Tekrar Baskılar

Para İle Akraba
Para İle Akraba
Kentsel Türkiye'de Kadın Emeği

Jenny B. White
Para ile Akraba, Amerikalı doçent Jenny B. White’in Türkiye’de yaptığı bir “alan çalışması”nın eseri. Türkiye’de örneklerine sıkça rastlamadığımız bu çalışma, İstanbul’un gecekondu mahallelerindeki ucuz ve feda edilebilir kadın emeği ile bu emeğin yarattığı küçük çaplı üretimi ve de ortaya çıkardığı sosyal ve ekonomik ilişkileri inceliyor.
Halat Gösterisi
Halat Gösterisi
Toprak Işık
Toprak Işık insanları hikâyeler aracılığıyla anlatmaya devam ediyor. Ama onun insanları bildiğimiz masal veya roman kahramanları değil, bildiğimiz, her gün sokakta görüp yanlarından geçtiğimiz birbirini tanımayan insanlar. İlk kitabı Sırabaşı sonrası, Toprak Işık birbirini tanımayan insanları Halat Gösterisi aracılığıyla birbirlerine yaklaştırıyor.
Ermeni Soykırımı
Ermeni Soykırımı
Raymond H. Kévorkian
Raymond Kévorkian, yıllar süren araştırmalara dayanan büyük eseri Ermeni Soykırımı’nda bu konuda yapılmış en geniş kapsamlı incelemeyi sunuyor.
Ali İsmail
Ali İsmail
Emri Kim Verdi?

İsmail Saymaz
Türkiye’nin en başarılı gazetecilerinden biri olan İsmail Saymaz bu kitabında, tek “suçu” polis şiddetinden kaçmak olan Ali İsmail’in ölümüne neden olan olaylar zincirini ve bu cinayeti örtmek için oluşturulan örgütlenmeyi bir detektif titizliğiyle, en ince detayına kadar inceliyor. “Emri kim verdi?” sorusunun yanıtını “düşman ceza hukuku”nu yürürlüğe koyan güç ve zihniyette aramamız gerektiğini gösteriyor.
Japon Modernleşmesi ve Osmanlı
Japon Modernleşmesi ve Osmanlı
Japonya’nın Türk Dünyası ve İslam Politikaları

Selçuk Esenbel
Japonya ve Türkiye genellikle modernleşme/kalkınma tartışmalarının iki kutbu olarak ele alınır. 1960’lardan günümüze uzanan bu kısır tartışmanın, genel geçer bakışların dışına çıkabildiğini söylemek çok zor. Selçuk Esenbel Japon Modernleşmesi ve Osmanlı’da, konuyu Japonya tarihi bağlamına yerleştirerek bambaşka bir perspektif sunuyor.
Toplumsal Hareketler
Toplumsal Hareketler
Tarih, Teori ve Deneyim

Y. Doğan Çetinkaya (Der.)
Toplumsal Hareketler: Tarih, Teori ve Deneyim, önemini küçümsemeden ya da abartmadan toplumsal hareketleri tarihsel bir deneyimler bütünü olarak ele alıyor. İlla teorinin aynasında sınanıp başarılı olmuş örnekleri ile değil, insanların her gün itiraz ve yaratma azimleri ile yeniden biçimlendirdikleri örnekler olarak toplumsal hareketleri tartışıyor.
Her Temas İz Bırakır
Her Temas İz Bırakır
Bir Ankara Polisiyesi

Emrah Serbes
Kızılay, Sakarya Caddesi, SSK İşhanı, Dil-Tarih, Atakule, öğrenci evleri... ve Emniyet... Cinayet Masası. Behzat Ç., "yeni müktesebata" uyum sağlayamamış, lambur lumbur, "dişli" bir başkomiser. Müzik dinlemez, polis telsizi dinler. Kitap okumaz, gazeteye spor sayfasından başlar. Herhangi bir siyasi görüşü yok. "İçimizden birinin" üçüncü sayfa haberlerine yansımış hali gibi, adı bile tam değil.
Perde Arası
Perde Arası
Virginia Woolf
Virginia Woolf önce Önümüzdeki Savaş, sonra Pointz Konağı, en sonunda da Perde Arası başlıklarını alan bu romanı 1934'te tasarlamaya başlamış. 1941'de tamamlanmış. "Virginia Woolf, son romanında bütün diyarlardaki edebiyatseverlere sesleniyor: toplumsal yaşamın baskılarıyla bireysel yaşamın acılarına katlanabilenlere." Tomris Uyar
Kurumsal İletişim
Kurumsal İletişim
Teoriden Pratiğe

Z. Beril Akıncı Vural, Mikail Bat
Z. Beril Akıncı Vural ve Mikail Bat, bu çalışmalarında “kurumsal iletişim” konusunu birçok farklı bakımdan ele alıyorlar. İletişim faktörünün organizasyonel anlamda büyük önem kazanmasıyla birlikte başlı başına bir çalışma alanı haline gelen “kurumsal iletişim”in ifade ettiklerini teorik açıdan karşılaştırmalı olarak inceliyor, ardından bu teorik bilgilerden nasıl faydalanılacağını pratik çerçevede ve muhtemel durumlar dahilinde özetliyorlar.
Sinek Isırıklarının Müellifi
Sinek Isırıklarının Müellifi
Barış Bıçakçı
Ufukta toplu konutlar yükselirken neyin gölgesi düşer aşkın, arkadaşlığın, edebiyatın üzerine?
Yalnızlıklar
Yalnızlıklar
Hasan Ali Toptaş
Metinlerini varoluş ve yokoluş üzerine kurarak varoluşçuluğu taşraya taşımasıyla özgünlük kazanan, sade dilinden yükselen müzikle giderek hayatı yazıya, yazıyı ise büyülü bir hayata benzeten bir yazar...
Gizliajans
Gizliajans
Alper Canıgüz
Dünyanın, şahsına karşı kurulmuş bir komplo olduğuna inanan, genç ve avare metin yazarı Musa… Onun, hayatın her alanına derin ve samimi bir merakla yaklaşan,temiz kalpli ev arkadaşı Şaban… Diğer tarafta, gaddar bir kedi tarafından yönetilen, birbirinden tuhaf çalışanlarıyla bir reklam ajansı: Menekşe gözlü sanat yönetmeni Sanem, esmer ve seksi sekreterler Mehtap ile Sevilay, durmaksızın ağlayan yaratıcı yönetmen Çeşme, psişik-sismograf çaycı Ercan… Ve şöhretler: Tesla, Prens Charles, Kaan Sezyum, Küçük Prens, Süpermen ve diğerleri…
Bir Süre Yere Paralel Gittikten Sonra
Bir Süre Yere Paralel Gittikten Sonra
Barış Bıçakçı
“Bir şey sunulmuştu bana, bir hediye, bir meyve. Ama ben o meyveden tadamadım, gök erik gibi kaldı avcumda dünya. Şimdi ben uykusuzum, yalınayağım, kendimle meşgulüm. Kapımın önünde boş peynir tenekeleri, yağmur suyu biriktiriyorum. Kendi kendime, sanatçı tecrübe edinemeyen insandır, diyorum, bu dünyada hiçbir tecrübesi olmayan insandır ama şimdi sen karala bunun üstünü, yırt sen bunu, olmadı çünkü, olmadı işte. Nafile.”
Şerif Mardin'e Armağan
Şerif Mardin'e Armağan
Ahmet Öncü (Der.), Orhan Tekelioğlu (Der.)
“Şerif Mardin Türk siyasi düşüncesini (kendi deyimiyle, çoğunlukla ‘keçiboynuzu’ olsa bile) önemseyerek ve Avrupa/dünya siyasi düşüncesinin kavramlarıyla incelemiş, ‘biz bize benzeriz’ yollu milliyetçi devekuşluğuna itibar etmemiştir. (...)
Felaket Henry'nin Perili Evi
Felaket Henry'nin Perili Evi
Francesca Simon
Felaket Henry bu macerasında perilerle “oynamaya” kalkıyor. “Peri mi? Ne perisi? Ben periden korkmam ki!..” Zevkle okunan, hınzır Henry perilerle başa çıkmaya çalışırken yine eğlenceli bir hikâyeyle çocukların karşısına çıkıyor.
Tatlı Rüyalar
Tatlı Rüyalar
Alper Canıgüz
Türk bir anne ile Fransız bir babadan olma Hector Berlioz –kendisi Türkiye’de yaşayan bir Fransız Türk’üdür- sıradan bir pazar sabahı kahvaltı ederken bir ilan okur ve “hayatı değişir”... “Hayatımı satıyorum! 25 yaşında, iyi eğitimli, iki yabancı dil bilen sağlıklı genç, geri kalanını temin edebilmek amacıyla hayatının bir bölümünü satıyor. İlgilenenler aşağıdaki telefon numarasına başvurarak randevu alabilirler.”
Korkuyu Beklerken
Korkuyu Beklerken
Oğuz Atay
Oğuz Atay’ın hikayeleri, gündelik hayatı kavrayış derinliği, anlatım zenginliği ve okuru alıp götürmedeki enerjileri bakımından romanlarından geri kalmaz. Kitaba adını veren hikayenin korkuyu beklerken kendini evine hapseden kahramanı, Atay’ın edebiyat güzergahındaki farklılığının en büyük kanıtlarından.