Yeni Çıkanlar

Kızların Sessizliği
Kızların Sessizliği
Kız Enstitülerinin Uzun Tarihi

Elif Ekin Akşit
“Genç kızlığıma kadar en iyi arkadaşım ve en kötü yargıcım olan anneannem bir Kız Enstitülüydü. Gerçi babası onu okulu bitirmeden oradan alıp evlendirmişti ama, her zaman bu okulların ideallerini hayatının idealleri bildi. Bu yıllar hakkında pek konuşmazdı ama konuştuğunda elbiseler dikip bunları sergilemelerinden, hocalarından zevkle bahsederdi. ..."
Bir Otorite Tarihi
Bir Otorite Tarihi
Süreklilikler ve Değişiklikler

Gérard Mendel
Otorite, toplumun çeşitli düzeylerinde, okulda, ailede, işyerinde ya da devletin elinde aslında uzun bir zamandır krizde. Bu krizin ne olduğunu ya da nasıl aşılacağını anlayabilmek için öncelikle otoritenin ne olduğunu ortaya koymak gerek. Gérard Mendel, bu sorunun cevabını bulmak için tarihe dönmemizi öneriyor. Hindistan’dan Afrika’ya, Antik Çağ’dan bugüne, Mendel’e göre her yerde ve her zaman otoritenin temelinde ortak bir antropolojik zemin vardı.
Felaket Henry'nin Koku Bombası
Felaket Henry'nin Koku Bombası
Francesca Simon
Haylaz mı haylaz... Yaramaz mı yaramaz... İşte Felaket Henry... Yine tadına doyulmaz bir Felaket Henry macerası. Bakalım bu sefer Henry bizi hangi maceralara sürükleyecek? Felaket Henry’nin eline bir koku bombası geçerse neler yapmaz ki... Okuyup beraber görelim!
Sandık Odası
Sandık Odası
Sezgin Kaymaz
Sezgin Kaymaz’ın yeni romanlarını hasretle bekleyen okurları, bu kez ve ilk kez onun hikâyeleriyle buluşacaklar Sandık Odası’nda...Bir sırrı ifşa edelim: Bu kitaptaki hikâyelerin ortaya çıkmasında zaten biraz da okur parmağı var! Hafta başlarında, mesire yerlerinden dönüp de dairelerimizin iç karartıcı mesai atmosferine girdiğimizde, önümüzde içimizi açacak bir adet hikâye bulsak fena mı olur gibisinden istek parçaları yollayan okurlar gaz verdi bu derlemeye!
Radyo Konuşmaları - Hoş Geldin Ölüm
Radyo Konuşmaları - Hoş Geldin Ölüm
Sevgi Soysal
Sevgi Soysal’ın ilk kez okur karşısına çıkan metinleri: BBC radyosunda yaptığı konuşmalar. Yazarın kanser tedavisi için gittiği Londra’da yaptığı bu konuşmalar da, tıpkı son romanı Hoş Geldin Ölüm gibi yarım kalmış...
Sanatçı Müzeleri
Sanatçı Müzeleri
Sanatçıların müzelerle arası hiç olmadı. İçlerinden müzeleri yerle bir etmeye kalkanlar dahi çıktı. Çünkü onlara göre müzeler sanatı hayattan mahrum ediyorlardı. Oysa onların davası sanatla hayatı kaynaştırmaktı. Müzelerle baş edemeyince, Schwitters, Lissitski, Duchamp, Haacke gibi sanatçılar kendi alternatif müzelerini kurdular.