçkin bir profesörü olan Henri Nahum’a ait bu titiz çalışma, II. Abdülhamit’in tahta çıkışından II. Dünya Savaşı’na kadar geçen 60 yıllık sürede bir şehri, İzmir’i ve bir dönem şehre damgasını vuran bir cemaati, Yahudi cemaatinin tarihini aydınlatıyor.
Oryantalizm, Hegemonya ve Kültürel Fark
“Batılı” ve “Doğulu” akademisyenlerce kaleme alınmış sekiz makaleden oluşan kitap, Müslüman kadınların peçesine ya da Kuzey Afrika’da uygulanan kadın sünnetine ilişkin Batılı yaklaşımlardan uluslararası ilişkiler kuramına, sinemadan İslamî harekete, hegemonik Batılı söylemlerin yaşadığımız dünyayı nasıl kaplayabildiğini, örtebildiğini inceliyor.
Postmodernite Sivil Toplum Ve İslam
Son yıllarda adından sıkça söz edilip de -çoğunlukla- ne olduğu pek anlaşılamayan bir şey (postmodernizm), genellikle yanlış anlaşılan bir şey (sivil toplum) ve yine genellikle, doğru anlaşıldığından hiç şüphe duyulmayan bir şey (İslam)... Ali Yaşar Sarıbay Postmodernite, Sivil Toplum ve İslam’da, bu üç “şey”i, üç akım olarak değil üç “sosyolojik çözümleme nesnesi" olarak alıp gündelik tartışmaların uzağında olmayan bir çerçevede tartışıyor.
İslâm, Halk ve Devlet
Zubaida, “politik İslam” akımlarını, Ortadoğu’nun devlet geleneğiyle, siyasi yapısıyla ve popüler kültürüyle ilişkisi içinde inceliyor. İslam’a özgü olmayan bu örüntülerin İslamî hareketin biçimlenmesindeki belirleyiciliklerini vurguluyor. Politik İslam’ın baskın karakteri, ona göre ulus-devlete bağlı bir milliyetçiliktir.
Batılıların Somali Hamlesi
Efendinin İnsanlığı
Uygar Batı'nın "insani girişimciliği"nin Somali hamlesi... Bir Tanrıcılık oyunu... Bir megalomani... Kıyasıya insancıllık... Yüzlercesinin içinden seçilen bir hasta çocuğu hayata döndürmekle, ellerini göğe açarak yaşamaya alışkın insanların geçici olarak bir araya tıkıştırılmasından başka bir şey olmayan himaye idareleri kurmakla, iyileşemeyecek halde olanlarla yapılan pasif ölüm yardımıyla, şiddetle zorla, barış götürerek icra edilen bir insancıllık... Yeni anlamıyla bir cins Haçlı Seferi: Efendinin İnsanlığı.
Kültür
İnsanların üzerinde en çok konuştuğu alanlardan biri olan ‘kültür’ konusunda uzmanlığı tartışılmaz bir isim: Raymond Williams. Bilinen en eski ozanlık düzenlemelerinden günümüzün sanatçı derneklerine, telif hakkından insan yaratıcılığının kendini dışavurduğu zengin biçimlere, toptancı indirgemeci kültür teorilerinden metropollerin sokak aralarına, sınıf fraksiyonlarından asi, aykırı gruplara, kültür piyasasından entelektüellere... konunun gerektirdiği bütün köşe bucağı dolaşıyor.
Dünyanın En Eski Medyası
Dedikodu ve Söylenti
Bu adam iletişim ve reklam üzerine araştırmalar yaparmış. Dedikodu ve söylenti için “uydurma bilgi” dendiğini duymuş. Konunun üzerine varmış. Diyormuş ki: “Halkın olan biteni anlamak isteyip de resmî cevaplar alamadığı yerde söylenti vardır.” Dedikodu ve söylentinin kaynaklarını, taşıyıcılarını, toplumsal kesimlere göre farklılaşan saiklerini, adının kötüye çıkmasının nedenlerini araştırmış diyorlar.
Gençlik ve Altkültürleri
Punk’lar, dazlaklar... bu tuhaf kılıklı adamlar vahşi müzikleriyle ne yapmak istiyor? Bir zamanların Hippi’lerine ne oldu? Jazz, reggae ve rock. Egemen kültürün kıyısında serpilip gelişen bu üç müzik tarzının farkları ve birbirleriyle ilişkileri nedir? İngiliz Marksist Hebdige Marksizm’den olduğu kadar çağdaş göstergebilimden de esinlenerek bu gibi sorulara cevap arıyor.
Mühendisler ve İdeoloji
Öncü Devrimcilerden Yenilikçi Seçkinlere...
Çalışmanın genel amacı, Türkiye’de devlet ile toplum arasında değişen ilişkiyi, oluşan yeni sosyal ve kültürel çelişki ve gerginlikleri ortaya çıkarmak. Tarihî boyutu olmakla birlikte, Göle’nin kitabı esas olarak sosyolojik bir yaklaşımdan hareket ediyor ve güncel sivil ve sol ideoloji sorunsalında odaklaşıyor.
Ereğli
Ağır Sanayiden Önce Bir Sahil Kasabası
Türkiye’de pek çok sosyologun “hocası” ve şehir sosyolojisinin öncülerinden Mübeccel Kıray’ın klasikleşmiş bir eseri. Ülkemizde yapılan kent araştırmalarının yayımlanma imkanı bulan ilk örneği. Küçük bir sahil kasabasının hızlı sanayileşme sonucu karşılaştığı karmaşık toplumsal sorunları inceleyen bir alan araştırması.